Marka hakkına tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/7534 E. 2016/1953 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infazda tereddüt↗ infaz↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ uyuşmazlık konusu↗ ilan↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının okulları "... Lisesi", "Özel ... Lisesi" ve "... Koleji" ibareleri ile bilinmekte olduğu, davalı kullanımının iltibasa yol açabileceği gerekçesi ile davanın kabulü ile davalının sahip olduğu ve işlettiği okullarında okul adı, okul tabelası, ticari belgeler, tanıtımlarında, evraklarında "..." sözcüğünü kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğundan durdurulmasına, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Ancak mahkemece, uyuşmazlık konusu ''...'' ibaresinin aynı zamanda davalının tescilli ticaret unvanının bir parçası olduğu hususu dikkate alınmaksızın, 6102 sayılı TTK'nın 39. maddesi kapsamında tescilli ticaret unvanının kullanım hakkını engelleyecek biçimde, bu ibarenin ticari belge ve evraklar üzerinde kullanımının önlenmesine şeklinde infazda tereddüt oluşturacak nitelikte hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6778 E. 2018/669 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ilan
İncelediğiniz karardaKoleji" ibareleri ile bilinmekte olduğu, davalı kullanımının «iltibasa» yol açabileceği gerekçesi ile davanın kabulü ile davalının sahip olduğu ve işlettiği okullarında okul adı, okul tabelası, ticari belgeler, tanıtımlarında, evraklarında "..." sözcüğünü kullanmasının davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğundan durdurulmasına, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, davalının sahip olduğu ve işlettiği okullarında okul adı, okul tabelası, ticari belgeler, tanıtımlarında, evraklarında "EGE" sözcüğünü kullanmasının davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğundan durdurulmasına, hükmün «ilanına» dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8876 E. 2023/2885 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ilan · iltibas
İncelediğiniz karardaKoleji" ibareleri ile bilinmekte olduğu, davalı kullanımının «iltibasa» yol açabileceği gerekçesi ile davanın kabulü ile davalının sahip olduğu ve işlettiği okullarında okul adı, okul tabelası, ticari belgeler, tanıtımlarında, evraklarında "..." sözcüğünü kullanmasının davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğundan durdurulmasına, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… u, marka üzerinde elde etmiş olduğu itibarın haksız kullanıldığını, davalı tarafından "Özel Ege" markası ile birtakım eklerin birlikte kullanıldığını, bu kullanımın «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» olması nedeniyle, öncelikle tedbiren durdurulmasını ve esasen men ve giderme, toplatma ve «ilan» kararı verilmesini talep etmiştir.
… umaralı hizmet sınıfı; eğitim ve öğretim hizmetleri (orta, lise, kolej, dersaneler) kurs hizmetleri, sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme hizmetleri de «dahil» birçok kültürel hizmetleri kapsadığını, müvekkil şirket adına tescil edilen markalardan “ege özel ege lisesi 1988 şekil” ibareli markası 27.12.2004 tarihinde ilk defa tescil edildiğini; 27.12.2014 tarihinden itibaren on yıl müddetle «yenilendiğini», diğer markaların ise 12.06.2008 tarihinden itibaren on yıl müddetle tescil edildiğini, dolayısıyla söz konusu markalarda ortak olarak yer alan “özel ege” ibaresinin tüm fikri ve sınai mülkiyet haklarının tek ve gerçek sahibi, müvekkil şirket olduğunu, davalının tescille ilgili belgesini 05.08.2016 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle adına tescil edildiği anlaşıldığını, müvekkil markalarının tescilinden çok sonra olduğunu, davalının kullandığı adların müvekkilin «marka hakkına tecavüz» ettiğini, markaların belirleyici unsurunun bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi “EGE “ibaresi olduğunu, marka ve logo tasarımın ise markanın özgünlüğünü ve ayırd edici niteliğini güçlendiren unsurlar olduğunu, davacı şirketin markalarında yer alan “İlköğretim okulu”, “anaokulu “, ”anasınıfı”, "fen lisesi”, “Anadolu lisesi“ ve “özel“ , “lise “, “kolej” gibi ibareler hizmetin cinsini ifade eden kelimeler olduğunu, 1988 ibaresi ise işletmenin kuruluş tarihini belirtmekte olduğunu, diğer kelimelerden daha küçük yazıldığından markanın asli unsurları olmayıp; davacı şirketin markalarının diğer markalardan ayırt edilmesini sağlayan asli unsur “EGE” kelimesi olduğunu, bu kelime marka işlevini yerine getiren unsur olduğunu, "Ege" ibaresi her ne kadar bölge adı gibi gözükse de davacı müvekkil uzun zamandır ve kesintisiz olarak kullandığından bölgede işletmenin hizmetlerini diğer işletmelerin hizmetlerinden ayırt etmek için kullanılan bir işaret olduğunun anlaşıldığını, davalının kullanmakta olduğu adlar ile müvekkile ait markalar; arasında «iltibas» olasılığı bulunduğunu, ancak bir olayda iltibasın olup olmadığı, markaların görünüm veya fonetik veya zihinde bıraktıkları etki itibariyle benzerlik bulunup bulunmadığının tespit edildiğini, tüketiciler nezdinde, davalıya ait eğitim kurumlarının da müvekkile ait olduğu (ya da tam tersi) yönde bir zan uyandırılması ihtimali oldukça yüksek olduğunu, halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılması için yeterli bir ölçü olarak kabul edildiğini, markanın güçlü bir ayırt edici karaktere sahip olması halini «kesin» şartlara bağlamanın (örneğin, halkın markayı tanıması oranını kesin yüzdelerle ifade etmek gibi) mümkün olmadığını, bu konu ile ilgili olarak benzer bir emsal karar dosyaya «ibraz» ettiklerini, müvekkil adına tescilli olan markalar ve aynı şekilde diğer işletmeler adına tescilli olan markalar ile ilgili bilgiler ve araştırma Türk Patent ve Ma …
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» durdurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tanıma · yenileme · ortalama tüketici · ayırt edicilik · haksız rekabet · dahili dava · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu kararda… umaralı hizmet sınıfı; eğitim ve öğretim hizmetleri (orta, lise, kolej, dersaneler) kurs hizmetleri, sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme hizmetleri de «dahil» birçok kültürel hizmetleri kapsadığını, müvekkil şirket adına tescil edilen markalardan “ege özel ege lisesi 1988 şekil” ibareli markası 27.12.2004 tarihinde ilk defa tescil edildiğini; 27.12.2014 tarihinden itibaren on yıl müddetle «yenilendiğini», diğer markaların ise 12.06.2008 tarihinden itibaren on yıl müddetle tescil edildiğini, dolayısıyla söz konusu markalarda ortak olarak yer alan “özel ege” ibaresinin tüm fikri ve sınai mülkiyet haklarının tek ve gerçek sahibi, müvekkil şirket olduğunu, davalının tescille ilgili belgesini 05.08.2016 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle adına tescil edildiği anlaşıldığını, müvekkil markalarının tescilinden çok sonra olduğunu, davalının kullandığı adların müvekkilin «marka hakkına tecavüz» ettiğini, markaların belirleyici unsurunun bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi “EGE “ibaresi olduğunu, marka ve logo tasarımın ise markanın özgünlüğünü ve ayırd edici niteliğini güçlendiren unsurlar olduğunu, davacı şirketin markalarında yer alan “İlköğretim okulu”, “anaokulu “, ”anasınıfı”, "fen lisesi”, “Anadolu lisesi“ ve “özel“ , “lise “, “kolej” gibi ibareler hizmetin cinsini ifade eden kelimeler olduğunu, 1988 ibaresi ise işletmenin kuruluş tarihini belirtmekte olduğunu, diğer kelimelerden daha küçük yazıldığından markanın asli unsurları olmayıp; davacı şirketin markalarının diğer markalardan ayırt edilmesini sağlayan asli unsur “EGE” kelimesi olduğunu, bu kelime marka işlevini yerine getiren unsur olduğunu, "Ege" ibaresi her ne kadar bölge adı gibi gözükse de davacı müvekkil uzun zamandır ve kesintisiz olarak kullandığından bölgede işletmenin hizmetlerini diğer işletmelerin hizmetlerinden ayırt etmek için kullanılan bir işaret olduğunun anlaşıldığını, davalının kullanmakta olduğu adlar ile müvekkile ait markalar; arasında «iltibas» olasılığı bulunduğunu, ancak bir olayda iltibasın olup olmadığı, markaların görünüm veya fonetik veya zihinde bıraktıkları etki itibariyle benzerlik bulunup bulunmadığının tespit edildiğini, tüketiciler nezdinde, davalıya ait eğitim kurumlarının da müvekkile ait olduğu (ya da tam tersi) yönde bir zan uyandırılması ihtimali oldukça yüksek olduğunu, halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılması için yeterli bir ölçü olarak kabul edildiğini, markanın güçlü bir ayırt edici karaktere sahip olması halini «kesin» şartlara bağlamanın (örneğin, halkın markayı tanıması oranını kesin yüzdelerle ifade etmek gibi) mümkün olmadığını, bu konu ile ilgili olarak benzer bir emsal karar dosyaya «ibraz» ettiklerini, müvekkil adına tescilli olan markalar ve aynı şekilde diğer işletmeler adına tescilli olan markalar ile ilgili bilgiler ve araştırma Türk Patent ve Ma …
… eden markalar olduğu, markalarda "Ege" unsuru, diğer unsurlara göre logonun merkezinde yer aldığından vurgulandığı, ancak, "Ege" ibaresi bilindiği gibi coğrafi yer «tanımı» olduğu, «ayırt ediciliğin» güç olduğu, mal ve hizmetin niteliği yanında yer bildiren bir yan unsur olduğu, davacının "Ege Lisesi", "Ege Koleji", "Ege Okulları" gibi kullanımları kanıtlandığı, üçüncü kişilerin "Ege Lisesi" veya "Ege Koleji" gibi kullanımlarının karıştırmaya neden olacağı, davalının kullanımı bu mahiyette olmadığı, «ortalama tüketicinin» bilinçli seçim yapacağı, davalının "ATABEY" ibaresini öne çıkaran marka kullanımına ilişkin eylemi hukuki zeminde olduğu, benzer bir incelemede davacı ...Ş.'nin ih …
… u, marka üzerinde elde etmiş olduğu itibarın haksız kullanıldığını, davalı tarafından "Özel Ege" markası ile birtakım eklerin birlikte kullanıldığını, bu kullanımın «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» olması nedeniyle, öncelikle tedbiren durdurulmasını ve esasen men ve giderme, toplatma ve «ilan» kararı verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/7534 E. , 2016/1953 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.04.2015 tarih ve 2014/176-2015/42 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ...'de eğitim sektöründe faaliyet gösteren ve tanınan bir kurumu olup, “... 1988 + şekil” ve “... Koleji 1988 + şekil” ve ''... İlköğretim Okulu 1988 + şekil'' ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı tarafın izinsiz olarak “... Koleji (Özel ... İlkokulu ve Özel ... Ortaokulu)'' ibaresini müvekkili ile aynı alanda ve aynı bölgede kullandığının tespit edildiğini ve bu kullanımın müvekkili markaları ile karışıklığa sebebiyet verdiğini belirterekileri sürerek, müvekkili markasına tecavüzün durdurulmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının okulları "... Lisesi", "Özel ... Lisesi" ve "... Koleji" ibareleri ile bilinmekte olduğu, davalı kullanımının iltibasa yol açabileceği gerekçesi ile davanın kabulü ile davalının sahip olduğu ve işlettiği okullarında okul adı, okul tabelası, ticari belgeler, tanıtımlarında, evraklarında "..." sözcüğünü kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğundan durdurulmasına, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Ancak mahkemece, uyuşmazlık konusu ''...'' ibaresinin aynı zamanda davalının tescilli ticaret unvanının bir parçası olduğu hususu dikkate alınmaksızın, 6102 sayılı TTK'nın 39. maddesi kapsamında tescilli ticaret unvanının kullanım hakkını engelleyecek biçimde, bu ibarenin ticari belge ve evraklar üzerinde kullanımının önlenmesine şeklinde infazda tereddüt oluşturacak nitelikte hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/333714800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz