Kıymetli Evrak İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/12466 E. 2017/421 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalının dava konusu markayı 14. sınıftaki mücevherler, değerli taşlar, metaller ve benzeri kuyumculuk eşyası bakımından ciddi ve markasal biçimde kullandığını ispatlayamadığı, davalının ibraz ettiği faturalardaki kullanımlarının markasal nitelik taşımadığı sadece ticaret unvanı biçiminde olduğu, ayrıca faturaların dava dışı ... tarafından düzenlendiği, dolayısıyla bu kullanımın davalı şirket kullanımı olarak görülemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalı adına tescilli 99/022220 sayılı “...” ibareli markanın kullanmama nedeniyle iptaline ve asıl davada markanın iptaline karar verilmiş olduğundan, birleşen dava yönünden esasa dair hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, kullanmama nedenine dayalı markanın iptali istemine, birleşen dava ise aynı markanın 556 sayılı KHK’nın 8/3, 8/5 ve 35. maddeleri gereğince hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece, Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda asıl davada 556 sayılı KHK’nın 14. maddesi gereğince markanın kullanmama nedeniyle iptaline, birleşen davada ise esasa dair hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak, karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarihli 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verilmiştir. Bu durumda, anılan husus değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden asıl ve birleşen davada kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kullanılmama sebebiyle markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16654 E. 2013/16390 K.
Ortak:ticaret unvanı
İncelediğiniz kararda… arkayı 14. sınıftaki mücevherler, değerli taşlar, metaller ve benzeri kuyumculuk eşyası bakımından ciddi ve markasal biçimde kullandığını ispatlayamadığı, davalının «ibraz» ettiği faturalardaki kullanımlarının markasal nitelik taşımadığı sadece «ticaret unvanı» biçiminde olduğu, ayrıca faturaların dava dışı ... tarafından düzenlendiği, dolayısıyla bu kullanımın davalı şirket kullanımı olarak görülemeyeceği gerekçesiyle as …
Benzer bu karardaYine, davalı tarafça dosyaya sunulan «fatura» örneklerinde davalı şirket tarafından “Cümbüş” ibaresinin «ticaret unvanı» içerisinde kullanıldığı anlaşılmakta olup, davalı delil listesi eklerinin sunulmasına ilişkin dilekçesinin ek 13. sırasındaki bir kısım faturalarda da ''Cümbüş'' ibaresinin müstakil olarak kullanıldığı anlaşılmakta ise de, bu faturaların dava dışı Mehmet Hanifi Cümbüş tarafından düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · havale · fatura · ilan · dahili dava
Benzer bu karardaAncak, davacı tarafça 19.07.2011 «havale» tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde «uyuşmazlık konusu» ''Cümbüş'' markasının 556 sayılı KHK'nın 14. maddesi uyarınca kullanıldığına ilişkin olarak davalı tarafça sunulan «fatura» ve belgelerde davacı adına tescilli olan ''Mehmet Cümbüş'' ibareli bir başka markanın kullanıldığı ve bu kullanımın uyuşmazlık konusu ''Cümbüş'' markasının da aynı …
… ardaki mallar ve 37 ile 43. sınıftaki hizmetler bakımından ise kullanımın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14. sınıfta bulunan, taklitleri de «dahil» mücevherler ve değerli taşlar, değerli metaller ile bunların alaşımları ve bunlardan mamul veya bunlarla kaplanmış eşyalardan takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri, yaka iğneleri, broşlar, halhallar, bilezikler, yüzükler, kolyeler, küpeler, bileklikler, altınlar, takılar, mücevherler ve kıymetli taşlar, madalyonlar emtiası dışında kalan diğer tüm mal ve hizmetler bakımından dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve tescil kapsamından çıkarılmasına, «ilan» talebinin reddine karar verilmiştir.
Yine, davalı tarafça dosyaya sunulan «fatura» örneklerinde davalı şirket tarafından “Cümbüş” ibaresinin «ticaret unvanı» içerisinde kullanıldığı anlaşılmakta olup, davalı delil listesi eklerinin sunulmasına ilişkin dilekçesinin ek 13. sırasındaki bir kısım faturalarda da ''Cümbüş'' ibaresinin müstakil olarak kullanıldığı anlaşılmakta ise de, bu faturaların dava dışı Mehmet Hanifi Cümbüş tarafından düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalının «uyuşmazlık konusu» 1999/022220 sayılı ''Cümbüş'' markasının tescilli olduğu 14. sınıftaki “mücevherler, değerli taşlar vd.” emtia üzerindeki kullanımının 556 sayılı KHK'nın 14. madde …
-
Kullanmama nedenine dayalı marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5915 E. 2018/39 K.
Ortak:ibraz
İncelediğiniz kararda… arkayı 14. sınıftaki mücevherler, değerli taşlar, metaller ve benzeri kuyumculuk eşyası bakımından ciddi ve markasal biçimde kullandığını ispatlayamadığı, davalının «ibraz» ettiği faturalardaki kullanımlarının markasal nitelik taşımadığı sadece «ticaret unvanı» biçiminde olduğu, ayrıca faturaların dava dışı ... tarafından düzenlendiği, dolayısıyla bu kullanımın davalı şirket kullanımı olarak görülemeyeceği gerekçesiyle as …
Benzer bu kararda… i, dava konusu 1997/009739 sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptali istenen emtialar üzerinde ciddi biçiminde kullanıldığına ilişkin delillerin davalı tarafından «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Marka iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5088 E. 2017/7168 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11951 E. 2018/3754 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/12466 E. , 2017/421 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31/03/2015 tarih ve 2014/92-2015/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili; davalı adına tescilli bulunan 1999/022220 sayılı ''...'' ibareli markanın son 5 yıllık dönemde kullanılmadığını, davalının kullanımının ''...'' biçiminde olduğunu ileri sürerek davalı markasının 556 sayılı KHK'nın 14 ve 42. maddeleri gereğince hükümsüzlüğüne ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bozma sonrası işbu dava ile birleştirilen davada ise ''...'' ibareli markanın 556 sayılı KHK’nın 8/3, 8/5 ve 35. maddeleri gereğince hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili; müvekkilinin 1998 yılından beri kuyumculuk sektöründe faaliyet gösterdiğini ve 1999/022220 sayılı markayı ciddi ve yoğun olarak kullandığını, ''...'' ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalının dava konusu markayı 14. sınıftaki mücevherler, değerli taşlar, metaller ve benzeri kuyumculuk eşyası bakımından ciddi ve markasal biçimde kullandığını ispatlayamadığı, davalının ibraz ettiği faturalardaki kullanımlarının markasal nitelik taşımadığı sadece ticaret unvanı biçiminde olduğu, ayrıca faturaların dava dışı ... tarafından düzenlendiği, dolayısıyla bu kullanımın davalı şirket kullanımı olarak görülemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalı adına tescilli 99/022220 sayılı “...” ibareli markanın kullanmama nedeniyle iptaline ve asıl davada markanın iptaline karar verilmiş olduğundan, birleşen dava yönünden esasa dair hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, kullanmama nedenine dayalı markanın iptali istemine, birleşen dava ise aynı markanın 556 sayılı KHK’nın 8/3, 8/5 ve 35. maddeleri gereğince hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece, Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda asıl davada 556 sayılı KHK’nın 14. maddesi gereğince markanın kullanmama nedeniyle iptaline, birleşen davada ise esasa dair hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak, karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarihli 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verilmiştir. Bu durumda, anılan husus değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden asıl ve birleşen davada kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada kararın resen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/318020600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz