Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13232 E. 2017/2047 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız şart↗ re'sen gözetilme↗ tüketici işlemi↗ ticari dava niteliği↗ genel kredi sözleşmesi↗ görevsizlik kararı↗ geçersizlik↗ fatura↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ dosya masrafı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka tarafından, davacı tüketiciden kesinti yoluyla tahsil edilmiş olan 8.400 TL'nin sözleşmenin uygulanması sürecinde davalı Banka tarafından yapılması gereken, ayrıca bir emek, zaman, hizmet ilişkisi gerektirmeyen mutad iş ve işlemlerden olduğu, kesinti miktarlarının makul bulunmadığı, zorunlu gider niteliği taşımadığı, kayıt ve hesap özetine, dekonta geçirilse de, fatura-belge niteliğinde kayıtlar olmadığı, verilen kredi ve hizmet karşılığı faiz ve zorunlu gider dışında alınması zorunlu masraflardan olmadığı, sözleşmede davacı tüketici imza ve taahhüdü olsa bile haksız şart niteliğinde aleyhine olduğundan geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.400 TL'nin dava tarihinden başlayacak yasal faizleriyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesi uyarınca tahsil edilen dosya masrafının iadesine ilişkindir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde, kapsamının tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” şeklinde, aynı Yasa'nın 3/1-k bendinde ise tüketici; “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 4/f bendinde ise “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının” ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi Genel Kredi Sözleşmesi olup, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan geri ödeme planında kredinin türü “İşletme Kredisi” olarak gösterilmiştir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmelidir. Bu itibarla, mahkemece, davacıların kredi kullanımı esnasında mesleki amaçla hareket ettiği, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7409 E. 2017/2177 K.
Ortak:haksız şart · re'sen gözetilme · tüketici işlemi · görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… ektirmeyen mutad iş ve işlemlerden olduğu, kesinti miktarlarının makul bulunmadığı, zorunlu gider niteliği taşımadığı, kayıt ve hesap özetine, dekonta geçirilse de, «fatura»-belge niteliğinde kayıtlar olmadığı, verilen kredi ve hizmet karşılığı faiz ve zorunlu gider dışında alınması zorunlu «masraflardan» olmadığı, sözleşmede davacı tüketici imza ve «taahhüdü» olsa bile «haksız şart» niteliğinde aleyhine olduğundan «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.400 TL'nin dava tarihinden başlayacak yasal faizleriyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca tahsil edilen dosya «masrafının» iadesine ilişkindir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde, kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın kredi açılırken veya yeniden yapılandırılırken yapılması mutad ve zorunlu olan «masrafları» isteyebileceği, zorunlu masrafların neler olduğu konusunda «ispat yükünün» davalı bankaya düştüğü, bunun dışında «sebebi» ve dayanağı açıklanmayan, içeriği somutlaştırılmayan, sözleşmede “ücret ve masraflar” başlığı altında maktuen belirlenen bir miktarın tüketiciden alınacağına dair hükmün 6502 sayılı TKHK'nın geçici 1. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesi ile Haksız Şartlar Hakkındaki Yönetmeliğin 7. maddesi gereğince «haksız şart» niteliğinde bulunduğu ve bu hükmün bâtıl olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.000,00 TL dosya masrafı, 650,00 TL ekspertiz masrafı, 250,00 TL «ipotek» masrafı, 1.999,00 TL yapılandırma «komisyonu» olmak üzere toplam 3.899,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, işyeri kredisi sözleşmesi uyarınca tahsil edilen dosya, ekspertiz, «ipotek», yapılandırma «komisyon» «masrafının» iadesine ilişkindir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde, kanunun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · ispat yükü · komisyon · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın kredi açılırken veya yeniden yapılandırılırken yapılması mutad ve zorunlu olan «masrafları» isteyebileceği, zorunlu masrafların neler olduğu konusunda «ispat yükünün» davalı bankaya düştüğü, bunun dışında «sebebi» ve dayanağı açıklanmayan, içeriği somutlaştırılmayan, sözleşmede “ücret ve masraflar” başlığı altında maktuen belirlenen bir miktarın tüketiciden alınacağına dair hükmün 6502 sayılı TKHK'nın geçici 1. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesi ile Haksız Şartlar Hakkındaki Yönetmeliğin 7. maddesi gereğince «haksız şart» niteliğinde bulunduğu ve bu hükmün bâtıl olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.000,00 TL dosya masrafı, 650,00 TL ekspertiz masrafı, 250,00 TL «ipotek» masrafı, 1.999,00 TL yapılandırma «komisyonu» olmak üzere toplam 3.899,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, işyeri kredisi sözleşmesi uyarınca tahsil edilen dosya, ekspertiz, «ipotek», yapılandırma «komisyon» «masrafının» iadesine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14615 E. 2018/5795 K.
Ortak:re'sen gözetilme · tüketici işlemi · genel kredi sözleşmesi · görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca tahsil edilen dosya «masrafının» iadesine ilişkindir.
… ektirmeyen mutad iş ve işlemlerden olduğu, kesinti miktarlarının makul bulunmadığı, zorunlu gider niteliği taşımadığı, kayıt ve hesap özetine, dekonta geçirilse de, «fatura»-belge niteliğinde kayıtlar olmadığı, verilen kredi ve hizmet karşılığı faiz ve zorunlu gider dışında alınması zorunlu «masraflardan» olmadığı, sözleşmede davacı tüketici imza ve «taahhüdü» olsa bile «haksız şart» niteliğinde aleyhine olduğundan «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.400 TL'nin dava tarihinden başlayacak yasal faizleriyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde, kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
Benzer bu karardaDava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca tahsil edilen dosya «masrafının» iadesine ilişkindir.
… amına göre, davalı banka tarafından davacı tüketiciye kullandırılan krediye ilişkin olarak kredinin kullandırımı sırasında davalı bankaca davacıdan tahsil edilen ve «masraf» belgeleri sunulmamış olan ....07.2011 tarihli dekontla alınan 300 TL ....07.2011 tarihinde tahsil edilen 825 TL 18.....2012 tarihli dekontla tahsil edilen 1200TL ve 07.09.2010 tarihli dekontla tahsil edilen 3125 TL ile 05.01.2015 tarihinde tahsil edilen 208,95 TL «ekspertiz ücreti» olmak üzere toplam 5658,95 TL’nin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek 5658.95 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmişt …
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un ...'nci maddesinde, kanun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, .../1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere tic …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ekspertiz ücreti · ticari kredi
Benzer bu kararda… amına göre, davalı banka tarafından davacı tüketiciye kullandırılan krediye ilişkin olarak kredinin kullandırımı sırasında davalı bankaca davacıdan tahsil edilen ve «masraf» belgeleri sunulmamış olan ....07.2011 tarihli dekontla alınan 300 TL ....07.2011 tarihinde tahsil edilen 825 TL 18.....2012 tarihli dekontla tahsil edilen 1200TL ve 07.09.2010 tarihli dekontla tahsil edilen 3125 TL ile 05.01.2015 tarihinde tahsil edilen 208,95 TL «ekspertiz ücreti» olmak üzere toplam 5658,95 TL’nin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek 5658.95 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmişt …
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesi» Genel Kredi Sözleşmesi olup, davalı tarafça dosyaya sunulan geri ödeme planında kredinin türü “ «ticari kredi»” olarak gösterilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10938 E. 2018/3130 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde, kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
6102 sayılı TTK'nın 4/f bendinde ise “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının” ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu kararda… in Korunması Hakkında Kanun'un .../1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, .../1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Bu itibarla, mahkemece tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada Tüketici Mahkemesinin «görevli» olduğu nazara alınarak işin esasına girilerek esastan karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın görev yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş mahkemesi görev alanı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olayda davacının gelirini sigorta ettirdiği, geliri için yaptığı sigorta nedeni ile tüketici sayılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle dava konusu uyuşmazlığın tüketici mahkemesinin değil, 6102 sayılı ...'nun 4/.... maddesi gereğince ticaret mahkemesinin «görev alanına» girdiğinden davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davaya konu uyuşmazlığın ticaret mahkemesinin «görev alanına» girdiğinden bahisle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15062 E. 2016/110 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde, kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
6102 sayılı TTK'nın 4/f bendinde ise “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının” ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacıların kredi kullanımı esnasında mesleki amaçla hareket ettiği, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyuşmazlıkta «görevli» mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle «görevsizliğine» ve dosyanın talep halinde İstanbul Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Tüketici işlemi niteliğinden kaynaklanan dava konusu uyuşmazlıkta, mahkeme «görevli» olup, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle «görevsizlik» kararı verilmesi isabetli görülmediğinden, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1. maddesinde ise tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık sözleşmesi · tacir
Benzer bu karardaYasa koyucu, bu hükümle, tüketicinin taraf olduğu «bankacılık sözleşmelerini» «tüketici işlemi» olarak kabul etmiştir.
Somut olayda, davacılar «tacir» olmayıp, 6502 sayılı Kanun'un 3/k maddesinde tanımlanan tüketici sayılan kişilerdendir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14088 E. 2017/1885 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde, kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
6102 sayılı TTK'nın 4/f bendinde ise “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının” ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacıların kredi kullanımı esnasında mesleki amaçla hareket ettiği, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıdan alacaklı olduğu ve davanın ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 3.000,00 TL'nin 11/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte (TBK 99.madde kapsamında) davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1- Dava, off shore hesaba yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1307 E. 2017/2290 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde, kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
6102 sayılı TTK'nın 4/f bendinde ise “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının” ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı kanunun 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 115/2 maddesi gereğince dava dilekçesinin «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · istirdat · usulden reddi
Benzer bu karardaKararı, davalı vekili, «feri müdahiller» ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, ... hesaba yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 115/2 maddesi gereğince dava dilekçesinin «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14366 E. 2017/4328 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde, kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
6102 sayılı TTK'nın 4/f bendinde ise “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının” ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacıların kredi kullanımı esnasında mesleki amaçla hareket ettiği, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı kanunun 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın hesapların güvenliğinden sorumlu olduğu ve «haksız fiil» hükümlerine göre sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13232 E. , 2017/2047 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 30/06/2015 tarih ve 2015/349-2015/872 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin 01.02.2006 tarihli kredi sözleşmesi uyarınca davalı Banka'dan kredi çektiklerini, davalının toplam 33.600 TL tutarındaki dosya masrafını müvekkillerinden tahsil ettiğini, müvekkillerinin bu kesintilerin iadesi için açtığı davada diğer dekontların mahkemeye ibraz edilmesine rağmen işbu davada dava konusu ettikleri 10.05.2016 tarihli dekontu sunmadığını, sözleşmede dosya masrafı alınacağına dair bir hükme yer verilmediğini, bu şekilde alınan bedellerin müzakere edilmediğini, matbu sözleşmeye istinaden masraf kesilemeyeceğin ileri sürerek 8.400 TL'nin alındığı tarihten itibaren bankaların mevduata uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu bedelin müzakere edilerek taraflarca kararlaştırıldığını, sözleşmede komisyon bedeli tahsil edileceğinin hükme bağlandığını, tahsil edilecek tutarın da geri ödeme planında gösterildiğini, aradan geçen uzun süre sonunda geri istenmesinin iyi niyetle bağdaşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka tarafından, davacı tüketiciden kesinti yoluyla tahsil edilmiş olan 8.400 TL'nin sözleşmenin uygulanması sürecinde davalı Banka tarafından yapılması gereken, ayrıca bir emek, zaman, hizmet ilişkisi gerektirmeyen mutad iş ve işlemlerden olduğu, kesinti miktarlarının makul bulunmadığı, zorunlu gider niteliği taşımadığı, kayıt ve hesap özetine, dekonta geçirilse de, fatura-belge niteliğinde kayıtlar olmadığı, verilen kredi ve hizmet karşılığı faiz ve zorunlu gider dışında alınması zorunlu masraflardan olmadığı, sözleşmede davacı tüketici imza ve taahhüdü olsa bile haksız şart niteliğinde aleyhine olduğundan geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.400 TL'nin dava tarihinden başlayacak yasal faizleriyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesi uyarınca tahsil edilen dosya masrafının iadesine ilişkindir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde, kapsamının tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” şeklinde, aynı Yasa'nın 3/1-k bendinde ise tüketici;
“Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 4/f bendinde ise “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının” ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi Genel Kredi Sözleşmesi olup, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan geri ödeme planında kredinin türü “İşletme Kredisi” olarak gösterilmiştir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmelidir. Bu itibarla, mahkemece, davacıların kredi kullanımı esnasında mesleki amaçla hareket ettiği, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/323911200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz