6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurulu toplantıya çağrı davasında ihtiyati tedbirle kayyım atanamaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/101 E. 2018/150 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetki

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir Talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

TTK 411 uyarınca genel kurulun toplantıya çağrılması davasında, mahkemenin toplantıya gerek görmesi hâlinde gündemi düzenlemek ve çağrıyı yapmak üzere atayacağı kayyım, ancak yapılacak esas incelemesi sonunda verilecek bir hükümle atanabilir; bu nitelikte bir kayyım ataması ihtiyati tedbir yoluyla istenemez, çünkü bu, dava konusu uyuşmazlığın esasını çözümleyecek veya böyle bir sonuç doğuracak biçimde tedbir kararı vermek anlamına gelir. Ayrıca limited şirkette ortaklar kurulunun toplanmamış olması, tek başına yönetim organının bulunmadığı sonucunu doğurmaz ve TTK 530 koşullarına dayanan bir istem bulunmadıkça bu maddeye dayanılarak da yönetim kayyımı atanamaz.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati tedbir yoluyla yönetim kayyımı atanması talebinin reddi → ret

İddia: Davacı vekili, şirketin kuruluşundan bu yana ortaklar kurulunun toplanmadığını, şirketin zorunlu organlarından yoksun kaldığını, şirket hesaplarının şirket müdürü ve eşi tarafından manipüle edildiğini ileri sürerek TTK 530 koşullarının oluştuğunu, dava sonuçlanıncaya kadar şirkete ihtiyati tedbir yoluyla yönetim kayyımı atanması gerektiğini belirterek ret kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 411 uyarınca pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulması istemi yönetim kurulunca reddedilir veya yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmezse, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir; mahkeme toplantıya gerek görürse gündemi düzenlemek ve çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar ve kararında kayyımın görev ve yetkilerini gösterir. Mahkemenin bu inceleme sonucunda talebi yerinde görüp toplantıya gerek olduğu sonucuna varması hâlinde kayyım atanması, ancak yapılacak inceleme sonunda verilecek bir hükümle mümkündür; çağrı yetkisi verilecek kayyım bir hükümle atanacağından, mahkeme ihtiyati tedbir kararı ile dava konusu uyuşmazlığın esasını çözümleyecek veya böyle bir sonuç doğuracak biçimde tedbir kararı veremez. Ayrıca TTK 623 uyarınca limited şirketlerde yönetim ve temsil şirket müdürüne ait olup, müdürlerin seçimi ve atanması ortaklar kuruluna aittir; dava dilekçesinde ortaklar kurulunun hiç toplanmadığının ileri sürülmesi, şirketin yönetim organının bulunmadığı sonucuna varmak için yeterli değildir, organ boşluğu olsa dahi çağrıya izin verilmesi hâlinde bu durum ortaklar kurulunca giderilecektir. Çağrıya izin için yapılan başvuruda mahkeme, dava dilekçesinin verilmesiyle doğrudan yönetim kayyımı atayamaz; somut olayda TTK 530 gereği yapılmış bir istem bulunmadığından bu maddenin dayanak yapılması yasal değildir. Kaldı ki ihtiyati tedbir talebinin incelendiği aşamada davalı şirketin yasal durumunun ve organlarının bulunup bulunmadığının bilinmediği, sicil dosyasının dahi dosyaya girmediği gözetilerek ilk derece mahkemesinin talebi reddetmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

TTK 411 kapsamındaki genel kurulu toplantıya çağrı davalarında, çağrı yetkisi verilecek kayyımın ancak esas hakkında verilecek bir hükümle atanabileceği, bu nedenle ihtiyati tedbir yoluyla kayyım atanamayacağı ve TTK 530 koşulları oluşmadıkça bu maddeye dayanılamayacağı yönünden emsal niteliğindedir.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
TTK 411 uyarınca genel kurulun toplantıya çağrılması istemlerinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi görevlidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir kayyım atanması genel kurulun toplantıya çağrılması limited şirket organ boşluğu yönetim kayyımı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 411TTK 530TTK 623 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 390/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/101

KARAR NO 2018/150

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/12/2017 Tarihli Ara Karar

NUMARASI 2017/1324 Esas

DAVA

Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/02/2018

Taraflar arasında görülen davada ilk derece mahkemesince verilen 12/12/2017 tarihli ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN

Davacı vekili,dava dilekçesinde; müvekkilinin hissedarı olduğu davalı şirketin Ortaklar Genel Kurulunun kuruluşundan bu yana yapılmadığını, limited şirketlerde TTK nun 617/3 atfı nedeniyle anonim şirketlere ilişkin kuralların uygulanacağını ,şirkete ihtarname keşide ederek bildirilen gündemle toplantı yapılmasının talep edildiğini ,şirket tarafından ihtara uyulmadığını ,dava dilekçesinde yazılı gündemle toplanılmak üzere toplantıya ilişkin tüm süreçlerin takip ve idaresi için kayyım atanması gerektiğini ,kayyım atanmasına ilişkin kararın ihtiyati tedbir yoluyla verilmesini ve çağrıya izin verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi, davanın, TTK 412 maddesi hükmüne dayalı Genel Kurulun Toplantıya Çağrılması ve kayyım atanmasına ilişkin olduğu, davacı tarafça ihtiyati tedbir yolu ile kayyım atanması talep edilmiş ise de, HMK 390/3 maddesi uyarınca iddianın haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığı, kaldı ki dava konusu edilen talep hakkında ihtiyati tedbir kararı ile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir isteminin reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili şirkete yönetim kayyımı atanmasının ,şirketin başta zorunlu organlarından yoksun kalmasını vurguladığı,TTK nun 530.maddesi koşullarının oluşması halinde ,mahkemece alınacak tedbirlerder birinin de yönetim kayyımı ataması olduğu şirketin kuruluşundan bu yana ortaklar kurulunun toplanmadığını ,şirket hesaplarının şirket müdürü ve eşi tarafından manipule edildiğini dava neticeleninceye kadar şirkete yönetim kayyımı atanması gerektiğini bildirerek redde ilişkin ara kararının kaldırılarak şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

TTK nun 411.maddesi uyarınca pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde ,olumlu cevap verilmediği takdirde ,aynı pay sahiplerinin başvurususu üzerine ,genel kurulun toplantıya açğrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir.mahkeme toplantıya gerek görürse ,gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar.Kararın da kayyımın görevleri ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir.zorunluluk olmadııkça mahkeme dosya üzerinde karar verir.Mahkemenin kararı kesindir.

Davacı vekili genel kurulun toplanamadığı iddiası ile çağrıya izin verilmesi isteminde dava dilekçesinde aynı zamanda şirkete ihtiyati tedbir yoluyla yönetim kayyımı atanması talebinde bulunmuştur.

İlk Derece Mahkemesi davacının başvurusu üzerine yapacağı inceleme neticesinde ;davacı paydaşın talebini yerinde gördüğü ,toplantıya gerek olduğu sonucuna vardığı takdirde yukarıda yazılı kanun hükmü gereğince gündemi düzenlemek ve çağrıyı yapmak üzere bir kayyım ataması gerekecektir. Çağrı yetkisi verilecek kayyım bir hüküm ile atanacağından ;böyle bir istek te mahkeme ihtiyati tedbir kararı ile dava konusu uyuşmazlığın esasını çözümleyecek veya böyle bir sonuç doğuracak biçimde bir ihtiyati tedbir kararı veremez.

TTK nun 623.maddesi gereği limited şirketlerde şirketin yönetim ve temsili şirket müdürüne ait olup ,şirket müdürlerinin seçimi ve atanması şirket genel(ortaklar) kuruluna aittir. Dava dilekçesinde ortaklar kurulunun hiç toplanmadığı ileri sürülmüş ise de ,bu iddia şirketin yönetim organının bulunmadığı sonucuna varılmak için yeterli olmayıp organ boşluğu mevcut olsa dahi çağrıya izin verilmesi halinde ortaklar kurulunca giderileceği tabiidir. Çağrıya izin için yapılan bir başvuru da yine mahkemenin dava dilekçesi verilmesi ile doğrudan yönetim kayyımı atayamacağı ,TTK 530 gereği yapılmış bir istek sözkonusu olmadığından somut olayda bu madde hükmünün dayanak yapılması yasal olmayıp ,ihtiyati tedbir talebinin incelendiği aşama itibariyle davalı şirketin yasal durumunun ne olduğu, organlarının bulunup bulunmadığının da bilinmediği ,henüz sicil dosyasının dahi dosyaya girmediği gözetilerek ilk derece mahkemesinin kayyum tayinine ilişkin talebin reddine karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 35,90- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 31,40- TL harçtan mahsubu ile bakiye 4,50- TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine .

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/02/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/282228 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.