İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/12610 E. 2017/1011 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bekleme ücreti↗ tanık beyanı↗ taşıma sözleşmesi↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacı şirket adına 2009 yılı bekleme ücretlerine ilişkin talepleri bulunmadığına dair yazıyı imzalayan ...'nün davacı şirket yetkilisi ...'nün babası ve geri planda karar alan konumunda bulunduğu davacı şirketi temsilen hareket eden ...'nün 31.08.2009 tarihli yazılı beyanının davacı şirket yönünden bağlayıcı olduğu, bu nedenle davacı şirketin 2009 yılına ilişkin bekleme ücreti talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı 2009 yılı bekleme ücretinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü yönünde verilen karar Dairemizin 04.11.2013 tarih 2013/1156 esas 2013/19592 karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda da yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Dairemiz bozma ilamında da ifade edildiği üzere sözleşme ilişkisinde davacı şirketi ... temsil ettiği sözleşme görüşmeleri ve diğer işlemlerin bu kişi tarafından yerine getirildiği iddiası konusunda Mahkemece, davalı tarafından bozma ilamında bahsi geçen savunmasını destekleyici herhangi bir yazılı belge sunulmadığı halde, sadece huzurda dinlenen tanık beyanlarına itibar edilerek ...'nün davacı şirketi temsilen hareket ettiği sonucuna varılması doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17282 E. 2015/2656 K.
Ortak:bekleme ücreti
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacı şirket adına 2009 yılı «bekleme ücretlerine» ilişkin talepleri bulunmadığına dair yazıyı imzalayan ...'nün davacı şirket yetkilisi ...'nün babası ve geri planda karar alan konumunda bulunduğu davacı şirketi «temsilen» hareket eden ...'nün 31.08.2009 tarihli yazılı beyanının davacı şirket yönünden bağlayıcı olduğu, bu nedenle davacı şirketin 2009 yılına ilişkin bekleme ücreti tal …
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklı 2009 yılı «bekleme ücretinin» tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü yönünde verilen karar Dairemizin 04.11.2013 tarih 2013/1156 esas 2013/19592 karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından taşınan emtianın davalı tarafından alınmaması üzerine «bekleme ücretine» ilişkin faturanın düzenlendiği, davalı emtianın taşıma sırasında hasarlandığının 7 gün içinde davacıya «ihtar» etmediği gibi zeytinlerin taşıma sırasında zarar gördüğünün «denetime elverişli» şekilde ispat da edilmediği, bu nedenle «takas mahsup» talebinin yerinde görülmediği, davacının 10 gün bekleme ücretini hak ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, faizin takip tarihinden itibaren yürütülmesine, asıl alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, davalı tarafından taşıtılan emtianın davalı tarafça alınmaması ve taşıma aracının gümrükte beklemesi nedeniyle oluşan «bekleme ücretinin» tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasında bekleme halinde ödenecek ücret konusunda yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas-mahsup · takas · denetime elverişlilik · mahsup · ihtar · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından taşınan emtianın davalı tarafından alınmaması üzerine «bekleme ücretine» ilişkin faturanın düzenlendiği, davalı emtianın taşıma sırasında hasarlandığının 7 gün içinde davacıya «ihtar» etmediği gibi zeytinlerin taşıma sırasında zarar gördüğünün «denetime elverişli» şekilde ispat da edilmediği, bu nedenle «takas mahsup» talebinin yerinde görülmediği, davacının 10 gün bekleme ücretini hak ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, faizin takip tarihinden itibaren yürütülmesine, asıl alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece hükmedilen gecikme bedeli sözleşmeden kaynaklanan bir ücret olmayıp, davacının uğradığı zararın giderilmesine yönelik bir tazminat olduğundan davacının «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10802 E. 2016/5494 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek istirdadı davası · çek istirdadı · çekin ibrazı · keşide yeri · çek hamili · istirdat davası · çek iptali · hamil
Benzer bu kararda2- Çek iptali istemlerinde, yargılama sırasında «çek hamilinin» ortaya çıkması durumunda, mahkemece «çek iptali» isteminde bulunan talep edene, mevcut çek hamiline karşı «çek istirdadı davası» açması için süre verilmeli ve istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığı düşünülerek esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına»; açılmaması halinde ise, çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken, yargılama sırasında ilgili bankalara «ibraz» olunan üç adet çek yönünden yazılı gerekçeyle doğrudan talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Şubesi'nin ... no'lu hesabına ait ... no'lu 30/03/2013 keşide tarihli, «keşide yeri» ... ve «keşidecisi» ... olan 2.500,00 TL bedelli çekin bankaya «ibraz» edildiğine dair dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge olmadığından mahkemece, bu «çek» yönünden iptal kararı verilmesi gerekirken; «çekin ibraz» edildiği ve «çek hamilinin» bilinir hale geldiği bu nedenle iptal şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4334 E. 2010/7011 K.
Ortak:bekleme ücreti · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacı şirket adına 2009 yılı «bekleme ücretlerine» ilişkin talepleri bulunmadığına dair yazıyı imzalayan ...'nün davacı şirket yetkilisi ...'nün babası ve geri planda karar alan konumunda bulunduğu davacı şirketi «temsilen» hareket eden ...'nün 31.08.2009 tarihli yazılı beyanının davacı şirket yönünden bağlayıcı olduğu, bu nedenle davacı şirketin 2009 yılına ilişkin bekleme ücreti tal …
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklı 2009 yılı «bekleme ücretinin» tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü yönünde verilen karar Dairemizin 04.11.2013 tarih 2013/1156 esas 2013/19592 karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacı tarafından keşide edilip davalıya gönderilen 28.11.2003 tarihli faturada “«navlun» farkı” açıklaması var ise de, davalı tarafından davacıya gönderilen 11.02.2004 ve 21.02.2001 tarihli «ihtarnamelerde» “28.11.2003 tarihli ve 5.000 Euro tutarlı faturanın «bekleme ücreti»”ne ilişkin olduğunun davalı tarafından kabul edilerek ödenmiş olmasına, taraflar arasındaki sözleşme gereği davacının bekleme ücreti isteyemeyeceği yönündeki daval …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun · kötüniyet tazminatı · ihtarname · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı itirazının toplam 44.108,18 YTL üzerinden iptali ile takibin devamına, %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 01.02.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacı tarafından keşide edilip davalıya gönderilen 28.11.2003 tarihli faturada “«navlun» farkı” açıklaması var ise de, davalı tarafından davacıya gönderilen 11.02.2004 ve 21.02.2001 tarihli «ihtarnamelerde» “28.11.2003 tarihli ve 5.000 Euro tutarlı faturanın «bekleme ücreti»”ne ilişkin olduğunun davalı tarafından kabul edilerek ödenmiş olmasına, taraflar arasındaki sözleşme gereği davacının bekleme ücreti isteyemeyeceği yönündeki daval …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14657 E. 2011/51 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · feragat
Benzer bu karardaMahkemece HUMK'nun 193. maddesine göre «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dosya inceleme sırası için Dairemizde beklemekte iken davacı vekili Av.... tarafından verilen 05.11.2011 günlü dilekçe ile «davadan feragat» edilmiştir.
HUMK'nun 95. maddesine göre «davadan feragat» kat'i bir hüküm sonuçlarını doğurur.
Ancak mahkemece bir karar verilip davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında «feragat» hakkında karar vermek yetkisi mahkemeye ait bulunduğundan davacı vekilinin vaki feragat beyanı hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13872 E. 2014/7750 K.
Ortak:bekleme ücreti
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacı şirket adına 2009 yılı «bekleme ücretlerine» ilişkin talepleri bulunmadığına dair yazıyı imzalayan ...'nün davacı şirket yetkilisi ...'nün babası ve geri planda karar alan konumunda bulunduğu davacı şirketi «temsilen» hareket eden ...'nün 31.08.2009 tarihli yazılı beyanının davacı şirket yönünden bağlayıcı olduğu, bu nedenle davacı şirketin 2009 yılına ilişkin bekleme ücreti tal …
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklı 2009 yılı «bekleme ücretinin» tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü yönünde verilen karar Dairemizin 04.11.2013 tarih 2013/1156 esas 2013/19592 karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Benzer bu karardaDava, CMR Konvansiyonuna tabi taşıma sırasında araçların gümrükte beklemesi sebebiyle «bekleme ücreti» alacağı istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · müterafik kusur · taşıyıcı · taşıyan · tacir · kusur · dava sebebi · teslim
Benzer bu kararda… lmak suretiyle bu şekilde bekleme nedeni saptandıktan sonra, eğer bekleme belge eksikliğinden /yanlışlığından kaynaklanmış ise bu belgelerin eksik olmasından davacı «taşıyıcının» mı yoksa davalı gönderilenin mi sorumlu olduğu belirlenerek, olayda «müterafik kusur» durumunun da bulunup bulunmadığı değerlendirilmek suretiyle sonuca göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ve «eksik araştırmaya» dayalı biçimde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre,davacının iddiasını ispatlayamadığı, talebinde haksız olduğu ve aslında bekleme yapmayabilecek iken, basiretli bir «tacir» olarak geçici bir antrepoya veya depolama yerine malı «teslim» edip varma yerinden ayrılacak iken bunun yerine ispatlayamadığı şekilde davalının hareket ve talimatı ile varma yerinde bekleme yaptığını ileri sürerek bu beklemeye ilişkin süreye dair ücret talebinde bulunmasında «kusurun» davalıya ait olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı yan, bekleme «sebebinin» davalı tarafından kendisine verilen, taşınan makinelerin araçlardan indirilmemesine dair talimattan kaynaklandığını iddia etmiş, davalı ise savunmasında beklemenin davacı «taşıyanın» belgelerdeki eksikliğe rağmen taşımayı yapmasından kaynaklandığını ileri sürmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/12610 E. , 2017/1011 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/01/2015 tarih ve 2014/72-2015/9 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirket ile aralarında akdedilen 10.07.2008 tarihli sözleşme gereğince üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, davalı şirketçe 01.06.2009 tarihli yazı ile sözleşmenin 10.07.2009 tarihinde sona ereceğinin bildirildiğini, fesih tarihi itibariyle davalı şirketten navlun ücretlerinin alınmış olduğunu, ancak 2009 senesi içerisinde taşıma yapan araçların bekleme ücretlerinin davalı şirkete yapılan tüm başvurulara rağmen ödenmediğini, tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile müvekkili lehine %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile aralarında bekleme ücretlerinin alınmaması hususunda mutabakat bulunduğunu ve bu mutabakatın davacı tarafça kendilerine gönderilen 31.08.2009 tarihli yazı ile de teyit edildiğini, bekleme ücretlerine ilişkin taraflarına herhangi bir hesap tablosu gönderilmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacı şirket adına 2009 yılı bekleme ücretlerine ilişkin talepleri bulunmadığına dair yazıyı imzalayan ...'nün davacı şirket yetkilisi ...'nün babası ve geri planda karar alan konumunda bulunduğu davacı şirketi temsilen hareket eden ...'nün 31.08.2009 tarihli yazılı beyanının davacı şirket yönünden bağlayıcı olduğu, bu nedenle davacı şirketin 2009 yılına ilişkin bekleme ücreti talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı 2009 yılı bekleme ücretinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü yönünde verilen karar Dairemizin 04.11.2013 tarih 2013/1156 esas 2013/19592 karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda da yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Dairemiz bozma ilamında da ifade edildiği üzere sözleşme ilişkisinde davacı şirketi ... temsil ettiği sözleşme görüşmeleri ve diğer işlemlerin bu kişi tarafından yerine getirildiği iddiası konusunda Mahkemece, davalı tarafından bozma ilamında bahsi geçen savunmasını destekleyici herhangi bir yazılı belge sunulmadığı halde, sadece huzurda dinlenen tanık beyanlarına itibar edilerek ...'nün davacı şirketi temsilen hareket ettiği sonucuna varılması doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/318378700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz