6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yönetim Kurulu Kararının İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13581 E. 2016/9314 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imza yetkisi kesin yetki kuralı kesin yetki temsil yetkisi esas sözleşme sermaye piyasası kanunu şirket merkezi mahkemesi yetki itirazı kamu düzeni iptal davası kâr kaybı usulden reddi yetki yönetim kurulu kararı temsil kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 14 · SPK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı talebinin doğrudan şirket iş ve işlemlerine ilişkin olması ve şirket temsilcilerinin temsil yetkilerine ilişkin bulunması dikkate alındığında TTK'nın bu yönde yetkiye ilişkin düzenlemeleri ve SPK'nın 93. maddesindeki yetkiye ilişkin hükümler birlikte değerlendirildiğinde yetkili mahkemenin şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve süresi içerisinde talep halinde dosyanın yetkili Kahramanmaraş Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, iddianın ileri sürülüş biçimine göre, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun (SPK) 93/1.c. maddesi uyarınca, yönetim kurulu başkan ve üyesinin imza yetkilerinin kaldırılması istemine ilişkindir. Bu hususa ilişkin açılacak davalarda, yetkili mahkemenin hangi yer mahkemesi olacağı konusunda SPK'da bir düzenleme bulunmamaktadır. Her ne kadar mahkemece SPK'nın 93. maddesi dikkate alınarak ortaklık merkezinin bulunduğu yer mahkemesi işbu davada yetkili kabul edilmiş ise de, 93. madde yönetim kurulu kararları aleyhine açılacak iptal davalarında yetkili mahkemeye ilişkin düzenleme içermektedir. Somut olayda ise, davacı Kurul, SPK'ya tabi ihraçcıların, kanuna, sermaye piyasası mevzuatına, esas sözleşme ve fon iç tüzüğü hükümlerine veya işletme maksat ve mevzuuna aykırı görülen durum ve işlemleri sebebiyle sermayenin veya mal varlığının azalmasına veya kaybına yol açtığını ileri sürerek, bu işlemlerde sorumluluğu bulunanların imza yetkilerinin kaldırılmasını talep etmekte olup, yönetim kurulu kararlarına karşı açılmış bir iptal davası söz konusu olmadığından SPK'nın 93. maddesindeki yetki kuralı kıyasen işbu davada uygulanamayacaktır. Yine davanın tarafları da gözetildiğinde, özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle ilgili davalarda kesin yetki kuralı getiren 6100 sayılı HMK'nın 14/2. maddesinin de uygulanması mümkün olmayacaktır.

Bu durumda, somut uyuşmazlık bakımından, mahkemece, kamu düzenine ilişkin kesin bir yetki kuralı bulunmadığı ve davalılarca usulüne uygun şekilde ileri sürülmüş bir yetki itirazının da olmadığı gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle yetki yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8647 E. 2013/22993 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/13581 E.  ,  2016/9314 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/05/2015 tarih ve 2014/195-2015/449 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; ... A.Ş'nin 2013 ve 2014 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde 6362 sayılı SPK'nın 92/1.c bendi uyarınca, şirketi zarara uğratıcı işlemlerde sorumluluğu bulunan ... ve... 'in imza yetkilerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen duruşmalara katılmamışlar ve cevap da vermemişlerdir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı talebinin doğrudan şirket iş ve işlemlerine ilişkin olması ve şirket temsilcilerinin temsil yetkilerine ilişkin bulunması dikkate alındığında TTK'nın bu yönde yetkiye ilişkin düzenlemeleri ve SPK'nın 93. maddesindeki yetkiye ilişkin hükümler birlikte değerlendirildiğinde yetkili mahkemenin şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve süresi içerisinde talep halinde dosyanın yetkili Kahramanmaraş Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, iddianın ileri sürülüş biçimine göre, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun (SPK) 93/1.c. maddesi uyarınca, yönetim kurulu başkan ve üyesinin imza yetkilerinin kaldırılması istemine ilişkindir. Bu hususa ilişkin açılacak davalarda, yetkili mahkemenin hangi yer mahkemesi olacağı konusunda SPK'da bir düzenleme bulunmamaktadır. Her ne kadar mahkemece SPK'nın 93. maddesi dikkate alınarak ortaklık merkezinin bulunduğu yer mahkemesi işbu davada yetkili kabul edilmiş ise de, 93. madde yönetim kurulu kararları aleyhine açılacak iptal davalarında yetkili mahkemeye ilişkin düzenleme içermektedir. Somut olayda ise, davacı Kurul, SPK'ya tabi ihraçcıların, kanuna, sermaye piyasası mevzuatına, esas sözleşme ve fon iç tüzüğü hükümlerine veya işletme maksat ve mevzuuna aykırı görülen durum ve işlemleri sebebiyle sermayenin veya mal varlığının azalmasına veya kaybına yol açtığını ileri sürerek, bu işlemlerde sorumluluğu bulunanların imza yetkilerinin kaldırılmasını talep etmekte olup, yönetim kurulu kararlarına karşı açılmış bir iptal davası söz konusu olmadığından SPK'nın 93.

maddesindeki yetki kuralı kıyasen işbu davada uygulanamayacaktır. Yine davanın tarafları da gözetildiğinde, özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle ilgili davalarda kesin yetki kuralı getiren 6100 sayılı HMK'nın 14/2. maddesinin de uygulanması mümkün olmayacaktır.

Bu durumda, somut uyuşmazlık bakımından, mahkemece, kamu düzenine ilişkin kesin bir yetki kuralı bulunmadığı ve davalılarca usulüne uygun şekilde ileri sürülmüş bir yetki itirazının da olmadığı gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle yetki yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 05.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/329676700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.