Ticari kredide masraf ve komisyon kesintilerinin iadesi istemi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/491 E. 2025/1664 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari kredi kesintilerinin iadesi ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Banka / kredi / finans
Gerekçe özeti
Ticari kredilerde bankanın masraf ve komisyon tahsiline ilişkin hukukilik denetimi, önce sözleşmede belirlenmiş bir oran olup olmadığına, yoksa bankanın ilan ettiği orana, o da yoksa emsal banka uygulamalarına göre orantılılığa bakılarak yapılır; tacir sıfatına sahip bankanın TTK 20 kapsamında münasip ücret isteme hakkı bulunduğundan, sözleşmede kararlaştırılmış ve emsal bankalara göre aşağıda kalan tutarlarda tahsil edilen komisyon, tahsis ücreti ve üçüncü kişilere ödenip müşteriye yansıtılan ekspertiz/ipotek ücretlerinin iadesi istenemez.
Ele alınan sorunlar
Ticari kredi kapsamında bankaca alınan komisyon, tahsis ücreti, ekspertiz ve ipotek ücretlerinin haksız kesinti olup olmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, bankaların ücretler konusunda serbest bırakılmış olmasının sınırsız ücret alma hakkı vermediğini, ilan edilen orandan düşük tahsilatın kesintiyi hukuka uygun kılmayacağını ve sözleşme hükümlerinin genel işlem şartlarına aykırı olduğunu ileri sürerek kredi komisyonu, BSMV, kredi tahsis ve değerlendirme ücreti, ekspertiz ve ipotek tesis ücretlerinin iadesini talep etmiştir.
Gerekçe: Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, kredi kullandırım tarihinde yürürlükte bulunan 09.12.2006 tarihli 2006/1 sayılı Tebliğ'in 4. maddesidir; bu maddeye göre kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelik ve sınırları serbestçe belirlenir. Yerleşik yargı uygulamasında ticari kredilerde bankaca alınacak masrafların hukukilik denetimi yapılırken önce sözleşmeyle belirlenmiş bir oran olup olmadığına bakılır; varsa bu oran esas alınır. Sözleşmede oran yoksa bankanın ilan ettiği oran esas alınır; ilan edilen oran da yoksa tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilir. Bilirkişi raporunda, davacıdan tahsil edilen komisyon ve ücretlerin emsal bankalara göre bir miktar aşağıda olduğu belirlenmiştir. İpotek ve ekspertiz ücretleri üçüncü şahıslara ödenen ve davacıya yansıtılan ücretlerdir. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmelerinin 4. maddesinde müşterinin talep edilecek her türlü ücret, masraf, komisyon ve giderleri ödeyeceği kararlaştırılmış, davacı ayrıca sözleşme eki ücret-masraf-komisyon listesini imzalayarak bu bedelleri ödemeyi taahhüt etmiştir. Davacı bankanın tacir sıfatı gözetildiğinde TTK'nın 20. maddesi kapsamında münasip ücret isteme hakkı bulunduğundan, alınan ücretlerin bu hak kapsamında kaldığı ve rayice uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ticari kredilerde bankaca alınan masraf ve komisyonların hukukilik denetiminde izlenecek sıralı yöntem (sözleşmedeki oran > ilan edilen oran > emsal banka uygulamalarıyla orantılılık) ve bankanın TTK 20 kapsamında münasip ücret isteme hakkına dayanan değerlendirme yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari kredi↗ kredi komisyonu↗ kredi tahsis ve değerlendirme ücreti↗ münasip ücret isteme hakkı (TTK 20)↗ emsal banka uygulaması↗ genel işlem şartları↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
2. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/491
KARAR NO 2025/1664
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/11/2022
NUMARASI 2021/437 Esas 2022/682 Karar
DAVA
Alacak
DAVA TARİHİ 01/07/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/10/2025
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı Bankadan ticari kredi kullanırken davalı bankanın hukuka aykırı olarak dosya masrafı vb adlar altında kesinti yaptığını, müvekkilinden alınan komisyon, faturalandırılmayan ekspertiz ücretleri, dosya masrafları, ipotek tesis ve fek, kredi tahsis ve istihbarat, hesap işletim ücretleri, çek aktivite ücretleri, güvence sigortası kobi tarife paketleri adı altında alınan ve açıklanmayan diğer nedenlerle hesabından haksız yere tahsil edilen ve fazladan alınan tüm haksız kesintilerin iadesi gerektiğini, sözleşmenin bu ücretlerin alınacağına dair hükümlerinin, müvekkili ile açık bir şekilde müzakere edilmediğini,şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000-TL'nin alındığı günden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkil bankanın davacı tarafa uyguladığı ücretlerin genel kredi sözleşmesinde belirlenen orandan fazla olmadığını, davacının kullandığı kredi nedeniyle kendisinden tahsil edildiğini iddia ettiği tutarlar, ticarit nitelikteki kredi ve ürünlerine ait ücret olarak tahsil edildiğini, kredinin kullanıldığı sırada tahsil olunan komisyon ve ücretler hakkında davacının bilgilendirildiğini, ispat yükü üzerinde olan davacının müvekkil banka aleyhinde ileri sürdüğü iddiaları ispat edemediğini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; bilirkişi raporu benimsenerek; taraflar arasında 18/07/2013 tarihinde 100.000-TL, 02/12/2014 tarihinde 1.000.000-TL ve 13/02/2018 tarihinde 500.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacının toplam 18 ayrı miktarda toplam 1.022.650-TL taksitli ticari kredi kullandığı davacıdan "kredi komisyonu" adı altında (16) işlemde toplam 3.650- TL ve toplam 182,50-TL BSMV tahsil ettiğini, "kredi tahsis ve değerlendirme ücreti" adı altında yirmi işlemde toplam 10.850-TL ve toplam 542,50-TL BSMV tahsil ettiğini, "Ekspertiz Ücreti" olarak toplam 1.300- TL ve "İpotek Tesis Ücreti" olarak toplam 1.100-TL olmak üzere toplam 2.400-TL tahsil ettiği, tacir olan davalı bankanın müşterilerine sunduğu bankacılık hizmetleri sebebiyle hizmet bedeli, komisyon, masraf gibi adlar altında münasip bir ücret tahsil etmesine yasal bir engel bulunmadığı, davalı bankanın aldığı ücret ve yaptığı kesintilerinin diğer bankalarca yapılan kesintiler ve alınan ücretlerin altında kaldığı ve dürüstlük kurallarına uyduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
Davacı vekili; Bankaların alacakları ücretler için Merkez Bankası tarafından serbest bırakıldığına ve herhangi bir sınıra tabi olmadıklarına ve bu sebeple kredi sözleşmesinde belirttikleri oranlar bakımından herhangi bir sınırının olmadığının kabulünün hatalı olduğunu, Yargıtay bu durumun tam tersine %9.5'lik bir oranı dahi fahiş olarak nitelendirdiği ve bu oranı %1 ve %2 olarak değiştirdiğini, mahkemenin banka lehine bu kadar serbestlik tanımasının hukuka aykırı olduğunu,ilan edilen oranlardan daha düşük şekilde tahsil yapılmasının yapılan tahsilatları hukuka uygun hale getirmeyeceğini, sözleşmenin bu hükümlerinin genel işlem şartlarına aykırı olduğunu ileri sürerek; müvekkilinden tahsil edilen "kredi komisyonu" 3.650-TL, 182,50-TL BSMV, "kredi tahsis ve değerlendirme ücreti" adı altında 10.850-TL,542,50-TL BSMV, "Ekspertiz Ücreti"1.300-TL ve "İpotek Tesis Ücreti" 1.100-TL nin ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari kredilerden yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, kredi kullandırım tarihinde yürürlükte bulunan 09.12.2006 tarihli RG’de yayınlanan 2006/1 sayılı Tebliğin 4. Maddesinde kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir.Yerleşik yargı uygulamasında ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılarak, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oran var ise bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği , ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmektedir.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda;
davacının 18.7.2013-3.4.2018 tarihleri arasında toplam bedeli 1.022.650-TL bedelli 18 kredinin 16 sından 3.650-TL kredi komisyonu , 20 ayrı krediden 10.875-TL kredi tahsis ücreti tahsil ettiği belirlenmiştir. Bilirkişi tarafından mahkemece getirtilen emsal banka oranları ile kıyaslandığında davacıdan tahsil edilen komisyon ve ücretin emsal bankalara göre bir miktar aşağıda olduğu belirlenmiştir. İpotek ve ekspertiz ücreti ise üçüncü şahıslara ödenen ücretler olup davacıya yansıtılmıştır. Taraflar arasında ki genel kredi sözleşmelerinin 4 maddesinde; müşterinin talep edilecek her türlü ücret, masraf, komisyon, giderleri ödeyeceği kararlaştırılmış, davacı sözleşme eki olan ücret masraf, komisyon listesini imzalayarak bu bedelleri ödemeyi taahhüt etmiştir.
Davacı bankanın tacir sıfatı gözetildiğinde TTK'nın 20. maddesi kapsamında münasip ücret isteme hakkı bulunduğu, davacı bankanın almış olduğu ücretlerin tacirin ücret isteme hakkı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; yaklaşık 4 yıllık süreçte davacının kullandığı ticari nitelikli krediler nedeniyle davalı bankaya 10.875-TL kredi tahsis, 3650-TL kredi komisyonu tahsil ettiği; rayice uygun olduğu belirlenen bu tutarların iadesinin istenemeyeceği sonucuna varıldığından davacı vekilinin karara yönelik istinaf sebebleri yerinde bulunmamış istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 435,50-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/10/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/284725 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi