Genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılması talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1782 E. 2024/1846 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
İlgili mesele: ◆ TTK 449 yürütmenin geri bırakılması (yaklaşık ispat)
Gerekçe özeti
Genel kurul kararının iptali/butlanı davasında TTK 449 uyarınca kararın yürütülmesinin geri bırakılması talebinde, tamamlayıcı olarak HMK 389 ve 390/3 uygulanır; talep eden taraf davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İptali istenen kararlar olağan genel kurul gündeminden ibaretse ve iddia edilen iptal sebeplerinin varlığı ancak tahkikat/bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkabilecek nitelikteyse, bu aşamada yaklaşık ispat sağlanmamış kabul edilir ve tedbir talebi reddedilir; zira iptal halinde kararlar geçmişe etkili olarak zaten ortadan kalkacaktır.
Ele alınan sorunlar
Genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılması (ihtiyati tedbir) talebi → ret
İddia: Davacı vekili, yönetim kurulu üyelerinin genel kurul kararı olmaksızın önemli miktarda şirket malvarlığını (47 taşınmaz) satarak şirketi zarara uğrattığını, bu üyelere TTK 395-396 uyarınca işlem yapma izni verildiğini, hukuka aykırı şekilde ibra edildiklerini ve tekrar yönetime seçildiklerini, cari hesaplarda hukuka aykırı düzeltmeler yapılarak şirket alacaklarının azaltıldığını, kâr dağıtılmadığını ileri sürerek genel kurulda alınan kararların tamamının yürütülmesinin geri bırakılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Talep, TTK 449 uyarınca genel kurul kararının butlanı veya iptali istemli davada kararların yürütülmesinin geri bırakılması istemine ilişkindir. TTK 449, hangi hallerde bu geçici hukuki korumanın verileceğini özel olarak düzenlemediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK 389 uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkânsız hale geleceği veya gecikme nedeniyle ciddi bir zarar doğacağı endişesi bulunması halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir; HMK 390/3 uyarınca ise tedbir talep eden taraf, dayandığı sebebi ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda, iptali istenen kararların olağan genel kurul gündeminden ibaret olduğu, kararların niteliği itibariyle tedbir verilmemesi halinde davacının haklarını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya imkânsız hale geleceğinden bahsedilemeyeceği; genel kurul kararları iptal edildiğinde geçmişe etkili olarak ortadan kalkacakları gibi, ileri sürülen iptal sebeplerinin varlığının tahkikat ve bilirkişi incelemesini gerektirdiği, yargılamanın bu aşamasında davanın esası yönünden yaklaşık ispatın sağlanmadığı kanaatine varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Genel kurul kararının iptali davasında TTK 449 kapsamındaki yürütmenin geri bırakılması talebinde, HMK 389/390 uyarınca yaklaşık ispat ölçüsünün nasıl uygulanacağı ve olağan gündem maddelerine ilişkin kararlarda bu ölçünün sağlanmasının güçlüğü konusunda yol gösterici niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ genel kurul kararının iptali↗ genel kurul kararının butlanı↗ yaklaşık ispat↗ yürütmenin geri bırakılması↗ TTK 449↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1782
KARAR NO 2024/1846
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/09/2024 (Ara Karar)
NUMARASI 2024/700 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/12/2024
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA VE TALEP
Davacılar vekili ; davalı şirketin azlık payına sahip olan davacının 28/11/2023 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, 08/05/2024 tarihli genel kurulu toplantıya bu tarihde seçilen yönetim kurulunun toplantıya çağırdığını bu genel kurul hakkında iptal davası açtıklarını, davanın kabulüne karar verilmesi halinde çağrıyı yapan yönetim kurulunun yetkisiz çağrı yaptığından genel kurulun geçersiz olacağını,yapılan genel kurulda oy yasağına uyulmadığını, yönetim kurulu üyesi ortakların borçlarına faiz işletmez iken davacının borçları için icra takibi başlattıklarını ileri sürerek alınan kararların tamamının yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ARA KARAR
Mahkemece; somut olayda davacı vekili davalı şirketin 08/05/2024 tarihli genel kurulda alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de; ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup davacı vekili tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeler somut delil kabul edilip haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uymaması nedeniyle davacı vekilinin, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı ihtiyati tedbir isteyen vekili; bilgi alma talepli Bakırköy 5. ATM nezdinde 2023/518 esas sayılı dosyasında bilgi alma taleplerinin kabulü ile 2021-2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi konusunda yetki verildiğini, yetkilendirilen YMM tarafından verilen raporda, yönetim kurulu tarafından genel kurul kararı olmadan önemli miktarda şirket malvarlığının, genel kurul kararı alınmaksızın satılması nedeniyle şirket zarara uğradığını, bu zarara sebebiyet veren yönetim kurulu üyelerine, 08/05/2024 Tarihli Genel Kurulda, TTKnın395 madde kapsamında şirketle işlem yapma izni verildiğini, şirketin üretim faaliyetleri sona ermiş olup malvarlığının önemli bir kısmını söz konusu sözleşme uyarınca iktisap ettiği taşınmazlar oluşturduğunu, bu taşınmazlardan 47 tanesinin genel kurul kararı olmaksızın dava dışı ...
Gayrimenkul’e satıldığını, şirket ortağı yönetim kurulu üyelerine ait cari hesaplarda hukuka aykırı düzeltme işlemleri yapıldığı ve şirket alacakları azaltılmak suretiyle şirketin zarara uğratıldığını, şirketi zarara uğratan yönetim kurulu üyelerinin hukuka aykırı şekilde ibrasına karar verilmesi ve bu kişilerin tekrar yönetime seçilmesi hukuka aykırı olup, genel kurulda bu yönde alınan kararların icrasının geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi elzem olduğunu, hukuka aykırı işlemler neticesinde şirketin uğradığı zarar kesin şekilde tespit edilmemişse de zararın varlığı ispat edildiğini, kasa mevcudunda 14.033.820,85- TL açık bulunması nedeniyle 7440 Sayılı Kanun uyarınca düzeltme işlemi yapıldığını, borçların kayden azaltıldığını, toplam 47 adet şirket taşınmaz satışı gerçekleştirilmişken kar dağıtımı olmadığı ve söz konusu karın Şirket aktifinde yer almıyor olması, oluşan zararın ve kar dağıtılmaması yönünde alınan kararın yürütülmesinin geri bırakılması gerektiğinin ispatı için yeterli olduğunu, 4.nolu karar ile yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiğini, ibra kararı verilen ...
ve ...’ın şirkete olan borçları için şirketin faiz gelirinden mahrum bırakıldığını, şirketin tek gelir kaynağı taşınmaz satışı olup başkaca faaliyet göstermiyor olması nedeniyle zarar kalemi bulunmadığı, şirketin faaliyet göstermiyor olması nedeniyle dağıtılmayan karın, şirket aktifinde yer alması gerektiği sabit olup finansal tablolarının hukuka aykırı hazırlandığını ve bu finansal tablolar uyarınca açıklanan şirket karının kabul edilebilir olmadığını ortaya koyduğunu, 5. maddesi ile yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi yapılmış 8. maddesi ile yönetim kurulu üyelerine TTK madde 395 ve 396 uyarınca işlem yapma yetkisi verildiğini, ara kararın kaldırılmasına, alınan kararların tamamının yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, TTK'nın 449. maddesi uyarınca genel kurul kararının butlanı veya iptali istemli davada, genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılması istemine ilişkindir. TTK nun 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan madde de hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.
Aynı yasanın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda iddia, savunma ve dosya kapsamında mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin icrası durdurulması talep olunan kararları olağan genel kurulu gündeminden ibaret olup kararların niteliği itibariyle ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davacının haklarını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından yada tamamen imkansız hale geleceğinden bahsedilmesi mümkün görülmemiştir. Genel kurulda alınan kararlar iptal edildiğinde geçmişe yönelik olarak ortadan kalkacakları gibi, davacı tarafça ileri sürülen iptal sebeblerinin mevcut olup olmadığının bir tahkikatı ,bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirdiği, yargılamanın bu aşamasında davanın esası bakımından yaklaşık ispatın sağlanmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/34378 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi