Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/1209 E. 2010/7881 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksper raporu↗ özel dava şartı↗ sigorta teminatı↗ şirket merkezi mahkemesi↗ sigorta ettiren↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ acentelik↗ ek prim↗ sigorta poliçesi↗ temerrüt↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinin özel şartlarının 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları teminat altına aldığı, rizikonun meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının primin ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295 nci maddesinin TTK'nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca sigorta ettiren yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda
don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile son bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun şirket merkezine fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının acentesinin imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, olayda teminatın başladığının kabulünün gerektiği ve zararın belirlendiği ekspertiz rapor tarihinde davalının temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 14.660,00 TL’nın 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, Tarım Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının ekspertiz raporu tanzim tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır. Bu durum karşısında, davalının zarar miktarını ekspertiz raporu tanzim tarihinde öğrendiği, en geç 30 gün içinde davacıya tazminatı ödemesi gerektiği hususu dikkate alınıp, ekspertiz raporu tanzim tarihinden 30 gün sonrası olan 24.04.2006 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sigorta tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1212 E. 2010/8446 K.
Ortak:eksper raporu · özel dava şartı · sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · riziko · acentelik · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295 nci maddesinin TTK'nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, olayda teminatın başladığının kabulünün gerektiği ve zararın belirlendiği «ekspertiz rapor» tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 14.660,00 TL’nın 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK’nun 1295 nci maddesinin aynı Kanun’un 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, üç gün sonra teminatın başladığının kabulünün gerektiği ve davalının ekspertiz tarihi olan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 12.000,00 YTL’nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Sigorta tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1224 E. 2010/7487 K.
Ortak:eksper raporu · özel dava şartı · sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · riziko · acentelik · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295 nci maddesinin TTK'nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, olayda teminatın başladığının kabulünün gerektiği ve zararın belirlendiği «ekspertiz rapor» tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 14.660,00 TL’nın 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK.nun 1295 nci maddesinin TTK.nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, üç gün sonra teminatın başladığının kabulünün gerektiği, zararın belirlendiği, ekspertiz tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 8.400,,00 TL’nin 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Sigorta tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1195 E. 2010/7484 K.
Ortak:eksper raporu · özel dava şartı · sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · riziko · acentelik · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295 nci maddesinin TTK'nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, olayda teminatın başladığının kabulünün gerektiği ve zararın belirlendiği «ekspertiz rapor» tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 14.660,00 TL’nın 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295 nci maddesinin TTK.nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006tarihindetahsiledilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, üç gün sonra teminatın başladığının kabulünün gerektiği, zararın belirlendiği, ekspertiz tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 29.190,00 TL’nin 25.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Sigorta tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1216 E. 2010/7780 K.
Ortak:eksper raporu · özel dava şartı · sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · riziko · acentelik · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295 nci maddesinin TTK'nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, olayda teminatın başladığının kabulünün gerektiği ve zararın belirlendiği «ekspertiz rapor» tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 14.660,00 TL’nın 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında ki azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295 nci maddesinin TTK'nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, üç gün sonra teminatın başladığının kabulünün gerektiği, zararın belirlendiği, ekspertiz tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 21.840,00 TL’nın 25.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Sigorta tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1202 E. 2010/8445 K.
Ortak:eksper raporu · özel dava şartı · sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · riziko · acentelik · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295 nci maddesinin TTK'nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, olayda teminatın başladığının kabulünün gerektiği ve zararın belirlendiği «ekspertiz rapor» tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 14.660,00 TL’nın 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK’nun 1295 nci maddesinin aynı Kanun’un 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, üç gün sonra teminatın başladığının kabulünün gerektiği, zararın belirlendiği ekspertiz tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.517,00 YTL’nin 25.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Sigorta tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1220 E. 2010/7779 K.
Ortak:eksper raporu · özel dava şartı · sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · riziko · acentelik · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295 nci maddesinin TTK'nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, olayda teminatın başladığının kabulünün gerektiği ve zararın belirlendiği «ekspertiz rapor» tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 14.660,00 TL’nın 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295 nci maddesinin TTK'nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, üç gün sonra teminatın başladığının kabulünün gerektiği, zararın belirlendiği, ekspertiz tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 15.773,00 TL’nın 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Sigorta tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1198 E. 2010/7883 K.
Ortak:eksper raporu · özel dava şartı · sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · riziko · acentelik · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295 nci maddesinin TTK'nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, olayda teminatın başladığının kabulünün gerektiği ve zararın belirlendiği «ekspertiz rapor» tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 14.660,00 TL’nın 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295 nci maddesinin TTK'nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, olayda teminatın başladığının kabulünün gerektiği ve zararın belirlendiği «ekspertiz rapor» tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.849,00 TL’nın 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Sigorta tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1204 E. 2010/7485 K.
Ortak:eksper raporu · özel dava şartı · sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · riziko · acentelik · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295 nci maddesinin TTK'nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, olayda teminatın başladığının kabulünün gerektiği ve zararın belirlendiği «ekspertiz rapor» tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 14.660,00 TL’nın 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» «özel şartlarının» 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları «teminat» altına aldığı, «rizikonun» meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının «primin» ödenmediğini savunduğu, ancak TTK.nun 1295 nci maddesinin TTK.nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca «sigorta ettiren» yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda don «sigortasında teminatın» bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile «son» bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının «acentesinin» imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, üç gün sonra teminatın başladığının kabulünün gerektiği, zararın belirlendiği, ekspertiz tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.092,00 TL’nin 25.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/1209 E. , 2010/7881 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Sarıgöl Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.05.2008 tarih ve 2006/132 - 2008/77 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait üzüm bağının "don" rizikolarına karşı davalı tarafından 27.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere sigortalandığını, 08.03.2006 tarihinde meydana gelen don olayı nedeniyle bağın zarar gördüğünü, davalının taraflar arasında imzalanan ön bilgi formuna aykırı poliçe düzenleyerek sigorta tazminatını sözleşmede olmayan nedenleri gerekçe göstererek ödemediğini ileri sürerek, ıslah dilekçesiyle birlikte toplam 14.660,00 TL’nın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasar ihbarı sonrasında yapılan incelemede riziko tarihi olarak belirtilen tarih itibariyle bağ bitkilerinin gözlerinde uyanma olmadığını, teminatın genel şartlar uyarınca tomurcuklanma ve gözlerde uyanma ile başlayacağını, esasen davacının dayandığı önbilgi formunun poliçe yerine geçmeyeceğini, hasarın meydana geldiği iddia edilen tarihte hava sıcaklığının -1,51 derece olduğunu, bu sıcaklığın uyanmamış asmada zarara sebep olmayacağını, tespit raporunu ve iddia edilen zarar tutarının kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinin özel şartlarının 4 ncü maddesinde ısının 0 derecenin altına düşmesi durumunda meydana gelen donun asmadaki tomurcuk ve sürgünlere zarar vermesi yoluyla ürün miktarında sebep olan azalmaları teminat altına aldığı, rizikonun meydana geldiği 08-09-10 Mart tarihlerinde sıcaklıkların 0 derecenin altına düştüğü, davalının primin ödenmediğini savunduğu, ancak TTK'nun 1295 nci maddesinin TTK'nun 1264/4 ncü maddesi uyarınca sigorta ettiren yararına değiştirilebileceği, poliçede ‘poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir’ açıklamasına yer verildiği, davacının anılan tarihte primini ödediği, yine aynı özel şartlarda
don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şartta 28 Şubat itibariyle başlayacağının ve ürün hasadı ile son bulacağının kararlaştırıldığı, ön bilgi formunda da aksine bir karar alınmadıkça önbilgi formunun şirket merkezine fakslanmasından üç gün sonra başlayacağı açıklamasına yer verildiği, bunu davalının acentesinin imzalayacağı ve fakslayacağının kararlaştırıldığı, davacıya bu külfetin yüklenemeyeceği, olayda teminatın başladığının kabulünün gerektiği ve zararın belirlendiği ekspertiz rapor tarihinde davalının temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 14.660,00 TL’nın 24.03.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, Tarım Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının ekspertiz raporu tanzim tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır. Bu durum karşısında, davalının zarar miktarını ekspertiz raporu tanzim tarihinde öğrendiği, en geç 30 gün içinde davacıya tazminatı ödemesi gerektiği hususu dikkate alınıp, ekspertiz raporu tanzim tarihinden 30 gün sonrası olan 24.04.2006 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1 nci maddesindeki ‘24.03.2006’ ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine ‘22.04. 2006’ ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1026340800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz