Karayolu taşımasında hasardan sorumluluk ve müterafik kusur
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/399 E. 2025/2197 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ EmsalZamanaşımıDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Yurtiçi karayolu taşımasında, eşyanın yüklenmesi ve sabitlenmesi gönderen tarafından yapılmış olsa da, taşıyıcının TTK 858/2 uyarınca yüklemenin işletme güvenliğine uygunluğunu sağlama ve nezaret etme yükümlülüğü ortadan kalkmaz; taşıyıcı bu yükümlülüğü yerine getirmediği takdirde TTK 878/1-d'deki sorumluluktan kurtulma imkânından yararlanamaz ve gönderenle birlikte müterafik kusurlu sayılır. Ayrıca, aracın trafik kaydındaki malik sıfatı işleten sıfatını gösteren kesin bir karine olmayıp, aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olarak fiilen işlettiğini ispat eden üçüncü kişi işleten sayılır ve husumet bu kişiye yöneltilir.
Ele alınan sorunlar
Zamanaşımı definin yerinde olup olmadığı → ret
İddia: Davalı ... Nak. Ltd. Şti. vekili, TTK 855/3 uyarınca rücu haklarına ilişkin üç ay içinde rücu borçlusuna müracaat edilmediğinden zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taşıma işi yurtiçi taşıma olduğundan TTK'nın 4. kitabındaki taşıma hukuku hükümleri uygulanır. TTK 855(1) uyarınca tazminat talep hakkı bir yılda zamanaşımına uğrar. Hasar 24/07/2017 tarihinde meydana gelmiş, dava 11/01/2018 tarihinde açılmıştır; bir yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından davalıların zamanaşımı definin yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ödemenin ex-gratia (lütuf) ödemesi olup rücu hakkı doğurmadığı iddiası → ret
İddia: Davalılar, davacı sigorta şirketinin sigortalıya yaptığı ödemenin ex-gratia ödeme niteliğinde olduğunu, bu nedenle rücuen tazmin isteme hakkının bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı sigorta şirketi, dava dışı sigortalısına hasar ödemesi yapmış ve 'Tazminat makbuzu ve ibraname' başlıklı belgeyi imzalatarak sigortalısının haklarına halef olmuştur. Kanuni halefiyet yanında akdi halefiyet de gerçekleştiğinden ödemenin lütuf ödemesi olduğu ve rücu edilemeyeceğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalı ...'in (araç maliki) işleten sıfatının bulunup bulunmadığı ve husumet ehliyeti → ret
İddia: Davacı vekili, davalı ...'in taşıma işi sırasında aracın maliki ve işleteni olduğunu, aktif vergi kaydı ve işletme belgesi bulunduğunu, taşıma kartıyla bu durumun sabit olduğunu, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu ve yeni rapor alınmadan hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın bu davalı yönünden de kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: Davalı, emtianın taşındığı yarı römork aracın trafik kaydında malikidir ve yetki belgesi/taşıt kartı ile 30.09.2020 tarihine kadar işletme hakkına sahip olduğu görülmekle birlikte, ihbar olunan sürücünün ibraz ettiği sigorta poliçeleri ve ödeme belgelerine göre aracın 2016-2017 yıllarından beri sürücünün babası tarafından işletilen başka bir şirket eliyle işletilmekte olduğu anlaşılmıştır. KTK'nın 3. maddesi uyarınca trafik kaydı işleten sıfatını gösteren kesin bir karine olmayıp, aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve fiili tasarrufu bulunduğunu ispat eden kişi işleten sayılır. Sürücünün beyanı, poliçe ödemeleri ve taşıma sözleşmesinin gerçek tarafları dikkate alındığında işleten sıfatının trafik kaydındaki malike değil, fiilen işleten şirkete ait olduğu sonucuna varılmış, davalı ...'in işleten sıfatının bulunmadığına ilişkin ilk derece tespitinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yükleme/sabitleme ve işletme güvenliği kusurunun paylaşımı (müterafik kusur oranı) → ret
İddia: Davacı vekili, yüklemenin niteliği gereği ve kanun gereği işletme güvenliğinin sağlanmasının davalılara ait olduğunu, yüklemeden sigortalının sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, zararın tamamından davalıların sorumlu olması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 863(1) uyarınca aksi anlaşılmadıkça eşyayı taşıma güvenliğine uygun biçimde yükleme, istifleme, bağlama ve sabitleme yükümlülüğü gönderene aittir; ancak taşıyıcı ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür ve bu yükümlülük gönderene ait olduğu hallerde de ortadan kalkmaz. Taşıyıcının eşyaya özen borcu (TTK 875/1) bakımından en yüksek özen kuralı geçerlidir; işletme güvenliği, eşyanın taşınması sırasında aracın dengesini/durma kabiliyetini bozmayacak şekilde güvenli taşıma prensiplerine riayeti gerektirir. Somut olayda yükleme ve sabitlemenin taşıyıcı tarafından üstlenilmediği, sigortalı adına taşıtan tarafça yapıldığı; kule vincin araçtan düşmesinde yükletenin yükü yeterince sabitleyememesinin yanında sürücünün de yüklemenin işletme güvenliğine uygunluğunu sağlayamamasının etkili olduğu, bu nedenle gönderen ile taşıyıcının eşit kusurlu olduğuna ilişkin bilirkişi tespitinde isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiştir. TTK 878/1-d gereği yüklemenin gönderen tarafından yapılması halinde taşıyıcı kural olarak sorumluluktan kurtulur; ancak TTK 858/2 uyarınca taşıyıcının yüklemeye nezaret etme ve işletme güvenliğine uygunluğu sağlama görevi bulunduğundan, bu görevi yerine getirmeyen taşıyıcı kusurlu kabul edilmiş ve işleten şirketin %50 oranındaki kusuruna isabet eden hasar bedelinin rücuen tahsiline hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, karayolu taşımalarında araç trafik kaydındaki malikin işleten sıfatının aksinin ispatla çürütülebileceği ve yüklemenin gönderen tarafından yapılmış olmasının taşıyıcıyı TTK 858/2'deki işletme güvenliğine nezaret yükümlülüğünden kurtarmayacağı yönündeki değerlendirmeleriyle bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- Yurtiçi taşımaya dayalı tazminat talep hakkı, TTK 855(1) uyarınca bir yılda zamanaşımına uğrar.
- Dava şartı
- husumet (pasif taraf sıfatı) - araç trafik kaydındaki malikin gerçek işleten olmadığının ispatı halinde husumet yokluğu
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işleten sıfatı↗ trafik kaydı karinesi↗ müterafik kusur↗ işletme güvenliği↗ taşıyıcının nezaret yükümlülüğü↗ halefiyet↗ rücuen tazminat↗ zamanaşımı (TTK 855)↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO 2021/399
KARAR NO 2025/2197
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 04/12/2020
NUMARASI 2018/65 Esas - 2020/816 Karar
DAVA
Tazminat (Trafik ... Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/12/2025
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı ve davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; .../0 nolu ... Emtia Sigortası poliçe gereğince sigortalanan,sigortalı ...AŞ'ne ait kullanılmamış ... marka...model ... 24/07/2017 tarihinde İstanbul'dan Ankara'ya taşınmak üzere davalı ...'e ait ... plakalı Tır'a yüklendiğini, davalıların sorumluluğunda yola çıktıktan takriben 2 km sonra sigortalı emtianın nakliye aracından düşürülerek hasara uğradığını,yapılan ekspertiz çalışması sonucu tespit olunan 64.634,72- Euro hasar bedeli karşılığı 287.025- TL'nin 17.196-TL' sinin 01/11/2017 tarihinde, 4.500-TL'sinin 27/10/2017 tarihinde, 267.329-TL'sinin 13/10/2017 tarihinde sigortalıya ödendiğini, bu bedelin 2.000-TL'sinin sovtaj bedeli olarak sigortalı tarafından müvekkili şirketin hesabına aktarıldığını, 287.025-TL hasar bedelinin rücuen davalılardan tahsilinin talep edildiğini,TTK nın 781 ve CMRnin 17 maddesi gereğince davalıların taşıma sırasında meydana gelen hasarın tazmininden sorumlu olduklarını beyanla 287.025-TL tazminatın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili, her ne kadar taşıma işini gerçekleştiren ... plakalı tır ... adına kayıtlı ise de, aracın 2010 yılından bu yana ... ... tarafından işletilmesi nedeniyle davalının husumet ehliyeti bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı ... şirketinin ex-gratia ödeme yaptığını, taşımanın üstü açık araba ile yapılmış olması ve yüklemenin gönderen tarafından yapılması nedeniyle TTKnın 878 maddesi gereğince taşıyıcının taşıma sırasında meydana gelen hasardan sorumlu tutulamayacağını, davacı ... şirketinin tazminat tutarını ve taşıyıcının sorumluluğunu tespit ederken TTK nın 880 ve 882 md ile abonman sözleşmesinin 8.maddesinde düzenlenen kesme klozunu ihlal ettiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin söz konusu davaya konu taşıma işinde taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, dava dışı ....A.Ş.'nin davaya konu ... Ankara-Lalahan'a götürülmesi için anlaştığını, taşıma işini gerçekleştirmek üzere ... ...'ı adrese sevk ettiğini, hasarın ... ...'ın taşıyıcısı ve işleteni olduğu ... plakalı Tır aracı ile taşınmakta iken meydana geldiğini, davacı ... şirketinin ex-gratia ödeme yaptığını, bu nedenle ödediği tutarın tazminini isteme hakkına sahip olmadığını, ... poliçesinin hasardan bir gün sonra yapıldığı,... Abonman Sözleşme Poliçesine aykırı bir şekilde sevkiyat ile ilgili gerekli bildirimin ... şirketine yapılmadığını, taşımanın üstü açık araba ile yapılmış ve yüklemenin gönderen tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle TTK nın 878.
maddesi gereğince taşıyıcının taşıma esnasında meydana gelen hasardan mesul tutulamayacağını, davacının sunduğu ve ekspertiz raporu ile de sabit olduğu üzere hasarın istifleme ve/veya sabitleme hatasından kaynaklandığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, dava konusu hasarın 24/07/2017 tarihinde vuku bulduğu, hasar tazminatının sigortalıya en son 13/10/2017 tarihinde ödendiği, davanın açıldığı 17/01/2018 günü itibarıyla zamanaşımının henüz dolmadığını, hasar her ne kadar davalı ... adına kayıtlı araç ile taşınmış ise de toplanan delillere göre; aracın uzun yıllardan beri ihbar olunan durumundaki ... ... tarafından kullanıldığı, taşıma işininfiilen ... ... tarafından yapıldığı, sırf araç maliki olması durumunun davalı ...'i işleten durumuna getirmeyeceği tespit edilmekle ... aleyhine açılan davanın pasif husumet sıfatı yokluğundan reddine, Diğer davalı ..... Ltd Şti ise ,adamı ve yardımcısı konumu durumundaki sürücünün kusuru nedeniyle TTK nın 879 madde gereğince kendi kusuru gibi sorumlu olduğunu,sigortalının taşıma güvenliği, yükleme, sabitleme ve yola çıkarma aşamasındaki ihmal ve eksikliği nedeniyle % 50, taşıyıcının ise işletme güvenliği ve nezaretteki eksikliği nedeniyle % 50 oranında olmak üzere müterafik kusurlu oldukları, gerçek hasar bedeli olarak tespit edilen 267.329,20 TL'nın % 50 sine isabet eden 133.664,60- TL rücu tazminatının ...
... Ltd Şti'ne rücu edilebileceği gerekçesiyle 133.664,60-TL nin 13.10.2017 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline ,fazla talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1- Davacı vekili, Davalı ...'in davaya konu taşma işi sırasında ilgili Tır'ın maliki ve taşımacılık işi amacıyla da işleteni olduğunu, TTK nın850 maddesi kapsamında bu ticari faaliyeti sebebiyle aktif vergi kaydı bulunup davaya konu TIR bakımından da işletme belgesi bulunduğunu, bu hususun dosya içinde bulunan taşıma kartıyla da sabit olduğunu, dosyada yükleme sırasında gözetleme yükümlülüğü için iki farklı kusur belirleyen bilirkişi raporu bulunduğunu, Yine davalı ...'in husumete ehil olup olmadığı yönünden de raporun çelişmekte olduğunu, çelişkilerin giderilmesi için yeni bilirkişi raporu alınmadan verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşıma işinde davalılar, yükün niteliği gereği yükün yüklenmesinden ve kanun gereği işletme güvenliğinin sağlanmasından sorumlu olup yüklemeden sigortalının sorumlu olduğuna karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, meydana gelen zararın tamamından sorumluluğun davalılara ait olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın tüm davalılar yönünden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2-Davalı ... Nak.. Ltd.Şti. vekili, TTKnın 855/3. maddesi uyarınca rücu haklarına ilişkin üç ay içinde rücu borçlusuna müracaat etmeyerek rücu hakkını kaybetmiş durumda olduğundan zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ... şirketi tarafından yapılan ödemenin ex-gratia ödeme niteliğinde olduğu ödediği tutarın rücuen tazminini isteme hakkına sahip olmadığını, sevkiyata ilişkin ... poliçesinin, hasardan bir gün sonra yapıldığını, poliçeyee aykırı bir şekilde sevkiyat ile ilgili gerekli bildirimin sevkiyattan önce ... şirketine yapılmadığını,ödemenin insiyatif alınarak yapılan bir ödeme olup ex-gratia ödeme nedeniyle ... şirketi ödediği tutarın rücuen tazminini isteme hakkına sahip olmadığını, taşıma işinin üstü açık araçla yapılmış olması ve yüklemenin gönderen tarafından yapılması olması nedeniyle TTK nın 878.
maddesi uyarınca taşıyıcı taşıma esnasında gelen hasardan sorumlu tutulamayacağını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Açılan dava, yurtiçi taşıma sırasında emtianın zayi olması nedeni ile dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin davalılardan rucüen tazmini istemine ilişkindir.
Somut olayda taşıma işi, yurtiçi taşıma olduğundan 6102 sayılı TTK'nın 4.kitabı olan taşıma hukukuna ilişkin hükümlerin uygulanması gerekir.TTK'nın 855(1).maddesine göre tazminat talep hakkı bir yılda zamanaşımına uğrar. Hasarın 24/07/2017 tarihinde vuku bulduğu, davanın açıldığı 11/01/2018 tarihi itibariyle 1 yıllık zamanaşımı dolmadığı anlaşılmakla davalıların zamanaşımı define ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.
Davaya konu emtia, dava dışı satıcı ... AŞ. nin alıcı sigortalı ... AŞ'ne sattığı ... ....'e finansal kiralama sözleşmesi ile kiraladığı, kullanılmamış ... marka...kule vinç olup, finansal kiracının Ankara / Lalahan'daki şantiyesine sevk edilmek üzere davalı ...'e ait ... plaka nolu yarı römork (açık kasa) araca 24/07/2017 tarih ve 339495 sayılı sevk irsaliyesi ile yüklendiği, emtiayı sürücü ... ... adlı kişinin imza karşılığı teslim aldığı, aracın yüklendiği Antrepodan yola çıktıktan yaklaşık 2 km. sonra seyir halinde iken kule vinçin bağlarından kurtularak araçtan düşerek hasarlandığı, meydana gelen olayla ilgili olarak her hangi bir kaza hasar raporu vb. tutanak düzenlenmediği, sürücü ...
...'ın olay ve hasara ilişkin yazılı beyanının mevcut olduğu, söz konusu kaza nedeniyle yükün alıcısına ulaştırılamadığı, Davacı ... şirketinin dava dışı sigortalısına 287.025- TL hasar ödemesi yaptığı ve "Tazminat makbuzu ve ibraname" başlıklı belgenin imzalanarak davacı sigortalısının haklarına halef olmuştur. Kanuni halefiyet yanında akdi halefiyet de gerçekleştiğinden ödemenin lütuf ödemesi olduğu ,rücu edilemeyeecğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Davalı ..., emtianın taşındığı ... plakalı yarı römork aracın malikidir.Dosyaya sunulan yetki belgesi ve taşıt kartı ile anılan araçlar yönünden 30.09.2020 tarihine kadar işletme hakkına sahip olduğu açık olmakla birlikte ihbar olunan dava dışı taşıt sürücüsü ... ...'ın 20.10.2020 tarihli dilekçe ekinde ibraz ettiği ... poliçeleri ve ödeme belgelerine göre 2016-2017 yıllarından beri ... ... tarafından işletilmekte olduğu görülmektedir. Bir motorlu aracın işleteni eşyanın taşınması sırasında verilen zararlardan müteselsilen sorumludur.KTK'nun 5. fıkrasında “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.”hükmüne yer verilmiştir.
Trafik kaydı "işletenin" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işleten sıfatının üçüncü kişide olması mümkündür. KTK'nın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.
Sürücü ... ...'ın hasar dosyasında bulunan beyanında "... yetkilisinin ... ... sahibi Sebahattin ...'ı (babam) arayarak Antrepoda bulunan vinçlerin Ankara'ya nakli için fiyatta anlaştıkları,babamda beni arayarak ... Antrepoya gitmemi istedi.Bende Antrepoya giderek satıcı yetkilisi İlhan Açıkalın buluştuktan sonra kule vinç ... tarafından araca yüklendi.Ve bağlantılar olması gerektiği gibi 4 adet spanzet iki adet zincir (çene kıran) olmak üzere arabama bağlanıldı.Ve yetkili arkadaşlar her şeyin tamamlandığını irsaliyeyi alıp çıkabileceğimi söylediler.Yükleme yaptığım yerden 20-25 km hızla giderken iki kilometre sonra çatırtı duyarak durduğunu "beyan etmiştir. İfade içeriğinden ,sunulan poliçe ödemelerinden davalı kayıt maliki ...
...'in sürücünün kayın pederi olduğunun beyan edeldiği ,yine sürücü ... ...'ın babası Sebahattin ...'a ait ... şirketi adına taşıma yaptığı ,taşıma sözleşmesinin satıcı ve ... şirketi arasında yapıldığı ,işleten sıfatının da ...'a ait bulunduğu ;hasar tarihinde ki mevzuat hükümlerine göre davalı ...'in işleten sıfatının olmadığına ilişkin kararda bu yönüyle isabetsizlik bulunmamıştır.TTK nın 863- (1) maddesi " Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı; ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.
Eşyanın yüklenmesi konusundaki yükümlülük gönderene ait olduğu durumlarda dahi, taşıyıcı yüklemenin “işletme güvenliği”ne uygun olmasını sağlamak zorundadır.Eşyaya özen borcu ile eşyanın zamanında teslim borcundan doğan sorumluluk (TTK nın 875(1) açısından, taşıyıcının yüklemenin işletme güvenliğine uygunluğunu sağlama yükümlülüğünde yine en yüksek özen kuralı geçerlidir. İşletme güvenliği en genel anlamıyla itibariyle eşyanın idari nitelikteki trafik/taşıma kurallarına uygun bir biçimde taşınmasını ifade eder. Bu çerçevede, taşıyıcı, üstlenilen yolculuğu göz önünde tutarak, yükleme durumuna göre aracın taşıma sırasındaki her türlü yol durumuna gereği gibi karşı koyup koyamayacağı konusunda özen yükümlülüğü altındadır.
Buna göre, taşıma aracına yüklenen eşyanın özellikle aracın dengesini veya durma kabiliyetini bozmaması gerekir. Eşyanın taşıma aracından düşmemesi için taşıma aracı gereği gibi işletilmeli, taşıma sınırı ve gabariye dair olanları başta gelmek üzere güvenli taşıma prensiplerine riayet edilmelidir.(Taşıyıcının En Yüksek Özeni Üzerine Bir inceleme- ... ... ... )Somut olayda yüklemenin taşıyıcı tarafından üstlenilmediği ,yükleme ve sabitlemenin sigortalı adına taşıtan tarafından yapıldığı belirlenmiştir. Dosyaya sunulan fotoğraflardan yolculuk sırasında aracın üzerinden kayarak düştüğü; kaza tutanağı bulunmadığı, kule vinç düştükten sonra 15-20 metre sonra aracın durduğunun ekspertiz raporunda yazılı olduğu ;
kulenin araç üzerinden düşmesinde yükletenin yükü yeterince sabitleyememesi ve sürücünün yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlayamadığı, böylelikle gönderen ve taşıyıcının eşit kusurlu olduğuna ilişkin bilirkişi raporunda bir isabetsizlik olmadığının kabulü gerekir. Taşıyıcının yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlayamaması nedeniyle hasarın oluştuğu ve yükleten ile taşıyıcının müterafik kusurlu olduğunun ve kusurlarının eşit olduğunun kabulü yerindedir.Açıklanan nedenlerle , hasarın taşınan emtianın yola çıktıktan takriben 2 km sonra bağlarından kurtularak nakliye aracından düşerek sabitleme hatası nedeniyle oluştuğu,TTKnın 878/1-d maddesine göre yüklemenin gönderen tarafından yapılması halinde taşıyıcı sorumluluktan kurtulacak ise de TTK nın 858/2 maddesinde taşıyıcının yüklemeye nezaret etme görevi bulunduğu ,yükün işletme güvenliğine uygun olarak yüklenmesini sağlamadığından kusurlu davrandığı anlaşılmakla davanın işleten ...
şirketi bakımından kusuruna isabet eden %50 oranda hasar bedelinin rücuen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacı ve davalı şirket vekilinin istinaf sebepleri yerinde olmadığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı ve davalı ... ... Ltd Şti vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Davacıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 556,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye ödenmesine,
Davalı ... İnş Ltd Şti'den alınması gereken 9.130,62-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.282,66-TL harcın mahsubu ile kalan 6.847,96-TL harcın bu davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine,
Davalı ve davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerlerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.31/12/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/288494 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi