6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yargıtay 11. HD 2014/4131/2014/11564

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4131 E. 2014/11564 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler
Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 377 · SPK · TTK — TTK 336

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsımna göre, yargılamanın iadesinin 6100 sayılı HMK'nın 377/d maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 3 aylık sürede iade-i muhakeme talebinde bulunulabileceği, davalı vekilince yapılan talebin süresinde olmadığı gerekçesiyle süre yönünden iade-i muhakeme talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, yargılanmanın iadesini talep eden davalı ... ... vekili temyiz etmiştir

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemenin 2003/56-2010/578 E.K sayılı ilamında 6762 sayılı TTK'nın 336, 337, 320'inci maddeleri uyarınca hüküm tesis edilmesine göre, yargılamanın iadesini talep eden davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/4131 E.  ,  2014/11564 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2013 tarih ve 2013/384-2013/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi yargılanmanın iadesini talep eden davalı ... ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Yargılamanın iadesini talep eden davalı vekili, mahkemenin 2003/56 E - 2010/578 K sayılı dosyasının derecattan da geçerek kesinleştiğini, bu dosyada 3'ü kök, 2'si ek olmak üzere 5 bilirkişi raporu alındığını, bu raporlarda yönetim kurulu üyesi olan müvekkilinin sorumluluğu hakkında çeşitli görüşlerin ileri sürüldüğünü, üçüncü kök rapor ile bu rapora verilen ek raporda mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 15/5 maddesi uyarınca şirket yönetim kurulu üyelerinin şirket alacaklılarına karşı müteselsil sorumluluğunun bulunduğu yönüde görüş bildirildiğini, mahkemenin bu raporlara uyarak davayı kabul ettiğini, ancak 2499 sayılı mülga Sermaye Piyasası Kanunu'nun 15/5 maddesi hükmünün münhasıran halka açık anonim ortaklıklara yönelik olduğunun madde metninde açıkça belirtildiğini, kararın kesinleşmesinden sonra SPK'dan sorulduğunda müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğini yaptığı Karon Menkul Değerler A.Ş'nin halka açık şirket statüsünde olmadığının açık bir şekilde ifade edildiğini, kesinleşen mahkeme kararında Karon Menkul Değerler A.Ş'nin halka açık şirket olduğunun kabul edilerek kararın buna göre oluşturulduğunu, bu durumda halka açık anonim şirket statüsünde olmayan şirketin yönetim kurulu üyeliğini yapan müvekkilin sorumluluğunun halka açık anonim şirketlere uygulanma imkanı bulunmayan Sermaye Piyasası Kanunu'nun 15/5 maddesine göre belirlenmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek mahkemenin 2003/56-2010/578 E.K sayılı kararına yönelik yargılamanın iadesi sebebinin kabulü ile yeniden yargılama yapılarak müvekkili aleyhine verilen davanın kabulüne dair hükmün ortadan kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsımna göre, yargılamanın iadesinin 6100 sayılı HMK'nın 377/d maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 3 aylık sürede iade-i muhakeme talebinde bulunulabileceği, davalı vekilince yapılan talebin süresinde olmadığı gerekçesiyle süre yönünden iade-i muhakeme talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, yargılanmanın iadesini talep eden davalı ... ... vekili temyiz etmiştir

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemenin 2003/56-2010/578 E.K sayılı ilamında 6762 sayılı TTK'nın 336, 337, 320'inci maddeleri uyarınca hüküm tesis edilmesine göre, yargılamanın iadesini talep eden davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, yargılamanın iadesini talep eden davalı ... ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/344998900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.