6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defterlerdeki mutabık kayıtlar itirazın iptalinde alacağı ispatlar

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1053 E. 2025/1260 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Fatura konusu mal veya hizmetin tesliminin ispat külfeti davacı satıcıya aittir; ancak fatura, ticari defterlere kaydedilmiş ve tarafların defter kayıtları birbirini doğruluyorsa artık faturanın delil değerine ilişkin TTK 21/2 değil, ticari defterlerin delil değerine ilişkin TTK/HMK 222 uygulanır. Faturayı süresinde itiraz veya iade etmeden ticari defterine kaydeden taraf, geçerli bir sözleşme ilişkisine göre mal/hizmet aldığını kabul etmiş sayılır; buna karşı mal/hizmet almadığını veya borçlu olmadığını yazılı ya da kesin delille ispat etmesi gerekir. Bu ispatı yapamayan taraf aleyhine, mutabık defter kayıtlarına dayanan alacak likit sayılır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi hukuka aykırı olmaz.

Ele alınan sorunlar

Fatura ve ticari defter kayıtlarının alacağın ispatındaki değeri → ret

İddia: Davalı vekili, bilirkişi raporunda taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığının ve davalının takipten önce temerrüde düşürülmediğinin tespit edildiğini, TTK 21/1 uyarınca fatura düzenlenebilmesi için geçerli bir sözleşmenin şart olduğunu, faturanın deftere kaydının borcun varlığına karine teşkil ettiğini ancak karinenin aksinin ispatının mümkün olduğunu, iki tarafın defter kayıtlarının birbirine aykırı olduğunu, rapora itiraz edilmesine rağmen ek rapor alınmadığını ve alacağın likit olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. HMK 222 uyarınca mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına karar verebilir. Her iki tarafın kanuna uygun tutulan ticari defterleri sahipleri lehine delil vasfındadır. Davacının düzenlediği faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının kısmi ödeme yaptığı ve icra takip tarihi itibariyle her iki tarafın defter kayıtlarına göre davalının davacıya bakiye borçlu olduğu, kayıtların birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklı kurumlardır; TTK 21/2 uyarınca faturaya itiraz edilmezse içeriği kesinleşir, ancak akdi ilişkinin yazılı delille ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kaydedilmişse artık TTK 21'e değil, ticari defterlerin delil olmasına ilişkin TTK 222'ye bakılması gerekir; deftere kaydedilen fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Satım sözleşmesinin geçerliliği için yazılı şekil şart değildir. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterine kaydeden kimse, geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal/hizmet almadığını, borçlu olmadığını yazılı veya kesin delille ispat etmesi gerekir. Davalı bu yönde bir delil göstermemiş, soyut olarak borcu olmadığını ileri sürmekle yetinmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacağın likit olup olmadığı ve icra inkar tazminatı → ret

İddia: Davalı vekili alacağın likit olmadığını ileri sürerek icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu savunmuştur.

Gerekçe: Davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı bulunan alacağın bilgisinde olduğu gözetilerek alacağın likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Gerekçenin yeterliliği ve adil yargılanma hakkı iddiası → ret

İddia: Davalı vekili karara yeterli gerekçe yazılmadığını, rapora itiraz edilmesine rağmen ek rapor alınmadığını ileri sürerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini savunmuştur.

Gerekçe: Dava dosyasında gereken tahkikat yapılarak davanın karara bağlandığı ve gerekçe yazıldığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Faturanın ticari deftere kaydedilmiş olması durumunda uygulanacak delil rejiminin fatura delili (TTK 21/2) değil ticari defter delili (TTK/HMK 222) olduğu ve deftere kaydedilen faturanın akdi ilişkinin varlığını da ispatladığı yönündeki gerekçe, benzer ticari alacak davalarında delil değerlendirmesi açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter delili fatura itirazın iptali icra inkar tazminatı likit alacak TTK 21/2 HMK 222

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 21/2TTK 222 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/1053

KARAR NO 2025/1260

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/02/2025

NUMARASI 2023/1006 Esas - 2025/107 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 27/12/2023

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacının bayrak satımı sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalıya verilen hizmete karşılık e-fatura düzenlendiği, davalı tarafından itiraz edilmediği, davalıdan 40.648-TL bakiye cari hesap alacağı bulunduğunu, davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığı, ödeme emrine davalının vaki itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ,davacı yararına %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı şirket tarafından alacaklı olduğu iddiasıyla davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davalının icra takibi konusu yapılan alacak ile ilgili bir borcu bulunmadığı,satış sözleşmesi sonucu malların devredildiğine dair bir somut delil ibraz edemediği, davalı şirket tarafından malların alındığı iddiası ispat edilmemesine rağmen icra takibine başlandığı,borca haklı olarak itiraz edildiğini belirterek davanın reddine,davalı yararına %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacının davalıdan faturaya dayalı 39.320,50-TL alacağı bulunduğunun her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacının alacağını ispat ettiğini, davalı tarafından ödeme yapıldığına dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığını,temerrüdün takip ile oluştuğu gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin 39.320,50-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazla talebin reddine, alacak likit olduğundan %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; karara yeterli gerekçe yazılmadığından adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini,bilirkişi raporunda "taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı ve davalının icra takibinden önce temerrüde düşürülmediğinin,"tesbit edildiğini, TTK nın 21/1 incelendiğinde fatura düzenlenenebilmesi için, geçerli bir sözleşmenin varlığının şart olması gerektiğini,faturaların ticari defterlere kaydı dahi borcun varlığına karine teşkil ettiğini, karinenin aksinin ispatı her zaman mümkün olduğunu, bilirkişinin iki tarafın defterlerinin birbirine aykırı kayıtlar içerdiğini tespit ettiğini, rapora itiraz edilerek ek rapor talep edilmiş ise de ek rapor alınmadığını, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, alacağın likit olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, açık hesap alacağının tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. HMK'nın 222.maddesi "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir. Her iki yanın 2021, 2022 yıllarında tuttuğu ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının düzenlediği 4 adet 211.259,88-TL bedelli faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve karşılığında 171.564,91-TL davacıya ödeme yaptığı, icra takip tarihi itibariyle, her iki tarafın ticari defterlerinde davalının davacıya 39.320,50-TL borçlandığı, kayıtların birbirini doğruladığı belirlenmiştir.

Davalı vekili ticari defterlerin delil vasfında olmadığını ileri sürmüş ise de her iki tarafın e-defter tasdik bilgilerinin bilirkişi raporuna ekli bulunduğu ve kanuna uygun tutulan ticari defterlerin sahipleri lehine delil vasfında olduğu anlaşılmaktadır. Davalı vekili alacağın kanıtlanamadığını ileri sürmekte ise de; faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222.

maddeye bakmak gerekir.Ticari defterlere kaydedilen fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar.Satım sözleşmesinin geçerliliği için yazılı yapılması gerekmez.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalı taraf ise bu yolda bir delil göstermemiş soyut olarak borcu olmadığını ileri sürmekle yetinmiştir. Açıklanan nedenlerle; alacağa dayanak faturaların ve davalının yaptığı ödemelerin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, kayıtların mutabık olduğu, davalının davacıya 39.320,50-TL borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline ve davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı bulunan alacağın bilgisinde olduğu da gözetilerek likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava dosyasında gereken tahkikat yapılarak davanın karara bağlandığı ve gerekçe yazıldığı sonucuna varıldığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.685,98-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 671,50-TL harcın mahsubu ile kalan 2.014,48-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/09/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/3014 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.