Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4214 E. 2014/11362 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/2876 E, 2013/19885 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4314 E. 2021/3657 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralları · haklı nedenle fesih · güveni kötüye kullanma · aktif husumet yokluğu · kâr payı dağıtımı · şirket müdürlüğü · şirketin feshi · şirket merkezi mahkemesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, kâr «payı» ödenmesi hususunda genel kuruldan bir talepte bulunmayan asıl dava davacısının kâr payını dava yoluyla isteyemeyeceği, her ne kadar şirket ortakları arasında «husumet» boyutunda geçimsizlik varsa da «fesih» için haklı sebeplerin ortaya çıkmasında davacı ortağın eylem ve işlemlerinin katkısının bulunmaması gerektiği, ilk raporda uyuşmazlıkta davacının kusurlu olduğunun, ikinci raporda ortakların eşit oranda kusurlu olduğunun belirtildiği, en az davalı kadar kusurlu olan davacının fesih talebinin yerinde görülmediği, birleşen davanın davacısı şirketin şube müdürü davalının 2002-2010 yılları arasında yaptığı giderleri «defterine» kaydettikten yaklaşık 8 yıl sonra bu giderlerin bir kısmının gerçek olmadığını iddia etmesinin «iyiniyet kurallarıyla» bağdaşmadığı, kaldı ki her iki şubenin hasılatın yaklaşık %73'ünü gider gösterdiği, tarafların bu hususta birbirlerinden talepte bulunamayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davada davacı ... yönünden «aktif husumet yokluğundan», davacı şirket yönünden esastan davanın reddine karar verilmiştir.
Dinlenen tanık ..., 9 yıl boyunca «şirket müdürlüğü» yaptığını, ortakların stopaj ödememesi için şirketçe kâr «payı dağıtılmadığını» beyan etmiştir.
Dairemizin 16.12.2014 tarih ve 2014/674-19885 E.- K. sayılı ilamında davacının yaptığı giderlerin «şirket merkezinde» tutulan «defterlerde» kayıtlı olup olmadığının anlaşılamadığı belirtilmişse de 15.02.2013 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünün 5 nolu bendinde şirketin İstanbul Şubesinin 2002-2010 yılları arasında 1.007.273,23 TL gider yaptığı, bu giderlerin şirketin yasal defterlerinde kayıtlı olduğu ifade edilmiş, 31.05.2018 tarihli raporda da söz konusu giderlere ilişkin belgeleri «teslim» alıp «ticari defterlerine» kaydettikten sonra bu belgelerin bir kısmının gerçek olmadığını iddia etmenin «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmadığı belirtilmiştir.
2- Asıl davada, davacı diğer taleplerin yanında davalı şirketin «haklı nedenlerle fesih» ve tasfiyesini de istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15498 E. 2013/11572 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · iltibas
Benzer bu kararda556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca işaretler arasında «iltibas» tehlikesinin bulunup bulunmadığı hususunda yapılacak değerlendirmede inceleme konusu işaretler arasında görsel, işitsel, anlamsal ve yazılış benzerlikleri ve işaretlerin bir bütün olarak ürünlerin «ortalama tüketicileri» nezdinde bıraktığı genel izleniminin dikkate alınması gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu davalı başvurusu ile davacının "mis" ibareli markalarının «iltibasa» ve karıştırmaya yol açacak şekilde benzer olduğu gerkeçesiyle davanın kabulüne, TPE Yeniden İnceleme ve Denetleme Kurulu'nun 2009-M-2876 sayılı kararının iptaline, …
Somut uyuşmazlıkta işaretler arasında anlamsal farklılıklar olduğu gibi yazılış ve telaffuz açısından da bir benzerlik bulunmadığı, ayrıca işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimin de «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzerlik taşımadığı görülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8646 E. 2018/2652 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4214 E. , 2014/11362 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/11/2011 gün ve 2010/431-2011/520 sayılı kararı bozan Daire’nin 07/11/2013 gün ve 2012/2876-2013/19885 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... şirketinin müvekkilinin ortağı olduğu şirketten olan alacağını tahsil etmek amacıyla şirket ve müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında, müvekkili tarafından yapılan itirazın iptaline karar verilmesi nedeniyle davalı ... şirketi tarafından devam ettirilen icra takibi sonucu müvekkilinin maliki olduğu taşınmazın icra yoluyla satılarak paraya çevrildiğini ve icra dosyasına yatan paranın davalı tarafından tahsil edildiğini, ancak mahkemece verilen kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine yapılan yargılama sonunda müvekkili aleyhine açılan itirazın iptali davasının reddedildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, müvekkilinin maliki olduğu taşınmazın davalı tarafından icra yoluyla sattırılması nedeniyle müvekkilinin hem taşınmazının mal varlığından çıkması nedeniyle hem de satım tarihinden dava tarihine kadar uğradığı kira kaybı nedeniyle maddi zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, taşınmazın dava tarihi itibariyle en az değeri olan 90.000 TL ile 20.000,00 TL kira geliri kaybı olmak üzere toplam 110.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/2876 E, 2013/19885 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 13/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345757500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz