Dava açıldıktan sonra hisse devri ile hukuki yararın ortadan kalkması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/64 E. 2018/314 K. · · İlk derece: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari şirket (genel)istinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Bir davada hukuki yarar, davanın açıldığı tarihte var olması yeterli olmayıp yargılama süreci boyunca da devam etmesi gereken bir dava şartıdır ve hakim tarafından re'sen gözetilir. Şirket müdürünün azline ilişkin davada, dava açıldıktan sonra tarafların şirketteki hisselerini üçüncü bir kişiye devrederek ortaklıktan ayrılmaları halinde, her iki taraf da şirkette hissedar olmaktan çıktığından davanın görülmesinde hukuki yarar kalmaz ve dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Bu şekilde dava ön şartının yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde, davalı yararına AAÜT'nin 7/2. maddesi uyarınca öngörülen sınırlı miktarda vekalet ücretine hükmedilmesi usule uygundur.
Ele alınan sorunlar
Dava açıldıktan sonra hisse devri nedeniyle hukuki yararın ortadan kalkması → ret
İddia: Davacı, dava açıldığı tarihte HMK 114 kapsamında hak sahibi olduğunu, hisse devrinin zorunluluk sonucu gerçekleştiğini, davanın usulden reddi gerektiğini kabul etmekle birlikte hüküm bölümünün vekalet ücretine ilişkin 4. bendine itiraz etmiştir.
Gerekçe: Dava şartlarının bulunup bulunmadığı hakim tarafından re'sen gözetilir. HMK 114/h maddesinde hukuki yarar dava şartları arasında sayılmış olup, hukuki yararın davanın açıldığı tarihte mevcut olması yeterli değildir; yargılama süreci boyunca da varlığını devam ettirmesi gerekir. Taraflar, hisselerini 17/06/2016 tarihli sözleşme ile üçüncü bir kişiye satarak devretmiş ve şirkette hissedar olmaktan çıkmışlardır. Taraflar şirkette hissedar olmadığından, müdürlükten azil davasının görülmesinde her iki taraf bakımından da hukuki yarar kalmamıştır. Mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür.
Gerekçe kaynağı: özgün
Dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilen davada vekalet ücretine hükmedilmesi → ret
İddia: Davacı ve davalı sıfatının şirket bünyesinde toplanması ve her iki taraf bakımından da hukuki yarar bulunmaması nedeniyle davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği ileri sürülmüştür.
Gerekçe: HMK 326/1 maddesi gereğince yargılama gideri aleyhine hüküm verilenden alınır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesinin 2. fıkrasında, dava ön şartının yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince davalı yararına AAÜT 7/2. maddesi uyarınca takdir olunan vekalet ücreti yerinde olup buna yönelik istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Dava açıldıktan sonra tarafların dava konusu şirketteki hisselerini devretmeleri halinde hukuki yararın ortadan kalktığı ve davanın usulden reddedileceği yönündeki tespit, benzer şirket ortaklığı davalarında emsal niteliği taşımaktadır. Ayrıca dava şartı yokluğundan ret hallerinde vekalet ücretinin AAÜT 7/2 uyarınca takdir edileceği yönündeki gerekçe de bu tür kararlar için yol göstericidir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Hukuki yarar (HMK 114/h) - dava açıldıktan sonra hisse devri nedeniyle ortadan kalkması halinde davanın usulden reddi gerekir
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki yarar↗ dava şartı↗ re'sen inceleme↗ usulden ret↗ hisse devri↗ vekalet ücreti↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/64
KARAR NO 2018/314
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 29/09/2016
NUMARASI 2016/1072 Esas 2016/718 Karar
DAVA
Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/03/2018 (30/04/2018 yazım)
Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, R... Ltd. Şti.'nin davacı ... ve ... tarafından 27/02/2014 tarihli sözleşme ile %50-%50 oranında hisselerle kurulduğunu, kuruluşun amacı 06/03/2014 tarih 8522 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde demiryollarına trifon imalatı olarak açıklandığını, bu şirketten sağlanan kısmi sermaye ile şirketin kurulu bulunduğu adresin kiralandığını, kendisinin emek ortağı olduğunu, temin edilen makinaların kendisi tarafından iş yerine monte edildiğini, bu işler bittikten sonra ...'un kendisini devre dışı bıraktığını ve hisselerini de annesine devir ettiğini, şirket adına uzun vadeli çekler keşide ettiğini, İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile takip başlatılarak, şirkete ait makinaların haciz edildiğini, makinalar satılarak şirketin içinin boşaltılacağını, davalı ...
işbu eylemleri ile en başından bu yana kötüniyetli olarak hareket ettiğini, kendisi aleyhine nitelikli dolandırıcılık suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nda suç duyurusunda bulunduğunu, davalı ...'un şirket müdürlüğünden azline, şirketin mevcut haklarının korunması için kayyım atanmasına, şirket aleyhine açılan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün .. E. sayılı dosyasına itiraz etmek ve gerektiğinde şirket adına menfi tespit davası açmak üzere kayyıma yetki verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde tarafların karşılıklı olarak aldıkları karar ile hisselerinin tamamını....'ye devir etmek suretiyle ortaklığı sonlandırdığı bu nedenle davanın konusuz kaldığını, müvekkilinin dava açılmaya sebebiyet vermediğinden karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesini ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalı şirketin ticari kayıtlarının incelenmesi sonucu; davacı ... ile davalı ...'un 20/06/2016 tarihinde hisselerini ...'ye satarak ortaklıktan ayrıldıkları, bu durumda davacının ortaklıktan çıkması sebebiyle, açılan davada, kararın kesinleşmesine kadar devam etmesi gereken HMK'nun 114/1-h maddesi gereğince dava şartı olan hukuki yararı kalmadığından HMK'nun 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; dava dilekçesinde, davacı ve davalının konumları, ortağı oldukları şirketteki payları, şirketin amacı, yönetimi, üçüncü şahıslara karşı temsili gibi bilgilerin açık ve net olarak işlendiğini, hisselerini devrettikleri kişinin, davacı ve davalının her ikisinin hissesini birlikte devraldığını, devralan kişinin şirketin borçlarını üstlendiğini ve taraflara bir miktar bedel ödediğini, davalının kayıtlarla sabit olan kötü niyetinin mahkemenin gereken dikkat ve özeni göstermemesi sonucu işbu hisse devirlerinin yapılmak zorunda kalındığını, davanın ikame edildiği tarihte davacı müvekkilinin HMK 114 kapsamında hak sahibi olduğunu, yaşanan zorluk sebebiyle müvekkilinin hissesini ...'ye devrettiğini, hüküm bölümünün 1., 2.
ve 3.maddesine herhangi bir itirazının olmadığını, 4.maddesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, davacının işbu davaya ikame etmekteki hukuki yararı, hissedarı olduğu ve hissesini devrettiği şirkete geçtiğini, davacı ve davalı sıfatının şirket bünyesinde toplanması nedeniyle davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, hem davacı hem davalı açısından hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın 4 numaralı bendinin kaldırılmasına ve müvekkil lehine vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı ve davalının hisseleri 17/6/2016 tarihli sözleşme ile ... isimli kişiye satılarak devredilmiştir. Taraflar şirkette hissedar olmadığı için müdürlükten azil davasının görülmesinde her iki taraf bakımından hukuki yarar kalmamıştır.Mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür.Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir. (HMK)’nun 114/h maddesinde, hukuki yarar açıkça dava şartları içerisinde sayılmış olup hukuki yarar davanın açıldığı tarihte mevcut olması gerektiği gibi yargılama sürecindede varlığını devam ettirmesi gerekir.
Dava konusu olayda da dava açıldıktan sonra gerçekleşen hisse devri nedeni ile hukuki yararın ortadan kalktığı anlaşılmaktadır.
HMK 326/1 maddesinde yargılama giderinin aleyhine hüküm verilenden alınacağı düzenlenmiştir.AAÜT.nin 7. maddesi “Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret” başlığını taşımakta; maddenin 2. fıkrasında ise “davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur” düzenlemesi bulunmaktadır. Buna göre HMK 326/1 gereği davalı yararına tarifenin7/2. maddesi gereğince takdir olunan vekalet ücretine yönelik ileri sürülen istinaf sebebleri yerinde bulunmamakla başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 29/03/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/281476 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi