Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13097 E. 2017/1150 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının markayı 35. sınıfta yer alan “ ticari sinai ürünler için eksperlik hizmetleri, açık artırma düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri” alt sınıfı yönünden kullanmadığı, dava konusu yapılan diğer sınıflar yönünden markasal ciddi bir kullanımı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı adına tescilli 2000/22817 no’lu markanın 35. sınıfta yer alan "Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri açık artırma düzenlenmesi ve gerçekleştirmesi hizmetleri "alt sınıfları yönünden kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğü ile anılan sınıflar yönünden sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kullanmama nedenine dayalı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 06/01/2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14/12/2016 tarih, 2016/148 E- 2016/189 K. sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verilmiştir. Bu itibarla, mahkemece anılan hususta değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12453 E. 2012/19071 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · havale · ıslah · ilan · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu yenilik ve ayırt edici niteliği bulunan «tescilli tasarımın» davalı tarafından kullanıldığı gerekçesiyle davacı adına tescilli endüsriyel tasarıma tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine ve eylemlerin önlenmesine, davacının dava dilekçesinde talep etmediği maddi ve manevi tazminatı «ıslah» suretiyle talep edemeyeceği gerekçesiyle de davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
1- Dava, endüstriyel tasarımına tecavüzden kaynaklanan «haksız rekabetin» önlenmesine ilişkin olup davacı tarafından yargılama sırasında verilen 18.5.2010 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesi ile aynı nedene dayalı olarak 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi de istenilmiştir.
Somut olayda mahkemece, davacının dava dilekçesinde talep etmediği maddi ve manevi tazminatı «ıslah» suretiyle talep edemeyeceği gerekçesiyle davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş ise de, ıslah tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın …
-
Marka iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5088 E. 2017/7168 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11951 E. 2018/3754 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/821 E. 2018/6546 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13097 E. , 2017/1150 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2013 tarih ve 2011/335-2013/431 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 2000 22817 no’lu “SEYİDOĞLU+şekil” ibareli markasının 35. sınıfta yer alan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonları hizmetleri dahil) , Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri, Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri, Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (Belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri yöntemler ile sağlanabilir)” hizmetler yönünden kullanılmadığını ileri sürerek, markanın işbu hizmetler bakımından kısmi hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markasını ciddi olarak kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının markayı 35. sınıfta yer alan “ ticari sinai ürünler için eksperlik hizmetleri, açık artırma düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri” alt sınıfı yönünden kullanmadığı, dava konusu yapılan diğer sınıflar yönünden markasal ciddi bir kullanımı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı adına tescilli 2000/22817 no’lu markanın 35. sınıfta yer alan "Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri açık artırma düzenlenmesi ve gerçekleştirmesi hizmetleri "alt sınıfları yönünden kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğü ile anılan sınıflar yönünden sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kullanmama nedenine dayalı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 06/01/2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14/12/2016 tarih, 2016/148 E- 2016/189 K. sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verilmiştir. Bu itibarla, mahkemece anılan hususta değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 28/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/318468200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz