Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5031 E. 2014/8559 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karşılıksız çek↗ çek karnesi↗ hırsızlık↗ kusur oranı↗ sahtecilik↗ hakkaniyet↗ ıslah↗ çek↗ yasal faiz↗ kusur↗ avans faizi↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı şirketlerin deri ticareti ile uğraştığı, dava dışı ...Deri ve Deri Mamulleri San. ve Tic. Şti'nin kendisinden deri mamulü almak için başvurması üzerine meblağın da yüksek olduğu göz önüne alınarak kendince istihbarat incelemesi yaptığı ve özellikle ... A.Ş. ile yaptığı görüşmelerde dava dışı firmanın güvenilir bir firma olduğunun kendisine telkin edilmesi üzerine ve kendi inisiyatifi ile dava dışı firma ile ticari ilişkiye girdiği ve 139.658,15 TL 'lik mal sattığı, davalı ... kurumunun ise dava dışı firmaya çek karnesi verirken gerekli araştırmaları yaptığı ancak dava dışı şirketin temsilcisinin karşılıksız çek, hırsızlık ve sahtecilikten sabıkasının bulunduğunu tespit ederek çek karnesinin verilmesini buna göre değerlendirmediği, bu durumda davalı bankaya daha az sorumluluk verilmesi gerektiği, taraflara eşit kusur verilmesinin hakkaniyete uygun olmayacağı, davalı şirket ortağı ve temsilcisi hakkında gerekli araştırmayı yapmamasından dolayı meydana gelen zararda davalının %30 oranında kusurlu olduğu, davacının ıslah dilekçesi ile her ne kadar kusur oranı göz önüne alınarak talepte bulunulduğu beyan edilmiş ise de davacının kendi talebi ile bağlı olduğu ve dava konusu edilen miktar üzerinden kusur değerlendirmesi yapılarak karar verilebileceği, davacının dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunduğu, ıslah dilekçesi ile avans faizi talep ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 20.948,70 TL'nın, 14.03.2006 tarihinden ıslah tarihi olan 06.04.2009 tarihine kadar yasal faizi, bu tarihten itibaren ise avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7449 E. 2013/22651 K.
Ortak:karşılıksız çek · çek karnesi · hırsızlık · kusur oranı · sahtecilik · hakkaniyet · ıslah · çek
İncelediğiniz kararda… edilmesi üzerine ve kendi inisiyatifi ile dava dışı firma ile ticari ilişkiye girdiği ve 139.658,15 TL 'lik mal sattığı, davalı ... kurumunun ise dava dışı firmaya «çek karnesi» verirken gerekli araştırmaları yaptığı ancak dava dışı şirketin «temsilcisinin» «karşılıksız çek», «hırsızlık» ve «sahtecilikten» sabıkasının bulunduğunu tespit ederek çek karnesinin verilmesini buna göre değerlendirmediği, bu durumda davalı bankaya daha az sorumluluk verilmesi gerektiği, taraflara eşit «kusur» verilmesinin «hakkaniyete» uygun olmayacağı, davalı şirket ortağı ve temsilcisi hakkında gerekli araştırmayı yapmamasından dolayı meydana gelen zararda davalının %30 oranında kusurlu olduğu, davacının «ıslah» dilekçesi ile her ne kadar «kusur oranı» göz önüne alınarak talepte bulunulduğu beyan edilmiş ise de davacının kendi talebi ile bağlı olduğu ve dava konusu edilen miktar üzerinden kusur değerlendirmesi yapılarak karar verilebileceği, davacının dava dilekçesinde «yasal faiz» talebinde bulunduğu, ıslah dilekçesi ile «avans faizi» talep ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 20.948,70 TL'nın, 14.03.2006 tarihinden ıslah tarihi olan 06.04.2009 tarihine kadar yasal faizi, bu tarihten …
Benzer bu kararda… edilmesi üzerine ve kendi inisiyatifi ile dava dışı firma ile ticari ilişkiye girdiği ve 139.658,15 TL 'lik mal sattığı, davalı ... kurumunun ise dava dışı firmaya «çek karnesi» verirken gerekli araştırmaları yaptığı ancak dava dışı şirketin «temsilcisinin» «karşılıksız çek», «hırsızlık» ve «sahtecilikten» sabıkasının bulunduğunu tespit ederek çek karnesinin verilmesini buna göre değerlendirmediği, bu durumda davalı bankaya daha az sorumluluk verilmesi gerektiği, taraflara eşit «kusur» verilmesinin «hakkaniyete» uygun olmayacağı, davalı şirket ortağı ve temsilcisi hakkında gerekli araştırmayı yapmamasından dolayı meydana gelen zararda davalının % 30 oranında kusurlu olduğu, davacının «ıslah» dilekçesi ile her ne kadar «kusur oranı» göz önüne alınarak talepte bulunulduğu beyan edilmiş ise de davacının kendi talebi ile bağlı olduğu ve dava konusu edilen miktar üzerinden kusur değerlendirmesi yapılarak karar verilebileceği, davacının dava dilekçesinde «yasal faiz» talebinde bulunduğu, ıslah dilekçesi ile «avans faizi» talep ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 20.948,70 TL'nın, 14/03/2006 tarihinden ıslah tarihi olan 06/04/2009 tarihine kadar yasal faizi, bu tarihten …
Ancak, davalı bankanın «kusur oranının» tespiti «bilirkişi incelemesini» gerektirmekte olup, mahkemece bilirkişilerin farklı oran bildirmelerine rağmen yeni bir rapor alınmaksızın re'sen kusur belirlemesi doğru olmayıp, kararın mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, kabule göre de, davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya dair haklarını saklı tuttuğunu bildirerek 50.000 TL talep etmiş, mahkemece bilirkişi raporu alınmasından sonra müvekkilinin uğradığı «gerçek zararın» 139.658,15 TL olup, davalının %50 kusurlu olması nedeniyle zararın %50 'sinin 69.829.00 TL olduğunu bildirerek «kusur» nispetinde davasını «ıslah» etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaAncak, davalı bankanın «kusur oranının» tespiti «bilirkişi incelemesini» gerektirmekte olup, mahkemece bilirkişilerin farklı oran bildirmelerine rağmen yeni bir rapor alınmaksızın re'sen kusur belirlemesi doğru olmayıp, kararın mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, kabule göre de, davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya dair haklarını saklı tuttuğunu bildirerek 50.000 TL talep etmiş, mahkemece bilirkişi raporu alınmasından sonra müvekkilinin uğradığı «gerçek zararın» 139.658,15 TL olup, davalının %50 kusurlu olması nedeniyle zararın %50 'sinin 69.829.00 TL olduğunu bildirerek «kusur» nispetinde davasını «ıslah» etmiştir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Marka terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2877 E. 2017/5399 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4335 E. 2010/10697 K.
Ortak:sahtecilik · çek
İncelediğiniz kararda… edilmesi üzerine ve kendi inisiyatifi ile dava dışı firma ile ticari ilişkiye girdiği ve 139.658,15 TL 'lik mal sattığı, davalı ... kurumunun ise dava dışı firmaya «çek karnesi» verirken gerekli araştırmaları yaptığı ancak dava dışı şirketin «temsilcisinin» «karşılıksız çek», «hırsızlık» ve «sahtecilikten» sabıkasının bulunduğunu tespit ederek çek karnesinin verilmesini buna göre değerlendirmediği, bu durumda davalı bankaya daha az sorumluluk verilmesi gerektiği, taraflara eşit «kusur» verilmesinin «hakkaniyete» uygun olmayacağı, davalı şirket ortağı ve temsilcisi hakkında gerekli araştırmayı yapmamasından dolayı meydana gelen zararda davalının %30 oranında kusurlu olduğu, davacının «ıslah» dilekçesi ile her ne kadar «kusur oranı» göz önüne alınarak talepte bulunulduğu beyan edilmiş ise de davacının kendi talebi ile bağlı olduğu ve dava konusu edilen miktar üzerinden kusur değerlendirmesi yapılarak karar verilebileceği, davacının dava dilekçesinde «yasal faiz» talebinde bulunduğu, ıslah dilekçesi ile «avans faizi» talep ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 20.948,70 TL'nın, 14.03.2006 tarihinden ıslah tarihi olan 06.04.2009 tarihine kadar yasal faizi, bu tarihten …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu çekin orijinal davacı çeki olduğu, davalının çeki «ibraz» ederek tahsil ettiği, «sahteciliğin» olmadığı, davacının talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, muhatap sıfatıyla «hamile» ödenen «çek» bedelinin çekin sahte olduğu iddiasına dayalı «istirdadı» istemine ilişkindir.
Davacı taraf, ödenen bu çekin kendisinin düzenlemiş olduğu «çek» karnesinden keşide edilmediğini, esasen «keşidecinin» imzası ve yazısını da içermediğini, tamamen sahte olduğunu, bu nedenle davalıya ödenen bedelin hesap sahibi keşideciye iade edildiğini ve davalının «sebepsiz zenginleştiğini» ileri sürerek, ödenen meblağın «istirdadını» talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciro · hamil · sebepsiz zenginleşme · keşideci · istirdat · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaDava konusu olan ve «hamiline» düzenlenen bu çekin muhatabının davacı olduğu ve «ciro» yoluyla hamil bulunan davalının süresinde «ibraz» ederek bedelini tahsil ettiği hususları çekişmesizdir.
Davacı taraf, ödenen bu çekin kendisinin düzenlemiş olduğu «çek» karnesinden keşide edilmediğini, esasen «keşidecinin» imzası ve yazısını da içermediğini, tamamen sahte olduğunu, bu nedenle davalıya ödenen bedelin hesap sahibi keşideciye iade edildiğini ve davalının «sebepsiz zenginleştiğini» ileri sürerek, ödenen meblağın «istirdadını» talep etmiştir.
Dava, muhatap sıfatıyla «hamile» ödenen «çek» bedelinin çekin sahte olduğu iddiasına dayalı «istirdadı» istemine ilişkindir.
Bu durum karşısında, davacının iddialarına ilişkin olarak kanıtları tam toplanmadan, hem «çek» karnesinin hem de imzanın dava dışı «keşideciye» ait olup olmadığı hususu araştırılmadan yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5031 E. , 2014/8559 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2012 gün ve 2012/254-2012/298 sayılı kararı bozan Daire’nin 11/12/2013 gün ve 2013/7449-2013/22651 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. ve bu şirketin ortaklarının deri işiyle uğraştıklarını beyanla müvekkilleri şirketten küçük miktarlı peşin alımlar yaptıklarını, bu şekilde güven tesis eden kişilerin önemli bir sipariş aldıklarını belirterek ve karşılığı davalı bankadan aldıkları çeklerle ödemek üzere 1.000.000,00 TL'lik sipariş verdiklerini, yüksek miktarlı talep karşısında basiretli bir şekilde hareket etmek isteyen müvekkillerinin şirketi bankaya sorduklarında ciddi araştırmalar yaptıktan sonra çek karnesi verdiklerini, şirket yetkilisinin sağlam bir kişi olduğunun ve şimdiye kadar hiçbir çeklerinin dönmediğinin beyan edildiğini, müvekkillerinin adı geçenleri alış veriş yaptıkları üçüncü kişiler nezdinde de araştırdıktan sonra 1.000.000,00 TL'lik alış veriş yapmalarının mümkün olmadığını beyan ederek 300.000,00 TL tutarında deri ve deri mamülleri verdiklerini, ancak aldıkları çekler karşılıksız çıktığı gibi ...
Tic. Ltd. Şti'nin paravan bir şirket ve yetkilisi ...'ın ise sicilli bir dolandırıcı olduğunun anlaşıldığını, adı geçenin karşılıksız çekleri nedeniyle Merkez Bankasına bildirim yapılmış olduğunu ve çek karnesi iade etmemekten kesinleşmiş mahkumiyetinin de bulunduğunu, icra takibinde şirkete tebligat yapmanın mümkün olmadığını, davalının düşük limitli kredi kartı bile verilmeyecek şahıslara sağlam müşteridir diyerek özen yükümünü ihlal ettiğini ileri sürerek, uğramış oldukları zarar için şimdilik 50.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, talebini 69.829 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı şirketlerin deri ticareti ile uğraştığı, dava dışı ...Deri ve Deri Mamulleri San. ve Tic. Şti'nin kendisinden deri mamulü almak için başvurması üzerine meblağın da yüksek olduğu göz önüne alınarak kendince istihbarat incelemesi yaptığı ve özellikle ... A.Ş. ile yaptığı görüşmelerde dava dışı firmanın güvenilir bir firma olduğunun kendisine telkin edilmesi üzerine ve kendi inisiyatifi ile dava dışı firma ile ticari ilişkiye girdiği ve 139.658,15 TL 'lik mal sattığı, davalı ... kurumunun ise dava dışı firmaya çek karnesi verirken gerekli araştırmaları yaptığı ancak dava dışı şirketin temsilcisinin karşılıksız çek, hırsızlık ve sahtecilikten sabıkasının bulunduğunu tespit ederek çek karnesinin verilmesini buna göre değerlendirmediği, bu durumda davalı bankaya daha az sorumluluk verilmesi gerektiği, taraflara eşit kusur verilmesinin hakkaniyete uygun olmayacağı, davalı şirket ortağı ve temsilcisi hakkında gerekli araştırmayı yapmamasından dolayı meydana gelen zararda davalının %30 oranında kusurlu olduğu, davacının ıslah dilekçesi ile her ne kadar kusur oranı göz önüne alınarak talepte bulunulduğu beyan edilmiş ise de davacının kendi talebi ile bağlı olduğu ve dava konusu edilen miktar üzerinden kusur değerlendirmesi yapılarak karar verilebileceği, davacının dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunduğu, ıslah dilekçesi ile avans faizi talep ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 20.948,70 TL'nın, 14.03.2006 tarihinden ıslah tarihi olan 06.04.2009 tarihine kadar yasal faizi, bu tarihten itibaren ise avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 06/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345612400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz