İade
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7409 E. 2017/2177 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız şart↗ re'sen gözetilme↗ tüketici işlemi↗ ticari dava niteliği↗ ipotek↗ ispat yükü↗ komisyon↗ görevsizlik kararı↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ dava sebebi↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın kredi açılırken veya yeniden yapılandırılırken yapılması mutad ve zorunlu olan masrafları isteyebileceği, zorunlu masrafların neler olduğu konusunda ispat yükünün davalı bankaya düştüğü, bunun dışında sebebi ve dayanağı açıklanmayan, içeriği somutlaştırılmayan, sözleşmede “ücret ve masraflar” başlığı altında maktuen belirlenen bir miktarın tüketiciden alınacağına dair hükmün 6502 sayılı TKHK'nın geçici 1. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesi ile Haksız Şartlar Hakkındaki Yönetmeliğin 7. maddesi gereğince haksız şart niteliğinde bulunduğu ve bu hükmün bâtıl olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.000,00 TL dosya masrafı, 650,00 TL ekspertiz masrafı, 250,00 TL ipotek masrafı, 1.999,00 TL yapılandırma komisyonu olmak üzere toplam 3.899,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri kredisi sözleşmesi uyarınca tahsil edilen dosya, ekspertiz, ipotek, yapılandırma komisyon masrafının iadesine ilişkindir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde, kanunun kapsamının tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” şeklinde, aynı Yasa'nın 3/1-k bendinde ise tüketici; “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 4/f bendinde ise “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının” ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi İşyeri Kredisi Sözleşmesi olup, tahsilat dekontlarında da kredinin türü “İşyeri Kredisi” olarak gösterilmiştir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmelidir. Bu itibarla, mahkemece, davacının kredi kullanımı esnasında ticari veya mesleki amaçla hareket ettiği, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13232 E. 2017/2047 K.
Ortak:haksız şart · re'sen gözetilme · tüketici işlemi · görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın kredi açılırken veya yeniden yapılandırılırken yapılması mutad ve zorunlu olan «masrafları» isteyebileceği, zorunlu masrafların neler olduğu konusunda «ispat yükünün» davalı bankaya düştüğü, bunun dışında «sebebi» ve dayanağı açıklanmayan, içeriği somutlaştırılmayan, sözleşmede “ücret ve masraflar” başlığı altında maktuen belirlenen bir miktarın tüketiciden alınacağına dair hükmün 6502 sayılı TKHK'nın geçici 1. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesi ile Haksız Şartlar Hakkındaki Yönetmeliğin 7. maddesi gereğince «haksız şart» niteliğinde bulunduğu ve bu hükmün bâtıl olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.000,00 TL dosya masrafı, 650,00 TL ekspertiz masrafı, 250,00 TL «ipotek» masrafı, 1.999,00 TL yapılandırma «komisyonu» olmak üzere toplam 3.899,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, işyeri kredisi sözleşmesi uyarınca tahsil edilen dosya, ekspertiz, «ipotek», yapılandırma «komisyon» «masrafının» iadesine ilişkindir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde, kanunun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
Benzer bu kararda… ektirmeyen mutad iş ve işlemlerden olduğu, kesinti miktarlarının makul bulunmadığı, zorunlu gider niteliği taşımadığı, kayıt ve hesap özetine, dekonta geçirilse de, «fatura»-belge niteliğinde kayıtlar olmadığı, verilen kredi ve hizmet karşılığı faiz ve zorunlu gider dışında alınması zorunlu «masraflardan» olmadığı, sözleşmede davacı tüketici imza ve «taahhüdü» olsa bile «haksız şart» niteliğinde aleyhine olduğundan «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.400 TL'nin dava tarihinden başlayacak yasal faizleriyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca tahsil edilen dosya «masrafının» iadesine ilişkindir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde, kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kredi sözleşmesi · geçersizlik · fatura · taahhütname
Benzer bu kararda… ektirmeyen mutad iş ve işlemlerden olduğu, kesinti miktarlarının makul bulunmadığı, zorunlu gider niteliği taşımadığı, kayıt ve hesap özetine, dekonta geçirilse de, «fatura»-belge niteliğinde kayıtlar olmadığı, verilen kredi ve hizmet karşılığı faiz ve zorunlu gider dışında alınması zorunlu «masraflardan» olmadığı, sözleşmede davacı tüketici imza ve «taahhüdü» olsa bile «haksız şart» niteliğinde aleyhine olduğundan «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.400 TL'nin dava tarihinden başlayacak yasal faizleriyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca tahsil edilen dosya «masrafının» iadesine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14615 E. 2018/5795 K.
Ortak:re'sen gözetilme · tüketici işlemi · görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın kredi açılırken veya yeniden yapılandırılırken yapılması mutad ve zorunlu olan «masrafları» isteyebileceği, zorunlu masrafların neler olduğu konusunda «ispat yükünün» davalı bankaya düştüğü, bunun dışında «sebebi» ve dayanağı açıklanmayan, içeriği somutlaştırılmayan, sözleşmede “ücret ve masraflar” başlığı altında maktuen belirlenen bir miktarın tüketiciden alınacağına dair hükmün 6502 sayılı TKHK'nın geçici 1. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesi ile Haksız Şartlar Hakkındaki Yönetmeliğin 7. maddesi gereğince «haksız şart» niteliğinde bulunduğu ve bu hükmün bâtıl olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.000,00 TL dosya masrafı, 650,00 TL ekspertiz masrafı, 250,00 TL «ipotek» masrafı, 1.999,00 TL yapılandırma «komisyonu» olmak üzere toplam 3.899,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, işyeri kredisi sözleşmesi uyarınca tahsil edilen dosya, ekspertiz, «ipotek», yapılandırma «komisyon» «masrafının» iadesine ilişkindir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde, kanunun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
Benzer bu karardaDava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca tahsil edilen dosya «masrafının» iadesine ilişkindir.
… amına göre, davalı banka tarafından davacı tüketiciye kullandırılan krediye ilişkin olarak kredinin kullandırımı sırasında davalı bankaca davacıdan tahsil edilen ve «masraf» belgeleri sunulmamış olan ....07.2011 tarihli dekontla alınan 300 TL ....07.2011 tarihinde tahsil edilen 825 TL 18.....2012 tarihli dekontla tahsil edilen 1200TL ve 07.09.2010 tarihli dekontla tahsil edilen 3125 TL ile 05.01.2015 tarihinde tahsil edilen 208,95 TL «ekspertiz ücreti» olmak üzere toplam 5658,95 TL’nin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek 5658.95 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmişt …
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un ...'nci maddesinde, kanun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, .../1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere tic …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ekspertiz ücreti · ticari kredi · genel kredi sözleşmesi
Benzer bu kararda… amına göre, davalı banka tarafından davacı tüketiciye kullandırılan krediye ilişkin olarak kredinin kullandırımı sırasında davalı bankaca davacıdan tahsil edilen ve «masraf» belgeleri sunulmamış olan ....07.2011 tarihli dekontla alınan 300 TL ....07.2011 tarihinde tahsil edilen 825 TL 18.....2012 tarihli dekontla tahsil edilen 1200TL ve 07.09.2010 tarihli dekontla tahsil edilen 3125 TL ile 05.01.2015 tarihinde tahsil edilen 208,95 TL «ekspertiz ücreti» olmak üzere toplam 5658,95 TL’nin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek 5658.95 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmişt …
Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca tahsil edilen dosya «masrafının» iadesine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesi» Genel Kredi Sözleşmesi olup, davalı tarafça dosyaya sunulan geri ödeme planında kredinin türü “ «ticari kredi»” olarak gösterilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15062 E. 2016/110 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde, kanunun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
6102 sayılı TTK'nın 4/f bendinde ise “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının” ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacının kredi kullanımı esnasında ticari veya mesleki amaçla hareket ettiği, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyuşmazlıkta «görevli» mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle «görevsizliğine» ve dosyanın talep halinde İstanbul Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Tüketici işlemi niteliğinden kaynaklanan dava konusu uyuşmazlıkta, mahkeme «görevli» olup, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle «görevsizlik» kararı verilmesi isabetli görülmediğinden, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1. maddesinde ise tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık sözleşmesi · tacir
Benzer bu karardaYasa koyucu, bu hükümle, tüketicinin taraf olduğu «bankacılık sözleşmelerini» «tüketici işlemi» olarak kabul etmiştir.
Somut olayda, davacılar «tacir» olmayıp, 6502 sayılı Kanun'un 3/k maddesinde tanımlanan tüketici sayılan kişilerdendir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15793 E. 2016/9616 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde, kanunun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
6102 sayılı TTK'nın 4/f bendinde ise “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının” ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacının kredi kullanımı esnasında ticari veya mesleki amaçla hareket ettiği, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda; davanın açıldığı 24.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının «alacağını temlik» aldığı şahsın ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · aktif husumet yokluğu · alacağın temliki · aktif husumet · kamu düzeni · temlik · husumet yokluğu · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «temliknamelere» göre davacının temlik aldığı alacağının aslında temlik eden tarafından davadan önce bankaya temlik edildiği anlaşıldığından davacının davada aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle; davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; davanın açıldığı 24.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının «alacağını temlik» aldığı şahsın ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11160 E. 2016/5902 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde, kanunun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
6102 sayılı TTK'nın 4/f bendinde ise “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının” ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacının kredi kullanımı esnasında ticari veya mesleki amaçla hareket ettiği, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… 08.07.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · kamu düzeni
Benzer bu karardaHMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
… 08.07.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12816 E. 2016/6671 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde, kanunun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
6102 sayılı TTK'nın 4/f bendinde ise “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının” ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacının kredi kullanımı esnasında ticari veya mesleki amaçla hareket ettiği, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… 09.06.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · feri müdahil · kamu düzeni
Benzer bu karardaKararı, davalı banka vekili, «feri müdahil» ... vekili ve feri müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
… 09.06.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı banka vekili, «feri müdahil» ... vekili ve feri müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5023 E. 2017/6684 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde, kanunun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
6102 sayılı TTK'nın 4/f bendinde ise “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının” ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacının kredi kullanımı esnasında ticari veya mesleki amaçla hareket ettiği, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… 1.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacıların ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
… le tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma simsarlık, sigorta, vekâlet bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · kamu düzeni
Benzer bu karardaHMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
… 1.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacıların ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7409 E. , 2017/2177 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Tüketici Mahkemesi’nce verilen 29/09/2015 tarih ve 2014/2895-2015/1899 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kredi kullandığını, buna istinaden kendisinden 3.249,00 TL haksız masraf tahsil edildiğini belirterek bu bedelin iadesini talep ve dava etmiş, 18.08.2015 havale tarihli ıslah dilekçesi vererek talep sonucunu 3.899,00 TL 'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, davacıya kredi kullandırılmadan önce sözleşme öncesi bilgi formu verildiğini, alınan masrafların usul ve yasaya aykırı olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın kredi açılırken veya yeniden yapılandırılırken yapılması mutad ve zorunlu olan masrafları isteyebileceği, zorunlu masrafların neler olduğu konusunda ispat yükünün davalı bankaya düştüğü, bunun dışında sebebi ve dayanağı açıklanmayan, içeriği somutlaştırılmayan, sözleşmede “ücret ve masraflar” başlığı altında maktuen belirlenen bir miktarın tüketiciden alınacağına dair hükmün 6502 sayılı TKHK'nın geçici 1. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesi ile Haksız Şartlar Hakkındaki Yönetmeliğin 7. maddesi gereğince haksız şart niteliğinde bulunduğu ve bu hükmün bâtıl olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.000,00 TL dosya masrafı, 650,00 TL ekspertiz masrafı, 250,00 TL ipotek masrafı, 1.999,00 TL yapılandırma komisyonu olmak üzere toplam 3.899,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri kredisi sözleşmesi uyarınca tahsil edilen dosya, ekspertiz, ipotek, yapılandırma komisyon masrafının iadesine ilişkindir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde, kanunun kapsamının tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” şeklinde, aynı Yasa'nın 3/1-k bendinde ise tüketici;
“Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 4/f bendinde ise “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının” ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi İşyeri Kredisi Sözleşmesi olup, tahsilat dekontlarında da kredinin türü “İşyeri Kredisi” olarak gösterilmiştir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmelidir. Bu itibarla, mahkemece, davacının kredi kullanımı esnasında ticari veya mesleki amaçla hareket ettiği, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/334718000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz