Ticari defterlere kaydedilen faturanın akdi ilişkiyi ispat gücü
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2026/335 E. 2026/421 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Fatura Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Bir faturanın karşı tarafça itiraz veya iade edilmeksizin ticari defterlere kaydedilmesi, salt fatura içeriğinin TTK 21/2 gereği kesinleşmesinden ayrı olarak, taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını da ispatlar; bu durumda uyuşmazlık artık fatura delilinin değil, HMK 222 uyarınca ticari defterlerin delil olma niteliğinin kapsamındadır. Faturayı deftere kaydeden taraf, mal veya hizmet almadığını ya da borçlu olmadığını yazılı veya kesin delille ispatlamak zorundadır; bu ispatı yapmaksızın soyut inkarla yetinmesi, itirazın iptali talebinin kabulünü ve likit hale gelen alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesini haklı kılar.
Ele alınan sorunlar
Akdi ilişkinin ispatında fatura delili ile ticari defter delilinin ayrımı → ret
İddia: Davalı, taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığını, faturaya dayalı takibe itirazın iptali davasında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemişse akdi ilişkinin varlığını ispat külfetinin faturayı düzenleyen alacaklıya ait olduğunu, salt fatura içeriğine itiraz edilmemesinin akdi ilişkiye kanıt oluşturmayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK'nın 222. maddesi uyarınca mahkeme ticari davalarda ticari defterlerin ibrazına karar verebilir. Her iki tarafın ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında olduğu, davacının düzenlediği faturaların davalının ticari defterlerinde, davalının yaptığı iki ayrı ödemenin de davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın ticari defter kayıtlarının mutabakat içinde bulunduğu ve icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya 128.808-TL borçlu olduğunun her iki tarafın defterlerinde de yer aldığı belirlenmiştir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklı kurumlardır. TTK'nın 21/2. maddesine göre faturaya itiraz edilmemesi halinde içeriği kesinleşirse de, akdi ilişkinin ispatı yazılı delille yapılmalıdır; ancak fatura ticari defterlere kaydedilmiş ise artık fatura delili değil, ticari defterlerin delil olmasına ilişkin HMK'nın 222. maddesi uygulama alanı bulur. Ticari defterlere kaydedilen fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispat etmesi gerekir. Davacının faturaları ve alacağı davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalı bu yolda bir delil göstermemiş, soyut olarak borcu olmadığını ileri sürmekle yetinmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi → ret
Gerekçe: Alacağa dayanak faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu ve davalının davacıya 128.808-TL borçlu olduğu kabul edildiğinden, davalının kayıtlarında bulunan bu alacağın likit olduğu kabul edilmiş ve davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Fatura delili ile ticari defter delilinin ayrı ispat rejimlerine tabi olduğu, ticari defterlere kaydedilen faturanın akdi ilişkinin varlığını kanıtladığı ve bu durumda ispat yükünün borçlu olmadığını ileri süren tarafa geçtiği yönündeki değerlendirme, fatura bedeli alacaklarına dayalı itirazın iptali davalarında bölgesel olarak yol gösterici niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ticari defterlerin delil niteliği↗ faturaya itiraz edilmemesinin sonucu↗ akdi ilişkinin ispatı↗ icra inkar tazminatı↗ likit alacak↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO 2026/335
KARAR NO 2026/421
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/12/2025
NUMARASI 2024/1038 Esas - 2025/1394 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/03/2026
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; Davacı müvekkilinin yaptığı hizmetlere karşılık davalıya bir kısım faturalar düzenlediğini faturanın davalıya gönderildiğini, taraf defterlerine kaydedildiğini, müvekkilinin faturaya konu imalat ve mallarına davalı tarafından itirazda bulunulmadığını, dökümü yapılan tüm malların kabul edildiğini, müvekkili tarafından kesilen faturaların karşılığı olarak davalı tarafından peyderpey ödemeler yapılmışsa da cari hesap uyarınca davalının 128.808-TL borcu bulunduğunu,borç bakiyesinin .... Nolu, 01.12.2023 tarihli faturadan kaynaklandığını,borcun ödenmemesi üzerine Bakırköy.... İcra Dairesinin 2023/ ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili;taraflar arasında bir cari hesap ilişkisi bulunmadığını,davalı müvekkili şirket tarafından fatura içeriğine bir itirazda bulunulmadığından bahisle faturaya konu imalat ve malların bu hususu kabul etmemekle birlikte müvekkili şirket tarafından kabul edildiğinden bahsettiğini,taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığını, taraflar arasında akdi bir ilişki bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklıya düştüğünü,fatura içeriğine itiraz edilmemiş olması taraflar arasındaki akdi ilişkiye kanıt oluşturmadığını belirterek davanın reddine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından davalı adına 31.01.2023 tarihli .... sıra ve seri no ile 150.000- TL bedelli düzenlenen faturanın davalı tarafından 31.01.2023 tarihinde banka havalesi ödediğini,01.12.2023 tarihli ..005 sıra numaralı 368.808- TL bedelli fatura için 25.08.2023 tarihinde 240.000- TL avans ödemesi yaptığını, kalan alacağın 128.808-TL olduğunu, davacının 2023 yılı ticari defterlerinin delil niteliğine haiz olduğu,davalının ticari defterlerinde ise; davacının davalı adına tanzim ettiği 2 faturanın da kayıtlı olduğu ve takip konusu faturadan kaynaklı olarak 31/12/2023 tarihi itibariyle davacının davalıdan 128.808-TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davalının 128.808-TL alacak için itirazın iptaline,%20oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; Davacı tarafın dilekçesinde davalıya bir kısım fatura düzenlendiğini, bu faturanın davalıya gönderildiğini ve taraf defterlerine kaydedildiğini ve davalı müvekkil şirket tarafından fatura içeriğine bir itirazda bulunulmadığından bahisle faturaya konu imalat ve malların -tarafımızca bu hususu kabul etmemekle birlikte- müvekkil şirket tarafından kabul edildiğinden bahsettiğini, müvekkil şirket ve davacı arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığını, faturaya dayalı takibe itirazın iptali ya da faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düştüğünü, sırf fatura içeriğine itiraz edilmemiş olması taraflar arasındaki akdi ilişkiye kanıt oluşturmadığını, ileri sürerek kararın kaldırılarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, bir adet fatura bedeli bakiyesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. HMK'nın 222.maddesi "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir. Her iki yanın ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının düzenlediği faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ve davalının iki ayrı ödemesinin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ,her iki tarafın ticari defterlerinde bulunan kayıtların mutabakat içerisinde olduğu icra takip tarihi itibariyle, her iki tarafın ticari defterlerinde davalının davacıya 128.808-TL borçlandığı belirlenmiştir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. TTK'nın 21/2. Maddesine göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delille ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK'nın 222. Maddesine bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilen fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Davacının faturaları ve alacağı davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen Davalı taraf ise bu yolda bir delil göstermemiş soyut olarak borcu olmadığını ileri sürmekle yetinmiştir.Açıklanan nedenlerle; alacağa dayanak faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu,davalının davacıya 128.808-TL-TL borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline ve davalının kayıtlarında bulunan alacağın likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 8.798,87-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.200-TL harcın mahsubu ile kalan 6.598,87-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 90-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/03/2026
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/293470 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi