İşlemiş faiz ve kısmi ödemede itirazın iptalinde hukuki yarar
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1161 E. 2026/88 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İcra takibi başlatıldıktan sonra, ancak itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından haricen ödeme yapılması halinde, TBK 100 uyarınca bu ödeme öncelikle takipten önceki işlemiş faiz, takip tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek faiz, icra vekalet ücreti ve takip masraflarına mahsup edilmelidir; alacaklı bu mahsup usulünü uygulamaksızın doğrudan asıl alacaktan düşme yoluna giderse, ödenen kısım bakımından itirazın iptali isteminde hukuki yarar bulunmaz ve bu kısım için icra inkar tazminatına hükmedilemez. Ayrıca TTK 1530/4-a maddesindeki temerrüt kuralı mal tedariki sözleşmelerine ilişkindir; taşıma sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklarda uygulanamaz; temerrüt için TBK 117 uyarınca usulüne uygun ihtar veya kesin vade şartlarının varlığı gerekir.
Ele alınan sorunlar
İşlemiş faiz talebinde TTK 1530/4-a maddesinin uygulanabilirliği → ret
İddia: Davacı vekili, TTK 1530/4-a maddesi uyarınca faturanın (e-fatura) alınmasını takip eden 30. gün sonunda borçlunun temerrüde düşeceğini, bu nedenle takip tarihine kadar işleyen 1.911,66 euro işlemiş faiz talebinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TBK 117 uyarınca muaccel bir alacağın borçlusu alacaklının usulüne uygun ihtarıyla temerrüde düşer; temerrüt faizi uygulanabilmesi için alacaklının miktar belirterek ödeme talebini içeren ihtarıyla borçluyu temerrüde düşürmesi ya da sözleşmede kesin vadenin kararlaştırılmış olması ya da saklı tutulan bir hakka dayanarak usulen ihbarla kesin vadenin tayin edilmiş olması zorunludur. Davacı vekilinin TTK 1530/4-a maddesine dayanması yerinde değildir; zira bu madde mal tedariki sözleşmeleri kapsamında uygulama alanı bulur, taşıma sözleşmelerinde uygulama kabiliyeti yoktur. İcra takibinden önce davalının temerrüde düştüğüne dair bilgi ve belge bulunmadığından işlemiş faiz talebi yönünden istinaf sebebi yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Takipten önce haricen ödenen alacak bakımından itirazın iptalinde hukuki yarar ve icra inkar tazminatı → ret
İddia: Davacı vekili, haricen ödenen 20.000 euroluk kısım bakımından da icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İtirazın iptali davası açılmadan önceki bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür. Borcun kısmen ödendiği hallerde, ödenmeyen borç yönünden itirazın iptali davası açılabilirse de, itirazdan sonra ödenen miktar bakımından itirazın iptali istenilmesinde hukuki yarar yoktur (Yargıtay HGK'nın 2017/11-80 E., 2017/889 K.; 2011/19-532 E., 2011/640 K.; 2011/13-29 E., 2011/56 K. sayılı kararları). İcra takibi başlatıldıktan sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK'nın 100. maddesine göre yapılan kısmi ödemelerin öncelikle takipten önceki işlemiş faiz, takipten ödeme tarihine kadar işleyecek faiz, icra vekalet ücreti ve takip masraflarına mahsup edilmesi gerekir. Somut olayda davacı alacaklı vekili, borçlu yararına olan bu mahsup usulünü uygulamaksızın, asıl alacaktan ödemeyi doğrudan düşerek icra harç ve masraflarını talep etmiştir. Bu durumda icra takibinden evvel ödenen asıl alacak bakımından itirazın iptali istenilmesinde davacı alacaklının hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu sebeple davacı yararına icra inkar tazminatına da hükmedilemez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK 1530/4-a maddesinin (fatura/eş değer ödeme talebinden 30 gün sonra temerrüt) taşıma sözleşmelerine uygulanamayacağı ve mal tedariki sözleşmeleri kapsamında kalacağı yönündeki tespit ile takip sonrası ancak dava açılmadan önce yapılan kısmi ödemelerin TBK 100 uyarınca mahsup edilmeden doğrudan asıl alacaktan düşülmesi halinde o kısım için hukuki yarar bulunmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği yönündeki tespitler bakımından bölgesel emsal değeri taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- İtirazdan sonra ancak dava açılmadan önce ödenen miktar bakımından itirazın iptali isteminde hukuki yarar bulunmadığı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ hukuki yarar↗ temerrüt↗ işlemiş faiz↗ icra inkar tazminatı↗ kısmi ödemenin mahsubu↗ TTK 1530/4-a↗ TBK 100↗ TBK 117↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO 2023/1161
KARAR NO 2026/88
TÜRKMİLLETİADINAKARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/03/2023
NUMARASI 2021/239 Esas - 2023/236 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/01/2026
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili davacının davalının taşımasını üstlendiği emteaların Gebze/İzmit/Romanya arasında 3 farklı taşıma ile fiili taşıması yaptığını söz konusu taşımalar için 08.11.2018 tarihli 8700 euro bedelli, 550 euro bedelli, 31,12.2018 tarihli 13250 euro bedelli ve 31.12.2018 tarihli 1750 euro bedelli belgeler düzenlemiş olup, davalı faturalara itirazda bulunmadığı, belirtilen 4 adet fatura toplamı 24.250 euro ana para, 1911,66-euro işlenmiş faizi olmak üzere İstanbul Anadolu 10.İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı icra dosyasına verdiği 20.07.2020 tarihli dilekçesi ile “borca, faize ve ferilerine..” itiraz etmiş, akabinde davacı lehine 12.08.2020 tanzim edilen 30.11.2020 vade 4000 euro, 29.01.2021 vade 4000 euro 19.04.2021 vade 6000 euro, 19.07.2021 vade 6000Buro bedelli 4 ayrı senet tanzim edildiğini, davalı şirket İstanbul Anadolu 10.İcra Dairesinin ...numaralı icra dosyasına yaptığını itirazın fatura alacağı toplamı 24.250 euronun kalan 4250 euroluk kısmına, işlemiş faiz toplamı 1911,66 Euro'nun tamamına, icra dosyasına yapılan itirazdan sonra bono tanzim edilen 20.000 Euro'ya isabet eden “icra avukatlık ücreti har.
ve masraf” yönünden yaptığı itirazın iptaline ve takibin bu kalemler yönünden kaldığı yerden devamına ve alacağın %20 sinden az olmayacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; tarafların ticari defterlerinin incelendiği, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutuldukları, her iki tarafın ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 24.250-euro alacaklı olduğu, bu alacağın varlığının sabit olduğu, icra takip tarihinin 09/07/2020 icra takibine itiraz tarihinin 20/07/2020, yapılan 20.000-euro ödeme tarihinin 12/08/2020 olduğu, 4250-euro yönünden takibin devamına, 20.000-euro asıl alacak yönünden 12/08/2020 tarihinde alacağın haricen tahsil edildiği, bu miktar üzerinden icra vekalet ücreti, harç ve masrafları yönünden takibin devamına,icra takibinden önce davalının temerrüde düştüğüne dair bir bilgi ve belge bulunmadığından işlemiş faiz talebinin reddine ,itirazın iptaline karar verilen kısım bakımından %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; mahkemece icra takibinden önce davalının temerrüde düştüğüne dair bilgi ve belge bulunmadığı gerekçesi ile takibe konu 1.911,66-euro "işlemiş faiz" talebini red ettiğini, TTK nın1430/4 maddesi hükmünün "a" bendinde " faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonu temerrüt tarihi olarak kabul edildiğini, takip konusu faturaların e-fatura olduğunu, bu halde e-fatura tarihlerini takip eden 30. gün sonunda davalının TTK 1430/4.a maddesine göre, temerrüde düştüğünü, takibe dayanak yapılan dört e-faturanın toplam tutarı 24.250-euro olduğunu, bunun 20.000-euronun takipten sonra haricen ödendiğini, toplam 24.250.€ bedelli dört e-fatura yönünden, e-fatura tarihlerini takip eden 30.
günün sonundan 09.07.2020 takip tarihine kadar oluşan 1.911,66-euro işlemiş faiz talebimiz kabul edilmesi gerektiğini, bu halde haricen ödenen kısım bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak talepleri uyarınca karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Takibe konu dört adet fatura alacağı toplamı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Henüz itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür.Borcun kısmen ödendiği hallerde ödenmeyen bora yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenen miktar bakımından itirazın iptali istenilmesinde hukuki yarar yoktur. (Yargıtay HGK'nın 2017/11-80 Esas, 2017/889 Karar sayılı ve 03/05/2017 tarihli; 2011/19-532 Esas, 2011/640 Karar sayılı ve 19/10/2011 tarihli; 2011/13-29 Esas, 2011/56 Karar sayılı ve 09/02/2011 tarihli kararları) İcra takibi başlatıldıktan sonra , itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK'nın 100.
maddesine göre, yapılan kısmi ödemelerin öncelikle takipten önce ki işlemiş faiz +takipten ödeme tarihine kadar işleyecek faiz, icra vekalet ücreti, takip masraflarına mahsup edilmesi gerekir.6098 Sayılı TBK nın 117. madde hükmünce muaccel bir alacağın borçlusu alacaklının yöntemine uygun ihtarıyla temerrüte düşer. Vadenin kesin olarak kararlaştırıldığı veya saklı tutulan bir hakka dayanarak iki taraftan birinin usulen ihbarda bulunarak kesin vadeyi tesbit ettiği hallerde sadece bu günün geçmesiyle borçlu temerrüte düşmüş olur. Buna göre bir alacağa temerrüt faizi uygulanabilmesi için alacağın istenebilir olması yeterli olmayıp alacaklının miktar da belirterek ödeme talebini içeren ihtarıyla borçlunun temerrüte düşürülmesi ya da sözleşmede kesin vadenin kararlaştırılmış ya da saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan birisinin usulen bir ihbarıyla kesin vadenin tayin edilebilir olması zorunludur.Davacı vekilince TTKnın 1530/4-a md uyarınca faturadan 30 gün sonrası için temerrüdün gerçekleşeceği ileri sürülerek işlemiş faize ilişkin istinaf talebinde bulunulmuş ise de;
ilgili maddenin mal tedarik sözleşmeleri kapsamında uygulanacağı,taşıma sözleşmelerinde uygulama kabiliyeti olmadığından işlemiş faize ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.TBK nın 100 maddesine göre takip tarihinden sonra yapılan ödeme tarihine göre faiz işletilerek, icra masrafları, icra vekalet ücreti alacağa ilave edilerek kısmi ödemenin dosya borcundan mahsubu gerekir.Davalının 09/07/2020 tarihinde başlatılan icra takibine itiraz tarihinin 20/07/2020, yapılan 20.000-euro ödeme tarihinin 12/08/2020 olduğu, 4250-euro asıl alacak bakiyesi kaldığı, davacı tarafça ilk ödeme tarihine kadar işleyen faiz, vekalet ücreti, masraflar ilave edilerek ilk ödeme tarihi itibariyle bakiye kalan borcun TBK nın 100 maddesi uyarınca yapılan hesaplaması yapılarak itirazın iptali davası açılması gerekirse de davacı alacaklı vekili borçlu yararına olan asıl alacaktan ödemeyi düşerek icra harç ve masraflarını talep emiştir.
Bu halde icra takibinden evvel ödenen asıl alacak bakımından itirazın iptali istenilmesinde davacı alacaklanının hukuki yararı yoktur. Bu sebeble davacı yararına icra inkar tazminatına da hükmedilemez.
Açıklanan nedenlerle; Davacı vekili kararı takipten evvel işlemiş faiz ve kısmi ödenen miktar bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği noktasında iki ayrı sebeble istinaf etmiş ise de her iki istinaf nedeni yerinde görülmemiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/01/2026
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/289139 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi