Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15493 E. 2016/9413 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 5 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu↗ ttk 309/4↗ yönetim kurulu üyeliği↗ ön inceleme aşaması↗ şirket zararı↗ ıslah↗ yönetim kurulu kararı↗ zamanaşımı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalıların ... Yayıncılık Yapımcılık ve Reklamcılık San. ve Tic. A.Ş'nin 01/01/2000-25/05/2004 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliğini yaptıkları, davalıların göreve getirilmeden önce ... Yayıncılığın İktisat Bankasından kullandığı kredinin herhangi bir teminat alınmaksızın grup şirketlerinden ......AŞ'ye aktarıldığı, bu şekilde aktarılan 536.740 USD tutarındaki kredinin davacı şirkete geri dönüşünün yapılmadığı, bu yolla ... şirketinin 536.740 USD zarara uğratıldığı, zaman aşımı nedeniyle zarara asıl sebebiyet veren yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidemeyen davacının mülga 6762 Sayılı TTK'nın 337. maddesine istinaden selef konumundaki yeni yönetim kurulu üyelerinden zararın giderimini talep ettiği, davalılar her ne kadar kredinin kullandırıldığı tarihte yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmamış olsalar da kendi dönemlerine devreden şirket alacağının tahsili ile ilgili herhangi bir işlem yapmamış olmaları nedeniyle TTK'nın 337. maddesi gereğince kusurlu oldukları, TTK'nın 359. maddesine göre kusursuz olduklarını ispat edemedikleri gerekçesiyle; davanın ıslah edilmiş hali ile kabulüne, 536.740 USD'nin 26/05/2004 tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı ... vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ... Yayıncılık Yapımcılık ve Reklamcılık San. ve Tic. A.Ş'nin İktisat Bankasından kullanmış olduğu kredinin grup şirketlerine teminatsız olarak aktarılıp geri dönüşünün olmaması nedeniyle oluşan şirket zararı nedeni ile davalı yönetim kurulu üyelerine karşı eski yöneticilerin selefleri olması nedeniyle 6762 Sayılı TTK’nın 337. maddesine dayalı olarak açılan sorumluluk davasıdır.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 309. maddesi uyarınca “Mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle müruruzamana uğrar. Şu kadar ki; bu fiil cezayı müstelzim olup Ceza Kanununa göre müddeti daha uzun müruruzamana tabi bulunuyorsa tazminat davasına da o müruruzaman tatbik olunur.” Sorumluluk doğurduğu iddia olunan dava dışı İktisat Bankasından alınarak dava dışı ..... A.Ş. ye kredi kullandırılması şeklinde oluşan zararlandırıcı işlemin 26.09.2000 yılında yapıldığı, dava tarihi olan 24.10.2008 tarihi dikkate alındığında 2002 yılından önce görev yapan dava dışı yönetim kurulu üyeleri açısından TTK’nın 309. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu, bu yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarına gidilmesinin mümkün bulunmadığı, devam eden zarar verici bir eylem söz konusu olmadığından fiilin gerçekleştiği tarih yani kredilerin tahsis edildiği tarihin esas alınması gerektiği, önceki yönetim kurulu üyeleri açısından TTK’nın 309. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan TTK’nın 337. maddesine istinaden sorumlu tutulmak istenen davalılar açısından da zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu suretle; 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın TTK’nın 309. maddesinde düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu sürenin zararın öğrenildiği tarihten itibaren başlaması gerektiği, davacı yan açısından zararın öğrenildiği tarih denetim kurulu raporunun düzenlendiği 31.10.2006 tarihi olduğundan bu tarihten dava tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresinin henüz geçmediği gerekçesiyle davalıların zamanaşımı itirazı yerinde görülmeyerek davanın esastan incelenmesine geçilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3747 E. 2019/7229 K.
Ortak:şirket zararı · yönetim kurulu kararı · zamanaşımı · teminat · zamanaşımı 5 yıllık
İncelediğiniz karardaA.Ş'nin İktisat Bankasından kullanmış olduğu kredinin grup şirketlerine «teminatsız» olarak aktarılıp geri dönüşünün olmaması nedeniyle oluşan «şirket zararı» nedeni ile davalı «yönetim kurulu» üyelerine karşı eski yöneticilerin selefleri olması nedeniyle 6762 Sayılı TTK’nın 337. maddesine dayalı olarak açılan sorumluluk davasıdır.
Yayıncılığın İktisat Bankasından kullandığı kredinin herhangi bir «teminat» alınmaksızın grup şirketlerinden ......AŞ'ye aktarıldığı, bu şekilde aktarılan 536.740 USD tutarındaki kredinin davacı şirkete geri dönüşünün yapılmadığı, bu yolla ... şirketinin 536.740 USD zarara uğratıldığı, zaman aşımı nedeniyle zarara asıl sebebiyet veren «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» gidemeyen davacının mülga 6762 Sayılı TTK'nın 337. maddesine istinaden selef konumundaki yeni yönetim kurulu üyelerinden zararın giderimini talep ettiği, davalılar her ne kadar kredinin kullandırıldığı tarihte yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmamış olsalar da kendi dönemlerine devreden şirket alacağının tahsili ile ilgili herhangi bir işlem yapmamış olmaları nedeniyle TTK'nın 337. maddesi gereğince kusurlu oldukları, TTK'nın 359. maddesine göre kusursuz olduklarını ispat edemedikleri gerekçesiyle; davanın «ıslah» edilmiş hali ile kabulüne, 536.740 USD'nin 26/05/2004 tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müşter …
… şeklinde oluşan zararlandırıcı işlemin 26.09.2000 yılında yapıldığı, dava tarihi olan 24.10.2008 tarihi dikkate alındığında 2002 yılından önce görev yapan dava dışı «yönetim kurulu» üyeleri açısından TTK’nın 309. maddesinde öngörülen 5 yıllık «zamanaşımı» sürelerinin dolduğu, bu «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarına» gidilmesinin mümkün bulunmadığı, devam eden zarar verici bir eylem söz konusu olmadığından fiilin gerçekleştiği tarih yani kredilerin tahsis edildiği tarihin esas …
Benzer bu kararda3-Dava, Spor Çocuk Televizyon Reklamcılık Ve Yapımcılık AŞ'nin İktisat Bankasından kullanmış olduğu kredinin grup şirketlerine «teminatsız» olarak aktarılıp geri dönüşünün olmaması nedeniyle oluşan «şirket zararının», yine yapılan «sermaye artırımı» sonrasında payların mali durumu zayıf olan Aksoy Yayıncılık A.Ş. ye devredilmesine onay verilmesi ve «sermaye taahhüdünün» yerine getirilmesinin takip edilmemesi nedeni ile oluşan şirket zararının tahsili için davalı «yönetim kurulu» üyelerine ve denetim kurulu üyelerine karşı eski yönetici ve denetçilerin selefleri olmaları nedeniyle 6762 Sayılı TTK’nın 337. maddesine dayalı olarak açılan soru …
… sından alınarak dava dışı şirketlere kredi kullandırılması şeklinde oluşan zararlandırıcı işlem ile mali durumu zayıf olan şirkete pay devirlerine onay verilmesi ve «sermaye taahhüdünün» yerine getirilmesinin takip edilmemesi şeklinde oluşan zararlandırıcı işlem tarihlerinden itibaren beş yıllık «zamanaşımı» süresinin işleyecek olmasına göre her bir zararlandırıcı işlem tarihinden itibaren «zamanaşımı defilerinin» incelenip değerlendirilmesi gerekmektedir.
… da davalıların şirketi mali zarara uğrattıkları tespiti yapılmış olmakla, zararın doğumunun TMSF tarafından bu tarihte öğrenilmiş bulunduğu gerekçesiyle davalıların «zamanaşımı def»’ileri yerinde görülmemişse de yapılan değerlendirme zararı ve mesul olan kimseyi öğrenmeyle başlayan iki yıllık zamanaşımına ilişkin bulunmakla zararı doğuran fiil …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sermaye taahhüdü · tefrik · zamanaşımı defi · gerçek zarar · adli yardım · sermaye artırımı · zamanaşımı def'i · açılmamış sayılma
Benzer bu kararda2-Davalılardan ... hakkında açılan davanın eldeki dosyadan «tefriki» ile bir başka dosya üzerinden yargılamasının yapılmasına karar verildiği halde, mahkemece adı geçen davalı hakkındaki davanın HMK.nın 150. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Dava, Spor Çocuk Televizyon Reklamcılık Ve Yapımcılık AŞ'nin İktisat Bankasından kullanmış olduğu kredinin grup şirketlerine «teminatsız» olarak aktarılıp geri dönüşünün olmaması nedeniyle oluşan «şirket zararının», yine yapılan «sermaye artırımı» sonrasında payların mali durumu zayıf olan Aksoy Yayıncılık A.Ş. ye devredilmesine onay verilmesi ve «sermaye taahhüdünün» yerine getirilmesinin takip edilmemesi nedeni ile oluşan şirket zararının tahsili için davalı «yönetim kurulu» üyelerine ve denetim kurulu üyelerine karşı eski yönetici ve denetçilerin selefleri olmaları nedeniyle 6762 Sayılı TTK’nın 337. maddesine dayalı olarak açılan soru …
… sından alınarak dava dışı şirketlere kredi kullandırılması şeklinde oluşan zararlandırıcı işlem ile mali durumu zayıf olan şirkete pay devirlerine onay verilmesi ve «sermaye taahhüdünün» yerine getirilmesinin takip edilmemesi şeklinde oluşan zararlandırıcı işlem tarihlerinden itibaren beş yıllık «zamanaşımı» süresinin işleyecek olmasına göre her bir zararlandırıcı işlem tarihinden itibaren «zamanaşımı defilerinin» incelenip değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; yönetim ve denetim kurulu üyelerinin «gerçekleşen zararlar» nedeniyle sorumlu oldukları, zararın gerçekleşmiş sayılması için paranın gönderildiği şirkete başvurulması ve ona karşı tüm yasal yolların tüketilmiş olmasının ger …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/924 E. 2019/317 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, «temlik» alan TMSF vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7996 E. 2013/22423 K.
Ortak:şirket zararı · zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıllık
İncelediğiniz karardaA.Ş'nin İktisat Bankasından kullanmış olduğu kredinin grup şirketlerine «teminatsız» olarak aktarılıp geri dönüşünün olmaması nedeniyle oluşan «şirket zararı» nedeni ile davalı «yönetim kurulu» üyelerine karşı eski yöneticilerin selefleri olması nedeniyle 6762 Sayılı TTK’nın 337. maddesine dayalı olarak açılan sorumluluk davasıdır.
… şeklinde oluşan zararlandırıcı işlemin 26.09.2000 yılında yapıldığı, dava tarihi olan 24.10.2008 tarihi dikkate alındığında 2002 yılından önce görev yapan dava dışı «yönetim kurulu» üyeleri açısından TTK’nın 309. maddesinde öngörülen 5 yıllık «zamanaşımı» sürelerinin dolduğu, bu «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarına» gidilmesinin mümkün bulunmadığı, devam eden zarar verici bir eylem söz konusu olmadığından fiilin gerçekleştiği tarih yani kredilerin tahsis edildiği tarihin esas …
Bu suretle; 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın TTK’nın 309. maddesinde düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi oldu …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309/«son» maddesinde, mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkının, zararın ve mesul olan kimsenin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin gerçekleşme tarihinden itibaren 5 yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrayacağının belirlendiği, somut olayda; dava konusu taşınmazın satışının 09.04.2007 tarihinde gerçekleştirildiği, varsa davacı zararının, tapuda satışın gerçekle …
2- Ancak davacı, şirkete ait taşınmazın «şirket müdürü» davalı ... tarafından davalı ...'a «muvazaalı» olarak devredildiğini, bu sebeple «şirketin zarara» uğradığını iddia edip her iki davalıya da «husumet» yönelterek tazminat talep etmiştir.
Mahkemece 6762 sayılı TTK'nın 309/«son» maddesi uyarınca «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, anılan madde şirket yöneticileri hakkında açılan sorumluluk davalarında uygulanacak zamanaşımı süresini düzenlemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvazaa · şirket müdürü · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda2- Ancak davacı, şirkete ait taşınmazın «şirket müdürü» davalı ... tarafından davalı ...'a «muvazaalı» olarak devredildiğini, bu sebeple «şirketin zarara» uğradığını iddia edip her iki davalıya da «husumet» yönelterek tazminat talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309/«son» maddesinde, mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkının, zararın ve mesul olan kimsenin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin gerçekleşme tarihinden itibaren 5 yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrayacağının belirlendiği, somut olayda; dava konusu taşınmazın satışının 09.04.2007 tarihinde gerçekleştirildiği, varsa davacı zararının, tapuda satışın gerçekle …
Mahkemece 6762 sayılı TTK'nın 309/«son» maddesi uyarınca «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, anılan madde şirket yöneticileri hakkında açılan sorumluluk davalarında uygulanacak zamanaşımı süresini düzenlemektedir.
Bu nedenle 6762 sayılı TTK'nın 309/«son» maddesinin, şirket yöneticisi olmayan tapudaki işlemde taraf olarak bulunup, taşınmazı devralan davalı ... hakkında da uygulanması mümkün değildir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3915 E. 2011/2496 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı · zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıllık
İncelediğiniz kararda… şeklinde oluşan zararlandırıcı işlemin 26.09.2000 yılında yapıldığı, dava tarihi olan 24.10.2008 tarihi dikkate alındığında 2002 yılından önce görev yapan dava dışı «yönetim kurulu» üyeleri açısından TTK’nın 309. maddesinde öngörülen 5 yıllık «zamanaşımı» sürelerinin dolduğu, bu «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarına» gidilmesinin mümkün bulunmadığı, devam eden zarar verici bir eylem söz konusu olmadığından fiilin gerçekleştiği tarih yani kredilerin tahsis edildiği tarihin esas …
A.Ş'nin 01/01/2000-25/05/2004 tarihleri arasında «yönetim kurulu üyeliğini» yaptıkları, davalıların göreve getirilmeden önce ...
Yayıncılığın İktisat Bankasından kullandığı kredinin herhangi bir «teminat» alınmaksızın grup şirketlerinden ......AŞ'ye aktarıldığı, bu şekilde aktarılan 536.740 USD tutarındaki kredinin davacı şirkete geri dönüşünün yapılmadığı, bu yolla ... şirketinin 536.740 USD zarara uğratıldığı, zaman aşımı nedeniyle zarara asıl sebebiyet veren «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» gidemeyen davacının mülga 6762 Sayılı TTK'nın 337. maddesine istinaden selef konumundaki yeni yönetim kurulu üyelerinden zararın giderimini talep ettiği, davalılar her ne kadar kredinin kullandırıldığı tarihte yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmamış olsalar da kendi dönemlerine devreden şirket alacağının tahsili ile ilgili herhangi bir işlem yapmamış olmaları nedeniyle TTK'nın 337. maddesi gereğince kusurlu oldukları, TTK'nın 359. maddesine göre kusursuz olduklarını ispat edemedikleri gerekçesiyle; davanın «ıslah» edilmiş hali ile kabulüne, 536.740 USD'nin 26/05/2004 tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müşter …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalıların «yönetim kurulu» başkanı ve üyesi oldukları İsbaş A.Ş ile dava dışı şirketlerle imzalanan «sözleşmeleri fesh» etmek suretiyle İsbaş A.Ş. nin tazminat ödemesine neden olduklarının mahkeme kararları ile ve icra dosyaları ile belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1- Dava, dava dışı Isbaş A.Ş.nin hakim ortağı olan davacının eski «yönetim kurulu» başkan ve üyesi olan davalılardan TTK.nun 309 ncu maddesine dayalı dolayısıyla görmüş olduğu zararının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, TTK' nun 1460 ncı maddesi gereğince dava basit muhakeme usulüne tabi olup, davalılar ilk celseden evvel «zamanaşımı def»'i nde bulunduklarından davalıların zamanaşımı def'i süresinde olup, mahkemece, zamanaşımı def'i 3.4.2008 tarihli oturumda gerekçesiz bir şekilde reddedilmiş ise de …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ceza zamanaşımı · sözleşmenin feshi · zamanaşımı def'i · fesih · def'i
Benzer bu karardaOysa, TTK' nun 1460 ncı maddesi gereğince dava basit muhakeme usulüne tabi olup, davalılar ilk celseden evvel «zamanaşımı def»'i nde bulunduklarından davalıların zamanaşımı def'i süresinde olup, mahkemece, zamanaşımı def'i 3.4.2008 tarihli oturumda gerekçesiz bir şekilde reddedilmiş ise de …
Davacı tarafça davaya dayanak yapılan ve davalılar tarafından dava dışı şirketlerle yapılan sözleşmelerin «fesih» tarihinin 10.6.1999 tarihi olması, işbu davanın 15.10.2007 tarihinde açılması ve anılan madde de öngörülen «ceza zamanaşımı» süresinin varlığının da iddia edilmemesi karşısında davalılar yönünden fesih tarihi ile dava tarihi arasındaki beş yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın z …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalıların «yönetim kurulu» başkanı ve üyesi oldukları İsbaş A.Ş ile dava dışı şirketlerle imzalanan «sözleşmeleri fesh» etmek suretiyle İsbaş A.Ş. nin tazminat ödemesine neden olduklarının mahkeme kararları ile ve icra dosyaları ile belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10047 E. 2018/3141 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıllık
İncelediğiniz kararda… şeklinde oluşan zararlandırıcı işlemin 26.09.2000 yılında yapıldığı, dava tarihi olan 24.10.2008 tarihi dikkate alındığında 2002 yılından önce görev yapan dava dışı «yönetim kurulu» üyeleri açısından TTK’nın 309. maddesinde öngörülen 5 yıllık «zamanaşımı» sürelerinin dolduğu, bu «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarına» gidilmesinin mümkün bulunmadığı, devam eden zarar verici bir eylem söz konusu olmadığından fiilin gerçekleştiği tarih yani kredilerin tahsis edildiği tarihin esas …
Bu suretle; 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın TTK’nın 309. maddesinde düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi oldu …
Benzer bu kararda1-Dava, şirket yöneticisinin şirkete verdiği iddia olunan «dolaylı zararın» tazmini istemiyle açılan sorumluluk ve «alacak davası» olup mahkemece davalının «zamanaşımı» itirazı hukuk zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de; ...' nın 309. maddesinin «son» fıkrası uyarınca, mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı …
Somut olayda zararın vukuu tarihinden itibaren beş yıl ve mesul olan kimsenin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl geçmiş ise de davalının eylemi, 5237 sayılı TCK' nın «257». maddesine göre hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçu olduğundan aynı Yasa'nın 66. maddesine göre dava «zamanaşımı» 8 yıldır.
Dolayısıyla suç tarihinden itibaren «ceza zamanaşımı» süresi dolmamış olup mahkemenin hukuk zamanaşımının dolmadığı gerekçesi doğru değil ise de yukarıda açıklanan gerekçeyle zamanaşımının reddi sonucu itibariyle doğrudur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dolaylı zarar · ceza zamanaşımı · i̇i̇k 257 · gerçek zarar · alacak davası · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda1-Dava, şirket yöneticisinin şirkete verdiği iddia olunan «dolaylı zararın» tazmini istemiyle açılan sorumluluk ve «alacak davası» olup mahkemece davalının «zamanaşımı» itirazı hukuk zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de; ...' nın 309. maddesinin «son» fıkrası uyarınca, mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı …
Ancak, dava «dolaylı zarar» iddiasıyla açılmış olup, davacı uğradığı «gerçek zararın» saptanarak dolaylı zarar miktarı kadar şirkete verilmesini isteyebilir.
TL’yi yöneticisi olduğu şirkete intikal ettirmeyerek hem davacı alacaklının «dolaylı zarara» uğramasına neden olduğu, hem de anılan tutar kadar yöneticisi bulunduğu şirkete borcu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda zararın vukuu tarihinden itibaren beş yıl ve mesul olan kimsenin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl geçmiş ise de davalının eylemi, 5237 sayılı TCK' nın «257». maddesine göre hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçu olduğundan aynı Yasa'nın 66. maddesine göre dava «zamanaşımı» 8 yıldır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15493 E. , 2016/9413 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/04/2015 tarih ve 2014/792-2015/352 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.12.2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı temlik alan TMSF vekili Av. ..., davalılardan ... vekili Av. ..., davalılardan ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... Yayıncılık Yapımcılık ve Reklamcılık San. ve Tic. AŞ'nin 25/05/2004 tarihli fon kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin TMSF'ye devredildiğini, devir tarihinden sonra yönetim ve denetim kuruluna atamalar yapıldığını, denetim kurulu üyeleri tarafından hazırlanan 31/10/2006 tarihli denetim kurulu raporunda şirketin 01/01/2000-25/05/2004 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan ... ve 2000-2001-2002 yılları ile 29/01/2003 tarihlerine kadar denetim kurul üyeliği görevi yapan ...'ün şirketin mali zarara uğramasına sebebiyet veren faaliyetlerde bulunduklarının tespit edildiğini, İktisat Bankasından kullanılarak grup şirketi olan ...
İletişim Sistemleri AŞ'ye ticari teammüllere aykırı şekilde ve herhangi bir teminat alınmaksızın aktarılan ve tahsil kabiliyeti olmayan 536,740 USD tutarındaki krediden doğan zarardan şirket yönetim kurulunda görev yapan ve seleflerinin yolsuz muamelelerini denetleme görevini yerine getirmeyen davalı yönetim kurulu üyelerinin şirket zararından sorumlu olduklarını, denetim kurulu raporunda yönetim ve denetim görevlerini yapmamaları nedeniyle ibra edilmemeleri ve haklarında sorumluluk davası açılması gerektiği yönünde tespitte bulunulduğunu, bu şekilde 31/10/2006 tarihli denetim kurulu raporu ile davalı yönetim kurulu üyelerinin TTK'nın 337. maddesinde tarif edilen sorumluluklarının ihlal ettiklerinin tespit edildiğini ileri sürerek;
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.864 USD şirket zararının, zararın meydana geldiği tarihten itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 536.740 USD'ye yükseltmiştir.
Davalılar ... ile davalı ... vekilleri, zamanaşımı def’inde bulunmuşlar, müvekkillerinin görev yaptıkları dönemden önce gerçekleşmiş ve iştirak etmedikleri karar ve işlemler nedeniyle sorumlu tutulamayacaklarını, dava konusu yapılan işlemlere ilişkin faaliyet yıllarında görev yapan yönetim kurulu üyeleri hakkında da alınıp kesinleşen ibra kararlarının bulunduğunu, bu nedenle müvekkillerinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalıların ... Yayıncılık Yapımcılık ve Reklamcılık San. ve Tic. A.Ş'nin 01/01/2000-25/05/2004 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliğini yaptıkları, davalıların göreve getirilmeden önce ... Yayıncılığın İktisat Bankasından kullandığı kredinin herhangi bir teminat alınmaksızın grup şirketlerinden ......AŞ'ye aktarıldığı, bu şekilde aktarılan 536.740 USD tutarındaki kredinin davacı şirkete geri dönüşünün yapılmadığı, bu yolla ... şirketinin 536.740 USD zarara uğratıldığı, zaman aşımı nedeniyle zarara asıl sebebiyet veren yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidemeyen davacının mülga 6762 Sayılı TTK'nın 337. maddesine istinaden selef konumundaki yeni yönetim kurulu üyelerinden zararın giderimini talep ettiği, davalılar her ne kadar kredinin kullandırıldığı tarihte yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmamış olsalar da kendi dönemlerine devreden şirket alacağının tahsili ile ilgili herhangi bir işlem yapmamış olmaları nedeniyle TTK'nın 337.
maddesi gereğince kusurlu oldukları, TTK'nın 359. maddesine göre kusursuz olduklarını ispat edemedikleri gerekçesiyle; davanın ıslah edilmiş hali ile kabulüne, 536.740 USD'nin 26/05/2004 tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı ... vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ... Yayıncılık Yapımcılık ve Reklamcılık San. ve Tic. A.Ş'nin İktisat Bankasından kullanmış olduğu kredinin grup şirketlerine teminatsız olarak aktarılıp geri dönüşünün olmaması nedeniyle oluşan şirket zararı nedeni ile davalı yönetim kurulu üyelerine karşı eski yöneticilerin selefleri olması nedeniyle 6762 Sayılı TTK’nın 337. maddesine dayalı olarak açılan sorumluluk davasıdır.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 309. maddesi uyarınca “Mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle müruruzamana uğrar. Şu kadar ki; bu fiil cezayı müstelzim olup Ceza Kanununa göre müddeti daha uzun müruruzamana tabi bulunuyorsa tazminat davasına da o müruruzaman tatbik olunur.” Sorumluluk doğurduğu iddia olunan dava dışı İktisat Bankasından alınarak dava dışı ..... A.Ş. ye kredi kullandırılması şeklinde oluşan zararlandırıcı işlemin 26.09.2000 yılında yapıldığı, dava tarihi olan 24.10.2008 tarihi dikkate alındığında 2002 yılından önce görev yapan dava dışı yönetim kurulu üyeleri açısından TTK’nın 309.
maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu, bu yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarına gidilmesinin mümkün bulunmadığı, devam eden zarar verici bir eylem söz konusu olmadığından fiilin gerçekleştiği tarih yani kredilerin tahsis edildiği tarihin esas alınması gerektiği, önceki yönetim kurulu üyeleri açısından TTK’nın 309. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan TTK’nın 337. maddesine istinaden sorumlu tutulmak istenen davalılar açısından da zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu suretle; 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın TTK’nın 309. maddesinde düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu sürenin zararın öğrenildiği tarihten itibaren başlaması gerektiği, davacı yan açısından zararın öğrenildiği tarih denetim kurulu raporunun düzenlendiği 31.10.2006 tarihi olduğundan bu tarihten dava tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresinin henüz geçmediği gerekçesiyle davalıların zamanaşımı itirazı yerinde görülmeyerek davanın esastan incelenmesine geçilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı ... ve ... yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/330038600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz