Müdür azli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/12245 E. 2017/492 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kayyumu↗ müdürün azli↗ şirket müdürünün azli↗ şirket müdürlüğü↗ istifa↗ şirket müdürü↗ feri müdahil↗ husumet yokluğu↗ usulden reddi↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı ...'ın şirkete müdür olarak seçilmiş olduğu, ortaklarıın çıkarlarını ihlal etmemesi gerektiği, ancak davalı müdürün kimi satışları muhasebe kayıtlarına aktarmaması ve suistimale yol açtığı, müdürün yönetim yetkisini şirket ve diğer ortaklar yararına kullanmadığı, yeni müdür seçilinceye kadar şirket yönetiminin kayyum heyetine devredildiği, ancak, kayyumlara yönelik
engelleme faaliyetlerinin olduğu, şirketin durumunun daha kötüye gittiği, şirketin çıkarlarını en iyi biçimde yine ortaklarının düşünmesi gerektiği ilkesinden hareketle davalı ...'ın müdürlükten kaynaklanan yetkilerini tek başına kullanmasına son verilerek bu yetkinin ortaklar tarafından yeni bir müdür seçilinceye kadar tüm ortaklar tarafından birlikte kullanılması gerektiği gerekçesiyle davalı ...'ın müdürlük yetkilerinin kaldırılmasına, davalı şirket yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine, davalı şirketin belirlenen yönetim kayyumu tarafından idare edilmesine ilişkin kararın kaldırılmasına, davalı şirketin tüm ortaklar tarafından yeni yönetim oluşturuluncaya kadar birlikte yönetilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ve feri müdahiller vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı ... ve feri müdahillerin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, haklı nedenlerle şirket müdürünün azli istemine ilişkindir. Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 2012/8208esas 2014/474karar sayılı ilamıyla işbu davada şirkete husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma ilamına konu edilmeyen hususlar yönünden ise söz konusu mahkeme kararı kesinleşmiştir. Bu nedenle davalı ...'ın şirket müdürlüğünden azline ilişkin bozma öncesi verilen mahkeme kararı kesinleştiğine göre, bozma sonrasında mahkemece bu hususta yeniden davalının müdürlükten azline yönelik karar verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece müdürün azli üzerine şirketin yönetimi için tayin edilen kayyumun istifa etmesi nedeniyle, şirketle bazı ortakları arasındaki davalarla doğan husumet ve ortaklardan...'nin halihazırda müdürlükten azledilmiş olması dikkat alınmaksızın şirket yönetiminde amacın gerçekleşmesine engel olacak şekilde tüm ortaklar tarafından yönetim yetkisinin birlikte kullanılmasına karar verilmesi şeklinde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8301 E. 2014/14461 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı ...'ın «şirkete müdür» olarak seçilmiş olduğu, ortaklarıın çıkarlarını ihlal etmemesi gerektiği, ancak davalı müdürün kimi satışları muhasebe kayıtlarına aktarmaması ve suistimale yol açtığı, müdürün yönetim «yetkisini» şirket ve diğer ortaklar yararına kullanmadığı, yeni müdür seçilinceye kadar şirket «yönetiminin kayyum» heyetine devredildiği, ancak, kayyumlara yönelik engelleme faaliyetlerinin olduğu, şirketin durumunun daha kötüye gittiği, şirketin çıkarlarını en iyi biçimde yine ortaklarının düşünmesi gerektiği ilkesinden hareketle davalı ...'ın müdürlükten kaynaklanan yetkilerini tek başına kullanmasına «son» verilerek bu «yetkinin» ortaklar tarafından yeni bir müdür seçilinceye kadar tüm ortaklar tarafından birlikte kullanılması gerektiği gerekçesiyle davalı ...'ın müdürlük yetkilerinin kaldırılmasına, davalı şirket yönünden açılan davanın «husumet yokluğu» nedeni ile «usulden reddine», davalı şirketin belirlenen yönetim kayyumu tarafından idare edilmesine ilişkin kararın kaldırılmasına, davalı şirketin tüm ortaklar tarafından yeni yönetim oluştu …
Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 2012/8208esas 2014/474karar sayılı ilamıyla işbu davada şirkete «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle bozulmuştur.
Bu nedenle davalı ...'ın «şirket müdürlüğünden» azline ilişkin bozma öncesi verilen mahkeme kararı kesinleştiğine göre, bozma sonrasında mahkemece bu hususta yeniden davalının müdürlükten azline yönelik karar verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece «müdürün azli» üzerine şirketin yönetimi için tayin edilen kayyumun «istifa» etmesi nedeniyle, şirketle bazı ortakları arasındaki davalarla doğan «husumet» ve ortaklardan...'nin halihazırda müdürlükten azledilmiş olması dikkat alınmaksızın şirket yönetiminde amacın gerçekleşmesine engel olacak şekilde tüm ortaklar tarafından yönetim «yetkisinin» birlikte kullanılmasına karar verilmesi şeklinde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, kayyumun azli ve atanması davasında «husumetin» diğer ortaklar yanında şirkete yöneltilmesi gerekirken davanın kayyuma karşı açıldığı gerekçesi ile davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Dava, kayyumun azli ve değiştirilmesi talebine ilişkin olup, «husumet» azli istenilen kayyuma yöneltilmiştir.
Mahkemece, «husumetin» şirkete ve şirket ortaklarına yöneltilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, şirket kayyum tarafından yönetilmekte olup, bu nedenle davada husumetin kayyuma yöneltilmesi yeterli olup, davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6874 E. 2016/676 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · husumet yokluğu · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı ...'ın «şirkete müdür» olarak seçilmiş olduğu, ortaklarıın çıkarlarını ihlal etmemesi gerektiği, ancak davalı müdürün kimi satışları muhasebe kayıtlarına aktarmaması ve suistimale yol açtığı, müdürün yönetim «yetkisini» şirket ve diğer ortaklar yararına kullanmadığı, yeni müdür seçilinceye kadar şirket «yönetiminin kayyum» heyetine devredildiği, ancak, kayyumlara yönelik engelleme faaliyetlerinin olduğu, şirketin durumunun daha kötüye gittiği, şirketin çıkarlarını en iyi biçimde yine ortaklarının düşünmesi gerektiği ilkesinden hareketle davalı ...'ın müdürlükten kaynaklanan yetkilerini tek başına kullanmasına «son» verilerek bu «yetkinin» ortaklar tarafından yeni bir müdür seçilinceye kadar tüm ortaklar tarafından birlikte kullanılması gerektiği gerekçesiyle davalı ...'ın müdürlük yetkilerinin kaldırılmasına, davalı şirket yönünden açılan davanın «husumet yokluğu» nedeni ile «usulden reddine», davalı şirketin belirlenen yönetim kayyumu tarafından idare edilmesine ilişkin kararın kaldırılmasına, davalı şirketin tüm ortaklar tarafından yeni yönetim oluştu …
2- Dava, haklı nedenlerle «şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 2012/8208esas 2014/474karar sayılı ilamıyla işbu davada şirkete «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket müdürünün «özen yükümlülüğünü» ve kanunla kendisine verilen görevi ihlal ettiği, şirketin açıkça zararına işlem yaparak görevini kötüye kullandığı, «şirketin zarara» uğratıldığı ve bu zararın davacılara değil şirkete ödenmesi gerektiği, bu haliyle davalının müdürlükten azlini ve şirkete «kayyum atanmasını» gerektirecek şartların oluştuğu gerekçesiyle davalının müdürlükten azline, şirkete kayyum atanmasına, diğer taleplerin ise «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «limited şirket müdürünün azli» ve şirkete «kayyum atanması» istemine ilişkin olup, mahkemece, açıklanan nedenlerle şirket müdürünün azline ve şirkete kayyum atanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz kabiliyeti · limited şirket müdürünün azli · kayyum atanması · aktif husumet yokluğu · özen yükümlülüğü · aktif husumet · şirket zararı · infaz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket müdürünün «özen yükümlülüğünü» ve kanunla kendisine verilen görevi ihlal ettiği, şirketin açıkça zararına işlem yaparak görevini kötüye kullandığı, «şirketin zarara» uğratıldığı ve bu zararın davacılara değil şirkete ödenmesi gerektiği, bu haliyle davalının müdürlükten azlini ve şirkete «kayyum atanmasını» gerektirecek şartların oluştuğu gerekçesiyle davalının müdürlükten azline, şirkete kayyum atanmasına, diğer taleplerin ise «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «limited şirket müdürünün azli» ve şirkete «kayyum atanması» istemine ilişkin olup, mahkemece, açıklanan nedenlerle şirket müdürünün azline ve şirkete kayyum atanmasına karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, kayyum olarak atanan kişinin ismen belirlenerek «infaz kabiliyeti» bulunan bir karar verilmesi gerekirken, infazı kabil olmayacak şekilde soyut ifadelerle kayyum atamasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/12245 E. , 2017/492 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/03/2015 tarih ve 2015/170-2015/307 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri ve fer'i müdahiller vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı ...'ın diğer davalı şirketin, ortaklar kurulu kararı ile atanmış müdürü olduğunu, anılan müdürün 23.12.2003 tarihinden beri yıllık bilançoları çıkararak ortaklara kâr zarar konusunda bilgi vermediğini, şirkete ait olan ve müvekkillerinin bilmediği birçok evrakı imha ettiğini, şirkete ait menkul ve gayrimenkulleri müvekkillerini yok sayarak alıp sattığını, yapılması gereken yıllık olağan toplantıları yapmadığını ve müvekkillerine mali konularda bilgi vermediğini, şirket bilgisayarları şifreli olduğundan müvekkillerinin muhasebe kayıtlarını göremediklerini ve devamlı olarak bu kayıtlarda oynama yapıldığını, vergi barışından yararlanıldığını ancak bu konuda müvekkillerinin bilgilendirilmediklerini ileri sürerek, davalı ...'ın yöneticilikten azil edilmesine, şirkete...'ın kayyım olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili ...'ın müdürü olduğu diğer müvekkili şirketi başarılı bir biçimde yönettiğini, müvekkilinin davacı hissedarlara mali konularda bilgi vermediği iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin kardeşi olan davacıların istedikleri zaman şirket çalışanlarından bilgi alabildiklerini, davacıların diğer iddialarının da dayanaksız olduğunu ve müvekkilinin müdürlükten azlini gerektirir bir durumun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahiller vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı ...'ın şirkete müdür olarak seçilmiş olduğu, ortaklarıın çıkarlarını ihlal etmemesi gerektiği, ancak davalı müdürün kimi satışları muhasebe kayıtlarına aktarmaması ve suistimale yol açtığı, müdürün yönetim yetkisini şirket ve diğer ortaklar yararına kullanmadığı, yeni müdür seçilinceye kadar şirket yönetiminin kayyum heyetine devredildiği, ancak, kayyumlara yönelik
engelleme faaliyetlerinin olduğu, şirketin durumunun daha kötüye gittiği, şirketin çıkarlarını en iyi biçimde yine ortaklarının düşünmesi gerektiği ilkesinden hareketle davalı ...'ın müdürlükten kaynaklanan yetkilerini tek başına kullanmasına son verilerek bu yetkinin ortaklar tarafından yeni bir müdür seçilinceye kadar tüm ortaklar tarafından birlikte kullanılması gerektiği gerekçesiyle davalı ...'ın müdürlük yetkilerinin kaldırılmasına, davalı şirket yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine, davalı şirketin belirlenen yönetim kayyumu tarafından idare edilmesine ilişkin kararın kaldırılmasına, davalı şirketin tüm ortaklar tarafından yeni yönetim oluşturuluncaya kadar birlikte yönetilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ve feri müdahiller vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı ... ve feri müdahillerin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, haklı nedenlerle şirket müdürünün azli istemine ilişkindir. Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 2012/8208esas 2014/474karar sayılı ilamıyla işbu davada şirkete husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma ilamına konu edilmeyen hususlar yönünden ise söz konusu mahkeme kararı kesinleşmiştir. Bu nedenle davalı ...'ın şirket müdürlüğünden azline ilişkin bozma öncesi verilen mahkeme kararı kesinleştiğine göre, bozma sonrasında mahkemece bu hususta yeniden davalının müdürlükten azline yönelik karar verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece müdürün azli üzerine şirketin yönetimi için tayin edilen kayyumun istifa etmesi nedeniyle, şirketle bazı ortakları arasındaki davalarla doğan husumet ve ortaklardan...'nin halihazırda müdürlükten azledilmiş olması dikkat alınmaksızın şirket yönetiminde amacın gerçekleşmesine engel olacak şekilde tüm ortaklar tarafından yönetim yetkisinin birlikte kullanılmasına karar verilmesi şeklinde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ve feri müdahillerin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve mümeyyiz davalı ile feri müdahillerin temyiz itirazının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 25.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/318247600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz