6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İnançlı hisse devrinde geri alım bedeli ödenmedikçe devreden pay sahibi kalır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1801 E. 2025/2066 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticari şirket (genel)istinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Gerekçe özeti

İnançlı hisse devir sözleşmesinde, devredilen payların geri alım bedeli süresinde ödenmediği sürece devralanın pay sahipliği devam eder; payların sonradan üçüncü bir kişiye devredildiğini ileri süren taraf bu devri ispatlamak zorundadır ve devir sözleşmesinin aslı sunulamadıkça bu ispat yükü yerine getirilmiş sayılmaz. Pay sahibi sıfatı süren bir ortağın çağrılmadan yapılan genel kurul toplantısında alınan kararlar, TTK 447 uyarınca pay sahibinin vazgeçilemez haklarını ortadan kaldırdığından batıldır; bu kararlara dayanan yönetim kurulu kararları da TTK 371 gereği batıldır.

Ele alınan sorunlar

İnançlı hisse devir sözleşmesi kapsamında pay sahipliğinin devam edip etmediği → kabul

İddia: Davalılar, davacının payını daha sonra 25.07.2022 tarihli sözleşme ile üçüncü bir kişiye devrettiğini, bu nedenle davacının artık ortak sıfatını taşımadığını ve dava açma ehliyetinin bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: İnançlı hisse devir sözleşmesinin 3.1 ve 4.2. maddelerine göre, devredilen hisselerin devir bedeli süresinde geri ödendiği takdirde devredene iade edileceği kararlaştırılmıştır. Davalı taraf, geri alım bedelinin ödenmediğini ve payların davacıya inançlı olarak devredildiğini kabul etmekle birlikte, davacının bu payları sonradan üçüncü kişiye devrettiğini savunmuştur. Ancak devir sözleşmesinin aslı sunulamamış, davalı bu belgenin aslının davacıda kaldığını ileri sürmüş; davacı belge üzerindeki imzayı kabul etmemiştir. Payların devredildiğini ispat yükü, bunu ileri süren davalı taraftadır ve bu ispat külfeti yerine getirilememiştir. Bu nedenle davacının halen ortak sıfatını taşıdığının kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yemin deliline dayanmayan tarafa yemin teklif hakkının hatırlatılması gerekip gerekmediği → ret

İddia: Davalılar vekili, taraflardan birinin yemin deliline dayanmış olması halinde bu delile dayanan tarafa yemin teklif hakkının hatırlatılmadan hüküm verilmesinin usule aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı yemin deliline dayanmış olup, yemin deliline dayanmayan davalıya bu hususun hatırlatılması gerekmemektedir. Davacı ayrıca davasını diğer delillerle ispatladığından, davacıya yemin teklif hakkının hatırlatılmasına da gerek bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin başka bir dosyasındaki tespitlerin eldeki davaya etkisi → ret

İddia: Davalılar vekili, Bakırköy 1. ATM'nin ayrı bir dosyasında davanın reddine karar verildiğini, bu dosyadaki tespitlerin ilk derece mahkemesince değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Anılan dosyada itirazın iptali davası, icra takibiyle sıkı sıkıya bağlı olup, alacağın kaynağının belirtilmediği gerekçesiyle reddedilmiş, karar henüz kesinleşmemiştir. Her iki dosyada da hisselerin davacıya devredildiği ve davacının şirkette pay sahibi olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle anılan dosyanın eldeki dava bakımından lehe ya da aleyhe bir etkisi bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının butlanı → kabul

Gerekçe: Davacının halen şirkette pay sahibi olduğunun kabulü karşısında, davacı çağrılmaksızın yapılan 24.10.2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlar, TTK'nın 447. maddesi uyarınca pay sahibinin genel kurula katılma, oy kullanma ve vazgeçilemez nitelikteki haklarını ortadan kaldıran nitelikte olduğundan batıldır. Bu genel kurul kararına istinaden alınan yönetim kurulu kararları da TTK'nın 371. maddesi gereği batıldır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İnançlı hisse devir sözleşmelerinde geri alım bedeli ödenmedikçe devralanın pay sahipliğinin devam edeceği ve bu payların sonradan devredildiğini ileri süren tarafın ispat yükü altında olduğu yönündeki değerlendirme ile, ortak sıfatı süren pay sahibinin çağrılmadığı genel kurul kararlarının TTK 447 uyarınca batıl olacağı yönündeki gerekçe bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
inançlı hisse devri geri alım hakkı ispat yükü yemin teklif hakkı genel kurul kararının butlanı TTK 447 TTK 371 pay sahipliği

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 447TTK 371

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/1801

KARAR NO 2025/2066

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/09/2025

NUMARASI 2023/198 Esas - 2025/763 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

DAVA TARİHİ 20/03/2023

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/12/2025

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı şirketin her biri 25-TL değerinde 60.000 adet payı olmakla beraber toplam sermayesi 1.500.000-TL olduğunu, davacı, davalı şirket ortağı davalı ...'ın eşi olan ...'tan 15.000 adet payı 03.04.2014 tarihinde devren iktisap ettiğini, pay sahibi davacının genel kurula katılma ve oy kullanma gibi haklara sahip olduğunu, bu kapsamda en son 03.04.2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısına katıldığını, davalı ...'ın temsile yetkili kişi olarak atandığını, davacı tarafından şirket hissesi üzerinde hiçbir tasarrufta bulunmadığını, davacının genel kurul toplantısına davet edilmediğini, davacının ne suretle pay defterinden adının silindiğini hakkında bilgisi olmadığı gibi şirketten bilgi alamadığını, davalı şirketin payların 15.000 adeti davacının mülkiyetinde olduğunu, pay defterinden hukuka aykırı biçimde silinmesi ve ortaklıktan bu şekilde çıkarılması kararının iptali gerektiğini, davalı şirketin Kartal 33.

Noterliğinin 25.10.2022 tarih ... yevmiye ile tasdikli 24.10.2022 tarihli 2 sayılı genel kurulu kararı, Kartal 6. Noterliğinin 27.10.2022 tarih ... yevmiye sayılı ile tasdikli yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespiti ile iptaline, 01.11.2022 tarihli A sayılı yönetim kurulu kararının iptaline, davalı şirket paylarının pay defterine düzeltilerek davacının payının adına tesciline karar verilmesini...” talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davalı şirket ortaklarından ... ile davacı arasında 01.04.2014 tarihli İnançlı Hisse Satış ve Devir Sözleşmesi yapıldığını, mezkur sözleşme davacının davalı şirkete borç olarak vermeyi taahhüt ettiği 3.500.000-TL'nin 35 ayda ve aylık 100.000 TL'lik tutarlar halinde geri ödenmesi, buna karşılık davacıdan alınan bu borç karşılığında davalı şirketin %25 hissesinin davacıya 3.500.000-TL bedelle devredilmesi, borcun ödenmesi halinde hisselerin davalıya iadesi, borcun ödenmemesi halinde ise hisselerin davacının mülkiyetine geçmesi ve anılan geri ödeme tutarının ise hisse devir bedeline sayılması hakkında olduğunu, sözleşmeye istinaden dava dışı ... davalı şirkette bulunan her biri 25-TL değerinde 60.000 adet payını davacıya devir ettiğini, devir karşılığı olarak sözleşmenin tarafı davacıya ödemesi gereken bedeli ödemediğini, davacı tarafından davalı şirket aleyhine açılan Bakırköy 1.

ATM tarafından bilirkişi raporu alındığını, raporda davacının hisse bedellerini dava dışı ...'a ödediğine dair bir belge bulunmadığı sonucuna varıldığını, akabinde tarafların ortak arkadaşı vasıtasıyla uzlaşma sağladığını, uzlaşma uyarınca davacı uhdesinde bulunan 375.000- TL'ye tekabül eden 15.000 adet hisseyi gayrikabili rücu olarak ...'a 25.07.2022 tarihli devir sözleşmesi ile devir ve temlik ettiğini, davacının dava dilekçesinde yoklukla malul olduğu iddia olunan bir yönetim kurulu kararı olmadığını, davacı her ne kadar genel kurula katılma ve oy kullanma gibi haklara sahip olduğu iddiasında ise de açıklandığı üzere davacı paylarını 25.07.2022 tarihli pay devri sözleşmesi ile devrettiğini, bu sebeple davacının 24.10.2022 tarihli 2 sayılı genel kurula çağrılmamış olması hukuka uygun olduğunu, çünkü davacı 24.10.2022 tarihinde şirket ortağı olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini..." talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacının davalı şirkete ait 15.000 adet payı 03.04.2014 tarihinde iktisap ettiği, şirketin 03.04.2019 tarihli genel kurul toplantısına katıldığı,davacı halen şirkette paydaş olduğunu, pay devrinden haberi olmadığını iddia etmiş davalı ise davacının paylarını devraldığını ileri sürdüğünü, davalı yan fotokopi evrak mahiyetinde 25.07.2022 tarihli hisse devir sözleşmesi ve ibraname ibraz ettiğini, davacı ortak değilse genel kurula çağrılmamış olmasında bir usulsüzlük olmadığını paylar senede bağlandığına dair delil olmadığından payların alacağın temliki hükümlerine göre devredilebileceğini, davalının ibraz ettiği belgeyi davacı kabul etmediği, belge aslının sunulamadığını, belgeler hususunda isticvap edilen davacının belgeler üzerinde ki imzayı kabul etmediği, belge aslı sunulamadığından imza incelemesi yapılamadığı, neticede davacının paylarını davalıya devir ettiği ispat edilemediği,davalının cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı, 24.10.2022 tarihli genel kurulda davalının tek paydaş olarak toplantı icra edip kendisini yönetici seçtiği, bilanço gelir tablolarının kabulüne karar verdiği, kedisini ibra ettiği, kendisine TTK 395 ve 396.

Maddelerinde belirtilen izinleri verdiği, TTK'nın 447. maddesi gereği pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran ve anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararlarının batıl olduğunu, davacının genel kurula davet edilmesi halinde bu kararların alınamayacağını,, TTK'nın 436. maddesi gereği davalı oy yoksunluğu nedeniyle ibra edilemeyecek ve TTK 395 ve 396. madde oylamalarında zaten oy dahi kullanamayacağını, bu genel kurul kararına istinaden alınan yönetim kurulu kararlarının da TTK'nın 371. maddesi gereği batıl olduğu sonucuna varılmış davanın kabulüne bahsi geçen kararların mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine ve davacının halen şirkette 15.000 adet payın sahibi olduğunun tespitine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar vekili; müvekkili şirketin ortağı ... ile davacı ... arasında 01.04.2014 tarihli “inançlı hisse satış ve devir sözleşmesi” yapıldığını davacının müvekkil şirkete borç olarak vermeyi taahhüt ettiği 3.500,000-TL'nin 35 ayda ve aylık 100.000-TL'lik tutarlar halinde geri ödenmesi, buna karşılık Davacı’dan alınan bu borç karşılığında davalı şirketin %25 hissesinin (15.000 adet) Davacı’ya 3.500.000-TL bedelle devredilmesi, borcun ödenmesi halinde hisselerin davalıya iadesi, borcun ödenememesi halinde de hisselerin Davacı’nın mamelekine geçmesi ve anılan geri ödeme tutarının ise hisse devir bedeline sayılması hakkında olduğunu hisse devri sonrası davalı şirketin 1.123.750-TL'ye tekabül eden 44.950 adetinin ...'a, 1.250-TL'ye tekabül eden 50 adetinin ...'a, 375.000 TL'ye tekabül eden 15.000 adetinin ise davacı ...'a ait olduğunu, devir karşılığı olarak sözleşmenin tarafı olan ...

ödemesi gereken bedeli ödemediğini, davacı hisse bedellerini ödemediği ve hisseler de kendi uhdesinde olduğu halde kötü niyetli olarak Büyükçekmece 2. İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası ile ... ve şirket hakkında icra takibi başlattığını, Bakırköy 1. ATM'nin 2020/622 davanın açılmasından önce, 2020/622 esas sayılı davanın reddine karar vermiş, davacı tarafın istinaf başvurusu 17/09/2025 tarihinden evvel İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 08/05/2025 tarihli 2021/1928 esas ve 2025/637 karar sayılı ilamı ile istinaf talebini de reddettiğini, temyiz sürecinin devam ettiğini, bu dava neticelendikten sonra tarafların uzlaştığını, davacının uhdesinde bulunan 375.000- TL'ye tekabül eden 15.000 adet hisseyi "gayrikabili rücu" olarak ...'a 25.07.2022 tarihli sözleşme ile devir ettiğini, hisselerin devri sonrasında şirketin tek ortağı ...

da 05.10.2022 tarihli yönetim kurulu kararı ile hisse devrini "pay defteri" ne işlendiğini, şirket ortağı ...'ında hisselerini ...'a devrettiğini, tanıkların da davacının ödediği parayı hisse devrinde bagajına bizzat koyduklarını ifade ettiklerini, davacının isticvap tarihinde hiçbir araya gelmediğini iddia ettiği tanık ...'ın beyanı ile hem anlaşma evraklarının ıslak imzalı nüshalarının davacıda kaldığının ispatlandığını, tanık beyanları hem de dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile huzurdaki davanın kötü niyetli ve mesnetsiz bir dava olduğu ispat edildiğini mahkemece, iddialarımızın mevcut delillere rağmen ispatlanamadığı düşünülmekte ise, davacının dayandığı yemin delilin dikkate alınması ve taraflar arasında bir devir işlemi gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda müvekkili ...'a yemin teklif edilmesinin değerlendirilmesi gerektiğini, davacının şirket ortağı olmadığı göz önünde bulundurulduğunda iş bu davayı açma ehliyeti de bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davalı şirketin 24.10.2022 tarihli genel kurulda alınan kararların ve davalı şirket yönetim kurulunun 05.10.2022 tarih 3 ve 04.11.2022 tarih 4 sayılı yönetim kurulu kararlarının mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine, şirketin15.000-adet payın davacıya ait olduğunun tespitine ilişkindir. Sözleşmenin 3.1. maddesi; “İşbu sözleşme tarihi itibariyle İnançlı Satıcı, sahibi olduğu 15.000 adet şirket hissesini tüm hak ve yükümlülükleri ile aşağıdaki devir bedeli karşılığında inançlı alıcıya satıp devretmek, söz konusu bedelin aşağıda tayin edilen şekil ve şartlarla inançlı alıcıya ödenmesi halinde devredilen hisselerin İnançlı Alıcı tarafından İnançlı Satıcı’ya bedelsiz iadesi hususunda anlaşmışlardır.”

Sözleşmenin 4.2 maddesinde ise; inançlı alıcı, devir bedelinin tamamını en geç 01.04.2014 tarihinde inançlı satıcıya ödeyecek olup ödenen devir bedeli, aylık 100.000-TL (Yüzbin) taksitler halinde, inançlı alıcıya toplam 35 ay içinde geri ödenecektir. Söz konusu devir bedelinin geri ödenmesi ile ilgili olarak herhangi bir faiz ve sair ek bedel talep edilmeyecektir. Söz konusu ödemelerin tayin edilen sürelerde ödenmesi halinde devredilen sözleşme konusu hisseler İnançlı Satıcı’ya bedelsiz iade edilecektir. Sözleşmeye konu hisselerin inançlı işlem şartları gereğince iadesi gerekip de inançlı alıcı tarafından en geç 30 gün içerisinde iade edilmemesi halinde 3.500.000-USD cezai şart ödeyeceği kabul"edilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 447.

Maddesi " (1) Genel kurulun, özellikle;a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran;c) Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren... ilişkin, kararlar batıldır. " hükmünü haizdir. Davalı taraf İş bu sözleşmeye istinaden ...'ın şirkette bulunan 15.000-adet payını ...'a devir ettiğini ,ancak uyuşmazlığa neden olan Bakırköy 1. ATM'nin 2020/622 davanın reddine karar verilmesinden sonra tarafların uzlaştıklarını; davacının 25.07.2022 tarihinde davalı ... ...'a hisselerini devir ettiğini, hatta davalı tanıklarının birinin hisse devir bedelini arabanın bagajına valiz içinde kendisinin koyduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır.

Bu savunmaya göre,... hisselerinin 03.04.2014 tarihinde davacıya bedeli iade edildiği takdirde geri alım hakkı tanınarak davacıya inançlı devir edildiği davacının 03.04.2019 tarihinde yapılan genel kurula katıldığı böylelikle 35 ay halinde taksitler halinde ödenmesi gereken geri alım bedelinin ödenmediğinin ve halen davacının ortak sıfatını taşıdığının kabulü gerekir. Davacıya devir edilen şirket payları davalıların savunmasına göre davalı ... tarafından satın alınmıştır. Devir sözleşmesi aslı sunulamamış, aslının davacıdan olduğu savunulmuştur. Bu konuda ispat yükü davalılarda olup, davacı paylarının davalıya devir edildiği kanıtlanamamıştır.Davalılar vekili taraflardan birinin yemin deliline dayanmış olması halinde yemin delili dayanan tarafa hatırlatılmadan hüküm verilmesinin kararın bozulmasını gerektirdiğini ileri sürmüş ise de davacının yemin deliline dayanmış olması, yemin deliline dayanmayan davalıya yemin delilinin hatırlatılması gerekmediği gibi;

davacı da davasının ispatladığından davacıya yemin teklif hakkının hatırlatılması gerektiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.Davalılar vekili Bakırköy 1 ATM 'nin 2020/622 esas sayılı dosyada davanın reddine karar verildiğini mahkemece bu dava dosyasında yapılan tespitlerin değerlendirilmediğini ileri sürmüştür. Anılan dosyada; dava dilekçesinde; davacı ile ... arasında 01/04/2014 tarihinde İnançlı Hisse Devir Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin imzasından sonra müvekkil tarafından gereken ödemelerin yapıldığını, davalı şirket yada satıcı tarafından yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, pay defterlerinden de anlaşılacağı üzere 03/04/2014 tarih ve 2014/02 sayılı yönetim kurulu kararı ile beher hisse değeri 25-TL'den 15.000 hisse 375.000-TL bedelle müvekkiline devredildiğini, sözleşmeden 2019 yılı sonuna kadar şirkete mali anlamda büyük destek veren müvekkilinin toplantılara davet edilmediğini, kar paylarını ve şirkete verdiği borçları da tam manasıyla geri alamadığını, alacağın tahsili amacıyla Büyükçekmece 2.İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, davalıların itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.

Davalılar ise davacı ...'ın şirketin %25 ortağı olduğunu,davalı müvekkillerinin ödediği 2.420.000-TLnin yetmediği iddiasıyla davacının şirketin %25 ortağı olduğunu bildirdiğini , ...'ın taahhüt ettiği 3.500.000-TLyi ödemediğini, davacı bir yandan şirket hisselerinin maliki olmuş diğer yandan da ödeme talep ettiğini savunmuştur.Davacı tarafça davalılar hakkında Büyükçekmece 2. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası ile; "karz akdinden ve kar payından kaynaklanan alacak" borcun sebebi gösterilerek 3.815.152-TL’si karz akdinden ve kar payından kaynaklanan alacak ve 352.117,52 TL’si takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.167.269,52-TL için ilamsız icra takibi yapıldığı, takip talebine herhangi bir belge eklenmediği, davalılar vekilinin itirazı üzerine itirazın iptaline ilişkin eldeki davanı açıldığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece; itirazın iptali davasının icra takibiyle sıkı sıkıya bağlı bulunduğu; davacının alacağın kaynağının belirtilmediği, ayrıca davacının halen şirketin %25 oranda ortağı olduğunun kabulü ile davanın ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği; ancak elde ki dava bakımından Bakırköy 1. ATM'nin 2020/622 esas sayılı dava dosyasının davacı bakımından lehe ve aleyhe bir etkisi bulunmamaktadır. Her iki davada ... hisselerinin davacıya devir edildiği, davacının şirketin %25 hissesinin davacıya ait olduğunun kabul edildiği anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle; davacının şirkette %25 oranda paydaş olduğunu ileri sürerek genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının iptalini istediği, Bakırköy 1.

ATM ve elde ki davada davalıların davacının ... paylarını iktisap ettiğini, ancak daha sonra bu payların ...'a devir ettiğini savunmuş iseler de devrin kanıtlanamadığı anlaşılmakla; bu gerekçelerle davanın kabulüne kararların butlanına ve davacının davalı şirkette 15.000-adet payı bulunduğunun tespitine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davalı ... tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyizi kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/12/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/286934 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.