6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Derdest davalarda sicilden terkin edilen şirketin ek tasfiye için ihyası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/322 E. 2018/327 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Ek Tasfiye mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Tasfiyesi kapanarak sicilden terkin edilen bir şirket hakkında, derdest bir dava veya icra takibi/hakem yargılaması gibi mevcut ya da muhtemel bir alacak/uyuşmazlığın varlığı sonradan anlaşılırsa, tasfiye işlemlerinin eksik/yetersiz yapıldığı kabul edilir ve TTK m.547 uyarınca ilgili şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması amacıyla yeniden tescili (ihyası) ile bu işlemleri yürütmek üzere bir tasfiye memuru atanması gerekir; davada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ihya talebinde bulunanın hukuki yararı bulunur.

Ele alınan sorunlar

Şirketin ihyası ve ek tasfiye memuru atanması koşullarının oluşup oluşmadığı → ret

İddia: İstinaf başvurusunda bulunan tasfiye memuru vekili, şirketin ihyası koşullarının oluşmadığını, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmadığını, ilgili icra dosyasındaki ödeme emri tebliğinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve kendisine herhangi bir tebligat yapılmadığını, bu hususun mahkemece araştırılmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK m.547 uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahibi veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir; mahkeme istemi yerinde bulursa ek tasfiye için yeniden tescile ve bu işlemleri yapmak üzere son tasfiye memurlarını veya yeni bir ya da birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atar. Somut olayda davacının, tasfiye edilen ve ihyası istenen şirket aleyhine başka bir mahkemede dava açtığı, bu davada taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamanın yürütülüp sonlandırılması için ihya isteminde hukuki yararının bulunduğu, şirket tasfiye edilirken mevcut ve muhtemel alacakların gözetilerek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi gerektiği, derdest icra takibi ve hakem yargılaması bulunduğu halde tasfiyenin sonlandırılmış olmasının tasfiyenin yetersiz ve eksik yapıldığı anlamına geldiği kabul edilmiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen ihyaya ve yeniden tasfiye memuru atanmasına ilişkin kararın dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Derdest bir dava veya icra takibi bulunduğu halde tasfiyesi tamamlanıp sicilden terkin edilen şirketlerin, TTK m.547 uyarınca ek tasfiye amacıyla ihyası ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin koşulların değerlendirilmesi bakımından emsal niteliktedir; ancak BAM kararı olarak bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir.

Usul tespitleri

Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye şirketin ihyası sicilden terkin tasfiye memuru atanması hukuki yarar taraf teşkili

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547TTK 547/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/322

KARAR NO 2018/327

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/12/2017

NUMARASI 2017/543 esas - 2017/1017 karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/03/2018

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davalı tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirketin, İst.

17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/306 Esas sayılı dosyasında,.... Tur. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’den alacaklı olduğu iddiası ile yurtdışında verilen hakem kararının tanınması ve tenfiz edilmesi amacıyla dava açtığını, yargılama aşamasında ise, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nnden gelen cevaba göre ... Şirketinin sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığını ,açılan davada davalı sıfatının devam edebilmesi için işbu şirketin ihyası konulu davanın açılması için kendilerine süre verildiğini, ihyası talep edilen ... şirketine karşı Hopa İcra Müdürlüğü’nün... Esas dosyası tahtında 20/08/2014 tarihinde taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını ve takipte ödeme emri borçlu...

şirketine bu şirket tasfiyeye dahi girmeden önce 26/08/2014 tarihinde tebliğ edildiğini, bu takibe yapılan itirazların iptali amacıyla kendilerine İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi huzurunda 06/11/2015 tarihinde 2015/585 Esas numarasıyla itirazın iptali davası ikame edildiğini ve itirazın iptali davalarının diğer davalı .... şirketinin ikame ettiği menfi tespit davası ile birleştiğini, bu dosyanın İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi huzurunda 2015/438 Esas numarası ile derdest olduğunu, ikame edilen tenfiz davasının konusunu teşkil eden hakem kararlarını ise Beyoğlu ... Noterliği’nin 8 Eylül 2015 tarihli 10305 sayılı ihtarı ile Tasfiye halindeki şirketin tasfiye memuruna 8 Eylül 2015 tarihinde tebliğ edildiğini, ayrıca, tasfiyeye giren şirket tarafından Hopa İcra Hukuk Mahkemesi’nde 14/08/2015 havale tarihli dilekçe ve 2015/54 Esas numarası ile kendilerine karşı ikame edilen şikayet davası davalı şirketin tasfiyesinin kapatıldığı tarihten sonra ...

şirketi tarafından sunulan beyanlarla dosya takip edildiği ve davalarının reddedildiğini, sonuç olarak 25/12/2015 tarihinde sicilden terkin olunan ...Tic. Ltd. Şti.’nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

1-Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü, müvekkili İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, Türk Ticaret Kanunu m.32 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek, müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2-Davaya cevap vermeyen davalı tasfiye memuru ... da H.M.K.'nın 128. Maddesi uyarınca davayı inkar etme konumundadır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve davanın yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, bu davada davalı olan Tasfiye Halinde ... Nakliye Turizm ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle sicilden terkin edildiği, davada taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamanın yürütülebilmesi için şirketin ihya edilmesi gerektiği belirtilerek, davanın kabulü ile şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına , ek tasfiye işlemlerini yapması için 6102 Sayılı TTK.nun 547/2'nci maddesi uyarınca eski tasfiye memuru olan davalı ...'un şirketin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davalı tasfiye memuru ...vekili, limited şirketin ihyası koşullarının oluşmadığını, zira tasfiye işlemlerinin eksik yapılmadığını, Hopa İcra Müdürlüğü'nün 2017/160 Esas sayılı dosyasında ödeme emrinin tebliğinin usul ve yasaya aykırı yapıldığını kendisine herhangi bir tebligat gelmediğini, bu hususun mahkemece araştırılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

TTK nun 547 maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa ,son tasfiye memurlarının ,yönetim kurulu üyelerinin ,pay sahibi veya alacaklıların ,şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden ,bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar ,şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri ,mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ,ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayacağı düzenlenmiştir.

Somut olayda ;Davacının, tasfiye edilen ve ihyası istenen şirket aleyhine İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açtığı, ihya isteminde hukuki yararının bulunduğu, yargılamanın yürütülüp sonlandırılması için tasfiye edilerek sicilden terfi edilen şirketin bu amaçla yeniden tescilinin gerektiği, şirket tasfiye edilirken mevcut ve muhtemel alacaklar gözetilerek tasfiye işlemlerinin yürütülmesinin gerektiği, derdest icra takibi ve hakem yargılaması bulunduğu halde tasfiyenin sonlandırılması tasfiyenin yetersiz ve eksik yapıldığı anlamına geldiği, bu itibarla İlk Derece Mahkemesi'nce verilen ihyaya ve yeniden tasfiye memuru atanmasına ilişkin kararın dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde bulunmadığı anlaşılmakla başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 29/03/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/281499 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.