6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Aktif husumet ile aktif dava ehliyeti kavramlarının karıştırılması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1846 E. 2025/2192 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Rücuen Tahsil (Sigorta Halefiyeti - CMR Taşıması) ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Taşıma

rücu (taşıma temelli)

Gerekçe özeti

Sigortalının maruz kaldığı öne sürülen zarara ilişkin risk, taşıma konusu emtianın CMR taşıması kapsamında alıcıyı temsilen gümrük müşavirine teslim edilmesiyle gerçekleşmemiş sayılır ve bu durumda sigortacının sigortalının haklarına halef olarak taşıyıcıdan tazminat talep etme hakkı doğmaz. Ayrıca, davacının dava açma ehliyetinde (medeni hakları kullanma ehliyetinde) eksiklik bulunmayıp, davalıya karşı somut olayda tazminat talep hakkını (aktif husumeti/sıfatı) kazanamadığı hallerde, davanın 'aktif dava ehliyeti yokluğu' değil 'aktif husumet (sıfat) yokluğu' nedeniyle reddedilmesi gerekir; bu iki kavram usul hukuku bakımından farklı sonuçlar taşır. Husumet yokluğu nedeniyle reddedilen davalarda AAÜT'nin 7/2. maddesi uyarınca nispi değil maktu (tarifenin üçüncü kısmında yazılı) vekalet ücretine hükmolunması gerekir.

Ele alınan sorunlar

Emtianın alıcıya teslim edilip edilmediği ve sigorta rizikosunun gerçekleşip gerçekleşmediği → ret

İddia: Davacı vekili, davalı taşıyıcının yükü alıcı firmanın adresine teslim etmeyi üstlendiğini, antrepoya tesliminin taşımanın tamamlandığı anlamına gelmediğini, sigortalının antrepoya teslime dair talimatı bulunmadığını ve malın alıcısına teslim edildiğine dair yazılı belge olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: CMR senedine, yük teslim emrine, gümrük beyannamesine ve ekspertiz raporuna göre emtia Selanik'teki antrepoya teslim edildikten sonra alıcının gümrük müşaviri tarafından temsilen teslim alınmış ve sevk irsaliyesi ile müşteriye sevk edilmiştir. Gümrük müşavirliğinin alıcıyı temsil ettiği ve yükü araca yüklediği anlaşıldığından davalıların taşıma edimini ifa ettiği, dolayısıyla taşıma konusu yükün alıcıya teslim edildiği kabul edilmiştir. Bu durumda davacının emtia nakliyat sigortası teminatında öngörülen risk gerçekleşmemiş, sigortalının taşımaya bağlı bir zararı oluşmamış ve davacı sigorta şirketinin davalılardan tazminat talep hakkı doğmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davanın reddedilme gerekçesinin aktif dava ehliyeti değil aktif husumet (sıfat) yokluğu olması → kısmi kabul

Gerekçe: Dava ehliyeti, HMK'nın 51. maddesi uyarınca medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenen, tarafın kişiliğiyle ilgili bir kavramdır ve HMK'nın 114/1-d maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiştir. Taraf sıfatı (husumet) ise davanın tarafı ile dava konusu arasındaki hak ilişkisine dayalı bağ olup maddi hukuka göre belirlenir; dava şartı değil itirazdır ve sıfat yokluğundan verilecek karar işin esasına yönelik bir karardır. Somut olayda davacının dava ehliyetinde bir eksiklik bulunmadığı halde, sigortalının/dolayısıyla davacının davalılara karşı taşımaya bağlı zarar iddiasıyla tazminat talep hakkını (aktif husumeti) kazanamadığı anlaşıldığından, davanın aktif dava ehliyeti yokluğu yerine aktif husumet (sıfat) yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerekirdi. İlk derece mahkemesinin bu husustaki nitelendirmesi hatalı bulunmuş, kararın kaldırılması ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Husumet nedeniyle reddedilen davada maktu yerine nispi vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olması → kabul

İddia: Davacı vekili, tazminat kabilinden alacak için maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, husumetten reddi halinde her halükarda maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2. maddesinde, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir. Bu durumda davacı aleyhine maktu yerine nispi vekalet ücreti takdiri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Kararın aktif dava ehliyeti ile aktif husumet (sıfat) kavramlarının ayrımına ve sigorta halefiyetinde rizikonun gerçekleşmemesi halinde sigortacının dava hakkının doğmayacağına ilişkin tespitleri, benzer nitelikteki rücu/tazminat davalarında bölgesel ikna edici emsal değer taşımaktadır. Ayrıca husumet nedeniyle reddedilen davalarda vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğine ilişkin tespit de emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Dava ehliyeti (HMK 114/1-d), tarafın kişiliğiyle ilgili medeni hakları kullanma ehliyetidir ve dava şartıdır; somut olayda davacının dava ehliyetinde eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir., Taraf sıfatı (husumet) dava şartı değil itirazdır; maddi hukuka göre belirlenir ve sıfat yokluğundan verilecek karar işin esasına ilişkin bir karardır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet (sıfat) yokluğu aktif dava ehliyeti halefiyet CMR Konvansiyonu rücuen tazminat sigorta rizikosu gümrük müşaviri maktu vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 114/1-dHMK 51HMK 353(1)b-2 · AAÜT — AAÜT 7/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO 2025/1846

KARAR NO 2025/2192

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 23/09/2025

NUMARASI 2024/994 Esas - 2025/818 Karar

DAVA

Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/12/2025

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; dava dışı sigortalı tarafından Yunanistan'da yerleşik alıcıya satışı yapılan ve müvekkili tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alınan emtianın taşınması işinin davalılarca üstlenildiğini, emtianın ... plakalı araca yüklendiğini, ancak malın alıcısına teslim edilmediğini, sigortalı firmanın zarara uğradığını, malın faturası ve yapılan tespitlere göre 21.412,62-Euro tazminatın sigortalı firmaya ödendiğini, müvekkilinin kanun ve poliçe kapsamında yaptığı ödeme ile sigortalının haklarına halef olduğunu belirterek 21.412,62-Euro tazminatın ödeme tarihinden itibaren 3095 S.lı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... ...Ltd Şti vekili; arabuluculuk sürecinin gereği gibi icra edilmediğini, davacının sigortalısı ... ... ...AŞ tarafından Yunanistan’a ... firmasına satılan malın taşımasının müvekkilince üstlenildiğini ve müvekkilinin edimini tam ve gereği gibi ifa ettiğini, müvekkilinin malı alıcıya teslim ettiğini, ancak alıcı firmanın malı teslim aldıktan sonra ticaretine son verdiğini, sigortalı firmanın kayıp kaynaklı zararının olmadığını, davacının sigortalısının kötüniyetli bir şekilde kayıp iddiası ile davacıdan tazminat aldığını, gümrük ve sair evraklar ile malın tam ve sağlam taşınmak suretiyle gönderilene teslim edildiğinin sabit olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... Ltd tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacının sigortalısı ile davalı ... ...Ltd Şti arasında CMR konvansiyonu hükümlerine tabi karayolu ile uluslararası taşıma sözleşmesi kurulduğu, davalı ...'ın taşımayı ... teslimi ile tamamladığı, malın davalı ... tarafından verilen yük teslim emri ile dava dışı alıcının gümrük müşaviri ... firmasına teslim ile tam ve sağlam teslim şeklinde teslim edildiği, taşımada davalıların sorumluluk süreci ve taşıma sürecinin sona erdiği, ... plakalı araçla yapılan iç taşıma sürecinin alıcı ... risk alanında olduğu, davacının emtia nakliyat sigortası teminatında taşıma riski gerçekleşmediğinden davacının halefi olduğu sigortalı firmanın, dolayısıyla davacının davalılara karşı aktif husumetinin sabit olmadığı, aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ...'ın yükü alıcı firmanın adresine teslim etmeyi üstlendiğinden, emtianın 26 nolu antrepoya tesliminin taşımanın tamamlandığı anlamına gelmediğini, sigortalının antrepo ya da ara depoya teslimine dair bir talimatının olmadığını, malın alıcısına teslim edildiğine dair yazılı bir belge bulunmadığını, bunun dışında tazminat kabilinden alacak için maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını, kaldı ki davanın husumetten reddi halinde her halükarda maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı tarafından nakliyat emtia abonman sigorta poliçesiyle sigortalanan emtianın zayi olduğundan bahisle sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davaya konu taşıma Türkiye - Yunanistan arasında gerçekleştiğinden, somut uyuşmazlık CMR Konvansiyonu hükümlerine tabidir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu hususlarında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır.

TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.

Somut olayda; sigortalı ...AŞ tarafından Yunanistan'da yerleşik alıcı ... firmasına satışı yapılan emtianın Türkiye'den Yunanistan'da yerleşik alıcıya teslimin davalı ... ...Ltd Şti tarafından üstlenildiği, diğer davalı ... Ltd'nin ise müteakip taşıyıcı olarak Yunanistan içindeki taşımayı üstlendiği, 121 rulo 2.634,14 kg kumaş cinsi emtianın zayi olduğundan bahisle davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 21.412,62-Euro ödeme yapıldığı, makbuz ve ibraname başlıklı belge ile sigortalının haklarının temlik alındığı anlaşılmaktadır. Bunun dışında dava dışı alıcı ile sigortalı satıcı arasında CİF teslim şekli kararlaştırılması nedeniyle eşyanın taşıyıcıya teslimi ile hasar alıcı firmaya geçmiş ise de ödemenin mal mukabili kararlaştırıldığı anlaşılmakla sigortalının mal üzerinde menfaatinin devam ettiği sonucuna varılmaktadır.

Davalı taşıyan ... ...Ltd Şti, emtianın Yunanistan'daki alıcısına teslim edildiğini savunmakta olup, uyuşmazlık emtianın zayi olup olmadığı, sigortalının zararının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Emtianın ... plaka sayılı araca Türkiye'den 08/09/2023 tarihinde yüklendiği, CMR senedine göre yükün Selanik'de 11/09/2023 ... Ltd isimli antrepoya teslim edildiği, davalı ... Ltd firması tarafından düzenlenen yük teslim emrine göre yükün 26 nolu depoda olduğu, ... plakalı araçla geldiği, 11.09.2023 tarihli teslim ve 1602/E nolu beyannameye konu olduğu, ... Ltd firmasının yükü deposuna aldığı ve malın gümrük sahasından çıkış için yazı yazdığı, ithalatçının gümrük işlemlerini yaptığı, gümrük müşavirliği firması ... ... firması tarafından alıcıyı temsilen yükün 11.09.2023 tarihinde sevk irsaliyesi ile sevk edildiği, sevkiyatın ... plakalı taşıtla yapıldığı, antrepodan yükün davalı ... firmasının teslim emri ile ...

tarafından alınarak düzenlenen sevk irsaliyesi ile müşteri ... firmasına sevk edildiği anlaşılmaktadır.

... ... firmasının alıcı firmanın gümrük müşaviri olduğu ekspertiz incelemesinde de tespit edilmiş olup, ekspertiz raporunda emtianın bu firmaya teslim edildiği belirtilmiştir. Buna göre gümrük müşavirliğinin alıcıyı temsil ettiği, yükü ... plakalı araca yüklediği anlaşılmakla davalıların taşıma edimini ifa ettiğinin kabulü gerekir. Bu durumda davalıların taşıma konusu yükü alıcılara teslim ettiği sonucuna varıldığından davacının emtia nakliyat sigortası teminatında bir risk gerçekleşmemiştir. Bu durumda sigortalının taşımaya bağlı olarak bir zararı oluşmadığından davacı sigorta şirketinin davalılardan tazminat talep hakkı bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, "tarafların dava ehliyetine sahip olması" HMK'nın 114/1-d maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiş olup; dava ehliyeti tarafın bir davayı ister kendisi, isterse bir vekil ile yürütüp geçerli taraf usul işlemleri yapabilme ehliyetidir (..., Hukuk Muhakemeleri Usulü Esasları, Ankara,1952, s. 117) ve bu kavram HMK'nın 51. maddesinde yer alan “Dava ehliyeti, medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir.” hükmüyle açıklanmıştır. Husumet olarak da anılan sıfat ise, dava ehliyetinden tümüyle farklı bir kavramdır. Sıfat, davanın tarafı ile dava konusu arasında hak ilişkisine dayalı bağdır. Taraf sıfatı (husumet) maddi hukuka göre belirlenen bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir sübjektif hakkın davalı olarak talep edebilme yetkisini gösteren bir kavramdır.

Dava şartı olarak dava ehliyeti, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Gerek davacı gerekse davalı sıfatı tamamen maddi hukuka göre belirlendiğinden sıfat konusu usul hukuku sorunu değildir ve bu sebepledir ki sıfat yokluğundan verilecek bir karar yine işin esasına yönelik bir karardır. Sıfat (husumet), dava ehliyetinden farklı olarak dava şartı olmayıp itirazdır.

Bu durumda mahkemece davanın aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemenin de kabulünde olduğu üzere emtianın alıcısına teslim edilmesi nedeniyle sigortalı yönünden risk gerçekleşmemiş, sigortalı dolayısıyla davacı sigorta şirketi davalı taşıyıcılardan tazminat talep etme hakkını elde edememiştir. Davacının aktif husumeti kazanamadığı anlaşılmakla, davanın aktif husumet (sıfat yokluğu) nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davacının dava ehliyetinde bir eksiklik bulunmadığı halde davanın aktif dava ehliyeti nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Yine, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2. maddesinde husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir.

Bu durumda davacı aleyhine maktu yerine nispi vekalet ücreti takdiri de yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davacının dava ehliyeti bulunduğu halde davanın aktif dava ehliyeti nedeniyle reddine karar verilmesi, ayrıca maktu yerine nispi vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2025 Tarih 2024/994 Esas - 2025/818 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;

"Davanın aktif husumet yokluğundan reddine,"

İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;

"Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 13.411,32 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 12.795,92‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,

Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,

Davalı ...Ltd Şti vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,

Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye ödenmesine"

Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine,

Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.31/12/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/287955 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.