6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Konteyner demuraj alacağında TTK 1246 zamanaşımı süresinin başlangıcı ve kesilmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1099 E. 2025/1150 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalZamanaşımı

Davacının nitelemesi: Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan (Demuraj) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Konteyner demuraj alacağı taşıma sözleşmesi/konşimento hükümlerinden kaynaklandığından TTK'nın 1246. maddesindeki bir yıllık zamanaşımı süresine tabidir; bu süre, alacağın muaccel olduğu boş konteynerin taşıyana teslim edildiği tarihte işlemeye başlar. İcra takibinin bu süre içinde başlatılması zamanaşımını keser ve TBK 154 uyarınca takipteki son usuli işlem tarihinden itibaren yeniden bir yıllık süre işlemeye başlar; bu yeni sürenin dava öncesi arabuluculuk başvurusundan önce dolması halinde alacak zamanaşımına uğramış olur ve açılan dava reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Zamanaşımı definin cevap dilekçesinde ileri sürülüp sürülmediği → ret

İddia: Davacı vekili, davalının cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmadığını, sadece İİK 67 uyarınca hak düşürücü süre itirazında bulunduğunu, zamanaşımı definin taraflarca ileri sürülmedikçe mahkemece kendiliğinden gözetilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı tarafça süresinde ibraz edilen cevap dilekçesi ile zamanaşımı defi ileri sürülmüştür.

Gerekçe kaynağı: özgün

Konteyner demuraj alacağında zamanaşımı süresinin başlangıcı ve işleyişi (TTK 1246) → ret

İddia: Davacı vekili, müvekkilinin 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde icra takibini başlattığını, davalının itirazının müvekkiline tebliğ edilmediğinden hak düşürücü sürenin başlamadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Konteyner demurajı TTK'da düzenlenmemiş olup uygulamada; kırkambar sözleşmesi veya konşimentoda kararlaştırılan, konteynerin iadesi borcunu kuvvetlendiren, konteynerin iadesinde gecikme durumunda taşıyanın uğrayacağı zararı tazmin etmeye yarayan, öğretide bir kısım yazarlarca götürü tazminat, bir kısmınca cezai şart niteliğinde kabul edilen bir müessesedir. Demuraj alacağının istenebilmesi için öncelikle taraflar arasında bir anlaşmanın bulunması gerekir; taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda hüküm olmadığı takdirde taşıyan kural olarak demuraj talep edemez, sadece genel hükümlere dayanarak ispat koşuluyla gecikmeden kaynaklanan zararını isteyebilir. TTK'nın 1203. maddesi uyarınca, eşyanın teslimini isteyen gönderilen, navlun sözleşmesi/konşimento hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçları (konteynerin iadesi yükümlülüğü dahil) ödemekle yükümlü olur; eşyanın teslimini talep etmesi halinde bu yükümlülüğün muhatabı olur, talep etmezse borç yükümlüsü haline gelmez ve gecikmeden kaynaklanan bedelden sorumlu olmaz. TTK'nın 1207/1 maddesine göre gönderilenin teslim alma hakkını kullanmaması halinde taşıtan (gönderen) navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlü olmaya devam eder. Somut olayda alıcı/gönderilen davalı olup konteynerler davalıya teslim edilmiş, demuraj faturaları davalıya kesilmiştir. TTK'nın 1246. maddesi uyarınca konşimentodan doğan alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar ve bu süre alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Eldeki davada zamanaşımı süresi, alacağın muaccel olduğu boş konteyner teslim tarihi olan 27.08.2020'de işlemeye başlamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra takibinde son işlem tarihinin zamanaşımını yeniden başlatması ve arabuluculuk başvurusunun süresi → ret

Gerekçe: İcra takibi, 27.08.2020 tarihinde başlayan 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde 21.05.2021 tarihinde başlatılmıştır. TBK'nın 154. maddesi uyarınca icra takip tarihi itibariyle yeniden 1 yıllık süre işlemeye başlamıştır. Takip sürecinde alacağın tahsiline yönelik, takibi ileriye götüren her işlem zamanaşımını keser. Somut olayda icra takibinde yapılan son işlem tarihi 03.10.2021 olarak belirlenmiş olup, bu tarihten itibaren yeniden işlemeye başlayan 1 yıllık zamanaşımı süresi, davacının arabuluculuk başvurusu tarihi olan 23.12.2022'den önce, 03.10.2022 tarihi itibariyle dolmuştur. Davalının davacı cari hesabında kayıtlı kısmi ödeme tarihi (28.07.2020) de takip tarihi öncesine denk gelmektedir. Dava 14.04.2023 tarihinde açılmış olup dava konusu alacak zamanaşımına uğramıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, konteyner demurajının TTK'da düzenlenmemiş olmasına karşın konşimentodan/navlun sözleşmesinden doğan bir alacak sayılarak TTK 1246'daki bir yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve bu sürenin boş konteynerin taşıyana teslimi tarihinde başladığını, icra takibindeki son işlem tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığını ortaya koyması nedeniyle zamanaşımı hesaplaması sorunu açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
Konşimentodan veya navlun sözleşmesinden doğan alacaklar (konteyner demuraj alacağı dahil) TTK'nın 1246. maddesi uyarınca bir yılda zamanaşımına uğrar; bu süre alacağın muaccel olmasıyla (demurajda boş konteynerin taşıyana teslimi tarihinde) işlemeye başlar ve icra takibindeki takibi ileriye götüren işlemlerle kesilerek, son işlem tarihinden itibaren TBK 154 uyarınca yeniden işlemeye başlar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konteyner demurajı zamanaşımı TTK 1246 TTK 1203 TTK 1207/1 TBK 154 gönderilen taşıtan muacceliyet zamanaşımının kesilmesi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1246TTK 1203TTK 1207/1 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 154

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1099

KARAR NO 2025/1150

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/04/2024

NUMARASI 2023/181 Esas 2024/202 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 14/04/2023

Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin acentesi olduğu ... tarafından, ... numaralı konişmento tahtında, gönderilenin ... Ticaret Ltd. Şti. olduğu ve Qingdao/Çin limanından Gebze/Türkiye limanına taşınan yüklerin davalı tarafından varış limanından süresinde çekilmemesi sebebiyle doğan demuraj alacakları sebebiyle düzenlenen faturaların ödenmemesi sebebiyle, bakiye bedelin tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra dosyasında tebliğ edilen ödeme emrine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, konşimento tahtında davalının gönderilen sıfatını haiz olduğunu, 4 adet konteynerin 21.06.2020 tarihinde gemiden tahliyesinden sonra konteynerlerin davalı tarafından 27.08.2020 tarihinde çekildiğini, 14 günlük serbest süre geçtikten sonra davalının yükleri çektiği tarihe kadar geçen 54 gün için demuraj alacağı oluştuğunu, demuraj tarifesi uyarınca 17.08.2020 tarihli 81.056,26-TL, 21.08.2020 tarihli 7.449,12-TL ve 27.08.2020 tarihli 11.324,43-TL tutarlı faturaların düzenlendiğini, fatura bedellerinden davalının 54.234,56-TL alacağının mahsubu sonucu kalan 45.595,25-TL demuraj bedelinin takip konusu edildiğini, davalıya gönderilen varış ihbarında demuraj tarifesinin bildirildiğini ve yükler teslim alınmadan önce demuraj hesaplaması hakkında bilgi alması gerektiğinin hatırlatıldığını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davanın itirazın tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, bu nedenle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı şirket tarafından iddia edilenin aksine müvekkili şirkete varış ihbarında demuraj tarifesinin bildirilmediğini, yükler teslim alınmadan önce demruaj hesaplaması hakkında bilgi alınması gerektiğinden bahsedilmediğini, davacı şirket tarafından müvekkiline herhangi bir fatura düzenlenip zamanında teslim edilmediğini belirterek, zamanaşımına uğramış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; göndereni ... Ltd, gönderileni davalı olan konşimento ile 4 adet 20 feet konteyner muhtevası emtianın ... isimli gemi ile Qingdao limanından, Gebze limanına taşındığı, konşimentonun davacı tarafından düzenlendiği, buna göre davacının fiili taşıyan konumunda olduğu, davalının süresi içinde sunulan cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduğu, TTK 1246. maddesinde; "1188. madde hükmü saklı kalmak kaydıyla gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar. Bu süre alacağın muaccel olması ile işlemeye başlar." düzenlemesinin bulunduğu, kural olarak demuraj ücreti alacağının, konteynerın boş olarak teslimi tarihinde muaccel hale gelip zamanaşımının da bu tarihte başladığı, dosyaya sunulan konteyner hareketlerine göre konteynerlerin 27/08/2020 tarihinde boş olarak taşıyana teslim edildiği, takip tarihi 21.05.2021 olup TTK 1246 maddesi hükmüne göre bir yıllık zamanaşımı süresi içinde takibe girişildiği, takip dosyasında son usuli işlem tarihi 06.08.2021 olmakla, bu tarihten itibaren zamanaşımı süresinin tekrar işlemeye başladığı, dava öncesi arabuluculuk başvuru tarihi 23.12.2022, dava tarihi 14.04.2023 olup, davacının arabulucuya zamanaşımı süresinden sonra başvurduğu, dava dilekçesinde fatura tutarından davalının carisinde alacak görünen kısmın mahsup edildiği ve ödenmeyen bakiye alacak kaldığının beyan edildiği, bilirkişi raporunda tespit edilen ödemeler de davaya konu fatura tarihlerinden önceki bir tarihte yapılmış olup, dava konusu alacağa ilişkin olup olmadığının belirli olmadığı, kaldı ki bu tarihlere göre de zamanaşımı süresinin dolduğu, buna göre konteynerin boş teslim tarihi olan 27/08/2020'de başlayan zamanaşımının icra takip tarihinde kesildiği, icra takibinde yapılan son işlem tarihi 06.08.2021'de yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin davacının arabulucuya başvurduğu tarih itibariyle dolmuş olduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; davalının cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmadığını, davalının cevap dilekçesinde sadece İİK 67 maddesine dayalı hak düşürücü süre itirazında bulunduğunu, zamanaşımı definin borçlu tarafça ileri sürülmedikçe mahkemece kendiliğinden göz önüne alınamayacağını, müvekkilince 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde icra takibinin başlatıldığını, davalının itirazı müvekkiline tebliğ edilmediğinden 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, konteyner bekleme (demuraj) ücreti faturalarına dayalı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Konteyner demurajı TTK'da düzenlenmemiş olup uygulamada; kırkambar sözleşmesi veya konşimentoda kararlaştırılan, konteynerin iadesi borcunu kuvvetlendiren, bununla birlikte konteynerin iadesinde gecikme durumunda taşıyanın uğrayacağı zararı tazmin etmeye yarayan, öğretide hukuki niteliği bir kısım yazarlar tarafından götürü tazminat, bir kısmı tarafından ise cezai şart niteliğinde kabul edilen bir müessesedir. Konteyner demurajından kaynaklı alacağın istenebilmesi için, öncelikle taraflar arasında bir anlaşmanın bulunması gerekir. Taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda bu yolda bir hüküm olmadığı takdirde taşıyan kural olarak demuraj talep edemez.

Sadece genel hükümlere dayanarak ispat koşuluyla gecikmeden kaynaklanan zararını isteyebilir. Ancak TTK'nın 1203. maddesinde "Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." hükmüne yer verilmiştir. Maddede bahsi geçen "navlun sözleşmesi, konşimento ya da diğer denizde eşya taşıma senedi hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçlar" ifadesinin kapsamına konteynerin iadesi yükümlülüğü de dahildir.

Bu hükme göre gönderilen, eşyanın teslimini talep etmesi halinde anılan yükümlülüğün muhatabı olur. Şayet etmezse, TTK'nın 1203. maddesi kapsamında borç yükümlüsü haline gelmez (Sami Aksoy, Deniz Ticareti Hukukunda Konteynerin Taşıyana İadesi ve Konteyner Demurajı, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, Sayı:1, Mart 2017, s.146). Bu durumda gönderilen konteyner gecikmesinden kaynaklanan bedelden sorumlu olmaz. TTK'nın 1207/1 maddesi hükmüne göre ise; gönderilenin eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmaması halinde, taşıtan, navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür. Taşıma sözleşmesinin tarafı olmayan gönderilenin yükü teslim almaması, taşıyanın alacaklarını gönderilenden talep etmesinin hukuki dayanağını ortadan kaldırmaktadır.

Bu halde navlun sözleşmesinin tarafı olan gönderen (taşıtan) borçlu olmaya devam etmektedir. Somut olayda; gönderici ve yükleteni dava dışı Qingdao olan 4 konteyner emtianın Qingdao/Çin'den Gebze/Kocaeli'ye taşınması işini taşıyıcı olarak davacının üstlendiği, alıcının ise davalı şirket olduğu, taşımanın fiili taşıyıcı olarak da davacı tarafından gerçekleştirildiği, konteynerlerin 21.06.2020 tarihinde varış limanına ulaştığı, konteynerlerin 27.08.2020 tarihinde boş olarak davacıya teslim edildiği, demuraj tarifesi uyarınca davacı tarafça davalıya hitaben 17.08.2020 tarihli 81.056,26-TL, 21.08.2020 tarihli 7.449,12-TL ve 27.08.2020 tarihli 11.324,43-TL tutarlı faturaların düzenlendiği, fatura bedellerinden davalının 54.234,56-TL cari hesap alacağının mahsubu sonucu kalan 45.595,25-TL'nin 21.05.2021 tarihinde takip konusu edildiği, icra takibinde 01.10.2021 tarihinde alacaklı davacı vekilince davalı borçluya Tebligat Kanununun 35.

maddesine göre ödeme emri tebliğinin talep edildiği ve son işlem olarak 03.10.2021 tarihinde icra müdürlüğünce tebligat düzenlendiği, davadan önce 23.12.2022 tarihinde başlayan arabuluculuk sürecinin 09.03.2023 tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlandığı, işbu davanın ise 14.04.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafça süresinde ibraz edilen cevap dilekçesi ile zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. TTK’nın 1246. maddesi; "1188. madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar. Bu süre, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.” şeklindedir.

Eldeki davada 1 yıllık zamanaşımı süresi, alacağın muaccel olduğu boş konteyner teslim tarihi olan 27.08.2020 tarihinde işlemeye başlamış olup, icra takibi 1 yıllık süre içerisinde 21.05.2021 tarihinde başlatılmıştır. TBK'nın 154. maddesi uyarınca icra takip tarihi itibariyle 1 yıllık yeni bir süre işlemeye başlamıştır. Takip sürecinde alacağın tahsiline yönelik, takibi ileriye götüren her takip işlemi zamanaşımını kesecektir. Bu doğrultuda somut olayda icra takibinde yapılan son işlem tarihi 03.10.2021 olarak belirlenmiş olup, bu tarihten itibaren yeniden işlemeye başlayan 1 yıllık zamanaşımı süresi, davacının arabuluculuk başvurusu tarihi olan 23.12.2022 tarihinden önce 03.10.2022 tarihi itibariyle dolmuştur.

Davalının davacı cari hesabında kayıtlı kısmi ödeme tarihleri 28.07.2020 olup, bu tarihler de takip tarihi öncesine denk düşmektedir. İşbu dava ise 14.04.2023 tarihinde açılmış olmakla, dava konusu alacak zamanaşımına uğramıştır. Bu nedenle mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile kalan 187,8‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/07/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/32234 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.