Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/12470 E. 2017/821 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hapis hakkı↗ faturaya itiraz↗ navlun alacağı↗ navlun bedeli↗ iade faturası↗ bedel iadesi↗ navlun↗ icra takibine itiraz↗ taşıma sözleşmesi↗ sulh hukuk mahkemesi↗ ticari defter↗ fatura↗ sulh↗ ibraz↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda; taraflar arasındaki ihtilaf, davalının ekstra navlun bedeli olarak belirttiği miktardan geriye kalan 3.000 Euro navlun borcunun ödenmediğine ilişkin olup, davacı-birleşen davalı, karşı tarafca düzenlenen adı geçen faturayı ticari defterlerine işleyerek fatura uyarınca da 3.000 EURO ödemiş olduğundan, artık bu fatura nedeniyle borçlu olmadığını ileri sürerek ödediği miktarın iadesini talep edemeyeceği gibi davacı tarafından 3.000 EURO ile ilgili düzenlenen iade faturasına da itiraz olunduğundan, bu konudaki talebin reddine, davalı -birleşen davada davacı navlun alacağının 3.000 EURO'luk kısmının ödenmediği de anlaşılmış olup, navlun ödenmediği sürece davalı-birleşen davada davacının taşınan emtia üzerinde hapis hakkı bulunduğundan, malın bedeline ilişkin talebin de reddine, ancak asıl davadaki davacı-birleşen davadaki davalı tarafından ekstra navlun ücreti bakiyesi ödenmediğinden, birleşen dava yönünden, davanın kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmakla, taktiren asıl davanın reddine, birleşen ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/1230 E. 2011/778 K. sayılı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı asıl davada davacı/ birleşin davada davalı ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, navlun alacağının 3.000 € ' luk kısmın ödenmediği sürece asıl davada davalı-birleşen davada davacının taşınan emtia üzerinde hapis hakkı bulunmasına, navlun alacağı ödendiği takdirde hapis hakkının son bulacağına göre, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik tüm, asıl davaya yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl dava taşıma sözleşmesine dayalı navlun alacağının ve iade edilmeyen emtia bedellerinin tahsili istemine ilişkin, birleşen dava ise navlun ücretinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Mahkemece yazılı şekilde asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak Dairemizin önceki bozma ilamı 1 nolu bendinde belirtildiği üzere asıl davada davalı-birleşen davada davacı tarafın, karşı tarafa fuar katılım belgesi ibraz etmediğinden asıl davada davacı tarafın teşvik iade başvurusunun reddine sebep olmak suretiyle zararın doğmasında kusurlu olduğu ve fuar katılım bedelinin ½ ' sinin asıl davada davacı- birleşen davada davalı tarafa iadesinde usulsüzlük bulunmadığı belirtilmiştir. Bu davada mahkemece anılan husus değerlendirmesinde, ½ fuar katılım bedelinin asıl davada davacıya iadesi gerekirken, buna ilişkin 3,043 € bedelin iadesi talebinin reddedilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6348 E. 2014/14065 K.
Ortak:hapis hakkı · navlun alacağı · iade faturası · navlun · ticari defter · fatura · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda; taraflar arasındaki ihtilaf, davalının ekstra «navlun bedeli» olarak belirttiği miktardan geriye kalan 3.000 Euro navlun borcunun ödenmediğine ilişkin olup, davacı-birleşen davalı, karşı tarafca düzenlenen adı geçen faturayı «ticari defterlerine» işleyerek «fatura» uyarınca da 3.000 EURO ödemiş olduğundan, artık bu fatura nedeniyle borçlu olmadığını ileri sürerek ödediği miktarın iadesini talep edemeyeceği gibi davacı tarafından 3.000 EURO ile ilgili düzenlenen «iade faturasına» da itiraz olunduğundan, bu konudaki talebin reddine, davalı -birleşen davada davacı «navlun alacağının» 3.000 EURO'luk kısmının ödenmediği de anlaşılmış olup, navlun ödenmediği sürece davalı-birleşen davada davacının taşınan emtia üzerinde «hapis hakkı» bulunduğundan, malın bedeline ilişkin talebin de reddine, ancak asıl davadaki davacı-birleşen davadaki davalı tarafından ekstra navlun ücreti bakiyesi ödenmediğind …
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, «navlun alacağının» 3.000 € ' luk kısmın ödenmediği sürece asıl davada davalı-birleşen davada davacının taşınan emtia üzerinde «hapis hakkı» bulunmasına, navlun alacağı ödendiği takdirde hapis hakkının «son» bulacağına göre, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik tüm, asıl davaya yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yer …
2- Asıl dava «taşıma sözleşmesine» dayalı «navlun alacağının» ve iade edilmeyen emtia bedellerinin tahsili istemine ilişkin, birleşen dava ise navlun ücretinin tahsiline yönelik başlatılan «icra takibine itirazın» iptali davasıdır.
Benzer bu karardaAncak, davacı-birleşen davalı, karşı tarafça düzenlenen söz konusu faturayı «ticari defterlerine» işlemiş ve «fatura» uyarınca 3.000 Euro ödemiş olduğundan artık bu fatura nedeniyle borçlu olmadığını ileri sürerek ödediği miktarın iadesini talep edemez.
Davalı-birleşen davada davacının «navlun alacağının» 3.000 Euro'luk kısmının ödenmediği de sabit olup, navlun ödenmediği sürece davalı-birleşen davada davacının taşınan emtia üzerine «hapis hakkı» bulunduğundan, mal bedeline ilişkin talebin kabulü de doğru olmamıştır.
… de dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve asıl davada davalı-birleşen davada davacı şirketin ödenmeyen «navlun» ücretine dayalı olarak taşıdığı eşya üzerinde «hapis hakkı» bulunmakta ise de, fuar katılım ücretinin ilgili yerlere ödendiğini hususunda asıl davada davacı-birleşen davada davalı tarafa «teslimi» gereken belgeleri vermemek ve asıl davada davacı tarafın teşfik iade başvurusunun reddine sebep olmak suretiyle zararın doğmasında kusurlu olmasına ve fuar katılım …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · taşıyıcı · temerrüt · teslim
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma, kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen "Fuara Katılım Sözleşmesi" fotokopisinde ekstra «navlun» ücreti bölümünde bir bedel yazılmadığı, davalı tarafından bu ad altında ücret talep edilemeyeceğinden davacı tarafından ödenen 3.000 Euro'nun ve teşvik başvurusunun davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonucu «olumsuz» sonuçlanması nedeniyle sözleşme bedelinin % 50'sinin iadesinin gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının mallarının fuarı müteakip davacı deposuna getirileceği, ancak bu malların «teslim» edilmediği, birleşen davada tahsili gereken bir alacak bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, 6.043 Euro ve 3.208 USD 28.12.2009 «temerrüt» tarihinden 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
… de dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve asıl davada davalı-birleşen davada davacı şirketin ödenmeyen «navlun» ücretine dayalı olarak taşıdığı eşya üzerinde «hapis hakkı» bulunmakta ise de, fuar katılım ücretinin ilgili yerlere ödendiğini hususunda asıl davada davacı-birleşen davada davalı tarafa «teslimi» gereken belgeleri vermemek ve asıl davada davacı tarafın teşfik iade başvurusunun reddine sebep olmak suretiyle zararın doğmasında kusurlu olmasına ve fuar katılım …
Ayrıca, mülga TTK'nın 794. maddesinde «taşıyıcıya», üstlendiği eşya taşıma işinden doğan alacağı nedeniyle taşıdığı eşya üzerinde bir özel «hapis hakkı» tanımıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10119 E. 2015/12440 K.
Ortak:navlun
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda; taraflar arasındaki ihtilaf, davalının ekstra «navlun bedeli» olarak belirttiği miktardan geriye kalan 3.000 Euro navlun borcunun ödenmediğine ilişkin olup, davacı-birleşen davalı, karşı tarafca düzenlenen adı geçen faturayı «ticari defterlerine» işleyerek «fatura» uyarınca da 3.000 EURO ödemiş olduğundan, artık bu fatura nedeniyle borçlu olmadığını ileri sürerek ödediği miktarın iadesini talep edemeyeceği gibi davacı tarafından 3.000 EURO ile ilgili düzenlenen «iade faturasına» da itiraz olunduğundan, bu konudaki talebin reddine, davalı -birleşen davada davacı «navlun alacağının» 3.000 EURO'luk kısmının ödenmediği de anlaşılmış olup, navlun ödenmediği sürece davalı-birleşen davada davacının taşınan emtia üzerinde «hapis hakkı» bulunduğundan, malın bedeline ilişkin talebin de reddine, ancak asıl davadaki davacı-birleşen davadaki davalı tarafından ekstra navlun ücreti bakiyesi ödenmediğind …
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, «navlun alacağının» 3.000 € ' luk kısmın ödenmediği sürece asıl davada davalı-birleşen davada davacının taşınan emtia üzerinde «hapis hakkı» bulunmasına, navlun alacağı ödendiği takdirde hapis hakkının «son» bulacağına göre, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik tüm, asıl davaya yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yer …
2- Asıl dava «taşıma sözleşmesine» dayalı «navlun alacağının» ve iade edilmeyen emtia bedellerinin tahsili istemine ilişkin, birleşen dava ise navlun ücretinin tahsiline yönelik başlatılan «icra takibine itirazın» iptali davasıdır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «navlun» ödeme yükümlüsü olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine, alacağın % 20 oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «navlun» ödeme yükümlüsü olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine, alacağın % 20 oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın reddedildiğinden davalı lehine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmiştir.
Davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilebilmesi için, davacının yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp aynı zamanda bu icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığının ispat edilmesi gerekir.
Dosya kapsamında davacının «kötüniyetle» takip başlattığını gösteren bir delil bulunmadığından davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/12470 E. , 2017/821 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/06/2015 tarih ve 2015/296-2015/452 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı/birleşen davada davalı ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili, davalının fuar organizasyonlarına aracılık ettiğini, Project Iraq 2009 isimli fuar için aracı organizatör olarak stant organizasyonu yaptığını ve fuara katılım bedelinin devlet desteği kapsamında olduğunu duyurduğunu, teşvik izninde olumsuz durumla karşılaşılması halinde ise stand bedelinin % 50'sinin iade edileceğini garanti ettiği, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalıya 6.087 Euro ödendiğini, ancak davalının kendisinde kalan sözleşmenin navlun hakkı bölümüne sonradan 0,6 m³ ibaresi ekleyerek ekstra navlun ücreti adı altında 6.000 Euro daha talep ettiğini, ayrıca fuar bittikten sonra teşvik iade başvurusu için gerekli belgeleri ve fuara gönderilen malları ihtarname tebliğine rağmen teslim etmediğini, teşvik iade başvurusunun bu nedenle reddedildiğini, müvekkilinin fazladan ödenen 3.000 Euro navlun bedeli için iade faturası kestiğini, bu faturanın davalıya tebliğ edildiğini ileri sürerek, iadesi taahhüt edilen 3.043 Euro, haksız tahsil edilen navlun ücreti 3.000 Euro ve müvekkiline iade edilmeyen mal değeri toplamı 3.208 USD'nin ihtarname tebliğinden döviz mevduatına uygulanan en yüksek ticari avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, birleşen davanın reddini savunmuştur.
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili, davacının müvekkiline bakiye 3.000 Euro navlun borcu bulunduğunu, davacının 6.000 Euro bedelli faturaya süresinde itiraz etmeyerek borcu kabul ettiğini, davacının teşvik indiriminden yararlanabilmesi için bakiye borcunu ödemesi gerektiğini, 0,6 m³ ibaresinin sözleşme sırasında eklendiğini, fatura konusunun bu miktarı aşan navlun olduğunu, müvekkilinin MK'nın 939-972. maddeleri uyarınca davacının malları üzerinde hapis hakkını kullandığını savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada bakiye navlun ücreti için başlatılan takibe yönelik itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine % 40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda; taraflar arasındaki ihtilaf, davalının ekstra navlun bedeli olarak belirttiği miktardan geriye kalan 3.000 Euro navlun borcunun ödenmediğine ilişkin olup, davacı-birleşen davalı, karşı tarafca düzenlenen adı geçen faturayı ticari defterlerine işleyerek fatura uyarınca da 3.000 EURO ödemiş olduğundan, artık bu fatura nedeniyle borçlu olmadığını ileri sürerek ödediği miktarın iadesini talep edemeyeceği gibi davacı tarafından 3.000 EURO ile ilgili düzenlenen iade faturasına da itiraz olunduğundan, bu konudaki talebin reddine, davalı -birleşen davada davacı navlun alacağının 3.000 EURO'luk kısmının ödenmediği de anlaşılmış olup, navlun ödenmediği sürece davalı-birleşen davada davacının taşınan emtia üzerinde hapis hakkı bulunduğundan, malın bedeline ilişkin talebin de reddine, ancak asıl davadaki davacı-birleşen davadaki davalı tarafından ekstra navlun ücreti bakiyesi ödenmediğinden, birleşen dava yönünden, davanın kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmakla, taktiren asıl davanın reddine, birleşen ...
6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/1230 E. 2011/778 K. sayılı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı asıl davada davacı/ birleşin davada davalı ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, navlun alacağının 3.000 € ' luk kısmın ödenmediği sürece asıl davada davalı-birleşen davada davacının taşınan emtia üzerinde hapis hakkı bulunmasına, navlun alacağı ödendiği takdirde hapis hakkının son bulacağına göre, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik tüm, asıl davaya yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl dava taşıma sözleşmesine dayalı navlun alacağının ve iade edilmeyen emtia bedellerinin tahsili istemine ilişkin, birleşen dava ise navlun ücretinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Mahkemece yazılı şekilde asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak Dairemizin önceki bozma ilamı 1 nolu bendinde belirtildiği üzere asıl davada davalı-birleşen davada davacı tarafın, karşı tarafa fuar katılım belgesi ibraz etmediğinden asıl davada davacı tarafın teşvik iade başvurusunun reddine sebep olmak suretiyle zararın doğmasında kusurlu olduğu ve fuar katılım bedelinin ½ ' sinin asıl davada davacı- birleşen davada davalı tarafa iadesinde usulsüzlük bulunmadığı belirtilmiştir.
Bu davada mahkemece anılan husus değerlendirmesinde, ½ fuar katılım bedelinin asıl davada davacıya iadesi gerekirken, buna ilişkin 3,043 € bedelin iadesi talebinin reddedilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin, birleşen davaya yönelik tüm, asıl davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazının kabulü ile asıl davaya ilişkin hükmün BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 306,05 TL temyiz ilam harcının birleşen davaya yönelik olarak da temyiz eden asıl davada davacı/birleşen davada davalı ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'den alınmasına, 15/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/318077800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz