6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Karma nitelikli atipik sözleşmede dövizle ödeme yasağının uygulanmayacağı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1253 E. 2025/2032 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalGörev ve yetki

Davacının nitelemesi: İşletme Hakkı Bedeli mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Kiralama, işletme hakkının devri ve inşaat yükümlülüğünü birlikte içeren karşılıklı birden fazla edim yükü doğuran atipik nitelikte sözleşmeler salt kira sözleşmesi sayılmaz; bu nedenle gayrimenkul kiralama sözleşmelerinde döviz cinsinden bedel kararlaştırma yasağını düzenleyen Tebliğ, bu tür sözleşmelerden kaynaklanan işletme hakkı bedeli gibi alacaklara uygulanmaz. Ayrıca dönemsel nitelikteki bir edimin belirli dönemlerde hatalı yorum sonucu TL olarak faturalandırılması, sözleşmedeki döviz cinsi ödeme yükümlülüğünü tadil etmez ve sonraki dönemler için borçlu yararına kazanılmış hak doğurmaz.

Ele alınan sorunlar

Görev itirazı — sözleşmenin salt kira sözleşmesi olmaması → ret

İddia: Davalı, mahkemenin görevsiz olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin hasılat kirası niteliğinde olduğunu, uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinin görev alanına girdiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasındaki sözleşme; taşınmazın kiralanması, işletme hakkının devri ve akaryakıt istasyonu inşaatının davalı tarafından üstlenilmesini birlikte içeren, karşılıklı birden fazla edim yükü doğuran atipik nitelikte bir sözleşmedir. İlişki salt kira sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceğinden davalının göreve ilişkin itirazı yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sözleşmenin Türk Parası Kıymetini Koruma Tebliği kapsamına girip girmediği → ret

İddia: Davalı, dövizle kararlaştırma yasağının Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile yürürlüğe girdiğini, mahkemenin bu düzenlemeyi denetleme yetkisinin bulunmadığını ve yasağın işletme hakkı bedeli ödemelerine de uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasındaki sözleşme; taşınmazın kiralanması, işletme hakkının devri ve istasyon inşaatının üstlenilmesini birlikte içeren atipik nitelikli bir sözleşme olup salt kira sözleşmesi değildir. Bu nedenle 32 Sayılı Türk Parası Kıymetinin Korunması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararı ile ilgili Tebliğ'in gayrimenkul kiralama sözleşmelerine ilişkin dövizle kararlaştırma yasağının uygulanma koşulları, işletme hakkı bedeli alacağı yönünden bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

TL olarak düzenlenen faturaların sözleşmeyi tadil edip etmediği ve kazanılmış hak doğurup doğurmadığı → ret

İddia: Davalı, davacının 2 yıl boyunca işletme hakkı bedeline ilişkin faturaları TL olarak kestiğini ve bu tutarları ihtirazi kayıtsız tahsil ettiğini, bu durumun TL ödeme uygulamasının benimsendiğini gösterdiğini, tek taraflı olarak bu uygulamadan dönülemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Aylık ödenmesi gereken işletme hakkı bedeli dönemsel edim niteliğinde olup her ay yeniden doğduğundan, belirli bir dönemde düzenlenen TL faturaları sadece o aylar bakımından geçerlidir. Davacının TL cinsinden fatura düzenlemesi, sözleşmenin Tebliğ kapsamına girdiğine dair hatalı yorumuna dayalı olup, sözleşmedeki işletme hakkı bedelinin TL cinsinden ödenmesi hususunda bir tadil iradesi bulunmamaktadır. Sözleşmede işletme hakkı bedeli açıkça USD olarak kararlaştırıldığından, devam eden aylar için davacının sözleşmedeki tutarı talep etmesi sözleşmeye uygundur; bir kısım faturaların TL olarak düzenlenmesi davalıya ileri dönük olarak kazanılmış hak doğurmaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına ilişkin istinaf itirazı → ret

İddia: Davalı, davacının alacağının 30.779,79-USD olarak kabul ettiği halde alacağın 34.379,84-USD olarak kabul edilip fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kira, işletme hakkı devri ve inşaat yükümlülüğünü birlikte içeren karma/atipik sözleşmelerin, gayrimenkul kiralama sözleşmelerine ilişkin döviz yasağı Tebliği kapsamına girmediği yönündeki değerlendirme ve dönemsel edimlerde geçici TL faturalandırmanın kazanılmış hak doğurmayacağına ilişkin gerekçe, benzer karma nitelikli sözleşme uyuşmazlıklarında ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Kira ilişkisi de içeren karma/atipik nitelikli akaryakıt bayiliği/işletme hakkı devri sözleşmesinden kaynaklanan ve dava konusu alacağın işletme hakkı bedeline ilişkin olduğu davalarda, salt kira sözleşmesi söz konusu olmadığından sulh hukuk mahkemesi değil asliye ticaret mahkemesi görevlidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
atipik sözleşme işletme hakkı bedeli dövizle ödeme yasağı dönemsel edim kazanılmış hak görev itirazı

Atıf yapılan mevzuat: Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2018-32/34)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No:2018-32/52) — Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2018-32/34)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No:2018-32/52) 8/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO 2023/1253

KARAR NO 2025/2032

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/04/2023

NUMARASI 2022/335 Esas - 2023/303 Karar

DAVA

Alacak

DAVA TARİHİ 26/05/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/12/2025

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; taraflar arasında 04.06.2008 tarihinde protokol imzalandığını, müvekkilinin kiraya veren sıfatıyla İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi, İkitelli köyü 11 pafta, ... parselde kayıtlı taşınmazı akaryakıt ve otogaz satış servis istasyonu ruhsatı alındıktan sonra davalıya alt kiraya vermeyi ve işletme hakkını devretmeyi taahhüt ettiğini, davalının ise taşınmazda yapılacak olan inşaat için trafo katkı payı adı altında davacıya 320.000-USD ve 17 yıllık kira bedeli olarak davacıya toplam 4.000.000-USD ödemeyi, taşınmazın istasyon olarak hizmete girmesinden itibaren ise davacıya aylık 25.000-USD+KDV tutarında işletme hakkı bedeli ödemeyi taahhüt ettiğini, akabinde 10.10.2008 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, davalının bütün bedelleri protokole uygun olarak ödediğini, 2018 yılı Ekim ayına kadar müvekkiline fatura karşılığında aylık işletme hakkı bedeli olan 25.000-USD+KDV eksiksiz bir şekilde ödenmekte iken davalının bu tarihten itibaren işletme hakkı bedelini protokole aykırı olarak TL olarak ödemeye başladığını ve halen de TL olarak ödemeye devam ettiğini, davalı tarafından yapılan ödenen tutarın ödeme günündeki USD karşılığı hesaplandığında fatura bedelini karşılamadığını, işletme hakkı bedelinin döviz ile yapılan ödemeler açısından kısıtlamaya tabi olmadığını, dava konusu olan 2020 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait toplam işletme hakkı bedeli alacağının KDV dahil 83.500-USD olduğunu, davalı bu ayların işletme hakkı bedeli olarak müvekkiline toplamda 52.720,21-USD ödeme yaparak bu tutarı eksik ödediğini belirterek davacı şirketin 2020 yılı ekim, kasım ve aralık ayları işletme hakkı bedeli alacağından bakiye 30.779,79-USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, taraflar arasındaki kira ilişkisi kapsamında davalı şirket tarafından gerek 17 yıllık peşin olarak ödenen bedelin gerekse her ay işletme hakkı adı altında yapılmakta olan aylık ödemelerin tamamının akde konu taşınmazı kiracı sıfatıyla kullanmasının karşılığı olarak ödendiğini, peşin olarak ödenen kısmın her halükarda asgari kira bedeli olarak ödenmesi kabul edilen kısım olduğu, işletme hakkı bedeli adı altında yapılan aylık ödemelerin ise kiraya konu taşınmazdaki istasyonun fiilen işletilmesine bağlı olmak üzere peşin ödenen asgari kira bedeline ilave olarak yapılan ödeme olduğunu, dava konusu işletme hakkı bedeli ödemelerinin de kira bedeli niteliği taşıdığını ve döviz cinsinden kararlaştırılması yasaklanmış olan edimler kapsamına girdiğini, davacı yanın davalı tarafından işletme hakkı bedellerinin protokole aykırı olarak eksik ödendiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın 2 yıl boyunca işletme hakkı bedellerine ilişkin olarak TL faturaları kestikten ve ödemeleri TL olarak alıp kabul ettikten sonra işletme hakkının dövizle kararlaştırılması yasak olan edimlerden olmadığı iddiasını ortaya attığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davanın kira ilişkisi de içeren karma nitelikli akaryakıt bayiliği sözleşmesinden kaynaklanması ve dava konusu alacağın işletme hakkı bedeline ilişkin olması nedeniyle nisbi ticari dava niteliğindeki davada asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu, 16/11/2018 tarihli Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ(Tebliğ No:2018-32/34)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ(Tebliğ No:2018-32/52)'in 8. maddesinin 2. fıkrasında; "Türkiye’de yerleşik kişiler kendi aralarında akdedecekleri; konusu yurt içinde yer alan gayrimenkuller olan, konut ve çatılı iş yeri dâhil gayrimenkul kiralama sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar." düzenlemesinin getirildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin akaryakıt istasyonunun kiralanması ve işletme hakkına ilişkin karma nitelikte bir sözleşme olduğu, taraflar arasındaki ana sözleşme kira sözleşmesi olsa da dava konusu alacağın kira alacağı olmaması, işletme hakkı bedelinden kaynaklı olması nedeniyle tebliğ kapsamında tutarın yabancı para üzerinden kararlaştırılmasına engel bulunmadığı, ayrıca Tebliğin geçmişe yönelik uygulanmasının hukukun temel ilkeleri ile bağdaşmayacak nitelikte olduğu, davalının davacıya yaptığı işletme hakkı bedeline ilişkin kısmi ödemeler sonrası bakiye işletme hakkı bedelinin 34.379,84-USD olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı şirketin davalı şirketten işletme hakkı bedeline ilişkin toplam 34.379,84-USD alacağından taleple bağlı kalınarak 30.779,79-USD alacağının talepten fazla olan 3.600,05-USD'nin mahsubu sonrası kalan 6.528,72-USD'sinin sözleşme vade tarihi olan 07/10/2020, 11.185,31-USD'sinin fatura tarihi olan 09/11/2020, 13.065,76-USD'sinin fatura tarihi olan 30/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek USD döviz cinsine kamu bankalarınca uygulanan en yüksek yıllık mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; mahkemenin görevsiz olduğunu, sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, taraflar araısndaki hasılat kirası bulunduğunu, mahkemenin taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi de içeren karma nitelikli akaryakıt bayiliği olarak değerlendirmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasında kira dışında hiç bir ilişki bulunmadığını, davacı tarafından müvekkiline akaryakıt bayiliği verilmesinin mümkün olmadığını, davacı şirketin sözleşmeleri kiraya veren olarak imzaladığını, protokolün kira ilişkisi baz alınarak düzenlendiğini, protokolün taraflar arasındaki tüm sözleşmelerin eki ve ayrılmaz parçası olduğunun kabul edildiğini, mahkemenin taraflar arasındaki ana sözleşmesinin kira sözleşmesi olduğunu kabul etmekle beraber alacağın işletme hakkı bedeli olduğu belirtilmiş ise de işletme hakkı bedelinin kira olarak ödendiğinin açık olduğunu, müvekkilinin kiraya konu taşınmazdaki kiracılık hakkını taşınmazı boş arazi olarak kullanmak üzere değil, üzerinde akaryakıt istasyonu kurup üzerindeki yapılarla ve müştemilatla birlikte akaryakıt istasyonu olarak bayilik sözleşmesi çerçevesinde bayilere işlettirmek üzere kullanmak amacıyla elde ettiğini, dövizle kararlaştırma yasağının Tebliğ ile değil CB kararnamesi ile yürürlüğe girdiğini, mahkemenin CB kararlarının denetimini yapma yetkisinin bulunmadığını, bahsi geçen kararın yürürlükteki sözleşmeler için de geçerli olduğunu, Bunun dışında davacının işletme hakkı bedeline ilişkin faturaları 2 yıl boyunca TL olarak kestiğini, bu durumda davacının bu tutarları kira bedeli olarak kabul ettiğini, fatura bedellerini ihtirazi kayıtsız olarak tahsil ettiğini, artık davacının bu tutarların TL olarak ödenmesi gerektiğini benimsediğini, taraflar arasındaki uygulamanın tek taraflı olarak sona erdirilemeyeceğini, Ayrıca davacının alacağının miktarının 30.779,79-USD olarak kabul ettiği halde alacağın 34.379,84-USD kabul edilerek fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, bakiye işletme hakkı bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Davacı taraf davalı ile aralarındaki sözleşmeden doğan döviz (USD) cinsi ödenmesi gereken dönemsel alacağın Türk Parasının Korunması Hakkında Tebliğ gerekçe gösterilerek TL olarak eksik ödendiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin söz konusu tebliğ kapsamına girmediğini, bu nedenle davalının toplam borcunun dolar cinsi üzerinden ödemesi gerekirken haksız şekilde TL'ye çevirerek eksik ödeme yaptığını belirterek 2020 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin eksik ödenen 30.779,79-USD tutarındaki alacağın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup; uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki tavsifine göre Türk Parası Kıymeti Korunmasına İlişkin 32 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararına tabi olup olmadığı, buna göre davacının sözleşme ile kararlaştırılan döviz cinsi alacağının TL üzerinden ödenmesi nedeniyle davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı hususundan kaynaklanmaktadır.

16/11/2018 tarihli Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2018-32/34)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No:2018-32/52)'in 8. maddesinin 2. fıkrasında; "Türkiye’de yerleşik kişiler kendi aralarında akdedecekleri; konusu yurt içinde yer alan gayrimenkuller olan, konut ve çatılı iş yeri dâhil gayrimenkul kiralama sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar." düzenlemesi getirilmiştir.Davacı ile davalı arasında imzalanan 04.06.2008 tarihli Protokol ile davacının kiraya veren sıfatıyla, mülkiyeti ... ...'na ait bulunan İstanbul ili Küçükçekmece ilçesi İkitelli köyü Menekşe mevkii 11 pafta ...

parselde kayıtlı taşınmazı, akaryakıt ve otogaz satış-servis istasyonu ruhsatı alındıktan sonra, davalıya kiraya vermeyi, alt kiralama hakkı tanımayı ve işletme hakkını devretmeyi taahhüt etmiştir. Davalı ise; taşınmazda yapılacak olan inşaat için trafo katkı payı adı altında davacıya 320.000-USD ödemeyi, taşınmazın, davalıya 17 yıllığına kiralanması karşılığında 17 yıllık kira bedeli olarak davacıya toplam 4.000.000-USD ödemeyi, taşınmazın akaryakıt ve otogaz satış-servis istasyonu olarak hizmete girmesinden itibaren ise davacıya aylık 25.000-USD+KDV tutarında “işletme hakkı bedeli” ödemeyi taahhüt etmiştir.Bu protokolün imzalanmasından sonra taraflarca 10.10.2008 tarihinde kira sözleşmesi imzalamış ve bu sözleşmeyi tapuya şerh etmişlerdir.

Davalının 04.06.2008 tarihli protokolde anlaştığı üzere davacıya 4.000.000-USD 17 yıllık kira bedeli ile 320.000-USD katkı payını ödediği, 2018 yılı ekim ayına kadar davacıya fatura karşılığında aylık “işletme hakkı bedeli” olan 25.000-USD+KDV ödemelerinin yapıldığı hususunda ihtilaf bulunmamakta olup 17.01.2019 tarihli ek kira sözleşmesi ile sözleşmenin bitiş tarihi 2029 tarihine kadar uzatılarak uzayan yıllar için de 10.000-TL+KDV kira bedeli ödenmesi hususunda anlaşmışlardır.Bahsi geçen protokolle davacının davalıya sözleşmede belirtilen taşınmazı akaryakıt istasyonu işletilmek ve alt kiralama hakkı da tanınmak üzere kiraladığı anlaşılmakla birlikte davacının bahsi geçen taşınmazın akaryakıt istasyonu olarak kullanılabilmesi için tüm izin, ruhsat ve iskanını almayı üstlenmiş, işletme hakkını süreli olarak davalıya devretmiştir.

Buna karşılık davalı davacıya kiralama bedeli yanında işletme devir bedeli de ödemeyi üstlenmiştir. Bunun dışında protokol kapsamında davalıya tahsis edilecek taşınmazda, davalının çizdiği projeye göre istasyon inşaatını üstlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki sözleşmede davalıya sadece taşınmazın ve işletme hakkının devrinin değil, bu yerin amaca özgü işletilmek üzere yapılması gereken istasyon inşaatının davalı tarafından üstlenilmesinin koşulları da düzenlenmiştir. Bahsi geçen sözleşme ile davalının bahsi geçen taşınmazda yapacağı uzun süreli yatırımın gerçekleşebilmesinin ve ticari alan nitelikteki bu taşınmazda davacının işletme hakkını davalıya kullandırmasının koşulları belirlenmiş olup, uyuşmazlık da kira olarak belirlenen tutarın dışında davacıya "işletme hakkı bedeli" adı altında aylık olarak ödenmesi gereken tutardan kaynaklanmıştır.

Buna göre değerlendirme yapıldığında, taraflar arasındaki sözleşmenin taşınmazın kiralanması, işletme hakkının devri ve taşınmazda akaryakıt istasyonu işletilmek üzere bina inşaatını da içine alacak şekilde karşılıklı birden fazla edim yükü doğuran atipik nitelikte sözleşme söz konusu olduğu sonucuna varılmaktadır. Buna bağlı olarak taraflar arasındaki ilişkinin salt kira sözleşmesi olmaması nedeniyle 32 Sayılı Türk Parası Kıymetinin Korunması hakkında Cumhurbaşkanlığı kararı ile ilgili Tebliğ'in uygulanma koşulları bulunmamaktadır. Yine taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kira sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceğinden, davalının göreve ilişkin itirazı yerinde değildir.Her ne kadar 2018 yılı Ekim ayından 2020 yılı Eylül ayına kadar olan faturalar TL olarak düzenlenmiş ve ödemeler TL olarak kabul edilmiş ise de aylık ödenmesi gereken işletme hakkı bedeli dönemsel edim niteliğinde olup her ay yeniden doğduğundan, belirtilen dönemde düzenlenen TL faturaları sadece o aylar bakımından geçerli olacaktır.

Kaldı ki; davacının TL cinsinden düzenlediği faturalar, taraflar arasındaki sözleşmenin Tebliğ değişikliği kapsamında kaldığına dair hatalı yorumuna dayalı olarak düzenlenmiş olup, sözleşmedeki işletme hakkı bedelinin TL cinsinden ödenmesi hususunda tadil iradesi bulunmamaktadır. Sözleşmede işletme hakkı bedeli açıkça USD olarak kararlaştırıldığından devam eden aylar için davacının sözleşmedeki tutarı talep etmesi sözleşmeye uygundur. Bu bakımdan bir kısım faturaların TL olarak düzenlenmesinin, davalıya ileri dönük olarak kazanılmış hak doğurması mümkün görülmemiştir. Bunun dışında davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesi sonuca etkili bulunmamış, davalı tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 34.390,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 8.598-TL harcın mahsubu ile kalan 25.792,85-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 20-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/12/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/286972 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.