6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İade Faturasına Süresinde İtiraz Edilmesi Halinde Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılamayacağı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/194 E. 2025/2103 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Taraflar arasında ticari ilişki bulunması halinde, teslim edilen mal için düzenlenen fatura, karşı tarafça TTK'nın 21. maddesinde öngörülen sekiz günlük süre içinde itiraz edilmeksizin defterlere/BA beyannamesine yansıtılmışsa içeriği kabul edilmiş sayılır ve anlaşmanın fatura tutarı üzerinden gerçekleştiği sabit hale gelir; faturanın Vergi Usul Kanunu'nun 231/5. maddesindeki süreden sonra düzenlenmiş olması bu sonucu etkilemez, sadece düzenleyenin vergisel sorumluluğuyla ilgilidir. Buna karşılık, bir iade/düzeltme faturası BA formunda beyan edilmiş olsa da, karşı taraf bu faturaya süresinde ihtarname ile itiraz ve çekince bildirmişse, faturanın benimsendiği kabul edilemez; BA beyanı tek başına içeriğin kabulünü göstermez.

Ele alınan sorunlar

İade faturasına ihtarname ile itiraz edilmesinin, davacının bu faturayı benimsediği sonucunu doğurup doğurmayacağı → kabul

İddia: Davacı vekili, davalının kestiği iade faturasına müvekkilinin süresinde itiraz ettiğini, ihtarnamenin sunulmasına rağmen mahkemece iade faturası dikkate alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, BA bildiriminde yer almış olsa dahi ticari defterlere kaydedilmeyen, ihtarname ile iade edilen iade faturasına itibarla karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı tarafından düzenlenen iade faturasının davacının defterlerine kaydı yapılmayıp 05/10/2021 tarihli ihtarnameyle fatura içeriğine itiraz edildiği anlaşılmaktadır. Bahsi geçen iade faturası BA formunda beyan edilmiş ise de, davacı 05/10/2021 tarihli ihtarname ile bu fatura yönünden itirazını ve çekincesini bildirdiğinden, davacının iade faturasını benimsediği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. BA formunda beyan edilmiş olması, faturaya süresinde itiraz edilmesi halinde onun benimsendiği sonucunu doğurmaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

Asıl alacağa konu faturanın (18/06/2021 tarihli) süresinde itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılıp sayılmayacağı ve VUK'taki sürenin bu sonuca etkisi → kabul

İddia: Davacı vekili; TTK'da fatura düzenlemesi bakımından bir süre öngörülmediğini, faturanın sonradan düzenlenmesine TTK'nın 1530. maddesinin cevaz verdiğini, davalının faturaya yasal süresi içerisinde itirazı bulunmadığını, dolayısıyla fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasında ürünlerin birim fiyatlarına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Ancak davacı tarafından düzenlenen 18/06/2021 tarihli faturanın davalıya 30/04/2021 tarihinde teslim edilen mallar için düzenlendiği ve davalının 2021 yılında bu faturayı da kapsayacak şekilde BA beyannamesi verdiği anlaşılmakla, bahsi geçen faturanın davalının defterlerine kaydedildiği sonucuna varılmaktadır. TTK'nın 21. maddesi uyarınca; ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini isteyebilir; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek kullanan kimse, bu faturanın ticari defterlerine kaydı gereken bir belge olduğunu, geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini, mal veya hizmeti aldığını kabul etmiş sayılır. Faturanın Vergi Usul Kanunu'nun 231/5. maddesinde belirtilen süreden sonra düzenlenmiş olması davacının vergisel sorumluluğu ile ilgilidir; faturanın çekincesiz olarak taraf defterlerine işlenmesi durumunda içeriğinin her iki tarafça kabul edilerek anlaşmanın faturada yazılı birim fiyatlar üzerinden gerçekleştiği sabit hale gelir. Bu durumda davacının davalıya 18/06/2021 tarihli fatura konusu malı faturada belirtilen tutar karşılığında sattığının kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Vade farkı faturalarının BA beyannamesinde yer almaması nedeniyle alacaktan dışlanması ve bakiye alacağın belirlenmesi → kısmi kabul

Gerekçe: Davacı tarafından düzenlenen 27/07/2021 ve 28/08/2021 tarihli toplam 759,44-TL tutarlı vade farkına ilişkin faturalar davalının BA beyannamesinde yer almamaktadır. Bahsi geçen faturaların dışlanması ile davacının davalıdan bakiye 19.502,86-TL alacağı bulunduğu anlaşılmakla, bu tutar yönünden davalının itirazının kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken, iade faturasına üstünlük tanınarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, BA/BS formunda beyan edilmiş olmanın tek başına faturanın benimsendiği sonucunu doğurmayacağı, süresinde ihtarname ile itiraz edilmesi halinde bu itirazın öncelikli olduğu yönündeki tespiti ile TTK 21. madde kapsamında sekiz günlük itiraz süresinin faturanın kabulüne etkisine ilişkin değerlendirmesi bakımından bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali cari hesap alacağı fatura içeriğine itiraz TTK 21. madde BA formu iade faturası vade farkı icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 21 · 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK) — VUK 231/5

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/194

KARAR NO 2025/2103

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/09/2022

NUMARASI 2021/1087 Esas - 2022/813 Karar

DAVA

İtirazın İptali

DAVA TARİHİ 22/12/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/12/2025

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalının uzun süredir müvekkilinden mal satın aldığını, ancak devam eden süreçte davalının kendisine fatura edilen bedelleri ödemeyi aksatmaya başladığını, son olarak 30/04/2021 tarihinde teslim aldığı 9.450 m2 malın ödemesini süresinde yapmadığını, bunun üzerine 18/06/2021 tarihli, 99.466,92-TL bedelli faturanın düzenlendiğini, ödemelerin aksatılması üzerine davalının, verdiği çekin bozdurularak cari hesap borcundan düşüldüğünü, davalının müvekkiline 20.262,29-TL borcu kaldığını, davalının bahsi geçen faturaya itiraz etmediğini, ancak davalının Büyükçekmece 1. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının haksız itirazının iptaline, davalı aleyhinde alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı şirketin 30/04/2021 tarihinde teslim ettiği mallarla ilgili kendisinden istenmesine rağmen 9.450 metre kare malın faturasını yedi gün içerisinde düzenlemediğini, müvekkilinin davacıya çek vererek hesabı kapattığı halde davacının malın alındığı tarihten çok sonra, faturanın düzenlendiği 18/06/2021 tarihindeki metrekare fiyatı üzerinden fatura düzenlediğini, müvekkilinin söz konusu faturadan haberdar olur olmaz iade faturası düzenlediğini, davacı şirketin iade faturasını kabul etmeyerek haksız ve kötü niyetli olarak icra takibini başlattığını, fatura konusu malda metrekare fiyatı döviz kuruna bağlı olarak değiştiğini, müvekkilin malı satın aldığı tarih ile fatura tarihi arasında davaya konu olan icra takibi tutarı olan 20.262,29-TL bir fark oluştuğundan müvekkilinin icra takibine haklı olarak itiraz ettiğini, Vergi Usul Kanunu'nun 231/5 maddesinde faturanın mal ve hizmet tesliminden itibaren 7 günlük süre içerisinde düzenlenmesi gerektiğini, aynı hükümde süresi içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağının belirtildiğini, davaya konu icra takibinin dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddine, davacının alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacının defter ve kayıtlarına göre davalıdan 20.262,29-TL alacaklı olduğu, tarafların BA ve BS formlarının birbiri ile uyumlu olduğu ve davacı tarafça düzenlenen faturaların davalı tarafça BA formlarında bildirildiği, taraflar arasında ürün teslim edildiğine hususunda ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafından düzenlenen 01/10/2021 tarihli iade faturasının davacı tarafından defter ve kayıtlarına alınmadığı, ancak söz konusu faturanın davacı tarafından itiraz edilmeksizin BA bildirimlerine konu edildiği, davacının bu şekilde iade faturasının içeriğini kabul edilmiş sayıldığı, bu şekilde davalının savunmalarının doğrulandığı gerekçesiyle davanın reddine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalının kestiği iade faturasına müvekkilinin süresinde itiraz ettiğini, ihtarnamenin sunulmasına rağmen mahkemece iade faturası dikkate alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, BA bildiriminde yer almış olsa dahi ticari defterlere kaydedilmeyen, ihtarname ile iade edilen iade faturasına itibarla karar verilmesinin doğru olmadığını, TTK'da fatura düzenlemesi bakımından bir süre öngörülmediğini, faturanın sonradan düzenlenmesinde TTK'nın 1530 maddesinin de cevaz verdiğini, satışa konu malın birim fiyatının Euro cinsinden belirlendiğini, davalıya ait beyan dilekçesinde de bu hususun ikrar edildiğini, TBK'nın 99. maddesi gereğince müvekkilinin fiili ödeme günündeki bedeli isteyebileceğini, faturada malın döviz değeri ve vadesinin açıkça belirli olduğunu, dolayısıyla faturanın geç ya da erken kesilmesinin sonucu değiştirmeyeceğini, davalının faturaya yasal süresi içerisinde bir itirazı bulunmadığı gibi borcu süresinde de ödemediğini, davalının faturaya süresi içerisinde itiraz etmemesi nedeniyle fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını, davalının cevap süresinden sonra sunduğu beyanlara itibarla karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, cari hesap alacağından kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalıya en son 30/04/2021 tarihinde ürün teslim edildiği, bu ürünler için 18/06/2021 tarihli 99.466,92-TL tutarlı faturanın düzenlendiği hususu ihtilaf dışı olup, uyuşmazlık, 18/06/2021 tarihli fatura tutarının taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olup olmadığı, davalının fiyat farkı için düzenlediği 01/10/2021 tarihli 26.985,42-TL tutarlı iade faturasının alacaktan mahsubu gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır.Mahkemece davalı tarafından düzenlenen 01/10/2021 tarihli 26.985,42-TL tutarlı iade faturasının BA formunda beyan edildiği gerekçesiyle 20.262,29-TL bakiye cari hesap alacağı için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin eldeki davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, davalı tarafından düzenlenen 01/10/2021 tarihli 26.985,42-TL tutarlı iade faturasının davacının defterlerine kaydı yapılmayıp 05/10/2021 tarihli ihtarnameyle fatura içeriğine itiraz edildiği anlaşılmaktadır. Bahsi geçen iade faturası BA formunda beyan edilmiş ise de davacı 05/10/2021 tarihli ihtarname ile bu fatura yönünden itirazını ve çekincesini bildirdiğinden davacının iade faturasını benimsediği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Taraflar arasında ürünlerin birim fiyatlarına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Ancak davacı tarafından düzenlenen uyuşmazlık konusu 18/06/2021 tarihli 99.466,92-TL tutarlı faturanın davalıya 30/04/2021 tarihinde teslim edilen mallar için düzenlendiği ve davalının 2021 yılında bu faturayı da kapsayacak şekilde BA beyannamesi verildiği anlaşılmakla bahsi geçen faturanın davalının defterlerine kaydedildiği sonucuna varılmaktadır.

TTK'nın 21. maddesi uyarınca; ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Yasal düzenlemeler uyarınca faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek kullanan kimse, bu faturanın ticari defterlerine kaydı gereken bir belge olduğunu, mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini, mal yada hizmeti aldığını kabul etmiş sayılır.

Faturanın Vergi Usul Kanunu'nun 231/5 maddesinde belirtilen süreden sonra düzenlenmiş olması davacının vergisel sorumluluğu ile ilgili olup faturanın çekincesiz olarak taraf defterlerine işlenmesi durumunda içeriğinin her iki tarafça kabul edilerek anlaşmanın faturada yazılı birim fiyatlar üzerinden gerçekleştiği sabit hale gelir. Bu durumda davacının davalıya 18/06/2021 tarihli 99.466,92-TL tutarlı fatura konusu malı faturada belirtilen tutar karşılığında sattığının kabulü gerekir. Davacı tarafından düzenlenen 27/07/2021 ve 28/08/2021 tarihli toplam 759,44-TL tutarlı vade farkına ilişkin faturalar davalının BA beyannamesine yer almamaktadır. Bahsi geçen faturaların dışlanması ile davacının davalıdan bakiye 19.502,86-TL alacağı bulunduğu anlaşılmakla bu tutar yönünden davalının itirazının kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken, iade faturasına üstünlük tanınarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 19.502,86-TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmedilen likit ve belirlenebilir nitelikteki alacağın % 20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2022 Tarih 2021/1087 Esas 2022/813 Karar sayılı kararın HMK nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın kısmen kabulü ile Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasında davalının itirazının 19.502,86-TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,Hükmedilen alacağın %20'si tutarında 3.900,57-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 1.384,11-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan mahkeme veznesine yatırılan 244,72-TL, icra veznesine yatırılan 101,31-TL olmak üzere toplam 346,03-TL'nin mahsubu ile kalan 1.038,08-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafça yatırılan 405,33-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından sarf edilen 1.200-TL bilirkişi ücreti, 267,60-TL yargı gideri olmak üzere toplam 1.467,60-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.412,56-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 19.502,86-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davalı lehine takdir olunan 759,44-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranı göz önünde bulundurularak 1.270,5-TL'sinin davalıdan, 49,50-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, "Yatırılan 346,04-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafça yapılan 132,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 127,53-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi 18/12/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/287136 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.