Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14490 E. 2017/2268 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 117↗ borçlu temerrüdü↗ eksik harcın tamamlattırılması↗ peşin harç↗ borcun ifası↗ harcın tamamlanması↗ muacceliyet↗ ifa↗ tbk 99↗ komisyon↗ ihtar↗ ıslah↗ harç↗ dosya masrafı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar aleyhine Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur.
Dava, dosya masrafı, istihbarat ücreti ve komisyon adı altında yapılan kesintinin tahsili istemine ilişkindir.
1-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesinde "ıslah edilen miktar için gerekli harç alınmadan, ıslah edilen miktar yönünden işin esası hakkında karar verilemez" düzenlemesi bulunmaktadır. Böylece, ıslahla talep konusu miktar artırılmış ve bu artırım harç yatırılmasını gerektiriyorsa, eksik harcın tamamlanacağı öngörülmüştür. Oysa, somut olayda, davacının ... olduğu peşin harç göz önüne alındığında, bunun ıslah edilen kısım için ödenecek harcı da kapsadığı görülmektedir. Bu nedenle, ıslah edilen miktar bakımından harcın tamamlanmasına gerek olmadığı anlaşılmakla, bu yöne ilişkin yazılı emir istemi yerinde olmadığından reddi gerekmiştir.
2-Faiz başlangıcına yönelik yazılı emir istemine gelince; borcun muaccel olmasına rağmen ifa edilmemesi ve alacaklının ihtarı ile borçlu temerrütünün oluşacağı TBK m. 117'de düzenlenmiştir. Ayrıca borcun ifası için dava açmanın ihtar niteliğinde sayılacağı, kısmi davada ise ancak dava açılan kısım için ihtarın gerçekleşeceği, bakiye kısım bakımından ihtar ve dolayısı ile temerrüt oluşmayacağı göz önüne alındığında, mahkemece ıslah edilen kısım bakımından ıslah tarihi olan 21.04.2016 yerine, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi yürürlükteki hukuka aykırı görüldüğünden yazılı emir isteminin kabulü ile hükmün bu kısmının kanun yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tüketici hakem heyeti kararının iptali | Hakem heyeti kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13680 E. 2016/9167 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · yargılama giderleri · yargılama gideri · vekalet ücreti
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK 323/ğ maddesinde "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak «vekalet ücreti»" «yargılama giderlerinden» sayılmış, yasanın 326/... maddesinde de "kanunda yazılı haller dışında, «yargılama giderlerinin», aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği" düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı banka tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesine rağmen açıklanan yasa hükümleri gereğince davacı lehine 6502 sayılı Yasa'nın 70/.... maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin .../.... maddesine göre «vekalet ücreti takdiri» gerekirken, davacı lehine vekalet ücretine karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, yazılı emir isteğinin kabulü ile hükmün kanun yararına bozulması gerekmiştir.
-
Tüketici hakem heyeti kararının iptali | Hakem heyeti kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13683 E. 2016/9166 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · yargılama giderleri · yargılama gideri · vekalet ücreti
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK 323/ğ maddesinde "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak «vekalet ücreti»" «yargılama giderlerinden» sayılmış, yasanın 326/... maddesinde de "kanunda yazılı haller dışında, «yargılama giderlerinin», aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği" düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı banka tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesine rağmen açıklanan yasa hükümleri gereğince davacı lehine 6502 sayılı Yasa'nın 70/.... maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin .../.... maddesine göre «vekalet ücreti takdiri» gerekirken, davacı lehine vekalet ücretine karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, yazılı emir isteğinin kabulü ile hükmün kanun yararına bozulması gerekmiştir.
-
Tüketici hakem heyeti kararının iptali | Hakem heyeti kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13681 E. 2016/9169 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · yargılama giderleri · yargılama gideri · vekalet ücreti
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK 323/ğ maddesinde "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak «vekalet ücreti»" «yargılama giderlerinden» sayılmış, yasanın 326/... maddesinde de "kanunda yazılı haller dışında, «yargılama giderlerinin», aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği" düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı banka tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesine rağmen açıklanan yasa hükümleri gereğince davacı lehine 6502 sayılı Yasa'nın 70/.... maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin .../.... maddesine göre «vekalet ücreti takdiri» gerekirken, davacı lehine vekalet ücretine karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, yazılı emir isteğinin kabulü ile hükmün kanun yararına bozulması gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Tüketici hakem heyeti kararının iptali | Hakem heyeti kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13679 E. 2016/9171 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · yargılama giderleri · yargılama gideri · vekalet ücreti
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK 323/ğ maddesinde "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak «vekalet ücreti»" «yargılama giderlerinden» sayılmış, yasanın 326/... maddesinde de "kanunda yazılı haller dışında, «yargılama giderlerinin», aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği" düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı banka tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesine rağmen açıklanan yasa hükümleri gereğince davacı lehine 6502 sayılı Yasa'nın 70/.... maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin .../.... maddesine göre «vekalet ücreti takdiri» gerekirken, davacı lehine vekalet ücretine karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, yazılı emir isteğinin kabulü ile hükmün kanun yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9605 E. 2013/11924 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayyım tayini · kayyım · i̇i̇k 265 · ba formu · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki «kayyım tayinine» ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı vekili tarafından yazılı emir yoluyla temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davalı vekilinin, yerel mahkemenin 27.11.2012 tarih ve 2011/130 – 2012/«265» sayılı kararına, 12.04.2013 tarihli dilekçesiyle talep ettiği yazılı emir yoluyla bozma istemine yönelik olarak yapılan incelemede; yerel mahkemece 10.05.2013 tarihli «form» gereğince, bu yoldaki istemin incelenmesi için dava dosyası Yargıtay’a gönderilmiş ise de, 6100 sayılı Yasa’nın Geçici 3. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1086 sayılı Yasa’nın 429 vd. maddeleri uyarınca, ancak Adalet Bakanlığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulabileceği hükmü karşısında, ilgili makamca bu yolda bir istemde bulunulmaksızın davalı vekilinin bu yoldaki istemiyle ilgili olarak bu aşamada bir karar «verilmesine yer olmadığına», dosyanın konuyla ilgili yasal gereğinin takdir ve ifası için mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6041 E. 2022/5440 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz kararda1-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesinde "«ıslah» edilen miktar için gerekli «harç» alınmadan, ıslah edilen miktar yönünden işin esası hakkında karar verilemez" düzenlemesi bulunmaktadır.
Oysa, somut olayda, davacının ... olduğu «peşin harç» göz önüne alındığında, bunun «ıslah» edilen kısım için ödenecek harcı da kapsadığı görülmektedir.
Bu nedenle, «ıslah» edilen miktar bakımından «harcın tamamlanmasına» gerek olmadığı anlaşılmakla, bu yöne ilişkin yazılı emir istemi yerinde olmadığından reddi gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl dava hakkında «kesin» hüküm bulunduğundan bu miktara ilişkin davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine», ıslahla arttırılan kısma ilişkin davanın bozmadan sonra «ıslah» mümkün olmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen davanın «derdestlik» nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · derdestlik · usulden reddi · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl dava hakkında «kesin» hüküm bulunduğundan bu miktara ilişkin davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine», ıslahla arttırılan kısma ilişkin davanın bozmadan sonra «ıslah» mümkün olmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen davanın «derdestlik» nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece asıl dava hakkında «kesin» hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu itibarla asıl dava tarihi itibarıyla yabancı mahkemede açılmış bir dava bulunmadığı dikkate alınarak asıl dava hakkında 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken asıl davadan sonra açılan ve kesinleşen yabancı mahkeme kararının «kesin» hüküm olarak kabul edilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Asıl dava 14.08.2008 tarihinde açılmış olup mahkemenin «kesin» hükme dayanak yaptığı dava ise asıl dava tarihinden sonra açılmış ve kesinleşmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14490 E. , 2017/2268 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kanun Yararına Bozma Bürosu Hakimliği’nce verilen 24/11/2016 tarih ve 2015/684-2016/211 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan ticari kredi kullandığını, kullanılan kredi nedeniyle dosya masrafı, istihbarat ücreti ve komisyon alındığını, bunun TBK'nın 20. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek ve ıslah ile 550.00 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar aleyhine Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur.
Dava, dosya masrafı, istihbarat ücreti ve komisyon adı altında yapılan kesintinin tahsili istemine ilişkindir.
1-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesinde "ıslah edilen miktar için gerekli harç alınmadan, ıslah edilen miktar yönünden işin esası hakkında karar verilemez" düzenlemesi bulunmaktadır. Böylece, ıslahla talep konusu miktar artırılmış ve bu artırım harç yatırılmasını gerektiriyorsa, eksik harcın tamamlanacağı öngörülmüştür. Oysa, somut olayda, davacının ... olduğu peşin harç göz önüne alındığında, bunun ıslah edilen kısım için ödenecek harcı da kapsadığı görülmektedir. Bu nedenle, ıslah edilen miktar bakımından harcın tamamlanmasına gerek olmadığı anlaşılmakla, bu yöne ilişkin yazılı emir istemi yerinde olmadığından reddi gerekmiştir.
2-Faiz başlangıcına yönelik yazılı emir istemine gelince; borcun muaccel olmasına rağmen ifa edilmemesi ve alacaklının ihtarı ile borçlu temerrütünün oluşacağı TBK m. 117'de düzenlenmiştir. Ayrıca borcun ifası için dava açmanın ihtar niteliğinde sayılacağı, kısmi davada ise ancak dava açılan kısım için ihtarın gerçekleşeceği, bakiye kısım bakımından ihtar ve dolayısı ile temerrüt oluşmayacağı göz önüne alındığında, mahkemece ıslah edilen kısım bakımından ıslah tarihi olan 21.04.2016 yerine, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi yürürlükteki hukuka aykırı görüldüğünden yazılı emir isteminin kabulü ile hükmün bu kısmının kanun yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle harca ilişkin kanun yararına bozma isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 6100 sayılı HMK'nın 363. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere Kanun yararına BOZULMASINA, gereğinin yapılması için karar örneği ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 19.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/333431800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz