Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14314 E. 2017/2045 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluktan kurtulma halleri↗ ttk 882↗ sorumluluk sınırlaması↗ sorumluluktan kurtulma↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ hasar↗ avans faizi↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sözlü taşıma sözleşmesinin yapıldığı, davalının, davacıya ait vinci taşıdığı esnada vincin yaya üst geçidine çarpması sonucu hasarın meydana geldiği, davalı taşıyıcının edimini kusurlu yerine getirdiği, vinci tamir ettirmek üzere teslim aldığı, davacının mart, nisan, mayıs, haziran aylarında ikame vinç kiraladığı, davacının bu nedenle 67.653,17 TL tutarında zararının meydana geldiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 47.200 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, 20.453,17 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafından taşınan vincin hasar görmesi üzerine davacı tarafça yerine kiralanan vinç nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 882'nci maddesinde kural olarak taşıyıcının sorumluluğu sınırlandırılmış olup sorumluluk sınırları gösterilmiştir. Aynı Kanunun 886'ncı maddesinde de taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller gösterilmiştir. İşbu davada davacı, taşınan emtiada meydana gelen hasar bedelini değil, hasarlanan vincin yerine kiralanan vinç için ödenen kiralama bedeli kadar zarara uğradığını ileri sürerek uğradığı zararın tazminini talep ettiğine göre mahkemece, 6102 sayılı TTK'nın 882 ve 886'ncı maddeleri çerçevesinde davacının tazminat talep edip edemeyeceği hususunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14798 E. 2012/21188 K.
Ortak:hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sözlü «taşıma sözleşmesinin» yapıldığı, davalının, davacıya ait vinci taşıdığı esnada vincin yaya üst geçidine çarpması sonucu «hasarın» meydana geldiği, davalı «taşıyıcının» edimini kusurlu yerine getirdiği, vinci tamir ettirmek üzere «teslim» aldığı, davacının mart, nisan, mayıs, haziran aylarında ikame vinç kiraladığı, davacının bu nedenle 67.653,17 TL tutarında zararının meydana geldiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 47.200 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, 20.453,17 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilin …
Dava, davalı tarafından taşınan vincin «hasar» görmesi üzerine davacı tarafça yerine kiralanan vinç nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
İşbu davada davacı, taşınan emtiada meydana gelen «hasar» bedelini değil, hasarlanan vincin yerine kiralanan vinç için ödenen kiralama bedeli kadar zarara uğradığını ileri sürerek uğradığı zararın tazminini talep ettiğine …
Benzer bu karardaAyrıca, «kira sözleşmesinin» 10. maddesinde belirtildiği üzere kiracının vinci sağlam olarak kiraya verene «teslim» borcu bulunmakta olup, bu durumda «rizikonun» gerçekleşmesinde davalının «kusuru» varsa davacı ... şirketinin ödediği «hasar» bedelini kendisine «rücu» edebileceğinin ilke olarak kabulü gerekir.
Oysa, taraflar arasındaki «kira sözleşmesinin» 7. maddesinde sigorta «prim» borcundan davalının sorumlu olacağı, ancak herhangi bir «hasar» durumunda kiraya veren Akem Ltd.’nin «riziko» bedelini tahsil edeceği öngörülmüş olup, bu bağlamda ortada davalı yararına tanzim edilmiş bir poliçeden bahsetmek mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:makine kırılması sigortası · rücuan tazminat · sigorta ettiren · kira sözleşmesi · riziko · ek prim · rücu · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, «makine kırılma sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece davacı sigortalısı Akem Ltd. ile davalı arasında tanzim edilen vinç «kira sözleşmesinde» sigorta priminden davalının sorumlu olacağının belirtildiği, davalının fiilen «sigorta ettiren» sıfatında olduğu, davacının kendisinden talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasındaki «kira sözleşmesinin» 7. maddesinde sigorta «prim» borcundan davalının sorumlu olacağı, ancak herhangi bir «hasar» durumunda kiraya veren Akem Ltd.’nin «riziko» bedelini tahsil edeceği öngörülmüş olup, bu bağlamda ortada davalı yararına tanzim edilmiş bir poliçeden bahsetmek mümkün değildir.
Ayrıca, «kira sözleşmesinin» 10. maddesinde belirtildiği üzere kiracının vinci sağlam olarak kiraya verene «teslim» borcu bulunmakta olup, bu durumda «rizikonun» gerçekleşmesinde davalının «kusuru» varsa davacı ... şirketinin ödediği «hasar» bedelini kendisine «rücu» edebileceğinin ilke olarak kabulü gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, poliçenin davacı ile dava dışı AKEM Ltd. arasında tanzim edildiği, kule vincin anılan firmaya ait olup, davalı firmaya kiralandığı, sözleşmenin 8. maddesinde sigorta bedelinden davalının sorumlu olduğunun belirtildiği, davalının fiilen «sigorta ettiren» sıfatında bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14314 E. , 2017/2045 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/10/2015 tarih ve 2014/177-2015/560 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında varılan anlaşma ile müvekkiline ait vincin davalı tarafından taşındığını, taşıma esnasında vincin yaya üst geçidine çarparak hasar gördüğünü, davalının, zararın sigorta şirketleri tarafından karşılanacağını beyan ettiğini, müvekkilinin başka bir firmadan ikame vinç kiraladığını, ikame vinç için düzenlenen faturanın iade edildiğini, hasar gören vincin halen müvekkiline teslim edilmediğini, ikame vinç kiralanması yoluna devam edildiğini ileri sürerek mart ve nisan ayları ikame vinç bedeli için 47.200 TL'nin haksız fiil tarihi olan 23.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, aynı iddialarını tekrar ederek mayıs ve haziran ayları ikame vinç kira bedeli olan 23.880 TL'nin 23.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasara sebep olan üst geçidin yüksekliğinde hata bulunduğunu, müvekkilince dava dışı ... Makine Şirketi ile hasarın giderilmesi hususunda sözleşme imzalandığını, onarımı müteakiben müvekkilinin vincin teslime hazır olduğunu ihtar ettiğini, ancak davacı tarafça vincin teslim alınmadığını, ... Makine tarafından düzenlenen raporda makinenin tamiratının usulüne uygun olarak yapıldığının bildirilmesinden sonra vincin 1983 ve çok eski model olduğunun, bu güne kadar makineye hiç bir emniyet sistemi takılmadığının, bakımlarının yapılmadığının, aksamındaki eksiklikler nedeniyle çalışmasının
ve trafiğe çıkmasının yasaklanması gerektiğinin belirtildiğini, ayrıca raporda davacının komple boya, kaporta saçlarının değişmesi, eski ve sapan halatının vinç halatı ile değiştirilmesi gibi kazaya bağlı olmayan isteklerinin de yerine getirilmesini istediğinin bildirildiğini, ikame kira bedelinin fahiş olduğunu, ikame araçla hasara konu araç arasında ciddi farklar bulunduğunu, ikame araç niteliği taşımadığını, makine kiralama bedeli vergiden düşeceğinden sağlanan bu avantajın da mahsubunun gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sözlü taşıma sözleşmesinin yapıldığı, davalının, davacıya ait vinci taşıdığı esnada vincin yaya üst geçidine çarpması sonucu hasarın meydana geldiği, davalı taşıyıcının edimini kusurlu yerine getirdiği, vinci tamir ettirmek üzere teslim aldığı, davacının mart, nisan, mayıs, haziran aylarında ikame vinç kiraladığı, davacının bu nedenle 67.653,17 TL tutarında zararının meydana geldiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 47.200 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, 20.453,17 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafından taşınan vincin hasar görmesi üzerine davacı tarafça yerine kiralanan vinç nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 882'nci maddesinde kural olarak taşıyıcının sorumluluğu sınırlandırılmış olup sorumluluk sınırları gösterilmiştir. Aynı Kanunun 886'ncı maddesinde de taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller gösterilmiştir. İşbu davada davacı, taşınan emtiada meydana gelen hasar bedelini değil, hasarlanan vincin yerine kiralanan vinç için ödenen kiralama bedeli kadar zarara uğradığını ileri sürerek uğradığı zararın tazminini talep ettiğine göre mahkemece, 6102 sayılı TTK'nın 882 ve 886'ncı maddeleri çerçevesinde davacının tazminat talep edip edemeyeceği hususunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/323974300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz