Tedarikçi sözleşmesinde ihbar süresine aykırılık cezai şartı ve tenkis
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/783 E. 2025/1581 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Cezai Şart mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Tedarikçi sözleşmesinde belirli bir ihbar süresine uyulmaksızın sözleşmenin sona erdirilmesi hâlinde öngörülen cezai şart, sözleşmede ayrıca yer alan rekabet yasağı/haksız rekabete ilişkin cezai şart hükmüyle karıştırılmamalı; cezai şart hangi sözleşme hükmüne dayanıyorsa o hüküm çerçevesinde değerlendirilmelidir. Tacir sıfatını haiz borçlu TBK 182/3 uyarınca cezai şartın tenkisini isteyemese de, hâkim TBK 27 gereği fahiş gördüğü cezai şartı re'sen tenkis etmekle yükümlüdür.
Ele alınan sorunlar
Cezai şartın hangi sözleşme hükmüne dayandığı → kabul
İddia: Davalı, sözleşmede cezai şart bedelinin açık ve net olarak 30 günlük ihbar süresi ücreti olarak belirlendiğini, haksız rekabet vs. gibi bir uyuşmazlığın bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşmenin 4. maddesinde tedarikçiye yazılı fesih bildirimi ile sözleşmeyi feshetme hakkı tanınmış, ancak tedarikçinin ihbardan itibaren 30 gün süreyle sözleşmeye bağlı kalması gerektiği, aksi halde 30 günlük hakediş tutarında cezai şart ödeneceği düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesinin cezai şartı sözleşmenin rekabet yasağına aykırılığa ilişkin 3.14 maddesine dayandırarak davayı kabul etmesi doğru değildir; davalının alacak talebi bu hükme dayalı değildir. Cezai şarta hak kazanılıp kazanılmadığının sözleşmenin 4. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Davacının ihbar süresine uyup uymadığı ve davalının temerrüdü → ret
İddia: Davacı, hakedişlerinin zamanında ödenmediğini ve vaad edilen ek taşıma işinin sürekli verilmemesi nedeniyle zarar ettiğini, bu nedenle işi bırakmasının haklı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşmenin 2. maddesinde hakedişlerin fatura tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde ödeneceği düzenlenmiş olup, davacının işi bıraktığı 13/09/2022 tarihi itibariyle 31/08/2022 tarihli hakediş yönünden 30 günlük süre dolmadığından davalının temerrüdü söz konusu değildir. Davacı ile davalı arasında diğer firmaların taşıma işinin sürekliliği konusunda davalının taahhütte bulunduğuna dair delil bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının sözleşmenin 4. maddesindeki yükümlülüğünü yerine getirmediği açıktır ve davalının cezai şart talep etme hakkı doğmuştur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Cezai şart tutarının fahiş olması nedeniyle tenkisi → kısmi kabul
Gerekçe: Sözleşmenin tarafları sözleşme özgürlüğü çerçevesinde cezai şartın miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlük sınırsız değildir; TBK'nın 27. maddesi bu özgürlüğün sınırını çizmiştir. TTK'nın 22. maddesi gereğince tacir sıfatını haiz borçlu TBK'nın 182/3 uyarınca cezai şartın tenkisini isteyemeyecek olsa da, TBK'nın 27. maddesi gereğince hâkim fahiş gördüğü cezaları re'sen tenkis etmekle yükümlüdür. Sözleşmedeki cezai şart düzenlemesinin amacı ve tarafların hak ve menfaatleri dikkate alındığında, davacının bir aylık hakedişine denk gelen ceza bedelinin fahiş olduğu ve yarı oranda tenkis yapılmasının somut olayın koşullarına ve hakkaniyete uygun düşeceği değerlendirilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Tacir sıfatını haiz borçlunun TBK 182/3 uyarınca cezai şartın tenkisini isteyemeyecek olmasına karşın, hâkimin TBK 27 gereği fahiş cezai şartı re'sen tenkis etme yükümlülüğünün bulunduğu ve bunun tacirler arası sözleşmelerde de uygulanacağı yönündeki tespiti bakımından emsal değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cezai şart↗ menfi tespit↗ ihbar süresi↗ tenkis↗ temerrüt↗ sözleşme özgürlüğü↗ tacir↗ re'sen tenkis↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/783
KARAR NO 2025/1581
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/02/2024
NUMARASI 2022/1003 Esas 2024/178 Karar
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ 08/11/2022
İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/10/2025
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalının üstlendiği firma personel taşıma işlerinde davalıya taşeron olarak taşıma hizmeti verdiğini, son olarak 2022 Ağustos ve Eylül ayında 12 gün olmak üzere toplam 42 gün kadar ... Elektrik Firması personel taşıma işinde çalıştığını, müvekkiline ... firmasının gece vardiyasında çalışan personeli taşıma işinin de verileceğine dair vaatte bulunulduğunu, ancak ...’nun taşıma işinin müvekkili sürekli olarak verilmemesi nedeniyle müvekkilinin zarar ettiğini, müvekkilinin masrafları kendisi karşılamasına rağmen 33.000-TL tutarındaki hak edişin müvekkiline ödenmediğini, bu durum karşısında 05.09.2022 tarihli iş bırakma formunu doldurmak suretiyle işin bırakılacağının 05.09.2022 tarihinde davalıya yazılı olarak bildirildiğini, müvekkilinin davalının mağdur olmaması için hizmet vermeye devam ettiğini, ancak 12.09.2022 tarihinde müvekkilinin aracının arızalanması üzerine davalı tarafça başka araç ikamesi sağlandığını, bu nedenle davalının zararının söz konusu olmadığını, müvekkilinin işi bırakmasına rağmen davalının müvekkilinden ...
Elektrik firmasının taşıma işini devam ettirmesini istediğini, aksi taktirde müvekkilinin hakedişini ödememekle tehdit ettiğini, müvekkilinin kabul etmemesi üzerine davalının haksız olarak bir aylık alacağına isabet eden tutarda haksız olarak 27.09.2022 tarihli ve 33.000-TL tutarlı cezai şart faturasını düzenlediğini belirterek müvekkilinin bahsi geçen fatura nedeniyle davalıya borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili tarafından düzenlenen cezai şart faturasının sözleşmeye dayandığını, davacının en az 30 gün önceden yazılı olarak haber vermeksizin işi bırakamayacağını, ancak somut olayda davacının bu yükümlülüğe aykırı davrandığını, davacının işi bırakmak için form doldurduğunu, ardından ihbar süresi sonuna kadar devam etmesi gerekirken 13.09.2022 tarihinde aracının arıza yaptığından bahisle işi bıraktığını, bunun üzerine müvekkilinin kendi aracını davacıya teslim ettiği halde ertesi gün araç ve anahtarı ... Elektronik firmasına bıraktığını, müvekkilinin davacıdan 30 günlük cezai şart bedeli talep etme hakkı doğduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; sözleşmenin "Tarafların Hak ve Yükümlülükleri" başlığı altında yer alan 3.14 maddesinin genel olarak davalının hizmet verdiği müşterileri ile çalışmasının sona ermesi durumunda uygulanacak yaptırımları, sır saklama ve haksız rekabetin önlenmesine yönelik hükümleri kapsadığı, sabit 33.000-TL tutarında cezai şarttan bahsedildiği, tarafların dava dosyasına sunduğu bilge, belge ve faturalar incelendiğinde davalı ana firmanın davacı tedarikçisine Tedarikçi Sözleşmesinin 3.14 maddesinden bahsedilen cezayı uyguladığı, Tedarikçi Sözleşmesinin geneli ve taraflar arasındaki sorunlar incelendiğinde davalı ana firmanın uygulamak istediği ceza şartının doğru olmadığı, sözleşmede belirtilen “rekabet yasağı ve haksız rekabet” için öngörülen cezai şartın ihbar öneli ücreti olarak yorumlanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı tarafından kesilen 27/09/2022 tarih ve ...
belge nolu 33.000-TL bedelli fatura nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmede cezai şart bedelinin açık ve net olarak 30 günlük ihbar süresi ücreti olarak belirlendiğini, sözleşmenin 4. maddesinde fesih bildiriminden sonra 30 gün boyunca sözleşme ile bağlı yükümlülüklerin yerine getirileceğinin düzenlendiğini, davacının günlük servis ücretinin 1.110-TL olması nedeniyle 30 günlük ihbar süresi ücretinin 33.000-TL+KDV'ye tekabül ettiğini, davacının KDV dahil hakedişinin 37.388,30-TL olduğunu, müvekkilinin her halükarda düşük tutarda ceza uyguladığını, taraflar arasındaki sözleşmede ihbar süresinin 30 gün olarak belirlendiğini, faturanın tamamen ihbar süresine ilişkin olduğunu, haksız rekabet vs gibi bir uyuşmazlık bulunmadığını, 30 günlük süreye uyulmadığı hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki tedarikçi sözleşmesi kapsamında davalı tarafından davacı adına cezai şart faturası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Taraflar arasında davalının üçüncü kişilerle imzaladığı taşıma sözleşmelerinin ifası kapsamında davacının araçlarından yararlanılması ve yolcu taşıma işinin davacı tedarikçi tarafından yerine getirilmesine ilişkin 31/01/2020 tarihli sözleşmenin akdedildiği hususu ihtilaf dışı olup; davalı, davacının iş bırakma formunu 05/09/2022 tarihinde imzaladığı halde 07/10/2022 tarihine kadar devam etmesi gereken hizmet taahhüdüne aykırı olarak 13/09/2022 tarihinde işi bıraktığından bahisle sözleşmenin 4. maddesi gereğince cezai şart alacağının doğduğunu ileri sürmektedir.
Bu durumda uyuşmazlık, davacının taahhüdünü ihlalinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davalının cezai şart alacağının doğup doğmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 4. Maddesinde "...İşbu sözleşme, imza tarihinde yürürlüğe girmekte olup bu tarih itibariyle TEDARİKÇİ işi yapma taahhüdü altına girmiştir. ... işbu sözleşmeyi; ... 'nin 08.02.2018 tarih ve 2018/2-4 sayılı kararı ekinde yer alan "Taşımacı ile Sözleşmeli Taşımacı Arasında Yapılan Servis Taşımacılığı Tip Sözleşmesi"nin "Sözleşmenin Süresi ve Feshi" başlıklı maddesinde yer alan sebeplere ek olarak, işbu sözleşme ve/veya taşıma hizmeti alan müşteri ile ... arasındaki sözleşmeye herhangi bir aykırılık halinde veyahut TEDARİKÇİ tarafından taşıma hizmeti alan müşteri ile ...'un sözleşme konusu ticari faaliyetinin son bulması halinde derhal, herhalde ise herhangi bir sebep göstermeksizin otuz (30) gün önceden haber vermek koşuluyla her zaman fesih hakkına sahiptir.
TEDARİKÇİ; işbu sözleşmenin ... tarafından feshi halinde tazminat veya başkaca herhangi bir ad altında hiçbir hak ve alacağa hak kazanamayacağını ve talepte bulunmayacağını gayrikabilirücu kabul ve taahhüt etmiştir. TEDARİKÇİ; işbu sözleşmenin ...'nin 08.02.2018 tarih ve 2018/2-4 sayılı kararı ekinde yer alan "Taşımacı ile Sözleşmeli Taşımacı Arasında Yapılan Servis Taşımacılığı Tip Sözleşmesi"nin "Sözleşmenin Süresi ve Feshi" başlıklı maddesinde yer alan sebepler ve/veya işbu sözleşme ve/veya taşıma hizmeti alan müşterileri ile ... arasındaki sözleşmeye herhangi bir aykırılık nedeniyle derhal feshi halinde, ...'un maddi ve manevi her türlü kayıplarını talep hakkı saklı kalmak kaydıyla ve bunların yerine geçmeksizin ve bunlarla beraber anılmaksızın, ayrıca müstakilen ...'a 30 günlük hakedişi tutarında cezai şart ödemeyi gayrikabil rücu beyan ve taahhüt etmiştir.
TEDARİKÇİ; işbu sözleşmeyi en az otuz (30) gün önceden "Tedarikçi İş Bırakma Formu" ile yazılı bildirimde bulunmak kaydıyla -"Tedarikçi İş Bırakma Formu" işbu sözleşmenin ayrılmaz bir parçasıdır - fesih hakkına sahiptir. TEDARİKÇİ; ...'un aksi yönde bir talebi olmadıkça fesih bildirim tarihinden itibaren en az otuz (30) gün boyunca işbu sözleşme ile bağlı olup yükümlülüklerini gereği gibi özenle yerine getireceğini, aksi halde ayrıca bir ihtar, ihbar ve hüküm kurulmasına gerek olmaksızın otuz (30) günlük ihbar süresi ücretini ödemekle yükümlü olduğunu gayrikabilirücu kabul, beyan ve taahhüt etmiştir..." denilmiştir.Bahsi geçen sözleşme hükmünde tedarikçiye yazılı fesih bildirimi ile sözleşmeyi feshetme hakkı tanındığı, ancak tedarikçinin ihbardan itibaren 30 gün süre ile sözleşmeye bağlı kalmaya devam edeceği, aksi halde tedarikçinin davalıya 30 günlük hakediş tutarında cezai şart ödemeyi kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar mahkemece cezai şart tutarının sözleşmenin 3.14 maddesine dayalı olarak düzenlendiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de bahsi geçen sözleşme hükmünde rekabet yasağına aykırılığa dayalı cezai şart koşulları düzenlenmiş olup, davalının alacak talebinin bu hükme dayalı olmadığı anlaşılmakla mahkemece bu hükme dayalı olarak davanın reddi doğru olmamıştır. Bu durumda davalının cezai şarta hak kazanıp kazanmadığının sözleşmenin 4. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı tarafından düzenlenen 05/09/2022 tarihli iş bırakma formunda personel taşıma işinin 07/10/2022 tarihine kadar devam edeceği yazılı olup, davacının 13/09/2022 tarihine kadar işe devam ettiği tarafların beyanından anlaşılmaktadır.
Davacı, hakedişlerinin zamanında ödenmediğini, kendisine verilen taşıma işi dışında vaadedilen diğer taşıma işinin ise sürekli yaptırılmaması nedeniyle zarar ettiğini ileri sürmekte ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesinde hakedişlerin fatura tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde ödeneceğinin düzenlendiği, davacının işi bıraktığı 13/09/2022 tarihi itibariyle 31/08/2022 tarihli hakediş yönünden 30 günlük sürenin dolmaması nedeniyle davalının temerrütünün söz konusu olmadığı, davacı ile davalı arasında ... Elektrik firması dışındaki firmaların taşıma işinin sürekliliği konusunda davalının taahhütte bulunduğuna dair bir delil bulunmadığı anlaşılmakla davacının aksi yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir.
Bu durumda davacının sözleşmenin 4. maddesindeki yükümlülüğünü yerine getirmediği açık olup davalının cezai şart talep etme hakkı doğmuştur. Davacı tedarikçinin son hakediş fatura tutarı 31.685-TL+KDV olduğundan davalı tarafından talep edilen 33.000-TL tutar bu miktarın altında kalmaktadır. Bahsi geçen ceza maddesinin "Taşımacı ile Sözleşmeli Taşımacı Arasında Yapılan Servis Taşımacılığı Tip Sözleşmesi"ne aykırı yönü de bulunmamaktadır.Bakırköy 1. ATM'nin 2025/279 E. Sayılı dava dosyasında davacının hakedişe dayalı olarak başlattığı icra takibine itirazın iptaline ilişkin davada davalı eldeki davanın konusunu oluşturan cezai şart faturasına dayalı olarak takas defiinde bulunulmuş olup, eldeki dava dosyası bekletici mesele yapıldığından artık cezai şart tutarının fahiş olup olmadığının, tenkisi gerekip gerekmediğinin eldeki dava dosyasında değerlendirilmesi gerekir.
Sözleşmenin tarafları sözleşme özgürlüğü çerçevesinde sözleşmenin konusunu ve cezai şartın miktarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlük sınırsız ve sonsuz değildir. TBK'nın 27. maddesi bu özgürlüğün sınırını çizmiştir. TTK'nın 22. maddesi gereğince tacir sıfatını haiz borçlunun TBK'nın 182/3 uyarınca cezai şartın tenkisini isteyemeyeceği düzenlenmiş ise de TBK'nın 27. maddesi gereğince hakim, fahiş gördüğü cezaları re'sen tenkis etmekle yükümlüdür. Sözleşmedeki cezai şart düzenlemesinin amacı, tarafların sözleşmedeki hak ve menfaatleri dikkate alındığında davacının bir aylık hakedişine denk gelen ceza bedeli fahiş olup yarı oranda tenkis yapılması somut olayın koşullarına ve hakkaniyete uygun düşeceği değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; cezai şart koşullarının oluşmadığından bahisle davanın kabulü doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davanın tenkis nedeniyle kısmen kabulü ile 27/09/2022 tarih ve ... sayılı 33.000-TL bedelli faturadan dolayı davacının davalıya 16.500-TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/02/2024 Tarih 2022/1003 Esas 2024/178 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulü ile 27/09/2022 tarih ve ... sayılı 33.000-TL bedelli faturadan dolayı davacının davalıya 16.500-TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine"İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 563,56-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 51,84-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davanın tenkis nedeniyle kabul edilen kısmı yönünden davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Davalı tarafından yapılan 42-TL posta masrafından ibaret yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı lehine taktir olunan 16.500-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davalı tarafından yatırılan 563,56-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
13/10/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/284808 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi