Faturaya itiraz edilmeyip ticari deftere kaydedilmesinin ispat gücü
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1107 E. 2025/1249 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Fatura konusu mal veya hizmetin tesliminin ispat külfeti davacı satıcıya aittir; ancak fatura ticari defterlere kaydedilmiş, süresinde itiraz veya iade edilmemişse, ticari defterlerin delil değerine ilişkin TTK 222 hükmü uygulanır ve bu durumda ticari defter kaydı akdi ilişkinin ve alacağın varlığını da kanıtlar. Borçlu olmadığını iddia eden taraf bunu yazılı veya kesin delille ispatlamak zorundadır; soyut inkâr yeterli değildir. Alacaklının bilgisinde olduğu, kendi ticari defterinde de kayıtlı bulunan alacak likit sayılır ve icra inkâr tazminatına konu olabilir.
Ele alınan sorunlar
Fatura konusu mal tesliminin ve alacağın ispatı → ret
İddia: Davalı vekili, tek başına faturaların alacağın varlığını ispatlamadığını, ticari defter kaydının da alacağı göstermediğini, ürün tesliminin hiç yapılmadığını, bilirkişi raporunun yetersiz ve hukuki değerlendirme içerdiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Ancak faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. TTK 21/2 uyarınca faturaya itiraz edilmemişse içeriği kesinleşir; fatura ticari defterlere kayıt edilmişse artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil, ticari defterlerin delil olmasına ilişkin TTK 222'ye bakılır. Bu durumda ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Satım sözleşmesinin geçerliliği için yazılı sözleşme şartı bulunmamaktadır. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz veya iade etmeyerek ticari defterine kaydeden kimse, bu faturanın geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır; borçlu olmadığını yazılı veya kesin delille ispatlamak zorundadır. Somut olayda takibe konu üç adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, e-irsaliyelerin e-defter uygulaması kapsamında gönderildiği, faturaların süresinde reddedilmediği, davalı tarafça vergi dairesine BA bildirimi yapıldığı, tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı belirlenmiştir. Davalı taraf borçlu olmadığına ilişkin bir delil göstermeksizin soyut iddiada bulunmuştur. Bu nedenle alacağın kanıtlanamadığı ve bilirkişi raporunun yetersiz olduğu yönündeki istinaf sebepleri yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Vade farkı ve faize ilişkin istinaf sebeplerinin konusuz kalması → tartışılmadı
İddia: Davalı vekili, hükmedilen faizin fahiş olduğunu, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından TTK 1530 uyarınca faiz istenemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İcra takibinde fatura bedelleri asıl alacak olarak talep edilmiş, ayrıca TTK 1530 uyarınca faiz talep edildiği belirtilmiş olmakla birlikte takipten evvel işlemiş faiz talebinde bulunulmamıştır. Fatura bedelleri asıl alacaktan başka talep edilen 8.761,35-TL vade farkı bakımından dava reddedilmiş ve davacı tarafça bu husus istinaf edilmemiştir. Hüküm ile icra takibi sadece asıl alacak bakımından iptal edildiğinden, davalı vekilinin vade farkı ve TTK 1530 faizine yönelik istinaf sebebinin esasen bir konusu bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Uygulanan temerrüt faizinin hukuka uygunluğu → ret
İddia: Davalı vekili, hükmedilen faizin fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İcra takibinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari temerrüt faizi talep edilmiştir. Ticari işlerde temerrüt faizi 3095 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereği avans faizi olduğundan, takipten itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur ve kanunla belirlenen faizin fahiş olduğunun ileri sürülmesi dinlenebilir değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra inkâr tazminatının koşulları (alacağın likit olması) → ret
İddia: Davalı vekili, alacağın likit olmadığından icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini, aksine kendisi yönünden kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı bulunan alacağın bilgisinde olduğu gözetilerek alacağın likit olduğu kabul edilmiş ve davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Faturanın ticari deftere kaydedilip süresinde itiraz edilmemesi halinde delil değerinin TTK 21/2'den TTK 222'ye kayacağı ve bu durumda ticari defter kaydının akdi ilişkinin varlığını da kanıtlayacağı yönündeki gerekçe, fatura alacaklarına dayalı itirazın iptali davalarında ispat yükü tartışmaları açısından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ticari defter delili↗ fatura delili↗ icra inkâr tazminatı↗ ticari temerrüt faizi↗ avans faizi↗ likit alacak↗ e-fatura↗ e-irsaliye↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/1107
KARAR NO 2025/1249
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/03/2025
NUMARASI 2024/39 Esas 2025/238 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 10/01/2024
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından davalıya yapılan ürün satışları nedeniyle 20.01.2023, 01.02.2023, 06.02.2023 tarihli toplamda üç (3) adet ve 114.774,18 TL tutarında e-fatura keşide edildiğini, ürünlerin tam ve eksiksiz olarak davalı borçluya teslim edildiğini, borçlunun ayıp ihbarı ve faturaya itirazı bulunmadığını, faturaların ödenmemesi sebebiyle, fatura tutarlarına işletilen %3 oranında vade farkı alacağı ile birlikte toplamda 123.535,53-TL'nin müvekkili şirkete 5 gün içerisinde ödenmesi, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağını bildirir ihtarnamenin 18.07.2023 tarihinde muhataba gönderildiğini, muhataba tebliğ edilen ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla 123.535,53-TL tutarlı alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini itirazın iptaline,müvekkili lehine %20'den aşağı olmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, tek başına faturaların varlığının alacak iddiasını ispat edecek mahiyette olmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete hizmet verildiğini ispat edilmesi gerektiğini, İİKnın 67/2’maddesinde belirtilen koşullar oluşmadığından, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, ödeme emrinde TTK'nın 1530. maddesi kapsamında faiz istenmiş ise de; işbu maddenin uygulanacağına dair sözleşme olmadığını, TTK'nın 1530 maddesi kapsamında faiz işletilemeyeceğini, istenilen faizin fahiş olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini,faiz oranına itiraz ettiklerini, davanın reddine ve davacı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; alınan bilirkişi raporu benimsenerek her iki tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, davacının davalı adına 20/01/2023 ile 06/02/2023 tarihleri arasında 3 adet toplamda 114.774,18- TL tutarlı e-fatura düzenlediği, faturaların Gelir İdaresi Başkanlığı’nın e-fatura portalı aracılığıyla davalıya teslim edildiğini gösteren e-fatura zarf dökümlerinin ibraz edildiği, davalının adına düzenlenen faturalara 8 gün içerisinde itiraz etmediği veya iade faturası düzenlemediği, takibe konu faturaları BA beyannamelerine kaydettiği, e-irsaliyelerin ayrıca sunulduğu, irsaliyelerin e-fatura sistemi aracılığıyla davalıya gönderildiği, takibe konu 114.774,18 toplam tutarlı faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu ve 01/08/2023 takip tarihi itibariyle davalının 114.774,18-TL borçlu göründüğü, takiple ayrıca aylık %3 oranında 8.761,35-TL vade farkı talep edildiği, vade farkı ödeneceğine ilişkin sözleşme bulunmadığı gibi taraflar arasında teamül haline gelmiş bir vade farkı uygulaması bulunmadığı, 28/01/2022 ile 06/02/2023 tarihleri arası dönemde davacının davalı adına toplamda 129.455,27-TL tutarlı fatura düzenlediği, davalının karşılığında 86.487,25-TL ödeme yaptığı,takibe konu 13.164,38-TL, 54.763,80-TL 46.846-TL, 46.846-TL tutarlı faturaların Davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, asıl alacak bakımından davanın kabulü ile itirazın 114.774,18-TL asıl alacak yönünden iptaline, kabul edilen 114.774,18-TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, takipten önce davalı temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz, vade farkı talebinin reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, bilirkişi raporunun hukuki değerlendirmeler içerdiğini, tek başına fatura düzenlenmesinin alacağın varlığını ispatlamadığını, bilirkişi raporunun yeterli tesbitleri içermediğini, hükme esas alınamayacağını, ticari defterlerdeki kaydın alacağın varlığını göstermediğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, icra inkar tazminatı talebinin reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığından TTK'nın 1530 maddesi uyarınca faiz istenemeyeceğini,faturaların itiraza uğradığını, esasen faturaların teslim edilmeyen ürünlere ilişkin olup icra takibine konu edildiğini, faturanın likit sayılması için miktarının ve içeriğinin ihtilafsız olması gerektiğini, ürün teslimi hiç yapılmadığından alacağın likit sayılamayacağını, hükmedilen faizin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, üç adet fatura alacağının tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.HMK'nın 222.maddesi "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir. Her iki yanın 2022, 2023 yıllarında tuttuğu ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının 2023 yılında düzenlediği takibe konu edilen 3 adet 20/01/2023 tarihli 13.164,38-TL, 01/02/2023 tarihli 54.763,80-TL, 06/02/2023 tarihli 46.846-TL bedelli olmak üzere toplam 114.774,18-TL bedelli faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve e-irsaliyelerinde e-defter uygulaması kapsamında davalıya gönderildiği, e-fatura ve irsaliyelerin süresinde reddedilmediği gibi davalı tarafından vergi dairesine BA bildirimi yapıldığı belirlenmiştir.Taraflar arasında icra takibine konu faturalardan evvel 2021-2022 yıllarında ticari ilişki bulunduğu 2021 yılından devir eden borcun ve 2022 yılında yapılan ödemeler ve yine 2022 yılında düzenlenen bir adet fatura bedelinin 2022 yılında ödenerek cari hesabın sıfırlandığı,üç adet faturanın 2023 yılında düzenlendiği ve bu faturalar karşılığında ödeme yapılmadığı, icra takip tarihi itibariyle, her iki tarafın ticari defterlerinde davalının davacıya takibe konu faturaların toplam bedeli olan 114.774,18-TL borcun mevcut olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı belirlenmiştir.Davalı vekili alacağın kanıtlanamadığını ileri sürmekte ise de;
faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddesine bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Satım sözleşmesinin geçerliliği için yazılı sözleşme yapılması gerekmemektedir. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Davalı taraf ise bu yolda bir delil göstermemiş soyut şekilde borcu olmadığını ileri sürmekle yetinmiştir. Davalı vekilinin, bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, alacağın kanıtlanamadığına ilişkin tüm istinaf sebepleri yerinde değildir. Ayrıca; hükmedilen faizin fahiş olduğu, TTK'nın 1530 maddesine göre faiz istenemeyeceği ileri sürülmüş ise de icra takibinde fatura bedelleri asıl alacak olarak talep edilmekle birlikte fatura bedellerinin yanına TTK'nın 1530 maddesi uyarınca faiz talep edildiği belirtilmiştir.Ancak takipten evvel işlemiş faiz talebinde bulunulmamıştır.Fatura bedelleri asıl alacaktan başkaca 8.761,35-TL vade farkı talep edilmiş ise de, vade farkı talebi bakımından dava reddedilmiş, davacı tarafça istinaf edilmemiştir.
Verilen hüküm ile icra takibi sadece asıl alacak bakımından iptal edildiğinden davalı vekilinin bu hususlara yönelik istinaf sebebinin esasen bir konusu da bulunmamaktadır. İcra takibinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren %11.75 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi talep edilmiş olup ticari işlerde temerrüt faizi 3095 sayılı kanunun 2.maddesi gereği avans faizi olduğundan takipten itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesinde isabetsizlik olmayıp kanunla belirlenen faizin de fahiş olduğunun ileri sürülmesi dinlenebilir bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; alacağa dayanak faturaların ve irsaliyelerin her iki tarafın e-defterlerinde kayıtlı bulunduğu, kayıtların mutabık olduğu, davalının davacıya 114.774,18-TL borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline ve davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı bulunan alacağın bilgisinde olduğu da gözetilerek likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 7.840,22-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.575,40-TL harcın mahsubu ile kalan 5.264,82-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/09/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/3021 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi