6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Demuraj alacağının muaccel olmaması nedeniyle menfi tespit davasının kabulü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2126 E. 2025/2028 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Konteyner Demurajı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Konteyner demurajı, taşıma sözleşmesi veya konşimentoda kararlaştırılmışsa istenebilen, kararlaştırılmamışsa genel hükümler çerçevesinde ispat şartıyla talep edilebilen bir zarar tazmini müessesesidir. Akdi taşıyanın (organizatörün) taşıtandan demuraj bedeli talep edebilmesinin öncelikli koşulu, bu bedeli fiilen taşıyan/konteyner tedarik eden firmaya ödemiş olduğunu ispat etmesidir; fiili taşıyana ödeme yapılmadan alacak muaccel hale gelmez ve taşıtandan istenemez. Ayrıca, taraflar arasında bir alacak kalemi hakkında fatura, ihtarname ve karşılıklı yazışmalarla süregelen bir muaraza bulunuyorsa, borçlu olduğu ileri sürülen tarafın menfi tespit davası açmakta güncel hukuki yararı vardır; alacağın henüz muaccel olmaması, davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddini haklı kılmaz, tam tersine borcun bulunmadığının tespiti yönünde hüküm kurulmasını gerektirir.

Ele alınan sorunlar

Menfi tespit davasında hukuki yararın (davanın erken açılıp açılmadığının) bulunup bulunmadığı → kabul

İddia: Davacı vekili, davalının fatura ve ihtarname ile demuraj alacağını talep ettiğini, taraflar arasında sürüncemede kalan bir uyuşmazlık bulunduğunu, bu nedenle davanın erken açıldığından bahisle reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının demuraj alacağı için fatura düzenlediği ve faturanın iadesi üzerine ihtarname ile bu tutarın ödenmesinin talep edildiği, dosyadaki e-postalara göre bu sorunun öncesinde de çözüme kavuşturulamadığı anlaşıldığından, taraflar arasında konteyner demurajı ile ilgili muarazanın bulunduğu açıktır. Bu durumda davacının menfi tespit davasını açmakta güncel hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekirken, davanın erken açıldığından bahisle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Akdi taşıyanın taşıtandan demuraj bedeli talep edebilmesinin koşulu (fiili taşıyana ödeme yapılmış olması) → kabul

İddia: Davacı vekili, taşımanın CIF teslim şekliyle yapılması nedeniyle navlun ve teferruatlarından alıcının sorumlu olduğunu, malın gemiye yüklenmesiyle kendi sorumluluğunun sona erdiğini, davalının alıcıya ihtar yaptığını kanıtlayamadığını belirterek demurajdan sorumlu olmadığını ileri sürmüştür. Davalı vekili ise davacının borçlu olduğunun tespiti ve tazminata hükmedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Gerekçe: Konteyner demurajı TTK'da düzenlenmemiş olup uygulamada, konteynerin iadesinde gecikme durumunda taşıyanın uğrayacağı zararı tazmin etmeye yarayan, öğretide bir kısım yazarlarca götürü tazminat, bir kısmınca cezai şart niteliğinde kabul edilen bir müessesedir. Demuraj alacağının istenebilmesi için öncelikle taraflar arasında bir anlaşma bulunması gerekir; taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda bu yolda hüküm olmadığı takdirde taşıyan kural olarak demuraj talep edemez, sadece genel hükümlere dayanarak ispat koşuluyla gecikmeden kaynaklanan zararını isteyebilir. TTK'nın 1203. maddesindeki 'navlun sözleşmesi, konşimento ya da diğer denizde eşya taşıma senedi hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçlar' ifadesinin kapsamına konteynerin iadesi yükümlülüğü de dahildir; gönderilen eşyanın teslimini talep etmezse bu madde kapsamında borç yükümlüsü haline gelmez ve konteyner gecikmesinden kaynaklanan bedelden sorumlu olmaz. TTK'nın 1207/1. maddesine göre gönderilenin eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmaması halinde taşıtan, navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür. Kural olarak demuraj ve ardiye ücretinden taşıtan sorumlu ise de, alt taşıyan (organizatör) olan tarafın bu bedeli talep edebilmesinin öncelikli koşulu, konteyner tedarik eden veya fiilen taşıyan firmaya ödeme yaptığını ispat etmesidir. Akdi taşıyan, taşıtandan ancak fiili taşıyana ödediği demuraj bedelini talep edebilecektir. Somut olayda davalı tarafça dava tarihi itibariyle fiili taşıyana demuraj ödendiğine dair bir delil ibraz edilmemiştir; bu nedenle davanın açıldığı tarih itibariyle davalının davacıdan demuraj alacağı henüz oluşmamıştır. Diğer taraftan davacının 16/08/2021 tarihli e-posta ile 25.000-USD demuraj alacağını ikrar ettiği ileri sürülmekte ise de, HMK'nın 188/3. maddesi gereğince sulh görüşmeleri sırasında yapılan ikrar tarafları bağlamayacağından, bahsi geçen e-postanın davacının demurajı kabul ettiği şeklinde yorumlanması mümkün değildir. Davalının fiili taşıyana ödeme yaparak sonradan alacaklı hale gelmesi mümkün olmakla birlikte, davanın açıldığı tarih itibariyle davalının davacıdan alacağı bulunmadığından davanın kabulü yönünde karar verilmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, akdi taşıyanın taşıtandan konteyner demuraj bedelini talep edebilmesi için fiili taşıyana ödeme yapmış olmasının koşul olduğunu ve bu ispat olmadan alacağın muaccel hale gelmeyeceğini; ayrıca fatura-ihtarname yazışmalarıyla süregelen bir muarazanın varlığı halinde menfi tespit davası açmakta güncel hukuki yarar bulunduğunu ortaya koyması nedeniyle, deniz ticareti/demuraj uyuşmazlıklarında ve menfi tespit davalarının hukuki yarar şartı bakımından bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Menfi tespit davasında güncel hukuki yarar şartı, taraflar arasında ilgili alacak kalemine ilişkin fatura, ihtarname ve yazışmalarla ortaya çıkan bir muarazanın varlığı halinde gerçekleşmiş sayılır; alacağın henüz muaccel olmaması bu yararı ortadan kaldırmaz.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası hukuki yarar konteyner demurajı akdi taşıyan fiili taşıyan acente muacceliyet erken açılan dava ikrar sulh görüşmeleri

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1203TTK 1207/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 188/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/2126

KARAR NO 2025/2028

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/06/2022

NUMARASI 2021/386 Esas 2022/355 Karar

DAVA

Menfi Tespit

DAVA TARİHİ 21/09/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/12/2025

Davanın reddine ilişkin kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı alıcı ... arasında 12/01/2021 tarihli satış sözleşmesi kapsamında alıcıya teslim edilecek malların nakliyesini akdi taşıyan sıfatıyla davalının üstlendiğini, davalının alıcı tarafından ürünün alınmaması sebebi ile demuraj ve ardiye masraflarının bulunduğundan bahisle taraflarına ihtar gönderildiğini ve müvekkili adına fatura düzenlendiğini, iş bu faturanın süresinde iade edildiğini, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, müvekkili taşımaya konu malları CIF teslim usulü ile sattığını, bu kapsamda gemiye yükleme ile mala ilişkin tüm sorumluluğunun sona erdiğini ve riskin alıcıya geçtiğini, konşimentoda yer alan CIF kaydının davalı açısından da bağlayıcı olduğunu, bahse konu teslim şekli gereği davalı taşıyıcının sigorta yükümlülüğü bulunduğunu, taşıyıcının olası riskleri göz ardı ederek malı sigorta ettirmemesi sebebi ile uğradığını iddia ettiği zararın sorumluluğunu müvekkiline yükleyemeyeceğini, alıcıya ihtar yapıldığı hususunun kanıtlanamadığını, müvekkilinin alıcıya ulaşma gibi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı ...

tarafından gönderilene ihtar yapılıp yapılmadığının ya da bu ihtarın ulaşıp ulaşmadığının da bilinmediğini, müvekkilinin davaya konu mallar üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığını, alıcının malı almaması üzerine davalı şirketin malı paraya çevirme veya imha ettirme yoluna gitmediğini, yükümlülükler yerine getirilmeden müvekkilinden demuraj ve ardiye bedelinin talep edilmesinin kötüniyetli olduğunu, müvekkili firmaya gönderilen 22/03/2021 tarihli e-posta ile müvekkilinin bir sorumluluğu olmadığının kabul edildiğini belirterek müvekkili firmanın davalıya 63.866,55-USD borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin davacı firmanın yükünün alıcı tarafından teslim limanı olan Hindistan Mundra Limanına taşınması hususunda CIF koşullu olarak anlaştıklarını, CIF teslim şekli nedeniyle emtianın gemi küpeştesini aştığı andan itibaren hasar ve riskin alıcıya geçtiğini, ancak bunun bedele yönelik konularla ilgisi olmadığını, konteyner gecikme ücreti ve diğer masrafların navlu teferruatı olduğunu, davacının 16/08/2021 tarihli e-posta yoluyla yaptığı bildirimde 25.000-USD'lik kısmını karşılayacaklarına dair beyan ve ikrarları bulunduğunu, müvekkilinin davacı tarafa 19.07.2021 tarihli ihtar ile yükün 24.01.2021 tarihinde Mundra limanına vardığının, alıcıya ulaşılamadığının, yükün çekilmemesi nedeniyle 59.000-USD demuraj oluştuğunun bildirildiğini, konşimento şartlarında yer alan klozlara ve TTK m.1207'ye göre gönderenin masraflardan sorumlu olduğunu, taşıtanın sorumlu olduğu navlun ve masraflardan dolayı müvekkilinin taşıyana yaptığı ve yapacağı tüm ödemeleri yükletene rücü etme hakkı bulunduğunu, müvekkilinin Hindistan'daki acente ile yapılan yazışmalarının durumu teyit ettiğini, alıcı firmanın yükü 3.kişi müşterisi için satın alınmasına aracılık ettiğinden konsinye yükü satın alacak kişinin malları çekemeyeceğini belirttiğini, daha sonra yeni alıcı belirlenmeye çalışıldığını, ancak yeni alıcı bulunamadığını, davacı tarafın müvekkiline karşı navlunun tefferuatı kabul edilen tüm masraflardan demuraj dahil olarak sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; ara konşimentoda yükletenin davacı, gönderilenin... olduğu, konşimentonun taşıyan ... ... Transport AS adına ... Hava ve Deniz Taşımacılığı AŞ tarafından düzenlendiği, yükleme limanının Türkiye Yarımca, boşaltma limanının Mundra Hindistan, gemi isminin MSC Maya olarak gösterildiği, ... tarafından düzenlenen 207426771 numaralı ana konşimento da ise yükletenin ... Hava ve Deniz Taş AŞ olduğu, ... ... Transport AS'nin davacıya karşı üstlendiği taşımanın ... AS tarafından yerine getirilmesi nedeniyle taşıma ilişkisinde ... ... Transport AS'nin akdi taşıyan, ...'in ise fiili taşıyan sıfatına haiz olduğu, akdi taşıyanın kendisinin akidinden demuraj ücreti isteyebilmesi için, fiili taşıyana ödeme yapması gerektiği, akdi taşıyanın ancak fiili taşıyana ödediği demuraj bedelini rücu edebileceği, 30/03/2022 tarihli duruşmada dava konusu faturadan dolayı davalının fiili taşıyan ...'e ödeme yapıp yapmadığı konusunda beyanda bulunulması, ödeme yapılmış ise belgelerin dosyaya sunulması konusunda davalı vekiline süre verildiği, ancak her hangi bir ödeme belgesi sunulmadığı, bu halde akdi taşıyanın davacı taşıtana rücu edebileceği bir alacağı bulunmadığı, bunun yanı sıra davalı acentenin ancak ancak akdi taşıyan ...

... Transport AS adına fatura düzenleyebilecekken faturada c/o kaydı bulunmadığı, bu koşullar altında akdi taşıyanın davacı taşıtandan dava tarihi itibariyle tahsili gereken muaccel bir alacağının bulunmadığı gibi davalı acentenin kendi adına düzenlediği demuraj faturasının davacı açısından hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle erken açılan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili; davalının müvekkili hakkında 11/08/2021 tarihli fatura keşide ettiğini ve ihtarname ile demuraj alacağını talep ettiğini, fatura ve resmi yazışmalar ortada iken müvekkilinin dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu, müvekkili tarafından davalıya gönderilen ihtarnameye rağmen davalının alacağının dayanağına dair hiç bir açıklama yapmadığını, sürecin davalının ileri sürdüğü gibi işlemediğini, taşımanın CIF teslim şekli ile yapılması nedeniyle navlundan ve teferruatlarından alıcının sorumlu olduğunu, CIF kaydının konşimentoda da yer alması nedeniyle davalının bu durumu bildiğini, malın gemiye yüklenmesi ile müvekkilinin tüm sorumluluğunun sona erdiğini, davalı tarafından alıcıya ihtar yapıldığının kanıtlanamadığını, müvekkilinin alıcıya ulaşma gibi bir sorumluluğunun bulunmadığını, TTK'nın 1174 maddesi gereğince davalının satış hakkını kullanabileceğini, malın nakde çevrilmesi halinde davalının bir zararının doğmayacağını, davalının müvekkiline gönderdiği 22/03/2021 tarihli e-posta ile demuraj bedelinin henüz 2000-USD olarak bildirildiğini ve yüklemenin CIF olmasından dolayı varış limanında oluşan masraflardan müvekkilinin sorumlu olmayacağının teyit edildiğini, aradan 3 ay geçtikten ve bu sürede sessiz kaldıktan sonra fahiş tutarda demuraj talep edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2-Davalı vekili; davacının borçlu olduğunun tespitine ve müvekkili lehine tazminata karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalının akdi taşıyıcı sıfatıyla üstlendiği taşımada davacı aleyhinde tahakkuk ettirdiği konteyner demuraj bedeli nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Somut olayda, davacıya ait emtianın davalının akdi taşıyan olarak üstlendiği taşımada, alıcı tarafından ürünün teslim alınmaması nedeniyle davalı tarafından davacı adına 11/08/2021 tarihli 63.866,55-USD tutarlı faturanın düzenlendiği, davalı vekilinin 16/02/2022 tarihli beyanında fatura alacağının konteyner bekleme ücretine ilişkin olduğunun ifade edildiği, ayrıca bu tutarın ödenmesi için 14/09/2021 tarihli ihtarnamenin keşide edildiği ihtilaf dışı olup davalının demurajdan sorumluluğunun bulunmadığını belirterek menfi tespit isteminde bulunmuş, mahkemece ise davalı akdi taşıyıcının fiili taşıyana henüz demuraj ödemediği, alacağının muaccel olmadığı aşamada açılan davanın erken açılan dava niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Ne var ki;

davalının demuraj alacağı için fatura düzenlediği ve faturanın iadesi üzerine düzenlenen ihtarname ile bu tutarın ödenmesi talep edildiği, dosyada sunulan e-postalara göre bu sorunun öncesinde de çözüme kavuşturulamadığı anlaşılmakla, taraflar arasında konteyner demurajı ile ilgili muarazanın bulunduğu açıktır. Bu durumda davacının menfi tespit davasını açmakta güncel hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekirken davanın erken açıldığından bahisle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Konteyner demurajı TTK'da düzenlenmemiş olup uygulamada; kırkambar sözleşmesi veya konşimentoda kararlaştırılan, konteynerin iadesi borcunu kuvvetlendiren, bununla birlikte konteynerin iadesinde gecikme durumunda taşıyanın uğrayacağı zararı tazmin etmeye yarayan, öğretide hukuki niteliği bir kısım yazarlar tarafından götürü tazminat, bir kısmı tarafından ise cezai şart niteliğinde kabul edilen bir müessesedir.

Konteyner demurajından kaynaklı alacağın istenebilmesi için, öncelikle taraflar arasında bir anlaşmanın bulunması gerekir. Taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda bu yolda bir hüküm olmadığı takdirde taşıyan kural olarak demuraj talep edemez. Sadece genel hükümlere dayanarak ispat koşuluyla gecikmeden kaynaklanan zararını isteyebilir. Ancak TTK'nın 1203. maddesinde; "Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." hükmüne yer verilmiştir.

Maddede bahsi geçen "navlun sözleşmesi, konşimento ya da diğer denizde eşya taşıma senedi hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçlar" ifadesinin kapsamına konteynerin iadesi yükümlülüğü de dahildir. Bu hükme göre gönderilen, eşyanın teslimini talep etmesi halinde anılan yükümlülüğün muhatabı olur. Şayet etmezse, TTK'nın 1203. maddesi kapsamında borç yükümlüsü haline gelmez (Sami Aksoy Deniz Ticareti Hukukunda Konteynerin Taşıyana İadesi ve Konteyner Demurajı, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, Sayı:1, Mart 2017, s.146). Bu durumda gönderilen konteyner gecikmesinden kaynaklanan bedelden sorumlu olmaz. TTK'nın 1207/1. maddesi hükmüne göre ise gönderilenin eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmaması halinde, taşıtan, navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür.

... nolu ara konişimentoda yükletenin davacı, gönderilenin... olduğu, konişimentonun taşıyan ... ... Transport AS adına ... Hava ve Deniz Taşımacılığı AŞ tarafından düzenlendiği, yükleme limanının Türkiye / Yarımca, boşaltma limanının Mundra / Hindistan olduğu, ... tarafından düzenlenen 207426771 nolu ana konşimento ise yükletenin ... Hava ve Deniz Taşımacılığı AŞ olduğu, taşıma ilişkisinde ... ... Transport AS'nin akdi taşıyan, davalının akdi taşıyanın acentesi ve yükleten, ...'in ise fiili taşıyan sıfatına haiz olduğu anlaşılmaktadır.Kural olarak demuraj ve ardiye ücretinden taşıtan davacı sorumlu ise de, alt taşıyan (organizatör) olan davacının bu bedeli talep edebilmesinin öncelikli koşulu, konteyner tedarik eden veya fiilen taşıyan firmaya ödeme yaptığını ispat etmesidir.

Akdi taşıyan, taşıtandan ancak fiili taşıyana ödediği demuraj bedelini talep edebilecektir. Somut olayda davalı tarafça dava tarihi itibariyle fiili taşıyana demuraj ödendiğine dair bir delil ibraz edilmemiştir. Davalı fiili taşıyana henüz demuraj ödemesi yapmadığından davanın açıldığı tarih itibariyle davalının davacıdan demuraj alacağı henüz oluşmamıştır. Diğer taraftan davacının 16/08/2021 tarihli e-posta ile 25.000-USD demuraj alacağını ikrar ettiği ileri sürülmekte ise de HMK'nın 188/3. maddesi gereğince sulh görüşmeleri sırasında yapılan ikrar, tarafları bağlamayacağından bahsi geçen e-postanın davacının demurajı kabul ettiği şeklinde yorumlanması mümkün değildir. Davalının fiili taşıyana ödeme yaparak sonradan alacaklı hale gelmesi mümkün olmakla birlikte davanın açıldığı tarih itibariyle davalının davacıdan alacağı bulunmadığından davanın kabulü yönünde karar verilmesi gerekir.Açıklanan nedenlerle;

mahkemece davanın kabulü gerekirken, davanın erken açıldığından bahisle reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davacının davalıya borcu bulunmadığının tespitine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2022 Tarih 2021/386 Esas 2022/355 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davacının davalıya 11/08/2021 tarihli 63.866,55-USD tutarlı fatura yönünden borçlu olmadığının tespitine" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 37.802,30-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 9.450,58-TL harcın mahsubu ile kalan 28.351,72-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 9.509,88-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 72,70-TL tebligat-müzekkere giderinden ibaret yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine takdir olunan 88.542,96-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 140-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/286999 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.