Sermaye taahhüdü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16866 E. 2014/5344 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye taahhüdü↗ ortaklıktan çıkma↗ limited şirket ortaklığı↗ el koyma↗ ortaklıktan çıkarılma↗ aktif husumet ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ taraf ehliyeti↗ ihtar↗ limited şirket↗ taahhütname↗ ihtarname↗ husumet↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalının dava tarihine kadar sermaye taahhüt ödemesi adı altında davacı şirkete herhangi bir ödemesinin gerçekleştirilmediği, nakdi sermaye artışlarında ortaklıkça sermaye taahhüt ödemesinin şirket hesaplarına sermaye taahhüt ödemesi açıklamasıyla yerine getirilmesi gerektiği, davacı ...'nun yapmış olduğu bir kısım ödemelerde para yatan kısmında başka kişilerin isimlerinin olduğu, davalının davacı şirketteki %40 hissesine tekabül eden herhangi bir ödeme görünmediği için ortaklıktan çıkma bedelinin de hesaplanmadığı şirketten çıkarmaya ilişkin eski Kanundaki 529. madde ile yeni da 602. maddede düzenlenen hükümler birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından sermaye koyma borcunun ödenmesi yönünde çıkarılan ihtarname içeriklerinde verilen sürelerin açık olmaması ve 15 günden az olması nedeniyle şartları oluşmayan talebin reddine karar verilmiştir.
./..
-2-
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, davalının limited şirket ortaklığından çıkarılması istemine ilişkindir. Bu tür davalar, ya şirket tarafından veya şirketin tüm ortakları tarafından ortaklıktan çıkarılması istenilen ortağa karşı açılabilir. Somut olayda, şirket davacı olarak gösterilmiş olduğuna göre, davalı ...'nun davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı hususu nazara alınmaksızın, davanın davacı ... yönünden de esastan reddi doğru değil ise de, sonucu itibarı ile doğru olan kararın işbu gerekçe ile onanması gerekmiştir.
2) Davacı limited şirket yönünden yapılan incelemeye gelince; mahkemece, davacı tarafından sermaye koyma borcunun ödenmesi yönünde çıkarılan ihtarname içeriklerinde verilen sürelerin açık olmadığı ve 15 günden az olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı şirket tarafından 10.01.2012 tarih ve 1134 yevmiye nolu ihtarnamesinde davalının şirkete olan sermaye borcunun en geç 10.02.2012 tarihine kadar şirkete ödenmesi ihtar olunmuş, bu ihtarname 17.01.2012 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş, ardından 2.03.2012 tarih ve yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalının şirkete olan sermaye borcunun en geç 30.03.2012 tarihine kadar şirkete ödenmesi ihtar olunmuş, bu ihtarname de 09.03.2012 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. Bu itibarla, mahkemece ihtarnamelerin TTK'nın 602 (mülga TTK 529) maddesinde aranan koşulları taşıdığı hususu nazara alınarak, davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18168 E. 2014/7056 K.
Ortak:el koyma · ortaklıktan çıkarılma · ihtar · limited şirket · dava şartı
İncelediğiniz kararda2) Davacı «limited şirket» yönünden yapılan incelemeye gelince; mahkemece, davacı tarafından sermaye «koyma» borcunun ödenmesi yönünde çıkarılan «ihtarname» içeriklerinde verilen sürelerin açık olmadığı ve 15 günden az olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı şirket tarafından 10.01.2012 tarih ve 1134 yevmiye nolu ihtarnamesinde davalının şirkete olan sermaye borcunun en geç 10.02.2012 tarihine kadar şirkete ödenmesi «ihtar» olunmuş, bu ihtarname 17.01.2012 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş, ardından 2.03.2012 tarih ve yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalının şirkete olan sermaye borcunu …
1) Dava, davalının «limited şirket ortaklığından çıkarılması» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının dava tarihine kadar «sermaye taahhüt» ödemesi adı altında davacı şirkete herhangi bir ödemesinin gerçekleştirilmediği, nakdi sermaye artışlarında ortaklıkça sermaye taahhüt ödemesinin şirket hesaplarına sermaye taahhüt ödemesi açıklamasıyla yerine getirilmesi gerektiği, davacı ...'nun yapmış olduğu bir kısım ödemelerde para yatan kısmında başka kişilerin isimlerinin olduğu, davalının davacı şirketteki %40 hissesine tekabül eden herhangi bir ödeme görünmediği için «ortaklıktan çıkma» bedelinin de hesaplanmadığı şirketten çıkarmaya ilişkin eski Kanundaki 529. madde ile yeni da 602. maddede düzenlenen hükümler birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından sermaye «koyma» borcunun ödenmesi yönünde çıkarılan «ihtarname» içeriklerinde verilen sürelerin açık olmaması ve 15 günden az olması nedeniyle şartları oluşmayan talebin reddine karar verilmiştir. ./.. -2- Kararı davacılar veki …
Benzer bu karardaDavalı şirketin ortağı olan davacının sermaye «koyma» borcunu yerine getirmediği gerekçesiyle 10.11.2006 tarihli davacının katılmadığı «ortaklar kurulu» toplantısında «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmiştir.
Mülga TTK'nın 529. maddesinde, sermaye «koyma» borcunu tayin edilen müddet içinde yerine getirmeyen ortağın «temerrüt faizini» ve şirket mukavelesine cezai bir şart konmuşsa bunu da ödemekle mükellef olduğu, noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan «ihtara» rağmen sermaye koyma borcunu ödemeyen ortağın şirketten çıkarılabileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirket» «genel kurul kararlarının iptali» için açılacak olan davaların 3 aylık «hak düşürücü sürede» açılmasının gerektiği, davacının iptalini istediği kararın 10.11.2006 tarihinde alındığı, davanın ise 27.02.2007 tarihinde açıldığı, bu durumda hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarma · ortaklar kurulu kararının iptali · genel kurul kararının iptali · ortaklar kurulu kararı · hak düşürücü süre · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaBu durumda davacının şahsına ilişkin olarak alınan «ortaklar kurulu kararının iptali» konusunda açılan işbu davada «hak düşürücü sürenin» geçmediği anlaşıldığından mahkemece uyuşmazlığın esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken somut olayın açıklanan özelliği nazara alınmadan 3 aylık hak düşü …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirket» «genel kurul kararlarının iptali» için açılacak olan davaların 3 aylık «hak düşürücü sürede» açılmasının gerektiği, davacının iptalini istediği kararın 10.11.2006 tarihinde alındığı, davanın ise 27.02.2007 tarihinde açıldığı, bu durumda hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» ilişkin olarak alınan «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Mülga TTK'nın 529. maddesinde, sermaye «koyma» borcunu tayin edilen müddet içinde yerine getirmeyen ortağın «temerrüt faizini» ve şirket mukavelesine cezai bir şart konmuşsa bunu da ödemekle mükellef olduğu, noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan «ihtara» rağmen sermaye koyma borcunu ödemeyen ortağın şirketten çıkarılabileceği düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11803 E. 2018/6510 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın 21.529,09 EURO üzerinden kısmen kabulüne, davacı şirket lehine gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınmasına dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce davalılar yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. HD 2015/15328/2017/941
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15328 E. 2017/941 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16866 E. , 2014/5344 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 04/06/2013 tarih sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı ...'ün halen müvekkili davacı şirkette %40 payının sahibi olması nedeniyle kendisine yapılan bütün sözlü ve yazılı beyanlara rağmen payına tekabül eden sermaye borcu olan 2.000.000,00 TL'yi şirkete hiç bir şekilde ödemediğini, davalının hisselerini devraldığı eski şirket ortağıde şirkete olan sermaye borcunu ödemediğini, sermaye borcunun tahsili amacıyla davalı ...'e 09/12/2011 ve 16/12/2011 tarihli ihtarnamelerinin gönderildiğini, ayrıca gönderilen 10/01/2012 ve 02/03/2012 tarihli ihtarnamelerin kendisine tebliğ olunmasına rağmen borcun ödenmediğini, şirket ortaklığından çıkarılması hususunda 20/06/2012 tarihinde ortaklar kurulu toplantısı yapılmasına karar verildiğini, gündem ile birlikte davalıya tebliğ edildiğini, sermaye borcunun ödenmemesi nedeniyle şirket faaliyetlerinin güçlükle sağlandığını, müvekkili ...'nun şirkete verdiği borçlar ile araç gereç katkılarıyla yürütüldüğünü, bu nedenle sermaye koyma borcunu yerine getirmeyen davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına, davalıya ait olan %40 payın müvekkili davacı şirkete devrini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının dava tarihine kadar sermaye taahhüt ödemesi adı altında davacı şirkete herhangi bir ödemesinin gerçekleştirilmediği, nakdi sermaye artışlarında ortaklıkça sermaye taahhüt ödemesinin şirket hesaplarına sermaye taahhüt ödemesi açıklamasıyla yerine getirilmesi gerektiği, davacı ...'nun yapmış olduğu bir kısım ödemelerde para yatan kısmında başka kişilerin isimlerinin olduğu, davalının davacı şirketteki %40 hissesine tekabül eden herhangi bir ödeme görünmediği için ortaklıktan çıkma bedelinin de hesaplanmadığı şirketten çıkarmaya ilişkin eski Kanundaki 529. madde ile yeni da 602. maddede düzenlenen hükümler birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından sermaye koyma borcunun ödenmesi yönünde çıkarılan ihtarname içeriklerinde verilen sürelerin açık olmaması ve 15 günden az olması nedeniyle şartları oluşmayan talebin reddine karar verilmiştir.
./..
-2-
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, davalının limited şirket ortaklığından çıkarılması istemine ilişkindir. Bu tür davalar, ya şirket tarafından veya şirketin tüm ortakları tarafından ortaklıktan çıkarılması istenilen ortağa karşı açılabilir. Somut olayda, şirket davacı olarak gösterilmiş olduğuna göre, davalı ...'nun davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı hususu nazara alınmaksızın, davanın davacı ... yönünden de esastan reddi doğru değil ise de, sonucu itibarı ile doğru olan kararın işbu gerekçe ile onanması gerekmiştir.
2) Davacı limited şirket yönünden yapılan incelemeye gelince; mahkemece, davacı tarafından sermaye koyma borcunun ödenmesi yönünde çıkarılan ihtarname içeriklerinde verilen sürelerin açık olmadığı ve 15 günden az olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı şirket tarafından 10.01.2012 tarih ve 1134 yevmiye nolu ihtarnamesinde davalının şirkete olan sermaye borcunun en geç 10.02.2012 tarihine kadar şirkete ödenmesi ihtar olunmuş, bu ihtarname 17.01.2012 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş, ardından 2.03.2012 tarih ve yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalının şirkete olan sermaye borcunun en geç 30.03.2012 tarihine kadar şirkete ödenmesi ihtar olunmuş, bu ihtarname de 09.03.2012 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece ihtarnamelerin TTK'nın 602 (mülga TTK 529) maddesinde aranan koşulları taşıdığı hususu nazara alınarak, davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacının ...'ya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün bu gerekçe ile ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı Dış Tic. Ltd. Şti'ye iadesine, 19/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/346026700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz