6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacaklının banka yönetim yetkililerinin kısıtlanması talebinde ilgili sıfatı yokluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2026/157 E. 2026/183 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticaret sicil işlemine itirazistinaf başvurusunun usulden reddiKesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Gerekçe özeti

Bir alacaklının, borçlusu olan şirket/banka yönetim yetkililerinin kısıtlanması veya tescil işlemlerinin durdurulması amacıyla ticaret sicil müdürlüğüne yaptığı başvuruda, alacaklılık ilişkisi tek başına TTK 34. madde ve Ticaret Sicil Yönetmeliği 22. madde kapsamında 'ilgili' sıfatı bahşetmez; usulüne uygun bir tescil talebi (TTK 29 uyarınca dilekçe ile yapılmış, kimliği doğrulanmış) veya kesinleşmiş mahkeme/tedbir kararı bulunmadıkça ve ticaret sicil müdürlüğünün bu konuda yargısal bir yetkisi olmadıkça, itiraz usulden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Davacının 'ilgili' sıfatının bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davacı, hatalı karar verildiğini, gerekçenin çelişkili olduğunu, mahkemenin esasa geçerek alacağının miktarını tespit ederek alacağının koruma altına alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının dava dışı bankadan alacaklı olması, davacıya TTK 34. maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 22. maddesi kapsamında 'ilgili' sıfatı vermemektedir. Davacı, tescil istemi konusunda kesinleşmiş bir mahkeme kararı veya tedbir kararı ibraz etmemiş, tescil istemi TTK'nın 29. maddesinde belirtildiği şekilde dilekçe ile yapılmamış, davacının kimliği elektronik posta ve normal posta ile doğrulanamamıştır. Bu nedenlerle usulüne uygun bir tescil talebinin özel dava şartı mevcut değildir. Davalının yargı yetkisi olmadığından bankaların yönetim yetkililerinin kısıtlanması hususunda karar verme yetkisi bulunmadığı gibi, davacının da bankalarda ilgili sıfatı bulunmadığından, ortada usulüne uygun bir talep, usulüne uygun bir ret kararı bulunmamaktadır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Alacaklılık ilişkisinin, borçlunun yönetim yetkililerinin kısıtlanmasını talep etme konusunda ticaret sicil mevzuatı bakımından 'ilgili' sıfatı doğurmadığına ve ticaret sicil müdürlüğünün bu konuda yargısal yetkisi bulunmadığına ilişkin tespit bakımından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Usulüne uygun tescil talebinin özel dava şartı niteliğinde bulunmadığı ve davacının 'ilgili' sıfatının bulunmadığı tespit edilmiştir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilgili sıfatı ticaret sicil memurunun kararına itiraz özel dava şartı tescil talebi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 34TTK 29 · Ticaret Sicil Yönetmeliği — Ticaret Sicil Yönetmeliği 22

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2026/157

KARAR NO 2026/183

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/11/2025

NUMARASI 2025/571 Esas - 2025/883 Karar

DAVA

Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/02/2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı;

11. 07.2025 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Memurluğuna posta yoluyla başvuru yaptığını, davalının 14.07.2025 tarihinde teslim aldığını, 23.07.2025 tarihli cevap verildiğini tarafına borçlu bulunan ...bank AŞ ve... Bankası'nın yönetimde bulunan şirket müdürlerinin tarafına olan borçları nedeniyle yetkilerinin kısıtlanmasının ve iki Bankanın Ticaret Sicil İşlemlerinin durdurulmasını talep ettiğini, bunun yanında dilekçesinde şirket ortaklarının üyelik işlemlerinin askıya alınması ve üyelerin borcu üstlenmeyerek TTK'da yer alan basiretli tacir gibi davranmadıkları için ticaret sicil disiplin cezaları yönetmeliğine göre yapılan eylemin karşılığı olan disiplin cezaları ile cezalandırılmaları için soruşturma açılması ve soruşturma sonuna kadar üyeliklerinin askıya alınmasının talep edildiğini ancak Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün bu taleplerini değerlendirmediğini, hiçbir işlem yapmadığını, 17.07.2025 tarihli 84329644/86, 322 sayılı Ticaret Sicil yazısı kararının iptalini, bankaların yönetimlerinin atadıkları müdürlerin işlemlerinden sorumlu olmaları sebebiyle borç ödeninceye kadar bankaların yönetim kurulu ve müdürlerinin kısıtlanmasını, gerekli görülmesi halinde her iki bankanın da iflasını istemek için ilgili Ticaret Mahkemesine talepte bulunulmasına karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili müvekkili cevabi yazısının öncelikle dava dışı şirketler-banka yetkililerinin sınırlandırılması talebine ilişkin olarak davacının müvekkili müdürlüğe başvuru yetkisinin dahi olmadığı,tescil edilmiş olguların ancak mahkeme kararı ile değiştirilmesinin mümkün olduğunu açıklayan bu genel nitelikli anayasal cevabi yazısının da ret kararı olmadığını müvekkili müdürlükçe yapılabilecek bir işlemin söz konusu olmadığını, yasal dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece;

Davacının, dava dışı bankadan alacaklı olması davacıya TTK 34.maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 22.maddesi kapsamında "ilgili" sıfatı vermediği, davacı, tescil istemi konusunda kesinleşmiş bir mahkeme kararı veya tedbir kararı ibraz etmediği, tescil isteminin TTK nın 29. maddesinde belirtildiği şekilde dilekçe ile yapılmadığı, davacının kimliğinin elektronik posta ve normal posta ile doğrulanamayacağı, usulüne uygun bir tescil talebinin özel dava şartının mevcut olmadığı anlaşılmakla itirazın usul yönünden reddine karar verilmiş, davacı; hatalı karar verildiğini, gerekçenin çelişkili olduğunu, mahkemenin esasa geçerek davacının alacağının miktarını tespit ederek alacağın koruma altına alınması gerektiğini, mevcut sicil kaydının halen yürürlükte olduğunu ve kendisini zarara uğrattığını ticaret sicil müdürlüğünün sahip olduğu yetkileri kullanmayarak zararın doğmasına engel olmadığını, davalının hareketsiz kalması ile doğan zararın hesaplanması gerektiğini ileri sürerek bilirkişi raporu alınması için kararın kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalının talebi davacının alacağının hesaplanarak borçluları ...bank ve...

Bankası yönetim yetkililerinin kısıtlanması istemine ilişkindir.Ticaret Sicili ancak tescili gereken hususlarda bir değişiklik olması halinde bu değişiklikleri ilgililerin talebi üzerine tescil eder. Davalının; yargı yetkisi olmadığından ...bank ve...Bankası yönetiminin yetkilerinin kısıtlanması hususunda karar verme yetkisi olmadığı gibi davacının da ...bank ve ... Bankası'nda ilgili sıfatı olmadığından; ortada usulüne uygun bir talep, usulüne uygun bir ret kararı bulunmadığından itirazın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, itiraz edenin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İtiraz edenin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/02/2026

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/290211 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.