6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tüzel kişiliği olmayan vakıf iktisadi işletmesinin ihyası istenemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1927 E. 2025/367 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

TTK'nın 547. ve Geçici 7. maddelerinde düzenlenen ihya ve ek tasfiye müesseseleri, tüzel kişiliği bulunan ticaret şirketlerine özgüdür. Vakfa ait iktisadi işletme, vakıftan ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olmadığından ve bir hukuk sujesi olmadığından, ticaret sicilinden terkin edilen iktisadi işletme kaydının ihyası talep edilemez; kaydın terkini, işletmenin sahibi olan vakfın taraf ehliyetini de ortadan kaldırmaz.

Ele alınan sorunlar

Terkin edilen iktisadi işletmenin TTK 547 uyarınca ihyasının mümkün olup olmadığı → kabul

İddia: Davalı vekili; davacının ne Geçici 7. madde ne de 535. madde kapsamında terkin edildiğini, tasfiye işlemi yapılmayan ve tüzel kişiliği bulunmayan dava konusu iktisadi işletmenin ihyasına ve ek tasfiyesine karar verilmesinin mevzuata aykırı olduğunu, tüzel kişiliği bulunmayan tacirlerin gerçek kişi tacirlerde olduğu gibi İİK'nın 44. maddesindeki prosedüre tabi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İhya davası, şirketin tamamlanmamış tasfiyesinin tamamlanmasını sağlayan bir müessesedir; tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir, tamamlanmamışsa tüzel kişilik terkin edilmiş olsa dahi ihya yoluyla davalara taraf edilebilir. Ancak somut olayda ihyası istenen, vakfa ait bir iktisadi işletmedir; iktisadi işletme, vakıftan ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olmayıp maddi ve gayrimaddi unsurları bünyesinde barındıran iktisadi bir değer olarak hukuk sujesi değildir. Şirketlerin tüzel kişiliğinin yeniden canlandırılmasını düzenleyen TTK'nın 547. ve Geçici 7. maddelerinde iktisadi işletme kaydının ihyası kurumuna yer verilmemiştir; bu müesseseler tüzel kişiliği bulunan ticaret şirketlerine özgüdür. Vakfa ait iktisadi işletme kaydının ticaret sicilinden terkin edilmiş olması, iktisadi işletmenin sahibi olan vakfın taraf ehliyetini ortadan kaldırmaz; ticaret sicilinden kaydın silinmesi vakfın hak ve fiil ehliyetini sona erdirmediğinden, aleyhine dava açılan iktisadi işletmenin ihyasını ve ticaret siciline yeniden tescilini istemek mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

TTK 547 ve Geçici 7. maddelerdeki ihya/ek tasfiye müesseselerinin tüzel kişiliği bulunan ticaret şirketlerine özgü olduğu, tüzel kişiliği bulunmayan vakıf iktisadi işletmelerinin bu kapsamda ihya edilemeyeceği yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Vakfa ait, tüzel kişiliği bulunmayan iktisadi işletmenin ihyasının istenememesi nedeniyle davanın esastan reddedilmesi gerektiği

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası ek tasfiye tüzel kişilik taraf ehliyeti vakıf iktisadi işletmesi ticaret sicilinden terkin

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547TTK Geçici 7

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1927

KARAR NO 2025/367

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/09/2024

NUMARASI 2024/257 Esas - 2024/695 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/03/2025

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ...’ün eski temsilcisi olduğu ve terkin edilen ... İktisadi İşletmesi'nin 06/11/2023 tarihinde kurulduğunu, 01/03/2024 tarihli yönetim kurulu kararı ile işletmenin faaliyetine son verilmesine oy çokluğuyla karar verilip terkin işleminin 14/03/2024 tarihli gazetede ilan edildiğini, işbu dava konusu olaya konu ... isimli geminin işletme terkin edilmeden önce satın alındığını ve Türk Milli Gemi Sicili’ne ... tescil numarası ile tescil edildiğini, ancak işletmenin terkin işlemleri sırasında muhasebe departmanının hatası sebebi ile Türk Milli Gemi Sicili’ndeki gemi satışı ve devri tamamlanmadan işletmenin terkin işlemlerinin tamamlandığını, somut olayda ek tasfiye işleminin yapılmasının zorunlu olduğunu belirterek ...

İktisadi İşletmesi'nin adına kayıtlı ... gemi numaralı ... isimli gezinti gemisinin satış ve devir işlemleriyle sınırlı olarak ihyasına, ... İktisadi İşletmesi'nin Ticaret siciline tesciline, ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; Ticaret Sicili Müdürlüğünde ... sicil numarasıyla kayıtlı bulunan ... İktisadi İşletmesinin, TTK’nın Geçici 7. maddesi kapsamında terkin olmadığı, gerçek kişi/vakıf tacir olup, bir terkin işlemi ve tüzel kişiliğin sona ermesi dolayısıyla bir tasfiye işlemi ve buna bağlı terkin de söz konusu olmadığını, müvekkilinin TTK m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, sicilden terkin edilen ... İktisadi İşletmesi'nin adına kayıtlı ... isimli geminin satış işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla TTK'nın 547. maddesi uyarınca ihyası ve ek tasfiyesinin gerektiği, davacının talebinin TTK'nın 547. maddesi koşullarını taşıdığı gerekçesiyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken terkin olan ... İktisadi İşletmesi'nin adına kayıtlı ... isimli geminin satış ve devir işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla TTK'nın 547. maddesi uyarınca ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere duruşmada görevi kabul eden ... 'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, şirketin ticaret siciline tesciline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; davacının ne geçici 7. Madde ne de 535. madde kapsamında terkin edildiğini, tasfiye işlemi yapılmayan ve tüzel kişiliği bulunmayan dava konusu iktisadi işletmenin ihyasına ve ek tasfiyesine karar verilmesinin mevzuata aykırı olduğunu, tüzel kişiliği bulunmayan tacirlerin gerçek kişi tacirlerde olduğu gibi İİK'nın 44. maddesindeki prosedüre tabi olduğunu, vakfın gemi üzerindeki tasarruf hakkı devam ettiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticaret sicilinden terkin edilen iktisadi işletmenin TTK'nın 547.maddesi hükümlerine göre ihyası istemine ilişkindir. ... İktisadi İşletmesi'nin sicile 06/11/2023 tarihinde tescil edildiği, 01/03/2024 tarihli yönetim kurulu kararı ile faaliyetine son verildiği ve terkin işleminin 14/03/2024 tarihinde sicil gazetesinde ilan edildiği, işletme adına tescilli olan ... isimli geminin devri tamamlanmadan terkin işlemi yapılması nedeniyle iktisadi işletmenin ... İktisadi İşletmesi'nin adına kayıtlı ... isimli geminin satış ve devir işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla iktisadi işletmenin ihyası talebinde bulunulduğu, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

İhya davası, şirketin tamamlanmamış tasfiyesinin tamamlanmasını sağlayan bir müessesedir. Şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin edilmesiyle sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için de tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin edilmiş olsa dahi, şirketin ihyası sağlanarak, tüzel kişiliğin davalara taraf edilmesi mümkündür. Tasfiye süreci; ya tasfiye memuru atanarak, ya da şirket ana sözleşmesinde düzenleme var ise şirket ortaklarınca yerine getirilebilir. Bu sebeple tüzel kişiliği sona ermiş şirketin hak ehliyetinin ve bu kapsamda davada taraf ehliyetinin varlığından söz edilemez.

Feshedilmekle tüzel kişiliği sona eren şirketin, medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma ehliyeti de son bulacağından, münfesih tüzel kişiliğin, gerek yargıda gerekse diğer resmi merciler önünde temsil edilebileceğinden bahsetmek olanaklı değildir. Dolayısıyla tasfiyesi tamamlanıp ticaret sicilinden silinmek suretiyle hukuk alemindeki varlığı sona eren münfesih şirketin taraf olma ehliyeti de bulunmamaktadır. Açıklandığı üzere şirket ihya davası, tüzel kişiliğin tekrar kazanılması üzerine açılan davadır. Somut olayda davacı tarafından, ticaret sicilinden terkin edilen iktisadi işletme hakkında ihya talebinde bulunulmuş ise de, belirtilen vakfa ait iktisadi işletme, vakıftan ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olmadığı gibi maddi ve gayrimaddi unsurları bünyesinde barındıran iktisadi bir değer olarak, bir hukuk sujesi de değildir (Prof.

Dr. Rıza Ayhan, Prof. Dr. Hayrettin Çağlar, Ticari İşletme Hukuku Genel Esaslar, 11. Bası, sayfa 93). Şirketlerin tüzel kişiliğinin yeniden canlandırılmasını (ek tasfiye/ihya) düzenleyen TTK'nun 547. ve Geçici 7. maddelerinde, iktisadi işletme kaydının ihyası kurumuna yer verilmemiştir. Hal böyle olunca, TTK.nun 547. ve Geçici 7.maddelerinde düzenlenen ihya ve ek tasfiye müesseselerinin tüzel kişiliği bulunan ticaret şirketlerine özgü olduğu, vakfa ait iktisadi işletme kaydının ticaret sicilinden terkin edilmiş olmasının, iktisadi işletmenin sahibi olan vakfın taraf ehliyetini ortadan kaldırmayacağı, ticaret sicilinden kaydın silinmesi halinde, hak ve fiil ehliyeti sona ermediği dikkate alındığında aleyhine dava açtığı iktisadi işletmelerin ihyasını ve ticaret siciline yeniden tescilini istemesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmaktadır.

Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2024 Tarih 2024/257 Esas - 2024/695 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,8‬0‬-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davacı tarafından yapılan giderin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

10/03/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/31337 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.