6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Uluslararası taşımada hasar nedeniyle sigortacının rücu talebi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1778 E. 2025/2170 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar / Sigorta Halefiyeti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

rücu (taşıma temelli)

Gerekçe özeti

Uluslararası (CMR kapsamındaki) taşımada EXW satış koşulunun taşıyıcıya bildirilmiş olması halinde, yükleme, istifleme ve sabitleme işlemlerinin sorumluluğu taşıyıcıya geçer; taşıyıcının bu işlemleri hatalı yapması nedeniyle oluşan hasarda, satıcı ile taşıyıcı arasında kusur oranı belirlenerek taşıyıcı kusuruna isabet eden tutardan sorumlu tutulur. Sigortacının halefiyet hakkının doğması için geçerli bir poliçe teminatı kapsamında ödeme yapılmış ve sigortalının zarar sorumlusuna dava hakkının bulunması yeterlidir; poliçede istifleme/ambalaj hatalarının teminat dışı bırakıldığına ilişkin itiraz, ilgili klozun konteyner içi istifleme dışındaki hasarları teminat kapsamında bıraktığı tespit edilirse reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Sigortacının halefiyet hakkı ve ihbar şartının yerine gelip gelmediği → ret

İddia: Davalı, süresinde ihbarda bulunulmadığını ve halefiyet şartlarının oluşmadığını, ödemenin lütuf ödemesi olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 1472 uyarınca sigortacının halefiyet hakkı, geçerli bir poliçe teminatı kapsamında tazminat ödenmiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması koşuluna bağlıdır. Dosyadaki ... belgesi ve Gümrük'teki teslim tesellüm belgesinde hasar kaydının düşüldüğü görülmüş olup ihbar şartının yerine geldiği kabul edilmiştir. Poliçede atıf yapılan Institute ... (A) 1/1/1982 madde 4.3 hükmüne göre, konteyner/liftvan içine yapılan istifleme haricindeki yükleme ve istiften kaynaklanan hasar teminat harici tutulmamıştır; bu nedenle hasar poliçe teminatı kapsamındadır ve davacı kanuni halef sıfatını kazanmıştır. Bilirkişi kurulunun ödemenin lütuf ödemesi olduğuna ilişkin tespiti yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

EXW satış koşulunda yükleme/istifleme riskinin taşıyıcıya geçişi ve kusur paylaşımı → ret

İddia: Davacı, davalının tamamen kusurlu olduğunu ve müterafik kusur uygulanmasının hatalı olduğunu; davalı ise istifleme/ambalajın göndericinin sorumluluğunda olduğunu ve müvekkilinin kusurunun bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı ile alıcı arasındaki satış sözleşmesinde teslim şekli EXW olarak kararlaştırıldığından, satıcının hasar ve masraflardan sorumluluğu emtianın uygun şekilde ambalajlanarak taşıyıcıya teslimi ile sona erer; teslimden sonraki hasara alıcı katlanır ve bu tür satışlarda yükleme, istifleme alıcı sorumluluğundadır. Ancak EXW koşulunun taşıyıcıya bildirilmesi halinde yükleme, istifleme gibi hazırlık işlemleri taşıyıcıyı bağlar. Somut olayda davalıya düzenlenen navlun faturasında teslim şeklinin EXW olduğu belirtildiğinden, taşımanın EXW olduğu davalı taşıyıcıya bildirilmiştir; bu nedenle yükleme, istifleme, sabitleme davalı taşıyıcının sorumluluğundadır. Alıcı sigortalı, satıcının işyerinden malları yükleyip istiflemek dahil taşımanın tüm riskini üzerine almış ve bu riski davalı taşıyıcıya aktarmıştır; bu nedenle davalının sorumluluğu yalnızca yüklemeye nezaret sorumluluğu kapsamında değerlendirilemez. Bilirkişi tespitlerine göre makinelerin hiç ambalajlanmadığı, araç içi istiflemenin hatalı ve sabitlemenin yetersiz yapıldığı, makinelerin birbirine yakın istiflenerek yol şartlarında birbirine sürtmesi sonucu hasarın oluştuğu belirlenmiş; davalı taşıyıcı ile satıcının %50 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Satışın niteliğine göre, davalı taşıyıcı alıcı sigortalı adına hareket ettiğinden ve hasarın hiç ambalaj yapılmaması ile araç içi istif ve sabitlemenin yapılmamasından kaynaklandığı belirlendiğine göre, satıcı ve alıcı adına davalı taşıyıcıya eşit oranda kusur izafesi yerindedir. İlk derece mahkemesinin gerekçesinde davalının nezaret yükümlülüğü nedeniyle sorumlu olduğu belirtilmiş ise de bu husus sonuca etkili görülmemiş; yükün hiç ambalajlanmadığı, EXW satıcının sorumluluğunun emtianın uygun ambalajlanarak taşıyıcıya tesliminde sona erdiği, müterafik kusurun bulunduğu ve ödenen hasar bedelinin kadrimarufunda olduğu, davalı taşıyıcının kusuruna isabet eden oranda sorumluluğuna hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Taşıyıcının sorumluluk sınırlaması (kilogram başına SDR sınırı) → ret

Gerekçe: Taşıyıcının kasıt veya ağır kusuru hususunda delil bulunmaması nedeniyle sorumluluğunun kilogram başına 8,33-SDR ile sınırlı olduğu, ancak tespit edilen hasar tutarının bu sorumluluk limitinin altında kaldığı kabul edilmiştir. (BAM'ca yerinde görülen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

İcra inkâr tazminatı talebi → ret

İddia: Davacı, icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Emsal değeri

EXW satış koşulunun taşıyıcıya bildirilmesi halinde yükleme/istifleme sorumluluğunun taşıyıcıya geçtiğine ve buna bağlı kusur paylaşımına ilişkin değerlendirme, benzer uluslararası taşıma uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşıyabilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
İtirazın iptali Halefiyet CMR Konvansiyonu EXW (Exworks) teslim şekli Müterafik kusur Sorumluluk sınırlaması (SDR) Institute Cargo Clauses Rücu

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1778

KARAR NO 2025/2170

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/02/2021

NUMARASI 2019/786 Esas - 2021/205 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ 22/10/2019

İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/12/2025

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı sigortalısı ... ... AŞ'nin ... Europe AB İsveç firmasından satın aldığı 5 adet istifleme makinesinin müvekkili tarafından sigortalandığını, İsveç'ten Türkiye'ye taşımanın davalı şirket tarafından yapıldığını, emtianın 30/03/2018 tarihinde Gümrük Müdürlüğü'ne geldiğinde bir kısmının hasarlı olduğunun görüldüğünü ve bu durumun ... belgesine ve teslim tutanağına yazıldığını, müvekkiline yapılan ihbar üzerine alınan ekspertiz raporunda emtianın 3 tanesinde istifleme ve sabitleme nedeniyle hasar tespit edildiğini, müvekkilinin sigortalısına 24/04/2018 tarihinde 2.692,80-Euro tazminat ödendiğini ve sigortalının haklarına halef olduğunu, bu kapsamda 2.103,20-Euro asıl alacağın ve 21,61-Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.124,81-Euro'nun tahsili için Küçükçekmece 3.

İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını ve davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının davaya konu icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, ... nin 30 gereğince hak düşürücü süre içinde ihbarın yapılıp yapılmadığı, davacının halefiyet hakkı bulunup bulunmadığının ve zararın teminat kapsamında olup olmadığının araştırılması gerektiğini, zarar miktarının afaki olduğunu, ambalajlama ve istiflemenin göndericinin sorumluluğunda olduğundan zararın müvekkilinden istenemeyeceğini, araçta sadece sigortalının emtiası taşındığından ekspertiz raporundaki grupaj taşıma tespitini kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalının müterafik kusuru dikkate alınarak ona göre karar verilmesi gerektiğini ve alacağın likit olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istmeiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, taşıma kapsamında emtianın teslimi sürecinde hasarlı olduğunun tespit edilerek tutanak düzenlendiği, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya 24/04/2018 tarihinde 2.692,80-Euro ödendiği, ödeme sonucunda sigortalıya halef olan davacının davalıya rücu hakkı bulunduğunu, davacı tarafından başlatılan icra takip tarihi dikkate alındığında davanın zamanaşımına uğramadığı, taşımanın ... niteliğinde olması nedeniyle kural olarak taşıma sırasında oluşan hasardan alıcının sorumlu olduğunu ancak somut olayda alıcı sigortalının bu konuda taşıyıcıya herhangi bir bildirimde bulunmadığını, uluslararası nitelikli olması nedeniyle uygulanması gereken ...'nin 17. maddesine göre hasar halinde taşıyıcının kusurlu olduğunun karine olarak kabul edildiği, karinenin aksinin yani meydana gelen hasarda kusuru bulunmadığının taşıyıcı olan davalı tarafından kanıtlanmasının gerektiğini, bilirkişi kurulu raporuyla tespit edildiği üzere hasarın yüklemedeki istifleme, davalı taşıyıcının istifleme hatasından sorumluluğu bulunmasa da nezaret görevini yerine getirmediğinden oluşan hasarda kusurlu olduğunun kabulü gerektiğini, bu kapsamda hasarın oluşumunda davadışı satıcının %50 oranında, davalı taşıyıcının ise %50 oranda kusurlu olduğunun kabulü gerektiğini, oluşan hasar bedeli 2.103,20-Euro'nun davalının %50 kusuruna isabet eden tutarın 1.051,60-Euro olduğunu, taşıyıcının kasıt veya ağır kusuru hususunda delil bulunmaması nedeniyle sorumluluğunun kilogram başına 8,33-SDR ile sınırlı olduğu, ancak tespit edilen tutarın ...

sorumluluk limitinin altında olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının takibe vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 1.051,60-euro asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren %5 oranda temerrüt faizi işletilerek devamına, tarafların tazminat istemlerinin ve fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili, taşıma konusu emtiada davalının tamamen kusurlu olmasına rağmen mahkemece müterafik kusur hükümleri uygulanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, kararın reddedilen kısmının kaldırılarak davanın tamamen ve icra inkar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı vekili, süresinde ihbarda bulunulmadığını; müvekkilinin sorumluluğunun olmamasına rağmen %50 kusur atfının hatalı olduğunu, istifleme ve ambalajın göndericinin sorumluluğunda olduğunu; hasarın poliçe teminat dışında bulunduğundan halefiyet şartlarını oluşmadığını, zira ödemenin lütuf ödemesi olduğunu belirterek, kararın kısmen kabul edilen kısmının kaldırılarak davanın tamamen reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, uluslararası taşıma sırasında davacı tarafından sigortalanan emtianın davalı taşıyıcı tarafından taşınması sırasında hasara uğraması nedeniyle, sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili istemine ilişkindir.

Taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığın ... Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu hususlarında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.Davalı ile dava dışı alıcı arasındaki satış sözleşmesinde teslim şekli ...

(EXWORKS) olarak kararlaştırıldığından satıcının hasar ve masraflardan sorumluluğu, emtianın uygun şekilde ambalajlanarak taşıyıcıya teslimi ile son bulmakta olup, teslimden sonra oluşacak hasara ve masrafa alıcı katlanacaktır. Bunun dışında bu tür satışlarda alıcı taşıma sürecinin riskini üstlenmiş olup yükleme, istifleme alıcı sorumluluğundadır. ... koşulunun taşıyıcıya bildirilmesi halinde ise yükleme, istifleme vb. hazırlık işlemleri taşıyıcıyı bağlamaktadır. Somut olayda davalı tarafından dava dışı sigortalıya düzenlenen navlun faturasında teslim şeklinin ... taşıma olduğunun belirtildiği, yani davalı taşıyıcıya taşımanın ... olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle yükleme,istifleme,sabitleme davalı taşıyıcının sorumluluğundadır.Satış ...

koşullu yapıldığı davalı taşıyıcının bilgisinde olup alıcı sigortalı , satıcının işyerinden malları yükleyip istiflemek dahil taşımanın tüm riskini üzerine almış,bu riskini de davalı taşıcıya aktarmıştır. Bu nedenle davalı taşıyıcının sorumluluğu yüklemeye nezaret sorumluluğu kapsamında değerlendirilemeyecektir. Eksper ve bilirkişi raporunda ki tesbitlere göre; sigortalının aldığı istif makinelerinin henüz kullanılmamış yeni olduğu; hasar sebebinin makinaların hareketli parçası makine gövdesine spanzetlerle bağlanarak sabitlenmiş, bunun dışında hiç ambalajlama yapılmamış, araç içi istif düzenini gösteren fotoğraf bulunmadığı ancak, fotoğraflardan makinelerin araç içinde birbirlerine temas ettiği, araç içi istiflemenin hatalı, makinelerin birbirine yakın istiflendiği, sabitlemenin yetersiz yapıldığı tesbitiyle davalı taşıyıcının istif uygunsuzluğu sebebiyle müterafik kusuru bulunduğu, nakliye sırasında hasar gören üç adet istifleme makinesine ait fotoğrafların yer aldığı, istifleme makinelerinin kapak, panel ve kaplamalarında kırık, çizik ve deformasyonlar olduğu, hasarların onarılması için yeni yedek parçalar ile değiştirilmesi gerektiği, yapılan piyasa araştırmalarına göre oluşan hasarın giderilmesi için kullanılacak kapak, yastıklama parçası, paneller ve montaj işçiliği olmak üzere toplam 2.103,20-euronun hasar onarımı ile uyumlu olduğu, davalı taşıyıcının ve satıcının %50 oranda kusurlu olduğu belirlenmiştir.

Satışın niteliğine göre; davalı taşıyıcı alıcı sigortalı adına hareket ettiğinden ve hasarın hiç ambalaj yapılmaması ve araç içi istif ve sabitlemenin yapılmaması nedeniyle makinelerin yol şartlarında birbirine sürtmesi nedeniyle meydana geldiği belirlendiğine göre satıcı ve alıcı adına davalı taşıyıcıya eşit oranda kusur izafesi yerindedir. Davalı müvekkiline hasar ihbarı yapılmadığını ileri sürmüşse de, dosyada mevcut ... belgesine ve Gümrük'teki teslim tesellüm belgesinde de hasar kaydının düşüldüğü görülmüştür. Bu nedenle ihbar şartının yerine geldiğinin kabulü gerekir. Davalı poliçede istifleme ve ambalaj hatalarının teminat dışında bırakıldığını, bu nedenle ödemenin de lütuf ödemesini olduğunu ve müvekkiline rücu edilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Fakat söz konusu poliçede atıf yapılmış olanInstitute ... (A) 1/1/1982'nin 4.3 nolu hükmünde ise "Sigorta edilen şeyin sigortalı seferin olağan olaylarına dayanıklı olarak ambalajlanması veya hazırlanması, sigortalı veya adamları tarafından ya da bu sigorta başlamadan önce yapıldığında, ambalajlanması veya hazırlanmasındaki yetersizlik ya da uygunsuzluğun neden olduğu ziya, hasar veya masraf. (Bu klozlar bakımından “ambalaj” konteyner içine yapılan istiflemeyi kapsar sayılır ve “sigortalının adamları” bağımsız yüklenicilere dahil edilemez." denilmektedir. Anılan maddede konteyner veya liftvan içine yapılan istifleme haricinde yükleme ve istiften kaynaklanan hasarın teminat harici tutulmadığı ambalaj veya malın ambalajında ki yetersizlik, uygunsuzluk nedeniyle meydana gelen hasarlar teminat içine alındığından davalının bu yolda ki savunması;

bilirkişi kurulunun ödemenin lütuf ödemesi olduğuna ilişkin tesbiti yerinde değildir. Hasar poliçe teminatı kapsamındadır. Davacı kanuni halef sıfatının kazanmıştır.

Açıklanan nedenlerle,gerekçede davalının nezaret yükümlülüğü nedeniyle sorumlu olduğu belirtilmiş ise de bu hata sonuca etkili bulunmamış, hasarın poliçe kapsamında olduğu davacının kanuni halef sıfatını haiz olduğu; yükün hiç ambalajlanmadığı anlaşılmakla exwork satıcının sorumluluğu emtianın uygun şekilde ambalajlanarak taşıyıcıya teslimi ile son bulduğundan müterafik kusuru bulunduğu, ödenen hasar bedelinin kadrimarufunda olduğu hasarın niteliğine göre davalı taşıyıcının kusuruna isabet oranda sorumluluğuna hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığından her iki yan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 556,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,Davalıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin alınan 255-TL düşülerek kalan 360,40-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine,Taraflarca yapılan istinaf yargı giderinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/12/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/287010 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.