Açık hesap ilişkisinde ticari defter kaydı ile faturanın ispat gücü
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1100 E. 2026/66 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Açık hesap ilişkisinde, davacının alacağının davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olduğu bilirkişi incelemesiyle belirlenmişse, faturaya süresinde itiraz edilmeyip deftere kaydedilmiş olması nedeniyle taraflar arasındaki akdi ilişki ve mal/hizmet teslimi ispatlanmış sayılır; bu durumda borçlunun borç miktarını hesaplamasına ihtiyaç bulunmadığından alacak likit kabul edilir ve icra inkar tazminatına hükmedilebilir.
Ele alınan sorunlar
Akdi ilişkinin ve mal tesliminin ispatı (fatura/ticari defter delili) → ret
İddia: Davalı vekili, taraflar arasında akdi ilişkinin varlığının çekişmeli olduğunu, faturanın tek başına akdi ilişkiyi ispata yeterli olmadığını, faturanın akdin ifasını gösteren bir belge olup akit olmadığını, temel borç ilişkisi bulunmadığını ve gerçekte teslim edilmiş bir mal/hizmet olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini istemiştir.
Gerekçe: Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi yoktur; ticari ilişki açık hesap şeklinde işlemiştir. Açık hesap ilişkisinde taraflar alacaklarını tek taraflı veya karşılıklı olarak hesaba kaydedip belirli dönemlere bağlı kalmaksızın hesaplaştıklarından, bu ilişkiye TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanmaz. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır; TTK 21/2 uyarınca faturaya itiraz edilmemişse içeriği kesinleşse de akdi ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Ancak fatura ticari defterlere kaydedilmişse, artık faturanın delil olmasına ilişkin bu maddeye değil, ticari defterlerin delil olmasına ilişkin HMK 222'ye bakılması gerekir. Faturayı teslim aldıktan sonra süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır; mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Yapılan bilirkişi incelemesinde davacının alacağının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu belirlendiğinden, itirazın iptaline karar verilen miktar davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğundan davacının davalı ile akdi ilişkisini ve mal teslimini kanıtladığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Alacağın likit olup olmadığı ve icra inkar tazminatı → ret
İddia: Davalı vekili, alacağın likit olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Alacağın likit olduğunun kabulü için gereken şart, borçlunun talep edilen alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmesi veya kolayca hesap edebilmek durumunda olmasıdır. Bilirkişi incelemesinde davacının alacağının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu belirlendiğinden davalının borç miktarı için bir hesaba ihtiyacı olmadığı, bu nedenle alacağın likit olduğunun kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Açık hesap ilişkisinde faturanın ticari deftere süresinde itiraz edilmeksizin kaydedilmesi halinde akdi ilişkinin ve mal tesliminin ispatlanmış sayılacağı ve buna bağlı olarak alacağın likit kabul edilerek icra inkar tazminatına hükmedilebileceği yönündeki değerlendirme bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık hesap ilişkisi↗ cari hesap sözleşmesi↗ faturanın ispat gücü (TTK 21/2)↗ ticari defterlerin delil olması (HMK 222)↗ likit alacak↗ icra inkar tazminatı↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/1100
KARAR NO 2026/66
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/03/2023
NUMARASI 2022/130 Esas 2023/268 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 21/02/2022
İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/01/2026
Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalının müvekkiline faturadan kaynaklı borcu bulunduğunu ancak davalı tarafın işbu borcu ödemediğini müvekkili tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu 9. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına, tdavalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili ; taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ya da cari hesaba dayalı bir ticari ilişkinin bulunmadığını beyan ederek davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalının defter ve kayıtlarının incelemesinde ....2021 takip tarihi itibariyle davalının davacıya 120.619,18-TL borçlu bulunduğu,ticari defterindeki kayıt karşısında davalı aksini kesin delille ispatla yükümlü olup davalı vekilince buna ilişkin bir delil sunulmadığı, 04.06.2022 tarihli 1.793,60- TL ve 805,79- TL tutarlı faturalar davacı defterinde kayıtlı ise de davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı , ispat yükü kendisinde olan davacının işbu faturalar yönünden alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davalının İstanbul Anadolu 9. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 120.619,18- TL alacak için kısmen iptaline, fazla talebin reddine %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
Davalı vekili; somut olayda taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı çekişmeli olduğu için davacının akdi ilişkinin varlığını usulüne uygun delillerle ispat etmesi gerektiğini, fatura düzenlenmesi tek başına akdi ilişkinin varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığını, fatura bir akit olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge olduğunu; ticari işletmesi bağlamında bir mal satılması, üretilmesi, bir iş görülmesi veya bir menfaat sağlanması (TTK.m.21.) gibi bir sözleşmenin yani muteber bir temel borç ilişkisinin varlığı şartına bağlı olduğunu, faturayı tanzim eden ve alan arasında böyle bir temel borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki bir sonuç doğurmadığını, davacı tarafından gerek sözleşmesel gerekse cari ilişki nedeniyle teslim edilmiş bir mal/hizmet bulunmadığı ve sonuç itibariyle de bir teslim/ifa edilmeyen ve var olmayan ticari ilişki mesnet gösterilerek talep edilebilecek bir alacak olmadığını,alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; açık (cari) hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde;davacının kayıtlarında takip tarihi itibariyle 123.218,51-TL alacaklı olduğunu, davalının ticari defterlerinde 120.619,18 TL borçlu bulunduğu,2.599,33-TL farkın, davacı kayıtlarında yer alan ancak davalı kayıtlarında yer almayan 04.06.2022 tarihli 1.793,60-TL, 805,79-TL tutarlı, faturalardan ve 0,06 TL ise kuruş farkı toplamlarından kaynaklandığı yolunda rapor sunulmuştur.
Davalı vekili; faturanın akdi ilişkiyi kanıtlamadığını, davacı ile akdi ilişkisi bulunmadığını ileri sürmüştür. Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi yoktur. Ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlenmiştir. İcra takibinde cari hesap bakiyesi talep edilmiştir.Açık hesap ilişkisi; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde, taraflar tek taraflı veya karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaştıklarından, bu ilişkiye TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanmaz.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. TTK'nın 21/2. maddesine göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK'nın 222. maddesine bakmak gerekir. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Alacağın likit olduğunun kabulü için gereken şartlar “borçlunun, talep edilen alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmesi veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda olmasıdır. Yapılan bilirkişi incelemesinde davacının alacağının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu belirlendiğinden davalının borç miktarı için bir hesaba ihtiyacı olmadığından alacağın likit olduğunun kabulü gerekir.
Açıklanan nedenlerle; itirazın iptaline karar verilen alacak miktarı davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğundan davacının davalı ile olan akdi ilişkisini ve mal teslimini kanıtladığı anlaşılmakla itirazın kısmen iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 8.239,50-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.059,87-TL harcın mahsubu ile kalan 6.179,63-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 20-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 15/01/2026
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/288420 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi