Marka Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14728 E. 2017/2225 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yapılmamış sayılma↗ infaz↗ ortalama tüketici↗ dahili dava↗ ibraz↗ iltibas↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her iki marka tescil başvurusundaki işaretlerin ... esas ve ayırt edici unsurlu oldukları, görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer oldukları, ... ...'nin ... ibareli, 14, 18, 24 ve 25.sınıf emtiaları içeren markaların sahibi olduğu, bu unvanla giyim ürünleri ve aksesuarları ürünlerinin üretim ve satışıyla ilgili olarak İngiltere merkezli olarak uzun zamandan bu yana ticari faaliyette bulunduğu, Türkiye'de ise markalarını kullanmadığı, bu sebeple markalarının kullanmama sebebiyle hükümsüz kılındığı, ancak bu kararların asıl ve birleşen davaların açılmasından sonra 01.12.2014 tarihinde infaz edildiği,... kararlarının ve buna bağlı tescillerin kararların tesis edildiği andaki hukuki durum nazara alınarak hukuka uygun olup olmadığının araştırılmasının gerektiği, davacının markalarını kullanmasa da koruma için gayretinin bulunduğu, 14, 18, 24 ve 25. sınıf emtiaların üretim ve ticaretinde ... tanıtım işaretlerini kullanım önceliğinin halen ... ... isimli şirkette olduğu, ...'nin ise öteden beri elektronik ürünlerin ticaretinde bulunduğu, unvanına ... ibaresinin eklenmesinin davacı marka tescillerinden sonra olduğu, önceki markalarının kapsamında yargılama konusu olan 14, 18, 24 ve 25. sınıf ürünlerin bulunmadığı, "koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar; gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları" ürünlerinin ... ...'nin önceki markalarında da bulunmadığı, esasen ...'nin bu ürünlerin 35/6. sınıf hizmet markası olarak tesciline hakkı bulunduğunun deracattan geçerek kesinleşen yargı kararlarıyla sabit olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, ......'nın 2014/M-4698 sayılı kararının, 35/6.sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuyumculuk eşyaları, (taklitleri dahil) altınlar, mücevherler. Kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kot düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları, (kronometreler, metronomlar ve parçaları, saat kordonları dahil) işlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlıklar dahil). Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşu takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayıştan, dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri (bayraklar, flamalar, mendiller dahil) Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri mallarının bir araya getirilmesi hizmetlerini (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." bakımından davacı itirazlarının reddi yönünden iptaline, aynı ürünler yönünden davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Taraf vekillerinin birleşen dosyaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin birleşen dosyaya yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
../...
2-) Davacı vekilinin asıl davada verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı, "..." ibareli markalarına dayanarak davalı şirketin "..." ibareli 25. sınıf emtiaları kapsayan marka başvurusuna itiraz ettiğini, ......'nca itirazın nihai olarak reddine gerekçe gösterilen davalı şirket adına tescilli markaların kullanmama nedeniyle hükümsüz kılındığını, hükümsüz kılınan bu markalara dayalı hakların son bulduğunu ileri sürerek... kararının iptalini ve davalı adına tescil edilen 2011/75798 başvuru sayılı markanın hükümsüzlüğünü talep etmiş, mahkemece, işaretlerin "..." esas ve ayırt edici unsurlu oldukları, ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer bulundukları kabul edildikten sonra, davalı markalarının hükümsüzlüğüne ilişkin ilamların... kararının verilmesinden sonra infaz edildiği,... kararlarının tesis edildiği andaki hukuki durum nazara alınarak yerinde olup olmadığının araştırılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 556 sayılı KHK'nın 35'inci maddesinde "Enstitünün, itiraz sahibinden yönetmelikte öngörülen sürede yerine getirilmek üzere ek belge, kanıt ve gerekçe isteyebileceği, bu süre içerisinde istenilen ek belge, kanıt ve gerekçelerin sunulmaması halinde itirazın yapılmamış sayılmasına karar verileceği" düzenlenmiştir.
Asıl davada iptali istenen ......'nun 2014-M-5280 sayılı kararında "muteriz tarafından başvuru sahibi adına olan 150433, 156743, 178890 sayılı markaların kullanılmama nedeniyle hükümsüzlüğüne ilişkin mahkeme kararlarının itiraz ekinde sunulduğu, ancak bu kararların kesinleştiğine ilişkin bir belgenin ibraz edilmediği, 148410 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ilişkin bir kararın sunulmadığı, bu markaların kapsamında bulunan mallar ile aynı veya aynı tür malların başvuru kapsamında da yer aldığı" gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Muterizin, başvuru sahibinin anılan markalarının kullanılmama nedeniyle hükümsüz kılındığı ve buna ilişkin mahkeme kararları bulunduğuna dair itirazlarına rağmen Enstitüce 556 sayılı KHK'nın 35'inci maddesi uyarınca itiraz edenden ek belge, kanıt ve gerekçelerin sunulması istenmeksizin verilen karar yerinde olmayıp iptali gerekir.
Davacı, ayrıca "..." ibareli markalarının tanınmışlığına dayanarak 556 sayılı KHK'nın 8/4 üncü maddesi uyarınca davalı adına başvurusu yapılan markanın hükümsüzlüğünü istemiştir. Bu itibarla mahkemece, dava konusu... kararının iptali ile 556 sayılı KHK'nın 8/4'üncü maddesi uyarınca değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın asıl davanın davacısı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2207 E. 2023/4178 K.
Ortak:yapılmamış sayılma · infaz · ortalama tüketici · dahili dava · ibraz · iltibas
İncelediğiniz kararda… a, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her iki marka tescil başvurusundaki işaretlerin ... esas ve ayırt edici unsurlu oldukları, görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürebilecek derecede benzer oldukları, ... ...'nin ... ibareli, 14, 18, 24 ve 25.sınıf emtiaları içeren markaların sahibi olduğu, bu unvanla giyim ürünleri ve aksesuarları ürünlerinin üretim ve satışıyla ilgili olarak İngiltere merkezli olarak uzun zamandan bu yana ticari faaliyette bulunduğu, Türkiye'de ise markalarını kullanmadığı, bu sebeple markalarının kullanmama sebebiyle hükümsüz kılındığı, ancak bu kararların asıl ve birleşen davaların açılmasından sonra 01.12.2014 tarihinde «infaz» edildiği,... kararlarının ve buna bağlı tescillerin kararların tesis edildiği andaki hukuki durum nazara alınarak hukuka uygun olup olmadığının araştırılmasının gerektiği, davacının markalarını kullanmasa da koruma için gayretinin bulunduğu, 14, 18, 24 ve 25. sınıf emtiaların üretim ve ticaretinde ... tanıtım işaretlerini kullanım önceliğinin halen ... ... isimli şirkette olduğu, ...'nin ise öteden beri elektronik ürünlerin ticaretinde bulunduğu, unvanına ... ibaresinin eklenmesinin davacı marka tescillerinden sonra olduğu, önceki markalarının kapsamında yargılama konusu olan 14, 18, 24 ve 25. sınıf ürünlerin bulunmadığı, "koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar; gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları" ürünlerinin ... ...'nin önceki markalarında da bulunmadığı, esasen ...'nin bu ürünlerin 35/6. sınıf hizmet markası olarak tesciline hakkı bulunduğunun deracattan geçerek kesinleşen yargı kararlarıyla sabit olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, ......'nın 2014/M-4698 sayılı kararının, 35/6.sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuyumculuk eşyaları, (taklitleri «dahil») altınlar, mücevherler.
… i olarak reddine gerekçe gösterilen davalı şirket adına tescilli markaların kullanmama nedeniyle hükümsüz kılındığını, hükümsüz kılınan bu markalara dayalı hakların «son» bulduğunu ileri sürerek... kararının iptalini ve davalı adına tescil edilen 2011/75798 başvuru sayılı markanın hükümsüzlüğünü talep etmiş, mahkemece, işaretlerin "..." esas ve ayırt edici unsurlu oldukları, «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürebilecek derecede benzer bulundukları kabul edildikten sonra, davalı markalarının hükümsüzlüğüne ilişkin ilamların... kararının verilmesinden sonra «infaz» edildiği,... kararlarının tesis edildiği andaki hukuki durum nazara alınarak yerinde olup olmadığının araştırılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar ve …
Saatler ve zaman ölçme cihazları, (kronometreler, metronomlar ve parçaları, saat kordonları «dahil») işlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler.
Benzer bu kararda… Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama konusu her iki marka tescil başvurusundaki işaretlerin görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürebilecek derecede benzer şekilde “NEXT” esas ve ayırt edici unsurlu oldukları, davalı ...’nin NEXT ibareli 14, 18, 24 ve 25. sınıf emtiaları içeren, 148410, 1 …
2015 tarihinde «infaz» edildiği, YİDK kararlarının ve buna bağlı tescillerin kararların tesis edildiği andaki hukuki durum nazara alınarak hukuka uygun olup olmadığının araştırılmasının gerektiği, TPMK’nın idari süreçte itiraza mesnet markaların kullanılıp kullanılmadığını araştırmak «yetkisinin» olmadığı, YİDK kararının 10 .04.2014 tarihinde verildiği, söz konusu markalar için verilerin 01.12.2014, 148410 sayılı marka için 29.01.2015 tarihinde girildiği, davacının sadece 156743, 178890, 145433 sayılı markalarla ilgili hükümsüzlük kararlarını sunduğu, 148410 sayılı marka için hükümsüzlük ile ilgili kararın da YİDK kararından önce kuruma sunulmadığı, dolayısıyla sadece 148410 sayılı marka yalnız başına değerlendirilse bile YİDK kararının yerinde olduğu, davacının başvuruya konu 25 inci sınıf mal ve hizmetlerle ilgili tescilli bir markasının da bulunmadığı, bu sebeple davalı ...'nin markalarının işbu davada nazara alınmasının gerektiği, bir markanın kullanılmama sebebiyle hükümsüz kılınacağı endişesiyle gerçekte kullanılmayan markanın tekrar tescili için başvuruda bulunmanın kötü niyetli bir yaklaşım olduğu, ancak bunun iş bu dava için söylenemeyeceği, zira davacının markalarını kullanamasa da koruma için gayret gösterdiği, bunun kullanım niyetine delalet ettiği, başka bazı firmalara karşı markasına «iltibaslı» işaretlerin tescilinin önlenmesi için davalar da açtığı, bu markaları tescilli iken 06.10.2011/79154, 26.09.2011/75798, 23.02.2012/17553 sayılı marka tescil başvurularını yaptığı, bunların her birinin tescille sonuçlandığı, dosya kapsamına göre 14, 18, 24 ve 25.inci sınıf emtiaların üretim ve ticaretinde NEXT tanıtım işaretlerini kullanım önceliğinin halen davalı ...’de olduğu, davacının ise öteden beri elektronik ürünlerin ticaretini yaptığı, unvanına NEXT ibaresinin davacı marka tescillerinden sonra eklediği, önceki markalarının kapsamında yargılama konusu olan 14, 18, 24 ve 25 inci sınıf ürünlerin bulunmadığı, 2011/64263 sayılı NEXT ibareli 25 inci sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunun nihai olarak YİDK'nın 2013/M-7135 sayılı kararı ile reddedildiği, bu karara karşı yargı yoluna da gidilmediği, bu ürünler yönünden üretim ve satışta NEXT ibaresini tanıtım işareti olarak kullanım önceliğinin davalıda olduğu, öteden beri farklı bir şirket adına tescilli olduğunu bildiği halde onun iştigal sahasına yönelik marka tesciline girişilmesinin iyi niyetli bir davranış olarak görülemeyeceği, davacının en fazla elektrik/ elektronik sektöründe sektörel bir tanınmışlığının olduğu varsayılsa bile, davaya konu hükümsüzlüğü istenen markanın tescile konu emtialarının 25 inci sınıf emtialara ilişkin olduğu, davalının ise 25 inci sınıf emtialarda sektörde tanındığı, ayrıca davacının, tescili talep edilen markanın önceki tarihli markanın tanınmışlığından haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği, veya tescili için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğine ilişkin koşulların gerçekleşmesinin gerektiği, aksine davalı markasının daha önceye dayalı tescilli markalarının olduğu dolayısıyla davacının tanınmışlığından bahisle davalı başvurusunun hükümsüzlüğünü ve YİDK kararının iptalini talep edemeyeceği gerekçesiyle bozma ilamına direnilmesine, asıl davanın reddine, birleşen dava kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece 10.09.2015 tarihli ve 2014/233 E., 2015/280 K. sayılı kararıyla; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'nın 2014/M-4698 sayılı kararının, 35/6.sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuyumculuk eşyaları, (taklitleri «dahil») altınlar, mücevherler.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · direnme kararı · cy/cy şerhi · iptal davası · uyuşmazlık konusu · kötü niyet · bilirkişi incelemesi · ayırt edicilik
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kısa kararın usulüne uygun düzenlenmediğini, «bilirkişi incelemesi» yapılmadan ittihaz edilen kararın usul ve Kanuna aykırılık taşıdığını, yargılama safahatında belirtilen dört adet davalı markasının hükümsüz kılındığını, kararların kesinleştiğini, davalı TPMK’nın 556 sayılı KHK’nın 35 inci maddesi gereği kesinleşme «şerhlerinin» sunulması için süre vermesi gerektiğini, hükümsüzlük davalarının başvurudan önce açıldığını, TPMK’nın davaların sonucunu beklemeden karar veremeyeceğini, kesinleşme şerhlerinin YİDK kararından sonra olmasının davayı etkilemeyeceğini, hükümsüzlüğün geçmişe etkili sonuç doğuracağını, Next esas unsurlu markalar açısından işarete «ayırt edicilik» kazandıran müvekkilinin önceliğinin bulunduğunu, dava konusu başvurunun «kötü niyet» taşıdığını, yedekleme ve müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar amaçlandığını, tanınmışlığa yönelik delillerinin incelenmediğini, müvekkilinin üç …
… h itibariyle kazanılmış hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 17.04.2018 tarih, 2016/7124 E., 2018/2831 K. sayılı kararı ile «uyuşmazlık konusu» markaya itiraz aşamasında «müktesep hak» oluşturduğu ileri sürülen 148410 sayılı marka hakkında 556 sayılı KHK'ya dayalı olarak açılan «iptal davası» neticesinde anılan markanın hükümsüzlüğüne dair karar bulunduğunun ileri sürüldüğü, 148410 sayılı markanın başvuran şirket lehine müktesep hak oluşturmayacağının i …
Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen «direnme» kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
… e yapılarak bozmanın gereği eylemli olarak yerine getirilmek suretiyle yeni bir karar verildiği, bu durumda ortada Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenmesi gereken «direnme» kararı değil bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm bulunduğu gerekçesiyle temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar ve …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7549 E. 2023/1774 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14728 E. , 2017/2225 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ . FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/09/2015 tarih ve 2014/233-2015/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili adına tescilli ve tanınmış "..." asıl unsurlu muhtelif markaların bulunduğunu, davalının, müvekkili markaları ile iltibas oluşturacak ve haksız yarar sağlayacak nitelikte 2011/75798 sayılı "..." ibareli marka için 25. sınıfta tescil başvurusu yaptığını, başvuruya yaptıkları itirazın ...'nca nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek...'nun 2014-M-5280 sayılı kararının iptalini, davalı şirket adına başvurusu yapılan 2011/75798 sayılı markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
../...
Asıl davada, davalı Şirket vekili ve davalı ... vekili ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markaları varken davalı şirketin iltibasa ve müvekkili markalarının tanınmışlığından yarar sağlamasına sebep verecek nitelikle 2011/82480 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, yaptıkları itirazın davalı Kurumun Markalar Dairesi Başkanlığı ve ...'nca kısmen kabul edilmekle birlikte 35. sınıf hizmetler yönünden reddedildiğini ileri sürerek...'nun 2014-M-4698 sayılı kararının iptali ile davalı Şirket adına başvurusu yapılan 2011/82480 sayılı markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada, davalı şirket vekili ve davalı ... vekili ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her iki marka tescil başvurusundaki işaretlerin ... esas ve ayırt edici unsurlu oldukları, görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer oldukları, ... ...'nin ... ibareli, 14, 18, 24 ve 25.sınıf emtiaları içeren markaların sahibi olduğu, bu unvanla giyim ürünleri ve aksesuarları ürünlerinin üretim ve satışıyla ilgili olarak İngiltere merkezli olarak uzun zamandan bu yana ticari faaliyette bulunduğu, Türkiye'de ise markalarını kullanmadığı, bu sebeple markalarının kullanmama sebebiyle hükümsüz kılındığı, ancak bu kararların asıl ve birleşen davaların açılmasından sonra 01.12.2014 tarihinde infaz edildiği,...
kararlarının ve buna bağlı tescillerin kararların tesis edildiği andaki hukuki durum nazara alınarak hukuka uygun olup olmadığının araştırılmasının gerektiği, davacının markalarını kullanmasa da koruma için gayretinin bulunduğu, 14, 18, 24 ve 25. sınıf emtiaların üretim ve ticaretinde ... tanıtım işaretlerini kullanım önceliğinin halen ... ... isimli şirkette olduğu, ...'nin ise öteden beri elektronik ürünlerin ticaretinde bulunduğu, unvanına ... ibaresinin eklenmesinin davacı marka tescillerinden sonra olduğu, önceki markalarının kapsamında yargılama konusu olan 14, 18, 24 ve 25. sınıf ürünlerin bulunmadığı, "koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar; gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları" ürünlerinin ...
...'nin önceki markalarında da bulunmadığı, esasen ...'nin bu ürünlerin 35/6. sınıf hizmet markası olarak tesciline hakkı bulunduğunun deracattan geçerek kesinleşen yargı kararlarıyla sabit olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, ......'nın 2014/M-4698 sayılı kararının, 35/6.sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuyumculuk eşyaları, (taklitleri dahil) altınlar, mücevherler. Kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kot düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları, (kronometreler, metronomlar ve parçaları, saat kordonları dahil) işlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler.
Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlıklar dahil). Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşu takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayıştan, dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri (bayraklar, flamalar, mendiller dahil) Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri mallarının bir araya getirilmesi hizmetlerini (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." bakımından davacı itirazlarının reddi yönünden iptaline, aynı ürünler yönünden davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Taraf vekillerinin birleşen dosyaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin birleşen dosyaya yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
../...
2-) Davacı vekilinin asıl davada verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı, "..." ibareli markalarına dayanarak davalı şirketin "..." ibareli 25. sınıf emtiaları kapsayan marka başvurusuna itiraz ettiğini, ......'nca itirazın nihai olarak reddine gerekçe gösterilen davalı şirket adına tescilli markaların kullanmama nedeniyle hükümsüz kılındığını, hükümsüz kılınan bu markalara dayalı hakların son bulduğunu ileri sürerek... kararının iptalini ve davalı adına tescil edilen 2011/75798 başvuru sayılı markanın hükümsüzlüğünü talep etmiş, mahkemece, işaretlerin "..." esas ve ayırt edici unsurlu oldukları, ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer bulundukları kabul edildikten sonra, davalı markalarının hükümsüzlüğüne ilişkin ilamların...
kararının verilmesinden sonra infaz edildiği,... kararlarının tesis edildiği andaki hukuki durum nazara alınarak yerinde olup olmadığının araştırılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 556 sayılı KHK'nın 35'inci maddesinde "Enstitünün, itiraz sahibinden yönetmelikte öngörülen sürede yerine getirilmek üzere ek belge, kanıt ve gerekçe isteyebileceği, bu süre içerisinde istenilen ek belge, kanıt ve gerekçelerin sunulmaması halinde itirazın yapılmamış sayılmasına karar verileceği" düzenlenmiştir.
Asıl davada iptali istenen ......'nun 2014-M-5280 sayılı kararında "muteriz tarafından başvuru sahibi adına olan 150433, 156743, 178890 sayılı markaların kullanılmama nedeniyle hükümsüzlüğüne ilişkin mahkeme kararlarının itiraz ekinde sunulduğu, ancak bu kararların kesinleştiğine ilişkin bir belgenin ibraz edilmediği, 148410 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ilişkin bir kararın sunulmadığı, bu markaların kapsamında bulunan mallar ile aynı veya aynı tür malların başvuru kapsamında da yer aldığı" gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Muterizin, başvuru sahibinin anılan markalarının kullanılmama nedeniyle hükümsüz kılındığı ve buna ilişkin mahkeme kararları bulunduğuna dair itirazlarına rağmen Enstitüce 556 sayılı KHK'nın 35'inci maddesi uyarınca itiraz edenden ek belge, kanıt ve gerekçelerin sunulması istenmeksizin verilen karar yerinde olmayıp iptali gerekir.
Davacı, ayrıca "..." ibareli markalarının tanınmışlığına dayanarak 556 sayılı KHK'nın 8/4 üncü maddesi uyarınca davalı adına başvurusu yapılan markanın hükümsüzlüğünü istemiştir. Bu itibarla mahkemece, dava konusu... kararının iptali ile 556 sayılı KHK'nın 8/4'üncü maddesi uyarınca değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın asıl davanın davacısı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin birleşen davaya yönelik bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davanın davacısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden birleşen davada taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 18/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/325751900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz