Bayilik sözleşmesinde haksız fesih ve eksik alım nedeniyle cezai şart
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1321 E. 2025/1751 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan Cezai Şart mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
bayilik (acente-kıyas)
Gerekçe özeti
Bayilik sözleşmesinde, sağlayıcının fiyat/iskonto belirleme yetkisini kullanabilmesi bayiin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini (asgari alım taahhüdü gibi) yerine getirmesi koşuluna bağlıysa, bayi bu yükümlülüğe aykırı davranmışken sağlayıcının iskonto uygulamamasına dayanarak sözleşmeyi feshetmesi haksız fesih sayılır. Yıllık asgari alım taahhüdüne uyulmaması halinde, tedarikçinin hem ifayı hem cezai şartı talep edebilmesi için, taahhüde aykırı davranılan yılı takip eden yeni yılda mal vermeden önce çekince (ihtirazi kayıt) bildirmesi veya ihtarname göndermesi gerekir; bu yapılmadan mal verilmeye devam edilmişse önceki yıla ait cezai şart istenemez, çekince konulan/ihtar çekilen yıllar için ise cezai şart talep edilebilir. Tacir, TTK 22 kapsamında kural olarak cezai şarttan indirim talep edemese de, cezai şartın borçlunun ekonomik yıkımına yol açacak derecede fahiş olduğu saptanırsa, tarafların iktisadi durumu, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırılığın ağırlığı gözetilerek hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun bir indirim yapılabilir.
Ele alınan sorunlar
Sözleşmenin feshinin haklı mı haksız mı olduğu (iskonto uygulaması) → ret
İddia: Davalılar vekili, davacının protokoldeki iskonto oranlarına uymaması nedeniyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, iskonto ve kar payı oranlarının karşılıklı mutabakatla belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Protokolün 3.2.3. maddesinde iskonto ve kar payının bayiin yükümlülük ve taahhütlerini yerine getirmesi kaydıyla ve davacının satış fiyatını tek taraflı belirleme hakkı saklı kalmak kaydıyla mutabakatla belirleneceği kabul edilmiş, ancak davalının alım taahhüdüne aykırı davrandığı belirlendiğinden bu hükmün uygulama alanı bulamayacağı, bayi tarafından iskonto oranlarının değiştirilmemesi sebebiyle sözleşmenin feshinin haksız fesih olduğu kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Asgari alım taahhüdüne aykırılıkta cezai şartın talep edilebilmesi için çekince/ihtar şartı → kısmi kabul
İddia: Davacı vekili, alım taahhüdüne ilişkin taleplerinin tamamının kabul edilmesi gerektiğini, tenkisin doğru olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Eksik alım nedeniyle talep olunan cezai şart ifaya ekli cezai şart niteliğinde olup, sözleşmenin yürürlükte olmadığı dönemler için ifası talep edilemeyecek bir edimin ifa edilmemesine bağlı olarak talep edilemez. Alacaklı ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse ya da çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya edimlerini ifa etmeye devam etmişse ceza koşulunu isteyemez. Yıllık asgari alım taahhüdüne uyulmamışsa, tedarikçinin hem ifayı hem ceza koşulunu talep edebilmesi için takip eden yılda mal vermeden önce çekince (ihtirazi kayıt) bildirmesi ya da noterden ihtarname göndermesi gerekir; şekil şartı yoktur, ilk fatura/irsaliyeye konulacak bir şerhle de yerine getirilebilir. Bu şekilde çekince konulduktan veya ihtar çekildikten sonra ifaya devam edilse bile önceki yıla ait ceza koşulu zamanaşımı süresi içinde talep edilebilir; çekince konmamış veya ihtar çekilmemişse ve müteakip yılın ifası gerçekleşmişse önceki yıla ait ceza koşulu istenemez. Somut olayda 1. ve 2. yıl için çekince/ihtar bulunmadığından ve bu dönemlerde mal verilmeye devam edildiğinden bu yıllara ait cezai şart istenemez; 3. ve 4. yıl için noterden ihtar gönderildiğinden bu yıllara ait cezai şart talep edilebilir. Davacının sessiz kalarak sözleşmeye devam etmesi davalıda haklı güven oluşturduğundan davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Cezai şarttan tenkis (TTK 22 kapsamında iktisaden mahva yol açacak cezai şarttan indirim) → kısmi kabul
İddia: Davacı vekili, cezai şarttan tenkisin doğru olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK'nın 22. maddesi gereğince tacirin kural olarak cezai şarttan indirim talep hakkı bulunmasa da, genel yargı uygulamasında tacirin ekonomik olarak yıkımına yol açacak derecede yüksek olduğu saptanan cezai şarttan indirim yapılabileceği kabul edilmiştir. Somut olayda davalının mali durumuna göre cezai şartın ekonomik olarak yıkımına neden olacağı belirlenmiştir. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı, tarafların iktisadi durumu, özellikle borçlunun ödeme kabiliyeti, borçlunun borcunu yerine getirmemesi nedeniyle sağladığı menfaat, kusur derecesi ve borca aykırılığın ağırlığı ölçü alınarak cezai şart miktarı hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun tespit edilmelidir. Sözleşmenin uzun süre ifa edilmesine, günlük alım miktarına, davalının kusur derecesi ve sözleşmeye aykırılığın ağırlık ölçüsüne göre, cezai şart tutarından %50 oranında indirim yapılması uygun bulunmuştur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, yıllık asgari alım taahhüdüne uyulmaması halinde cezai şart talep edilebilmesi için tedarikçinin takip eden yılda mal vermeden önce çekince/ihtar bildirmesi gerektiğine ilişkin genel kuralı ve tacirin cezai şarttan TTK 22 çerçevesinde iktisaden mahva yol açacak ölçüde fahiş olması halinde indirim yapılabileceğine ilişkin ilkeyi somut biçimde uygulaması nedeniyle bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cezai şart↗ haksız fesih↗ asgari alım taahhüdü↗ ihtirazi kayıt/çekince↗ cezai şarttan tenkis↗ bayilik sözleşmesi↗ garantörlük↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO 2022/1321
KARAR NO 2025/1751
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/02/2022
NUMARASI 2020/21 Esas - 2022/127 Karar
DAVA
Alacak (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 09/01/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/10/2025
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili akaryakıt dağıtım şirketiyle davalı şirket arasında 10/09/2012 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi, protokol ve taahhütname akdedildiğini, diğer davalının sözleşmeyi garantör olarak imzaladığını, ancak davalı şirketin 28/02/2017 tarihinde sözleşmeyi haksız feshettiğini, bu nedenle müvekkilinin protokolün 4. maddesi kapsamında 50.000-USD cezai şarta ve taahhütnamedeki yıllık 500 m3 beyaz ürün alım taahhüdü yerine getirilmediğinden bu nedenle doğacak cezai şarta hak kazandığını ileri sürerek, 02/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek bankaların dövize uyguladığı en yüksek faizle 50.000-USD cezai şartın ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alım taahhüdünden kaynaklanan 1.000-USD cezai şartın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
TALEP ARTIRIM
Davacı vekili 09/02/2022 tarihli dilekçesiyle, alım taahhüdünden kaynaklanan 1.000-USD alacak taleplerini artırdıklarını belirterek, toplam 25.041,12-USD'nin 02/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek bankaların dövize uyguladığı en yüksek faizle tahsilini istemiştir.
CEVAP
Davalılar vekili, protokolün 3.2.3 maddesine göre uygulanması gereken iskonto oranlarının davacı tarafından uygulanmadığını, davacının akde aykırılığı nedeniyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, yine aynı sebeple müvekkilinin rekabet edemediğini ve satışlarının düştüğünü ve cezai şartın döviz üzerinden istenemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece,sözleşmenin 45. maddesi kapsamında, protokoün 3.3. maddesine göre davalı satış taahhüdüne aykırı davrandığından davalı bayinin sözleşmeyi haksız feshettiği; diğer davalı İbrahim ...'ın bayinin tüm borçlarına garantör olunduğu; sözleşmenin 47. maddesine göre haksız fesih sebebiyle davacının 50.000-USD cezai şartı talep edebileceği, bu miktar cezai şart davalıların iktisaden mahfına sebep olacağından 1/2 oranında tenkis yapılması gerektiği; davalı bayinin asgari alım taahhüdüne uymaması nedeniyle sözleşmenin 1. ve 2. yılların sonunda davalıya bu hususta ihtarname gönderilmeden mal verilmeye devam edildiğinden cezai şart istenemeyeceği, bu konuda ihtarname gönderilmiş 3. ve 4. yıllar için toplam 21.240,06-USD cezai şart talep edilebileceği ve davalılar daha önce temerrüde düşürülmediğinden faizin dava tarihinden istenebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 25.000-USD cezai şart ve alım taahhüdüne uyulmamasından kaynaklanan 21.240,06-USD cezai şartın davanın açıldığı tarihten itibaren 3095 sk 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla istemlerin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1- Davalılar vekili, davacının protokoldeki iskonto oranlarına uymadığından sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, ticari şartlardaki değişikliğin karşılıklı mutabakatla belirlenmesi gerektiğini, ek rapor alınması taleplerinin kabul edilmediğini, davacı iskonto yapsaydı müvekkilinin de satış taahhütlerini yerine getirebileceğini, ilk yıl 69 ton fazla ürün satıldığını ve kabul anlamına gelmemekle birlikte hesabın 4,5 yıllık satışlara göre yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2-Davacı vekili, alım taahhüdüne ilişkin taleplerinin tamamının kabul edilmesi gerektiğini ve cezai şarttan tenkisin doğru olmadığını belirterek, kararın reddedilen kısımlarının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı bayiin bayilik sözleşmesini haksız fesihle sona erdirdiğinden tonaj taahhüdü ihlali nedeniyle cezai şart bedelinin ve haksız fesih sebebiyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.Davacı ile davalı arasında 10/09/2012 tarihinde akaryakıt bayilik sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin 43. maddesinde süresinin 5 yıl olarak belirlendiği;
45. maddesinde, davacının, bayinin sözleşmenin herhangi bir hükmünü kısmen veya tamamen ihlal etmesi, borç ve taahhütlerini yerine getirmemesi, sözleşme şartlarına aykırı davranması durumunda sözleşmeyi fesih hakkının bulunduğu;
47. maddesinde, bayinin sözleşme hükümlerine veya sözleşmeye ek olarak imzalanan protokol, taahhütname hükümlerine, aykırı davranışı sebebiyle sözleşmenin davacı tarafından feshi veya davalı bayinin davacının rıza ve izni olmaksızın sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesi halinde bayinin taraflar arasında kararlaştırılacak ve sözleşme eki olarak belirlenen işlemlerde kaleme alınacak olan cezai şart tutarlarını ödeyeceği;
49. maddesinde, sözleşmeyi garantör olarak imzalayan kişinin bayinin bu sözleşme ve ekleri dolayısıyla davacıya olan tüm taahhütlerini yerine getireceğini, garantör sıfatıyla garanti ettiği düzenlenmiştir. Davacı ile davalı bayi ... Petrol... Ltd Şti ve garantör diğer davalı İbrahim ... arasında imzalanan bayilik protokolünün 3.2.3 maddesinde, bayinin yıllık 500 m3 miktara kadar ...'ten satın alacağı beyaz ürünler için Tüpraş beyaz ürün depo satış fiyatına %2 oranında kar payı eklenmek suretiyle bayiye satış yapılacağı, bayinin yıllık 500 m3 miktarın üzerinde ...'ten satın alacağı beyaz ürünler için Tüpraş beyaz ürün depo satış fiyatına %1,5 oranında kar payı eklenmek suretiyle bayiye satış yapılacağı kararlaştırılmıştır.
Davacı tarafından keşide edilen 2015 tarihli ihtarnameyle, sözleşmenin başlangıç tarihi olan 10/09/2012-10/09/2013, 11/09/2013-10/09/2014, 11/09/2014-31/08/2015 tarihleri arasında yıllık 500 m3 olan alım taahhüdüne uyulmamasından kaynaklanan eksik alıma ilişkin 15.540-USD cezai şartın ödenmesi talep edilmiştir. Yine 01/09/2016 tarihli ihtarnamede, 10/09/2012-10/09/2013,11/09/2013-10/09/2014,11/09/2014-10/09/2015,11/09/2015.26/08/2016 yıllarına ilişkin eksik alımdan kaynaklanan 28.218-USD cezai şartın ödenmesi istenilmiştir.Davalı bayi 28/02/2017 tarihli ihtarname ile, bölgelerinde yer alan akaryakıt istasyonları ile yapılan iskonto revizyonundan dolayı rekabet güçlerinin zayıfladığı, iskonto anlaşma şartlarının düzeltilmesinin talep edildiği, ancak herhangi bir düzeltme yapılmadığı ve bu sebepten dolayı sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğinin bildirilmiştir.Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 45.
maddesinde; bayinin bu sözleşmenin herhangi bir hükmünü kısmen veya tamamen ihlal etmesi, borç ve taahhütlerini yerine getirmemesi durumunda davacının sözleşmeyi her zaman fesih hakkına sahip olduğu, düzenleme konusu yapılmış olup, davalı bayinin bayilik sözleşmesinin eki niteliğinde olan protokolün 3.3 maddesinde belirlenen satış taahhüdüne aykırı davrandığı, Protokolün 3.2.3. maddesinde bayiin yükümlülük ve taahhütlerini yerine getirmesi kaydıyla ve davacının satış fiyatını tek taraflı belirleme hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalılar vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği mutabakatla iskonto ve kar payının belirleneceği kabul edilmiş, ancak davalının alım taahhüdüne aykırı davrandığı belirlendiğinden, bu hükmün uygulama alanı bulamayacağı, bayii tarafından iskonto oranlarının değiştirilmemesi sebebiyle sözleşmenin feshi haksız fesih olduğundan, davalılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni kabul edilmemiştir.Davalının eksik alımı nedeniyle talep olunan cezai şart ifaya ekli cezai şart niteliğinde olup, sözleşmenin yürürlükte olmadığı dönemler için ifası talep edilemeyecek bir edimin ifa edilmemesine bağlı olarak talep edilemeyecektir.
Buna göre iki halde alacaklı, ceza koşulunu isteyemez. Eğer alacaklı, ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse artık bu yönde bir talepte bulunamaz. Diğer yandan alacaklı, çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse bu takdirde de ceza koşulunu isteyemez. Yıllık asgari ürün alımı taahhüdü bulunmasına rağmen yıllar itibariyle bu taahhüde uyulmamış ise tedarikçi (sağlayıcı) firmanın, hem ifayı hem de ceza koşulunu talep edebilmesi için takip eden yılda henüz bayiye mal vermeden önce ceza koşulu ile ilgili “çekince” (ihtirazi kayıt) bildirmesi ya da bu konuda bayiye noterden bir ihtarname göndermesi gerekir. Çekince için bir şekil şartı getirilmemiştir.
Tedarikçi, taahhüde aykırı davranılmış olan yılı takip eden yeni yıldaki ilk fatura ve irsaliyeye koyacağı bir açıklama (şerh) ile bu koşulu yerine getirebilir. Bu şekilde bir çekince (ihtirazi kayıt) konulduktan veya ihtar çekildikten sonra tedarikçi (sağlayıcı) firma, mal vermeye (ifaya) devam etse bile önceki yıla ilişkin ceza koşulu alacağını sözleşme zamanaşımı süresi içinde her zaman talep edebilir. Sonraki yıllarda da aynı kural geçerlidir. Bunlar yapılmadan müteakip yılın ifası gerçekleşmişse, artık bir önceki yıla ait ceza koşulu istenemez. Çekince konmuş veya ihtar çekilmiş olan yıllarla ilgili ceza koşulunun istenebileceği ise kuşkusuzdur. Hükme esas alınmış 29/11/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda davalı şirketin sözleşmenin ilk yılında fazla alım yaparak taahhüdün yerine getirdiği, 2., 3.
ve 4. yıllarda ise taahhüdün yerine gelmediği ve toplamda 417,35 m3'lük az alım yaptığı, m3 başına 60-USD'den davacının 25.041,12-USD isteyebileceği görüşü belirtilmiştir. Davacı da bu miktar üzerinden talebini artırmıştır. Mahkemece 1. yıl ve 2. yıl dönem sonlarına ilişkin alım taahhüdünün ihlalinden kaynaklanan cezai şart talep edilmeksizin davalı bayiye mal verilmeye devam edildiğinden, bu dönemler için eksik alımdan kaynaklı cezai şart talep edilemeyeceği, ancak 3. yıla ilişkin 03/09/2015 tarihli ve 4. yıla ilişkin de 01/09/2016 tarihli ihtarlar noterden davalıya gönderildiğinden bu yıllar için cezai şartın talep edilebileceği gerekçesiyle bu talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı ;sessiz kalarak sözleşmeye devam ettiğinden davalıda haklı güven oluşturmuş olup,davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.TTK'nın 22.
maddesi gereğince, kural olarak tacirin cezai şarttan indirim yapılmasını talep hakkı bulunmasa da, genel yargı uygulamasında tacirin ekonomik olarak yıkımına yol açacak derecede yüksek olduğu saptanan cezai şarttan indirim yapılabileceğini kabul edilmiştir. Somut olayda davalının incelenen mali durumuna göre, cezai şartın ekonomik olarak yıkımına neden olacağı belirlenmiştir. Davacı 50.000-USD cezai şart talep etmiş olup, ceza koşulunun fahiş olup olmadığı, tarafların iktisadi durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borçlunun borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranış ağırlığı ölçü alınarak tayin edilmeli, cezai şart miktarı, hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tespit edilmelidir.
Buna göre somut olayda, sözleşmenin uzun süre ifa edilmesine, günlük alım miktarına, davalının kusur derecesi ve sözleşmeye aykırılığın ağırlık ölçüsüne göre, mahkemece dava konusu cezai şart tutarından %50 oranında indirim yapılması somut olayın özelliklerine göre uygun bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalılardan alınması gereken 28.713,75-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 7.178,43-TL harcın mahsubu ile kalan 21.535,32-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı ve davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1.
maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/10/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/285292 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi