AYM iptal kararının derdest dosyalara etkisi ve hak düşürücü süre
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2026/422 E. 2026/502 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalHak düşürücü süre
Gerekçe özeti
Anayasa Mahkemesi'nin bir kanun hükmünü iptaline dair kararı, kesin hüküm halini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanması zorunludur; iptal edilen hükme dayanılarak ileri sürülen hak düşürücü süre itirazı, iptal kararının derdest dosyaya uygulanması nedeniyle artık dayanaksız kalır ve bu itiraz kabul edilemez.
Ele alınan sorunlar
AYM iptal kararının derdest dosyada uygulanması ve hak düşürücü süre itirazı → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, Anayasa'nın 153. maddesinin 5. fıkrasına göre iptal kararlarının geriye yürümeyeceğini, bu ilkenin yalnızca kesin hüküm hallerinde uygulanacağını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığı tarih itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Dairenin daha önceki 2024/1492 Esas, 2024/1371 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, Anayasa Mahkemesi'nin 6102 sayılı TTK'na 6335 sayılı Kanun'un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan '...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline dair 15/09/2023 tarihli ve 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2023/33 Esas, 2023/117 Karar sayılı ve 22/06/2023 tarihli iptal kararının, kesin hüküm halini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanması zorunludur. Bu nedenle iptaline karar verilen hükmün (beş yıllık hak düşürücü süre) uygulanma imkanı ortadan kalkmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK geçici 7/15'teki beş yıllık hak düşürücü sürenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesinin, kesinleşmemiş derdest dosyalara uygulanacağı yönündeki tespit, şirket ihyası davalarında ileri sürülen hak düşürücü süre itirazlarının reddi için emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- TTK geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasında öngörülen, silinme tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü sürenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle, bu sürenin kesinleşmemiş derdest dosyalarda uygulanma imkanı kalmamıştır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak düşürücü süre↗ Anayasa Mahkemesi iptal kararının derdest davalara etkisi↗ şirketin ihyası↗ kesin hüküm↗ kesin yetki↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2026/422
KARAR NO 2026/502
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/09/2025
NUMARASI 2025/597 Esas - 2025/616 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ 04/01/2023
İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/03/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi nin 06/02/2024 tarih, 2023/9 Esas-2024/74 Karar sayılı kararı ile verilen "davanın hakdüşürücü süre yönünden reddine ilişkin karar; Dairemizin 2024/1492 Esas, 2024/1371 Karar sayılı 01/10/2024 tarihli ilamı ile kaldırılarak yeniden karar verilmesine ; "Davanın Kabulü ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... numaralı siciline kayıtlı ... A.Ş unvanlı şirketin İzmir BAM 9 HD'nin 2018/2428 E sayılı (evveliyeti Fethiye 1 Asliye Hukuk 2009/512 - 2018/322 E-K) dosyasına münhasır olmak üzere sicilden terkin kaydının iptali ile yeniden ihyasına, sicile kayıt, tescil ve ilanına,Tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına" karar verilmiştir.Kararın tasfiye memuru vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11.
HD'nin 13/01/2025 Tarih 2024/6392 Esas 2025/57 Karar sayılı ilamı ile; "ihyası talep edilen şirketin merkez adresinin ....Mah. ... Sk. No:../İstanbul olduğu anlaşıldığından, davanın kesin yetkili olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerekirken, davanın yetkisiz mahkemede görülmesi doğru olmamış" denilerek, kararın bozulmasına karar verilmiş Dairemizce bozma ilamına uyulmuş, dava dilekçesinin kesin yetkisizlik nedeniyle reddine, dava dosyasının yetkili Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Yetkili Mahkemece "Davanın Kabulü ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... numaralı siciline kayıtlı ... A.Ş unvanlı şirketin İzmir BAM 9 HD'nin 2018/2428 E sayılı (evveliyeti Fethiye 1 Asliye Hukuk 2009/512 - 2018/322 E-K) dosyasına münhasır olmak üzere sicilden terkin kaydının iptali ile yeniden ihyasına, sicile kayıt, tescil ve ilanına, tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına" karar verilmiştir.Davalı tasfiye memuru vekili;
Anayasa'nın 153. maddesinin 5.fıkrasına göre iptal kararlarının geriye yürümeyeceği belirtildiği, bu ilkenin ise yalnızca kesin hüküm hallerinde uygulanacağı ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanması gerektiğinin belirtildiği, dava yetkisiz mahkemede açıldığı tarih itibariyle 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dairemizin 2024/1492 Esas, 2024/1371 Karar sayılı 01/10/2024 tarihli ilamında belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi’nin, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı TTK’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7.
maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline dair, 15/09/2023 tarihli ve 32310 sayılı RG'de yayınlanan 2023/33 Esas, 2023/117 Karar sayılı ve 22/06/2023 tarihli "İptal" kararının kesin hüküm hâlini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanması zorunlu olduğundan iptaline karar verilen hükmün uygulanma imkanı ortadan kalktığından davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı tasfiye memuru ...'in istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 495-TL istinaf yargı giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/03/2026
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/294953 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi