Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3384 E. 2014/11402 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yapılmamış sayılma↗ olumsuz oy↗ protokol↗ yetki↗ sulh↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'nun, Fon'a devredilen bankanın yönetcisi olduğu, dava tarihinden önce diğer davalıların ortakları oldukları şirketlere bankadan krediler kullandırıldığı, bu kredilerin ilgili şirketlerden tahsiline yönelik hangi faaliyetlerin yapıldığının davacı tarafça açıklanmadığı, oysa gerek dava tarihinden önce gerekse dava sırasında oluşan zararın tahsili için ilgili şirketlerle protokoller yapıldığı, öncelikle Etibank A.Ş. tarafından kullandırılan kredilerin, kredinin kullandırıldığı kişi veya şirketlerden tahsil edilmeye çalışılmasının, tahsil edilememesi halinde ortaya çıkan zararın net bir şekilde ortaya konulmasının gerektiği, davalı ... yönünden ancak bundan sonra sorumluluğun doğabileceği, dolayısıyla anılan davalıya karşı açılan davanın erken olduğu, diğer davalıların ise davayı kabul ettikleri gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulü ile 299.488.000 TL'nin faiziyle birlikte anılan davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Davalılar ..., ... vekilinin temyiz harcını yatırmaması nedeniyle 20.01.2014 tarihinde kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
Davalılar ..., .... vekili işbu kararı, davacı vekili ise asıl kararı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz isteminin yapılmamış sayılmasına ilişkin ek kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun “Fon Alacaklarının Takip ve Tahsiline İlişkin Yetki ve Usuller” başlıklı 132. maddesinde, Fonun, takip ettiği alacaklar ile ilgili olarak her türlü tasarrufta bulunmaya, sulh olmaya, satmaya, geri almaya, alacağına mahsuben menkul ve gayrimenkul mallar ile her türlü hak ve alacakları belirleyeceği koşullar ile devralmaya ve alacağın yeniden itfa plânına bağlanması da dâhil olmak üzere borçlularla anlaşma yapmaya ve borçlularla yaptığı anlaşmalar kapsamında Fon Kurulunca belirlenecek usûl ve esaslar dâhilinde muhafaza tedbiri uygulayıp uygulamamaya, dava açıp açmamaya veya açılmış bulunan hukuk davalarının yapılan anlaşma süresince durdurulmasını mahkemeden istemeye yetkili olduğu belirlenmiştir. Davacı tarafça, bu madde kapsamında dava devam ederken, Fon ile Medya Grubu temsilcileri arasında protokol imzalandığı belirtilerek tüm davalılar hakkında davanın durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiş olmasına karşın mahkemece bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmeksizin davalı ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7490 E. 2013/11638 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1459 E. 2011/12409 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taraf ehliyeti
Benzer bu kararda… an yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davaya konu hesabın bulunduğu bankanın Bayındırbank AŞ’ne devredildiği halde davanın TMSF’ye açıldığından pasif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7785 E. 2013/22884 K.
Ortak:protokol · sulh · temsil · Tazminat
İncelediğiniz karardaDavacı tarafça, bu madde kapsamında dava devam ederken, Fon ile Medya Grubu «temsilcileri» arasında «protokol» imzalandığı belirtilerek tüm davalılar hakkında davanın durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiş olmasına karşın mahkemece bu konuda olumlu «olumsuz» bir karar verilmeksizin davalı ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… hangi faaliyetlerin yapıldığının davacı tarafça açıklanmadığı, oysa gerek dava tarihinden önce gerekse dava sırasında oluşan zararın tahsili için ilgili şirketlerle «protokoller» yapıldığı, öncelikle Etibank A.Ş. tarafından kullandırılan kredilerin, kredinin kullandırıldığı kişi veya şirketlerden tahsil edilmeye çalışılmasının, tahsil edile …
… Alacaklarının Takip ve Tahsiline İlişkin Yetki ve Usuller” başlıklı 132. maddesinde, Fonun, takip ettiği alacaklar ile ilgili olarak her türlü tasarrufta bulunmaya, «sulh» olmaya, satmaya, geri almaya, alacağına mahsuben menkul ve gayrimenkul mallar ile her türlü hak ve alacakları belirleyeceği koşullar ile devralmaya ve alacağın yen …
Benzer bu karardaBu madde kapsamında dava devam ederken, Fon ile EGS Grubu «temsilcileri» arasında «protokol» imzalanmış, bu protokolün eki ve ayrılmaz parçası olan «kefalet» «taahhütnamesini» de davalılardan bir kısmı imzalamış, davacı tarafından da bu kişiler hakkındaki davanın protokol süresince durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Şubeleri'ndeki münferit işlemler için ikame edildiği, bu sebeple davada genel kurulda alınan «ibra» ve «yönetim kurulu» ile denetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun gündeme gelmeyeceği, 25.01.2008 tarihinde EGS Grubu ile «protokol» imzalanmış olup dava konusu olan zararın 25.01.2008 tarihli protokolde yer alan alacak kalemleri içinde bulunduğu, bu protokolde davalılardan ..., ..., ...,... ve ...’ün ana para borcunun belirli kısımları için sınırlı olarak adi «kefil» olarak imzalarının bulunduğu, diğer davalıların ise protokolde imzalarının olmadığı, TMSF ile EGS Grubu arasında yapılan ve dava konusu zararı da kapsayan borç ödeme protokolünün eski borçluların borcundan kurtulacağına ilişkin bir ibare içermemesi nedeniyle protokolün «borcun nakli» olarak kabul edilemeyeceği, protokolü imzalayan kişilerin borcun ödenmesindeki ekonomik ve hukuki çıkarları gözetildiğinde bu protokolün «borca katılma» sözleşmesi niteliğinde olduğu, bu durumda protokolde taraf olmayanların borçtan sorumluluklarının devam ettiği, ancak protokoller uyarınca borcun zamanında ödenmesi durumunda davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceği, aksi halde anlaşmaya uygun olarak borcun «ifa» edilmesi halinde alacak iki kere tahsil edilmiş olacağından tek zarar tek tazminat ilkesinin ihlal edilmiş olacağı, dava konusu olayda ise meydana gelen zarardan sadece davalılar ... ve Süleyman Balgamış’ın sorumlu olduğu, davalı ... hakkında açılan «davadan feragat» edildiği, diğer davalıların ise zarardan sorumlu tutulmalarının mümkün bulunmadığı, sorumluluğun söz konusu olmadığı durumlarda protokole bağlı olarak durdurma kararı verilemeyeceği, bu durumda öncelikle feragat nedeniyle davalı ... hakkında ve zarardan sorumlu olmamaları nedeniyle davalılar ..., ..., ...,..., ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davanın reddi gerektiği, her ne kadar davalılar ..., ..., ...,..., ...’ün protokolde adi kefil olarak imzaları bulunmakta ise de «kefaleten» sorumluluk ile borçtan (zarardan) asıl sorumluluğun ayrı kavramlar olup zarardan aslen sorumlu tutulamayacak olan davalıların kefaleten sorumlu oldukları bu protok …
… Alacaklarının Takip ve Tahsiline İlişkin Yetki ve Usuller” başlıklı 132. maddesinde, Fonun, takip ettiği alacaklar ile ilgili olarak her türlü tasarrufta bulunmaya, «sulh» olmaya, satmaya, geri almaya, alacağına mahsuben menkul ve gayrimenkul mallar ile her türlü hak ve alacakları belirleyeceği koşullar ile devralmaya ve alacağın yen …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borca katılma · borcun nakli · illiyet bağı · davadan feragat · ibra · hisse senedi · kefalet · ifa
Benzer bu karardaŞubeleri'ndeki münferit işlemler için ikame edildiği, bu sebeple davada genel kurulda alınan «ibra» ve «yönetim kurulu» ile denetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun gündeme gelmeyeceği, 25.01.2008 tarihinde EGS Grubu ile «protokol» imzalanmış olup dava konusu olan zararın 25.01.2008 tarihli protokolde yer alan alacak kalemleri içinde bulunduğu, bu protokolde davalılardan ..., ..., ...,... ve ...’ün ana para borcunun belirli kısımları için sınırlı olarak adi «kefil» olarak imzalarının bulunduğu, diğer davalıların ise protokolde imzalarının olmadığı, TMSF ile EGS Grubu arasında yapılan ve dava konusu zararı da kapsayan borç ödeme protokolünün eski borçluların borcundan kurtulacağına ilişkin bir ibare içermemesi nedeniyle protokolün «borcun nakli» olarak kabul edilemeyeceği, protokolü imzalayan kişilerin borcun ödenmesindeki ekonomik ve hukuki çıkarları gözetildiğinde bu protokolün «borca katılma» sözleşmesi niteliğinde olduğu, bu durumda protokolde taraf olmayanların borçtan sorumluluklarının devam ettiği, ancak protokoller uyarınca borcun zamanında ödenmesi durumunda davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceği, aksi halde anlaşmaya uygun olarak borcun «ifa» edilmesi halinde alacak iki kere tahsil edilmiş olacağından tek zarar tek tazminat ilkesinin ihlal edilmiş olacağı, dava konusu olayda ise meydana gelen zarardan sadece davalılar ... ve Süleyman Balgamış’ın sorumlu olduğu, davalı ... hakkında açılan «davadan feragat» edildiği, diğer davalıların ise zarardan sorumlu tutulmalarının mümkün bulunmadığı, sorumluluğun söz konusu olmadığı durumlarda protokole bağlı olarak durdurma kararı verilemeyeceği, bu durumda öncelikle feragat nedeniyle davalı ... hakkında ve zarardan sorumlu olmamaları nedeniyle davalılar ..., ..., ...,..., ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davanın reddi gerektiği, her ne kadar davalılar ..., ..., ...,..., ...’ün protokolde adi kefil olarak imzaları bulunmakta ise de «kefaleten» sorumluluk ile borçtan (zarardan) asıl sorumluluğun ayrı kavramlar olup zarardan aslen sorumlu tutulamayacak olan davalıların kefaleten sorumlu oldukları bu protok …
Şubesi'ndeki zarardan bu işlemde adına «hisse senedi» alınan Seyfı Karaca ile ona faizsiz 500.000 TL kredi sağlayan şube müdürü Süleyman Balgamış sorumlu bulundukları, davalılardan «yönetim kurulu» üyesi ..., ... ve İbrahim Kardıçalı'nın sorumluluklarının Bostanlı Şubesi'ndeki işlemlerle ilgili olduğu ve bu şubede yapılan işlemle ilgili zararın ... tarafından kapatılması sebebiyle bunların sorumluluklarının kalmadığı, diğer davalılar denetim kurulu üyeleri ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın eylemleri ile meydana gelen zarar arasında «illiyet bağının» bulunmadığı, olayın genelinden EGS Bankası A.Ş. hakim ortağı olan EGS Holding A.Ş'nin halka arz işleminde banka kaynaklarının usulsüz olarak kullanıldığının anlaşı …
Bu madde kapsamında dava devam ederken, Fon ile EGS Grubu «temsilcileri» arasında «protokol» imzalanmış, bu protokolün eki ve ayrılmaz parçası olan «kefalet» «taahhütnamesini» de davalılardan bir kısmı imzalamış, davacı tarafından da bu kişiler hakkındaki davanın protokol süresince durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Ancak, mahkemece, zarardan sorumlu bulundukları kabul edilen davalılar ... ve Süleyman Balgamış'ın Fon ile EGS Grubu arasında imzalanan «protokol» ekindeki «kefalet» «taahhütnamesinde» isimlerinin bulunmamasına ve bu davalılar hakkında davanın durdurulması talebinin de olmamasına rağmen anılan gerekçe ile bu davalılar açısından yargılamanın durdurulmasına karar verilmesi doğru bulunmamış hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3384 E. , 2014/11402 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/04/2011 tarih ve 2010/625-2011/157 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi Davalılar ..., ... vekili işbu kararı, davacı vekili ise asıl kararı temyiz istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/06/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .... ve davalılardan ... vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların, yönetim ve denetimi ile mülkiyeti Fon'a devredilen Etibank A.Ş'nin ortakları olduklarını, banka kaynaklarını, bankanın emin şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek biçimde doğrudan veya dolaylı olarak kendi lehlerine kullandıkları ve bankayı bu suretle zarara uğrattıklarını ileri sürerek, 299.848.000 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiş, diğer davalılar vekili, davayı tüm sonuçları ile kayıtsız ve şartsız kabul ettiğini mahkemeye bildirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'nun, Fon'a devredilen bankanın yönetcisi olduğu, dava tarihinden önce diğer davalıların ortakları oldukları şirketlere bankadan krediler kullandırıldığı, bu kredilerin ilgili şirketlerden tahsiline yönelik hangi faaliyetlerin yapıldığının davacı tarafça açıklanmadığı, oysa gerek dava tarihinden önce gerekse dava sırasında oluşan zararın tahsili için ilgili şirketlerle protokoller yapıldığı, öncelikle Etibank A.Ş. tarafından kullandırılan kredilerin, kredinin kullandırıldığı kişi veya şirketlerden tahsil edilmeye çalışılmasının, tahsil edilememesi halinde ortaya çıkan zararın net bir şekilde ortaya konulmasının gerektiği, davalı ...
yönünden ancak bundan sonra sorumluluğun doğabileceği, dolayısıyla anılan davalıya karşı açılan davanın erken olduğu, diğer davalıların ise davayı kabul ettikleri gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulü ile 299.488.000 TL'nin faiziyle birlikte anılan davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Davalılar ..., ... vekilinin temyiz harcını yatırmaması nedeniyle 20.01.2014 tarihinde kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
Davalılar ..., .... vekili işbu kararı, davacı vekili ise asıl kararı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz isteminin yapılmamış sayılmasına ilişkin ek kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun “Fon Alacaklarının Takip ve Tahsiline İlişkin Yetki ve Usuller” başlıklı 132. maddesinde, Fonun, takip ettiği alacaklar ile ilgili olarak her türlü tasarrufta bulunmaya, sulh olmaya, satmaya, geri almaya, alacağına mahsuben menkul ve gayrimenkul mallar ile her türlü hak ve alacakları belirleyeceği koşullar ile devralmaya ve alacağın yeniden itfa plânına bağlanması da dâhil olmak üzere borçlularla anlaşma yapmaya ve borçlularla yaptığı anlaşmalar kapsamında Fon Kurulunca belirlenecek usûl ve esaslar dâhilinde muhafaza tedbiri uygulayıp uygulamamaya, dava açıp açmamaya veya açılmış bulunan hukuk davalarının yapılan anlaşma süresince durdurulmasını mahkemeden istemeye yetkili olduğu belirlenmiştir.
Davacı tarafça, bu madde kapsamında dava devam ederken, Fon ile Medya Grubu temsilcileri arasında protokol imzalandığı belirtilerek tüm davalılar hakkında davanın durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiş olmasına karşın mahkemece bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmeksizin davalı ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalı şirketler dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345049500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz