Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/12640 E. 2017/825 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişli rapor↗ sigorta teminatı↗ şirket merkezi mahkemesi↗ ba formu↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ denetime elverişlilik↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ teminat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda don teminatı klozunun meydana gelmesi için öncelikle üzüm bağlarındaki gözlerin uyanması gerekliliğinin bildirildiği ve fakat gözlerin uyanmadığından bahisle don teminatının başlamamış olduğu ve böylece davalı sigorta şirketinin ödememede bulunmasının doğal olduğunu beyan etmiş olup mahkemece denetime elverişli rapor doğrultusunda davacının don hasarı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tarım sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
1- Davalı ... Kooperatifi dava konusu sigorta sözleşmesine aracılık yaptığından bahisle dava edilmiş ise de sigorta poliçesinden doğan sorumluluğu bulunmamakta olup, bu davalı yönünden davanın husumetten reddi gerektiğinden, yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, ... Kooperatifi'ne yönelik davanın reddi sonucu itibariyle doğru olduğundan, davanın davalı kooperatif yönünden onanması gerekmiştir.
2- Davalı sigorta şirketi yönünden temyiz itirazlarına geline; taraflar arasında 23/01/2006 tarihinde ön bilgi formu düzenlenmiş olup, ön bilgi formunda, aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun şirket merkezine fakslanmasından 3 gün sonra sigorta teminatının başlayacağı açıklamasına yer verilmiştir. Bu durumda, şirket merkezine fakslanmasından 3 gün sonra önbilgi formundaki şartlarda teminatın başladığının kabulü gerekir. Buna rağmen, davalı sigorta şirketince 08/03/2006 tarihindeki don rizikosundan sonra 22/03/2006 tarihinde tanzim edilen poliçede sigortalı aleyhine hükümlere yer verilmek suretiyle önbilgi formunda teminat altına alınan rizikonun teminat dışı bırakılması taraflar arasındaki anlaşmaya aykırıdır. Bu nedenlerle, rizikonun teminat kapsamında olduğu kabul edilerek inceleme ve değerlendirme yapılması ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1194 E. 2010/7079 K.
Ortak:sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · sigorta sözleşmesi · riziko · sigorta poliçesi · teminat · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz kararda2- Davalı sigorta şirketi yönünden temyiz itirazlarına geline; taraflar arasında 23/01/2006 tarihinde ön bilgi «formu» düzenlenmiş olup, ön bilgi formunda, aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra «sigorta teminatının» başlayacağı açıklamasına yer verilmiştir.
Kooperatifi dava konusu «sigorta sözleşmesine» aracılık yaptığından bahisle dava edilmiş ise de «sigorta poliçesinden» doğan sorumluluğu bulunmamakta olup, bu davalı yönünden davanın «husumetten» reddi gerektiğinden, yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, ...
Bu durumda, «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra önbilgi formundaki şartlarda «teminatın» başladığının kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olduğu azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK.nun 1295 nci maddesinin TTK.nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesiyle veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, önbilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, üç gün sonra teminatın başladığının kabulünün gerektiği, zararın belirlendiği, ekspertiz tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 16.170.00 YTL’nin 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · özel dava şartı · sigorta ettiren · acentelik · ek prim · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olduğu azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK.nun 1295 nci maddesinin TTK.nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesiyle veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, önbilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, üç gün sonra teminatın başladığının kabulünün gerektiği, zararın belirlendiği, ekspertiz tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 16.170.00 YTL’nin 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durum karşısında, davalının zarar miktarını «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde öğrendiği, en geç 30 gün içinde davacıya tazminatı ödemesi gerektiği hususu dikkate alınıp, ekspertiz raporu tanzim tarihinden 30 gün sonrası olan 22.04.2006 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığ …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1207 E. 2010/7882 K.
Ortak:sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · sigorta sözleşmesi · riziko · sigorta poliçesi · teminat · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz kararda2- Davalı sigorta şirketi yönünden temyiz itirazlarına geline; taraflar arasında 23/01/2006 tarihinde ön bilgi «formu» düzenlenmiş olup, ön bilgi formunda, aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra «sigorta teminatının» başlayacağı açıklamasına yer verilmiştir.
Kooperatifi dava konusu «sigorta sözleşmesine» aracılık yaptığından bahisle dava edilmiş ise de «sigorta poliçesinden» doğan sorumluluğu bulunmamakta olup, bu davalı yönünden davanın «husumetten» reddi gerektiğinden, yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, ...
Bu durumda, «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra önbilgi formundaki şartlarda «teminatın» başladığının kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4. maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295. maddesinin TTK'nun 1264/4. maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, olayda teminatın başladığının kabulünün gerektiği ve zararın belirlendiği «ekspertiz rapor» tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 25.305,00 TL’nın 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1. maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · özel dava şartı · sigorta ettiren · acentelik · ek prim · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4. maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295. maddesinin TTK'nun 1264/4. maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, olayda teminatın başladığının kabulünün gerektiği ve zararın belirlendiği «ekspertiz rapor» tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 25.305,00 TL’nın 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durum karşısında, davalının zarar miktarını «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde öğrendiği, en geç 30 gün içinde davacıya tazminatı ödemesi gerektiği hususu dikkate alınıp, ekspertiz raporu tanzim tarihinden 30 gün sonrası olan 22.04.2006 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığ …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1200 E. 2010/7781 K.
Ortak:sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · sigorta sözleşmesi · riziko · sigorta poliçesi · teminat · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz kararda2- Davalı sigorta şirketi yönünden temyiz itirazlarına geline; taraflar arasında 23/01/2006 tarihinde ön bilgi «formu» düzenlenmiş olup, ön bilgi formunda, aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra «sigorta teminatının» başlayacağı açıklamasına yer verilmiştir.
Kooperatifi dava konusu «sigorta sözleşmesine» aracılık yaptığından bahisle dava edilmiş ise de «sigorta poliçesinden» doğan sorumluluğu bulunmamakta olup, bu davalı yönünden davanın «husumetten» reddi gerektiğinden, yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, ...
Bu durumda, «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra önbilgi formundaki şartlarda «teminatın» başladığının kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4. maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarındaki azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295. maddesinin amir hükmü olmadığı, TTK'nun 1264/4. maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, üç gün sonra teminatın başladığının kabulünün gerektiği, zararın belirlendiği, ekspertiz tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 8.400,00 TL’nın 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1. maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · özel dava şartı · sigorta ettiren · acentelik · ek prim · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4. maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarındaki azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295. maddesinin amir hükmü olmadığı, TTK'nun 1264/4. maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, üç gün sonra teminatın başladığının kabulünün gerektiği, zararın belirlendiği, ekspertiz tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 8.400,00 TL’nın 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durum karşısında, davalının zarar miktarını «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde öğrendiği, en geç 30 gün içinde davacıya tazminatı ödemesi gerektiği hususu dikkate alınıp, ekspertiz raporu tanzim tarihinden 30 gün sonrası olan 22.04.2006 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığ …
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1212 E. 2010/8446 K.
Ortak:sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · sigorta sözleşmesi · riziko · sigorta poliçesi · teminat · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz kararda2- Davalı sigorta şirketi yönünden temyiz itirazlarına geline; taraflar arasında 23/01/2006 tarihinde ön bilgi «formu» düzenlenmiş olup, ön bilgi formunda, aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra «sigorta teminatının» başlayacağı açıklamasına yer verilmiştir.
Kooperatifi dava konusu «sigorta sözleşmesine» aracılık yaptığından bahisle dava edilmiş ise de «sigorta poliçesinden» doğan sorumluluğu bulunmamakta olup, bu davalı yönünden davanın «husumetten» reddi gerektiğinden, yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, ...
Bu durumda, «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra önbilgi formundaki şartlarda «teminatın» başladığının kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK’nun 1295 nci maddesinin aynı Kanun’un 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, üç gün sonra teminatın başladığının kabulünün gerektiği ve davalının ekspertiz tarihi olan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 12.000,00 YTL’nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · özel dava şartı · sigorta ettiren · acentelik · ek prim · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK’nun 1295 nci maddesinin aynı Kanun’un 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, üç gün sonra teminatın başladığının kabulünün gerektiği ve davalının ekspertiz tarihi olan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 12.000,00 YTL’nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durum karşısında, davalının zarar miktarını «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde öğrendiği, en geç 30 gün içinde davacıya tazminatı ödemesi gerektiği hususu dikkate alınıp, ekspertiz raporu tanzim tarihinden 30 gün sonrası olan 22.04.2006 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığ …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1224 E. 2010/7487 K.
Ortak:sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · sigorta sözleşmesi · riziko · sigorta poliçesi · teminat · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz kararda2- Davalı sigorta şirketi yönünden temyiz itirazlarına geline; taraflar arasında 23/01/2006 tarihinde ön bilgi «formu» düzenlenmiş olup, ön bilgi formunda, aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra «sigorta teminatının» başlayacağı açıklamasına yer verilmiştir.
Kooperatifi dava konusu «sigorta sözleşmesine» aracılık yaptığından bahisle dava edilmiş ise de «sigorta poliçesinden» doğan sorumluluğu bulunmamakta olup, bu davalı yönünden davanın «husumetten» reddi gerektiğinden, yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, ...
Bu durumda, «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra önbilgi formundaki şartlarda «teminatın» başladığının kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK.nun 1295 nci maddesinin TTK.nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, üç gün sonra teminatın başladığının kabulünün gerektiği, zararın belirlendiği, ekspertiz tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 8.400,,00 TL’nin 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · özel dava şartı · sigorta ettiren · acentelik · ek prim · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK.nun 1295 nci maddesinin TTK.nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, üç gün sonra teminatın başladığının kabulünün gerektiği, zararın belirlendiği, ekspertiz tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 8.400,,00 TL’nin 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durum karşısında, davalının zarar miktarını «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde öğrendiği, en geç 30 gün içinde davacıya tazminatı ödemesi gerektiği hususu dikkate alınıp, ekspertiz raporu tanzim tarihinden 30 gün sonrası olan 22.04.2006 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığ …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1221 E. 2010/7081 K.
Ortak:sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · sigorta sözleşmesi · riziko · sigorta poliçesi · teminat · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz kararda2- Davalı sigorta şirketi yönünden temyiz itirazlarına geline; taraflar arasında 23/01/2006 tarihinde ön bilgi «formu» düzenlenmiş olup, ön bilgi formunda, aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra «sigorta teminatının» başlayacağı açıklamasına yer verilmiştir.
Kooperatifi dava konusu «sigorta sözleşmesine» aracılık yaptığından bahisle dava edilmiş ise de «sigorta poliçesinden» doğan sorumluluğu bulunmamakta olup, bu davalı yönünden davanın «husumetten» reddi gerektiğinden, yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, ...
Bu durumda, «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra önbilgi formundaki şartlarda «teminatın» başladığının kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295. maddesinin TTK'nun 1264/4. maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, üç gün sonra teminatın başladığının kabulünün gerektiği, zararın belirlendiği, ekspertiz tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.682.00 YTL’nın 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · özel dava şartı · sigorta ettiren · acentelik · ek prim · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295. maddesinin TTK'nun 1264/4. maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, üç gün sonra teminatın başladığının kabulünün gerektiği, zararın belirlendiği, ekspertiz tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.682.00 YTL’nın 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durum karşısında, davalının zarar miktarını «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde öğrendiği, en geç 30 gün içinde davacıya tazminatı ödemesi gerektiği hususu dikkate alınıp, ekspertiz raporu tanzim tarihinden 30 gün sonrası olan 22.04.2006 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığ …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1195 E. 2010/7484 K.
Ortak:sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · sigorta sözleşmesi · riziko · sigorta poliçesi · teminat · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz kararda2- Davalı sigorta şirketi yönünden temyiz itirazlarına geline; taraflar arasında 23/01/2006 tarihinde ön bilgi «formu» düzenlenmiş olup, ön bilgi formunda, aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra «sigorta teminatının» başlayacağı açıklamasına yer verilmiştir.
Kooperatifi dava konusu «sigorta sözleşmesine» aracılık yaptığından bahisle dava edilmiş ise de «sigorta poliçesinden» doğan sorumluluğu bulunmamakta olup, bu davalı yönünden davanın «husumetten» reddi gerektiğinden, yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, ...
Bu durumda, «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra önbilgi formundaki şartlarda «teminatın» başladığının kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295 nci maddesinin TTK.nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006tarihindetahsiledilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, üç gün sonra teminatın başladığının kabulünün gerektiği, zararın belirlendiği, ekspertiz tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 29.190,00 TL’nin 25.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · özel dava şartı · sigorta ettiren · acentelik · ek prim · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295 nci maddesinin TTK.nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006tarihindetahsiledilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, üç gün sonra teminatın başladığının kabulünün gerektiği, zararın belirlendiği, ekspertiz tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 29.190,00 TL’nin 25.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durum karşısında, davalının zarar miktarını «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde öğrendiği, en geç 30 gün içinde davacıya tazminatı ödemesi gerektiği hususu dikkate alınıp, ekspertiz raporu tanzim tarihinden 30 gün sonrası olan 23.04.2006 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığ …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1209 E. 2010/7881 K.
Ortak:sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · sigorta sözleşmesi · riziko · sigorta poliçesi · teminat · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz kararda2- Davalı sigorta şirketi yönünden temyiz itirazlarına geline; taraflar arasında 23/01/2006 tarihinde ön bilgi «formu» düzenlenmiş olup, ön bilgi formunda, aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra «sigorta teminatının» başlayacağı açıklamasına yer verilmiştir.
Kooperatifi dava konusu «sigorta sözleşmesine» aracılık yaptığından bahisle dava edilmiş ise de «sigorta poliçesinden» doğan sorumluluğu bulunmamakta olup, bu davalı yönünden davanın «husumetten» reddi gerektiğinden, yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, ...
Bu durumda, «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra önbilgi formundaki şartlarda «teminatın» başladığının kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295 nci maddesinin TTK'nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, olayda teminatın başladığının kabulünün gerektiği ve zararın belirlendiği «ekspertiz rapor» tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 14.660,00 TL’nın 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · özel dava şartı · sigorta ettiren · acentelik · ek prim · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295 nci maddesinin TTK'nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, olayda teminatın başladığının kabulünün gerektiği ve zararın belirlendiği «ekspertiz rapor» tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 14.660,00 TL’nın 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durum karşısında, davalının zarar miktarını «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde öğrendiği, en geç 30 gün içinde davacıya tazminatı ödemesi gerektiği hususu dikkate alınıp, ekspertiz raporu tanzim tarihinden 30 gün sonrası olan 24.04.2006 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığ …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/12640 E. , 2017/825 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/01/2013 tarih ve 2008/155-2013/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davaya konu tarım arazisi üzerinde temel geçim kaynağı olan üzüm yetiştiriciliği yapmakta olduğunu, üzüm bağlarının 2006 mahsulünü 23.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere 23.01.2006 tarihinde, dolu, don vs gibi olumsuz hava şartlarına karşı İzmir Bölge Müdürlüğü 1575 ... aracılığıyla ... A.Ş’ye sigortalattığını, bölgede 08.03.2006 tarihinde yaşanan don nedeniyle müvekkilinin bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 5.600,00 YTL maddi kaybının olduğunu iddia ederek, 1.000,00 YTL’lik alacak davası açılmış, ıslahla talebi 5.112,00 TL' ye yükseltilmiş, davanın kabulü talep edilmiştir.
Davalı vekilleri, sulh hukuk mahkemesinde açılmasına rağmen sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle göreve, TTK’nun 116 ve devamı maddeleri, Sigorta Mukayese Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca acenteye dava yöneltilemeyeceği gerekçesiyle husumete, genel olarak 01 Kasım 1995 tarihinde T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından onaylanan ve yürürlüğe giden Tarım Ürünleri Dolu Sigortası Genel Şartları, A.6. sigortanın başlaması ve sonu maddelerine göre bağlarda tomurcuk, gözlerin uyanması ile tazminat başlayacağı, hasar olduğu bildirilen tarihlerde gözlerde herhangi bir uyanma olmaması nedeniyle tazminat kapsamında bu hasarın oluşmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda don teminatı klozunun meydana gelmesi için öncelikle üzüm bağlarındaki gözlerin uyanması gerekliliğinin bildirildiği ve fakat gözlerin uyanmadığından bahisle don teminatının başlamamış olduğu ve böylece davalı sigorta şirketinin ödememede bulunmasının doğal olduğunu beyan etmiş olup mahkemece denetime elverişli rapor doğrultusunda davacının don hasarı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tarım sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
1- Davalı ... Kooperatifi dava konusu sigorta sözleşmesine aracılık yaptığından bahisle dava edilmiş ise de sigorta poliçesinden doğan sorumluluğu bulunmamakta olup, bu davalı yönünden davanın husumetten reddi gerektiğinden, yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, ... Kooperatifi'ne yönelik davanın reddi sonucu itibariyle doğru olduğundan, davanın davalı kooperatif yönünden onanması gerekmiştir.
2- Davalı sigorta şirketi yönünden temyiz itirazlarına geline; taraflar arasında 23/01/2006 tarihinde ön bilgi formu düzenlenmiş olup, ön bilgi formunda, aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun şirket merkezine fakslanmasından 3 gün sonra sigorta teminatının başlayacağı açıklamasına yer verilmiştir. Bu durumda, şirket merkezine fakslanmasından 3 gün sonra önbilgi formundaki şartlarda teminatın başladığının kabulü gerekir. Buna rağmen, davalı sigorta şirketince 08/03/2006 tarihindeki don rizikosundan sonra 22/03/2006 tarihinde tanzim edilen poliçede sigortalı aleyhine hükümlere yer verilmek suretiyle önbilgi formunda teminat altına alınan rizikonun teminat dışı bırakılması taraflar arasındaki anlaşmaya aykırıdır.
Bu nedenlerle, rizikonun teminat kapsamında olduğu kabul edilerek inceleme ve değerlendirme yapılması ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Kooperatifi'ne yönelik davacının temyiz itirazlarının reddi ile davalı kooperatif hakkındaki sonucu itibariyle doğru olan davanın reddi kararının ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle davalı sigorta şirketi yönünden kararın davacı lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/298896600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz