6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklıktan çıkarma davası açılan ortağın müdür seçilmesi ve dürüstlük kuralı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1973 E. 2025/2029 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Gerekçe özeti

Limited şirkette, hakkında ortaklıktan çıkarma davası açılmış ve hissesi haczedilmiş bir ortağın, diğer pay sahibinin muhalefetine rağmen süresiz ve münferit yetkiyle müdür seçilmesi, kanunda açık bir yasak bulunmasa da objektif iyiniyet (dürüstlük) ilkesiyle bağdaşmaz; bu durumun, müdür seçildikten sonra kendisi hakkındaki davadan şirket adına feragat edilmesiyle sonuçlanması, seçimin o davayı bertaraf etmeye hizmet ettiğini gösterir ve genel kurul kararının iptalini gerektirir.

Ele alınan sorunlar

Hakkında ortaklıktan çıkarma davası açılan ortağın müdür seçilmesinin dürüstlük kuralına aykırılığı → ret

İddia: Davalı vekili, ortaklıktan çıkarma davası açılan ortağın müdürlüğe seçilmesini engelleyen bir kanun hükmü bulunmadığını, açılmış ancak sonuçlanmamış bir davaya dayanarak dürüstlük kuralına aykırılığın kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin kötü niyetli olduğunu gösteren bir eyleminin bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

Gerekçe: Hakkında ortaklıktan çıkartma davası açılmış ortağın müdür seçilmesine engel bir hüküm bulunmamakla birlikte, hakkında somut iddialara istinaden ortaklıktan çıkartılması davası açılmış ve hissesi haczedilmiş olan ortağın, üç ortaklı bir şirkette davacının muhalefetiyle münferit yetkili müdür olarak seçilmesi objektif iyiniyet ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Kaldı ki bu ortağın müdür olarak seçildikten sonra, şirketin kendisine karşı açtığı davadan şirket temsilcisi olarak feragat etmesi de, müdür seçilmesinin o davanın bertaraf edilmesine hizmet ettiğini göstererek bu tespiti doğrulamaktadır. Bu nedenlerle, davaya konu genel kurulda ilgili ortağın müdür seçilmesine ilişkin kararın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Hakkında ortaklıktan çıkarma davası açılmış ve hissesi haczedilmiş bir ortağın, diğer ortağın muhalefetine karşın münferit yetkili müdür seçilmesinin objektif iyiniyet ilkesine aykırılık oluşturduğuna ve sonrasında kendisi hakkındaki davadan feragat edilmesinin bu aykırılığı doğruladığına ilişkin değerlendirme, benzer uyuşmazlıklarda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali dürüstlük kuralı (objektif iyiniyet ilkesi) limited şirket müdürlüğü ortaklıktan çıkarma davası hisse haczi muhalefet şerhi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 445TTK 446TTK 622

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1973

KARAR NO 2025/2029

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 02/06/2022

NUMARASI 2021/241 Esas - 2022/536 Karar

DAVA

Genel Kurul Kararının İptali

DAVA TARİHİ 17/05/2016

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/12/2025

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette % 45 paydaş olduğunu, şirketin 03/03/2016 tarihli genel kurul toplantısına müvekkilinin usulüne uygun çağrılmadığını; toplantıda, ortaklıktan çıkarma davası devam eden şirket ortağı ...'in süresiz ve sınırsız yetkiyle müdür seçildiğini, hukuka aykırı olarak müdür seçilen ...'in şirket vekilini azlederek şirket müdürü sıfatıyla kendisi hakkında devam eden davadan feragat ettiğini ve davayı sonlandırdığını, bu işlemin pay sahiplerini ve şirketi koruyan hükümler ile dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek, 03/03/2016 tarihli genel kurul kararının ve davadan feragat işleminin butlanının tespitine veya iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, davacının toplantıdan haberdar olduğunu, davacının annesi ...'nin önceki toplantılarda da davacıyı temsil ettiğini, genel kurul toplantısının usulüne uygun yapıldığını ve kesinleşmiş mahkeme kararının kaldırılamayacağını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davaya konu genel kurul toplantısında tüm pay sahiplerinin temsil edildiği, davacı temsilcisinin karara karşı ret oyu kullandığı ve muhalefetini tutanağa yazdırdığı, dava şartlarının bulunduğu; hakkında ortaklıktan çıkarma davası açılan ortağın müdürlük görevine seçilmesine yasal bir engel bulunmamakla birlikte, dürüstlük kuralına uygun düşmediğinden kararın iptali gerektiği ve başka bir davadaki feragat işlemine ilişkin iddiaların eldeki davada dinlenilmeyeceği gerekçesiyle, davalı şirketin 03/03/2016 tarihli genel kurul toplantısındaki ...'in şirket müdürü seçilmesine ilişkin kararın iptaline ve fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, ortaklıktan çıkarma davası açılan ortağın müdürlüğe seçilmesini engelleyen bir kanun hükmü bulunmadığını, pay sahiplerinin aralarında açtığı birçok dava bulunduğunu, açılmış ancak sonuçlanmamış bir davaya dayanarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığının kabul edilemeyeceğini, bu durumda pay sahiplerinin hiçbirisinin müdür olarak seçilemeyeceğini, ...'in yeniden müdürlüğe seçilmesi ile ortaklıktan çıkarma davasının kendiliğinden ortadan kalktığını, bilirkişinin bu davaya dayanarak dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle iptal şartının oluştuğu tespiti ve bu tespite dayanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olduğunu gösteren eyleminin bulunmadığını ve davacının kötü niyetli olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı limited şirketin 03/03/2016 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların ve şirketin açtığı ortaklıktan çıkarma davasında yaptığı feragat işleminin butlanının tespiti, kabul edilmediği takdirde iptali istemine ilişkindir.TTK'nın 445 ve 446. maddelerinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu ile kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa, yönetim kurulu üyelerinden her birinin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabileceği belirtilmiştir.

TTK'nın 622. maddesinde; anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanacağı düzenlenmiştir.Dava tarihi itibariyle davacı şirketin ortakları %45 muris ..., %45 ... ve %10 ...'dür. Davaya konu 03/03/2016 tarihli genel kurulda davacı dışındaki diğer ortaklar bizzat, davacı adına ise temsilcisi olan ... katılmış, davacı dışında ki diğer oylar ile şirket ortağı ... süresiz ve şirket kaşesi altına atacağı münferit imza ile şirketi temsil ve ilzam edecek şekilde müdür olarak seçilmiş, davacı temsilcisi karara karşı muhalefet şerhi yazdırmıştır.Davaya konu genel kuruldan önce 28/03/2011 tarihli genel kurulda, tüm ortakların oyuyla ...

müdür olarak seçilmiş; 19/07/2013 tarihli ... dışındaki ortakların katıldığı toplantının, 1 nolu kararında müdürler ...'in ve ...'in müdürlüklerinden ve daha önceki yetkilerinden azledildiği, akabinde 2 ve 3 nolu kararlarda ise her ikisinin yeniden 10 yıl için müşterek yetkiyle müdür olarak seçildikleri; 13/09/2013 tarihli toplantıda, ...'ün tek yetkili müdür olarak seçildiği, 29/09/2014 tarihli toplantıda, ...'in hisselerinin Bakırköy 13. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında haczedildiği, hisse devrine muvafakat edilmediği, tasfiye tehlikesi doğduğu, ...'in bağlılık, rekabet yasağına aykırı davrandığı ve şirketi zarara uğrattığından adı geçen ortağın ortaklıktan çıkarılmasına, gerekli davanın açılarak işlemlerin yapılmasına karar verildiği;

30/04/2015 tarihli genel kurulda, muris davacı ...'in ve dava dışı ortak ...'ün katılımıyla, adı geçenlerin müşterek imzalarıyla şirketi temsil etmek üzere 1 yıllığına müdür olarak seçildikleri görülmüştür.Somut olayda davacı vekili, davalı şirketin 03/03/2016 tarihli genel kurul toplantısında ...'in, kendisine karşı İstanbul 11. ATM'nin 2014/1504 esas ve 2016/331 karar sayılı dosyasıyla açılmış ortaklıktan çıkarma davasının sonlandırılması için müdür olarak seçildiğini, zira o karardan dönülmesi için gerekli çoğunluğun müvekkili olmadan sağlanamayacağını, bu yasal engelin by-pass edilmesi için böyle bir karar alındığını, ...'in müdür olarak ilk işinin davadan feragat etmek olduğunu, bu durumun pay sahiplerini, şirketi koruyan hükümler ile dürüstlük kuralına aykırılık arz ettiğini, hakkında çıkarma davası bulunan ortağın, kendi hakkındaki davayı böyle bir karar alınmadığı halde sonlandırabilecek şekilde müdür seçilmesinin TTK ve TMK'ya aykırılıktan dolayı butlan sebebi teşkil ettiğini belirterek, genel kurul kararının butlanının tespitine aksi halde iptaline karar verilmesini istemiştir.

İstanbul 11. ATM'nin 2014/1504 esas ve 2016/331 karar sayılı dosyasının UYAP'tan incelenmesinde, dava tarihinin 17/12/2014, davacının şirket, davalının ... olduğu, davalının şirketteki temsil yetkisini aşan işlemler (kredi çekme, çekilen krediyi şirket hesaplarına aktarmama ve şirket için kullanmama, kredi borcunun şirket hesaplarından ödenmesi ve şirket adına alınan çeklerin yetkiyi açacak tutarda keşide edilerek kullanılması) yaptığı, bu sebeple 13/09/2013 tarihli genel kurulda müdürlük görevine son verildiği, şirkette para ile teması kesilen davalının bu kez aynı yerde ve iş kolunda benzer işletmeyi eşinin üzerine açtığı, şirket çalışanları ve müşterilerini yeni işletme çekmeye çalışarak rekabet yasağına aykırı davrandığı, fahiş bir fiyatla hissesini diğer ortaklara devretme isteği kabul edilmeyen davalının bu sefer muvazaalı olarak üçüncü bir kişiye borçlanma ve şirketteki hissesi üzerine Bakırköy 13.

İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla haciz konulmasını sağladığı, dosyadan hacizden hisse satış aşamasına gelindiğinde haberdar olunduğunu, hisseyi haczettiren kişinin tehditte bulunduğunu, davalının dükkana çökmeye çalışan üçüncü kişiyle şirketi muhatap ettiğini ve hissenin onayları olmayan üçüncü bir kişinin eline geçmesi tehlikesi yarattığını, davalının ortaklıktan çıkarılması hususunda 29/09/2014 tarihinde karar alındığını ileri sürerek, davalının haklı sebeple ortaklıktan çıkarılmasının talep edildiği; davalının 20/03/2015 tarihli cevap dilekçesiyle karşı dava açtığı, işlemlerin diğer ortakların bilgisi dahilinde yapıldığını, kredinin şirket borçları için harcandığını, kendi kredi kartlarını şirket için kullandığını ama şirketin kendisine ödeme yapmadığını, talebin kötü niyetli olduğunu ve karşı davada da, şirket müdürlüğünden ve ortaklıktan çıkarılması kararının yasaya aykırı olduğundan yok hükmünde olduğunu, karar alınan toplantıya katılımının sağlanmadığını belirterek, asıl davanın reddine, karşı davada çıkarmaya ilişkin genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmesinin istenildiği;

davada ilk dört duruşmanın yapıldığı; asıl davada davacı şirket yetkilisi ...'in 30/03/2016 tarihinde mahkemeye sunduğu dilekçeyle davadan feragat edildiği, davalı-karşı davacının da 13/04/2016 tarihli dilekçeyle karşı davadan feragat ettiği; mahkemece 21/04/2016 tarihinde, asıl davanın ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, temyiz edilmeyen kararın 01/07/2016 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.Bakırköy 13. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip dosyasında, takip tarihinin 24/04/2014, alacaklının ..., borçlunun ..., talebin ferilerle birlikte 105.031,51-TL, takip dayanağının 22/11/2012 keşide, 25/11/2013 vade tarihli 100.000-TL bedelli bono olduğu, ödeme emrinin borçluya 28/04/2014 tarihinde tebliğ edildiği, takip kesinleştiğinde alacaklının talebi üzerine borçlunun (eldeki davada davalı) şirketteki hisseleri üzerine 29/05/2014 tarihinde haciz konulmasına karar verildiği ve ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere gönderildiği, haczin ticaret siciline işlendiği, 18/09/2014 tarihinde hisselerin kıymet takdirinin yapılmasına karar verildiği, şirket vekilinin 24/12/2014 tarihli dilekçesiyle haczin yeni öğrenildiğini, borçluya karşı ortaklıktan çıkartılma davası açıldığı, hissenin üçüncü kişilere satılmasına ve devrine muvafakat edilmediği ve bu husustaki ortaklar kurulu kararının sunulduğu;

sonrasında alacaklı vekilinin 13/11/2024 tarihli dilekçesiyle dosya alacağından feragat edildiği, borçlu hissesine konulan haczin ve diğer tüm hacizlerin kaldırılarak dosyanın kapatılmasının istenildiği, icra dairesince bu talebin kabulüne karar verildiği, ticaret siciline gönderilen 15/11/2024 tarihli müzekkereyle hisse üzerindeki haczin kaldırılması kararının bildirildiği ve takibin 14/11/2024 tarihinde kapandığı belirlenmiştir.Şirket tarafından (o tarihte) müşterek yetkili müdür olan muris davacının ve ...'ün aldığı 29/09/2014 tarihli karara istinaden 17/12/2014 tarihinde, ...'in ortaklıktan çıkarılması için İstanbul 11. ATM'de dava açılmıştır. Bu davanın derdest olduğu tarihte, davalı şirketin 03/03/2016 tarihli genel kurul tarihi itibariyle muris davacı ve ..., yetkili müdür olup, toplantıda ...

her ikisini de ibra etmeyeceğini beyan etmiş, akabinde kendisinin ve ...'ün oyuyla ... münferit yetkili müdür seçilmiş ve muris davacı temsilcisi bu karara muhalif kalmıştır. Dava dışı ortağın şirket müdürü seçilmesinden sonra 30/03/2016 tarihli şirketi temsilen verdiği dilekçeyle, kendisi hakkında açılmış davadan feragat etmiş ve bu nedenle davanın reddine dair verilen karar kesinleşmiştir. Eldeki dava 19/04/2016 tarihinde açılmıştır. Hakkında ortaklıktan çıkartma davası açılmış ortağın müdür seçilmesine engel bir hüküm yoktur. Fakat hakkında somut iddialara istinaden ortaklıktan çıkartılması davası açılmış ve hissesi 29/05/2014 tarihinde haczedilmiş ...'in, üç ortaklı bir şirkette davacının muhalefetiyle münferit yetkili müdür olarak seçilmesinin objektif iyiniyet ilkesiyle bağdaşmadığı kabul edilmelidir.

Kaldı ki ...'in müdür olarak seçildikten sonra, şirketin kendisine karşı açtığı davadan şirket temsilcisi olarak feragat etmesi de, müdür olarak seçilmesinin davanın bertaraf edilmesine hizmet ettiğini göstererek, bu tespiti doğrulamaktadır. Bu gerekçelerle, davaya konu genel kurulda ...'in müdür seçilmesine ilişkin kararın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan ‬80,70-TL harcın mahsubu ile kalan ‬534,70-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı mirasçılar tarafından yapılan 126-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacı mirasçılara verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/287005 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.