Şirketlerin itirazının iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1567 E. 2017/1351 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipotek akit tablosu↗ acente↗ ipotek↗ ticari defter↗ taahhütname↗ eksik inceleme↗ teminat↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, ipoğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının ticari defterlerinde davalı ... Ltd. Şti. ile arasında ticari ilişki olduğuna dair kayıt bulunmadığı ve ipoteğin bu borç için verildiğinin anlaşılamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Ancak, davacı ..., dava dışı acente ...'un borcunu davalı ... Ltd. Şti. 06/02/2007 tarihli taahhütname ile üstlenmiş ve bu taahhüt nedeniyle borçlu olduğunu iddia ederek davalılar aleyhine icra takibi başlatmıştır. Diğer davalı ...'e ilişkin ipotek akit tablosunda "... Ltd. Şti'nin .... bunların dışında hangi sebepten dolayı ve ne ad altında olursa olsun doğmuş ve doğacak bilcümle borçların teminatını teşkil etmek üzere verilmiştir." ibaresi bulunmaktadır. Bu durumda davacı defterlerine de delil olarak dayanıldığına göre, öncelikle dava dışı acente ...'un davacı şirkete borçlu olup olmadığının incelenmesi ve acente ... borcunun 06/02/2007 tarihli taahhütname kapsamında olup olmadığının değerlendirilerek, ipotek akit tablosunun 2. maddesinde gösterildiği üzere ... Ltd. Şti'nin her ne sebepten dolayı olursa olsun, doğmuş ve doğacak bilcümle borçların teminatı olarak verildiği göz önüne alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7517 E. 2012/18887 K.
Ortak:ipotek akit tablosu · ipotek · teminat
İncelediğiniz karardaDiğer davalı ...'e ilişkin «ipotek akit tablosunda» "...
Bu durumda davacı «defterlerine» de delil olarak dayanıldığına göre, öncelikle dava dışı «acente» ...'un davacı şirkete borçlu olup olmadığının incelenmesi ve acente ... borcunun 06/02/2007 tarihli «taahhütname» kapsamında olup olmadığının değerlendirilerek, «ipotek akit tablosunun» 2. maddesinde gösterildiği üzere ...
Şti'nin .... bunların dışında hangi sebepten dolayı ve ne ad altında olursa olsun doğmuş ve doğacak bilcümle borçların «teminatını» teşkil etmek üzere verilmiştir." ibaresi bulunmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, «ipotek akit tablosundaki» bu hüküm gözetilmeden ipoteğin sadece ...’in kredi borcunun «teminatını» teşkil ettiği, davacının dava dışı ...’e «kefil» olmadığı, dava dışı ...’in dava dışı ...’e kefil olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı Banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacının taşınmazında «ipotek» tesisine ilişkin resmi senedin şartlar bölümünün 1. maddesinde, “……borçlu ... namına açılmış ve açılacak bilcümle borçlu hesaplardan, her türlü krediler ile verilmiş ve verilecek «teminat» mektupları……müşterek ve müteselsil borçlu sıfatıyla imzaladığı veya imzalayacağı «kredi sözleşmelerinden», …………mütevellit ve ciheti ne olursa olsun doğmuş ve doğacak tüm borçlarından …………yukarıda özellikleri yazan taşınmaz üzerinde alacaklı banka lehine birinci derece …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ...’e «kefil» olduğu ve taşınmazını onun lehine «ipotek» tesis ettirdiği, ...’e kefil olmadığı, ...’in ...’in kefili olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile,16.300,00-TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefil · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ...’e «kefil» olduğu ve taşınmazını onun lehine «ipotek» tesis ettirdiği, ...’e kefil olmadığı, ...’in ...’in kefili olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile,16.300,00-TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacının taşınmazında «ipotek» tesisine ilişkin resmi senedin şartlar bölümünün 1. maddesinde, “……borçlu ... namına açılmış ve açılacak bilcümle borçlu hesaplardan, her türlü krediler ile verilmiş ve verilecek «teminat» mektupları……müşterek ve müteselsil borçlu sıfatıyla imzaladığı veya imzalayacağı «kredi sözleşmelerinden», …………mütevellit ve ciheti ne olursa olsun doğmuş ve doğacak tüm borçlarından …………yukarıda özellikleri yazan taşınmaz üzerinde alacaklı banka lehine birinci derece …
Mahkemece, «ipotek akit tablosundaki» bu hüküm gözetilmeden ipoteğin sadece ...’in kredi borcunun «teminatını» teşkil ettiği, davacının dava dışı ...’e «kefil» olmadığı, dava dışı ...’in dava dışı ...’e kefil olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı Banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12992 E. 2014/18949 K.
Ortak:ipotek · teminat
İncelediğiniz karardaDiğer davalı ...'e ilişkin «ipotek akit tablosunda» "...
Şti'nin .... bunların dışında hangi sebepten dolayı ve ne ad altında olursa olsun doğmuş ve doğacak bilcümle borçların «teminatını» teşkil etmek üzere verilmiştir." ibaresi bulunmaktadır.
Bu durumda davacı «defterlerine» de delil olarak dayanıldığına göre, öncelikle dava dışı «acente» ...'un davacı şirkete borçlu olup olmadığının incelenmesi ve acente ... borcunun 06/02/2007 tarihli «taahhütname» kapsamında olup olmadığının değerlendirilerek, «ipotek akit tablosunun» 2. maddesinde gösterildiği üzere ...
Benzer bu karardaDavacı, dava dışı şirketin davalı bankadan kullanmış olduğu ve kullanacağı krediler ve «teminat» mektupları için taşınmazlarını «ipotek» olarak verdiğini ileri sürmüş: ipotek senedinde ise, taşınmazların dava dışı şirketin davalı bankaya doğmuş ve doğabilecek bilcümle borçlarına teminat olarak verildiği belirtilmiştir.
Mahkemece, yargılama sırasında ipoteğe konu borcun dava dışı 3. kişi tarafından ödendiği ve «ipoteklerin» kaldırıldığı, davanın konusuz kaldığı, ilgili belgeler temin edilemediğinden davacının dava açmakta haklı olup olmadığının tespit edilemediği gerekçesi ile bu husus davalı aleyhine değerlendirilerek davalının «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına karar verilmiştir.
Bu durumda resmi «ipotek» senedinde yazılan kayıtların aksi ispatlamalıdır, İspat yükü kendisinde olan davacı resmi senedi kısmen dahi olsa hükümden düşürecek nitelikte bu iddiasını usulüne uygun delillerle ispatlamış değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderlerinden sorumluluk · yargılama giderleri · uyuşmazlık konusu · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, yargılama sırasında ipoteğe konu borcun dava dışı 3. kişi tarafından ödendiği ve «ipoteklerin» kaldırıldığı, davanın konusuz kaldığı, ilgili belgeler temin edilemediğinden davacının dava açmakta haklı olup olmadığının tespit edilemediği gerekçesi ile bu husus davalı aleyhine değerlendirilerek davalının «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece aksi gerekçe ile yazılı şekilde davalının «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Ayrıca dava sırasında yapılan ödemelerle «ipoteklerin» fekki «uyuşmazlık konusu» olmamakla, bu konuda davalının dava açıldığı tarih itibariyle haksız olduğunun değerlendirilmesi de mümkün bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1567 E. , 2017/1351 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 27. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/02/2014 tarih ve2012/101-2014/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalılardan olan alacağı nedeniyle ...
10. İcra Müdürlüğü’nün 2011/512 esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini, itirazın haksız olduğunu zira davalı borçlu ... Şirketi'nin, ...
12. Noterliği'nin 06/02/2007 tarih ve 1702 yevmiye sayılı taahhüdü ile müvekkil şirket acentesi ...'un müvekkiline karşı doğmuş ve doğacak borçlarını ödeyeceğini beyan ettiğini, taahhüde konu borcun teminatını oluşturmak üzere 29/05/2007 tarih ve 5424 yevmiye numaralı ipotek belgesi ile ... ili, ... köyü, 72 parsel sayılı taşınmaz üzerinde müvekkili şirket lehine ipotek tesis edildiğini, ... hakkında ...
6. İcra Müdürlüğü’nün 2007/24096 Esas sayılı dosya üzerinden takibe geçtiklerini ancak borçlunun aciz içinde olması nedeniyle takibinin sonuçsuz kaldığını, bu nedenle müvekkili şirket ile davalı arasında düzenlenmiş 29/05/2007 tarih ve 5424 yevmiye numaralı ipotek belgesine konu borcun ödenmesi için davalıya ...
31. Noterliği'nce tanzim edilmiş 13.01.2011 tarih ve 2010 yevmiye sayılı ihtarnamenin gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcunu ödemeyen davalı aleyhine ...
10. İcra Müdürlüğü'nün 2011/512 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borcu olmadığı iddiasıyla takibe itiraz ettiğini ancak itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar; usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi ibraz ve duruşmalara iştirak etmemişlerdir.
Mahkemece; davacı vekilinin, ipoteğin, taahhütnameye konu borcun teminatı olduğunu ileri sürdüğü ancak ipotek resmi senedinde dava dışı üçüncü kişi ...'tan söz edilmediği, taahhütnamede ise ipotek resmi senedine atıf yapılmadığı, dolayısıyla dava dışı ...' un üstlendiği borç ile ipotek resmi senedine konu edilen yükümlülük arasında bağlantı bulunmadığı gibi ipoteğin paraya çevrilmesi anında geçerli bir alacağın mevcudiyeti gerekirken SMMM bilirkişi raporuna göre davacı tarafın ticari defterlerinde davalı Özbulut Şirketi'ne ilişkin kayıt yer almadığı, davacı ile davalı ... Şirketi arasında bir ticari ilişki tespit edilemediği için davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ipoğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının ticari defterlerinde davalı ... Ltd. Şti. ile arasında ticari ilişki olduğuna dair kayıt bulunmadığı ve ipoteğin bu borç için verildiğinin anlaşılamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Ancak, davacı ..., dava dışı acente ...'un borcunu davalı ... Ltd. Şti. 06/02/2007 tarihli taahhütname ile üstlenmiş ve bu taahhüt nedeniyle borçlu olduğunu iddia ederek davalılar aleyhine icra takibi başlatmıştır. Diğer davalı ...'e ilişkin ipotek akit tablosunda "... Ltd. Şti'nin .... bunların dışında hangi sebepten dolayı ve ne ad altında olursa olsun doğmuş ve doğacak bilcümle borçların teminatını teşkil etmek üzere verilmiştir." ibaresi bulunmaktadır.
Bu durumda davacı defterlerine de delil olarak dayanıldığına göre, öncelikle dava dışı acente ...'un davacı şirkete borçlu olup olmadığının incelenmesi ve acente ... borcunun 06/02/2007 tarihli taahhütname kapsamında olup olmadığının değerlendirilerek, ipotek akit tablosunun 2. maddesinde gösterildiği üzere ... Ltd. Şti'nin her ne sebepten dolayı olursa olsun, doğmuş ve doğacak bilcümle borçların teminatı olarak verildiği göz önüne alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/321900000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz