6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ayıp ihbarında süreye uyulmaması nedeniyle menfi tespit davasının reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/416 E. 2018/466 K. · · İlk derece: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süre

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satımAyıba karşı tekeffül

Gerekçe özeti

Ticari satımlarda alıcı, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise iki gün, açıkça belli değilse teslimden sonra sekiz gün içinde malı inceleyip ayıbı satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür (TTK 23); bu süre içinde ihbar yapılmazsa TBK 223/2 gereği alıcı malı kabul etmiş sayılır ve sonradan ayıp iddiasında bulunamaz. Aynı şekilde teslimde gecikme söz konusu olsa da alıcı teslim sırasında buna ilişkin haklarını saklı tuttuğuna dair ihtirazi kayıt koymazsa, gecikmeden doğan haklarını sonradan ileri süremez.

Ele alınan sorunlar

Teslimde gecikme nedeniyle hak ileri sürülmesi → ret

İddia: Davacı, ürünlerin okulların başlamasından sonra ve zamanında teslim edilmediğini, bu nedenle ürünleri satma imkanının kalmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sipariş edilen ürünler davacı tarafa teslim edilmiştir. Davacı zamanı geçtikten sonra ürünlerin teslim edildiğini iddia etmiş ise de, teslim sırasında gecikmeden kaynaklanan haklarını saklı tuttuğuna ilişkin ihtirazi kayıt koymamıştır; buna göre gecikmeden doğan haklarını davalıya karşı ileri sürme hakkını kaybetmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ayıp iddiası ve muayene-ihbar yükümlülüğüne uyulmaması → ret

İddia: Davacı, satılan ürünlerin ayıplı olduğunu, bilirkişinin de bunu kabul ettiğini, alt takımla üst takımın birbirini tutmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

Gerekçe: Ticari satımlarda uygulanması gereken TTK'nın 23. maddesi uyarınca alıcı, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise iki gün içinde, açıkça belli değilse malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirip, ayıp ortaya çıkarsa bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Davacı tarafından son alınan ürünün tarihi 21/09/2015 iken çekilen ihtarnamenin tarihi 20/10/2015'tir; davacı ürünleri teslim aldıktan sonra muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. TBK 223/2 gereği alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır; bu hüküm gereği malların siparişe uygun olduğunun kabulü gerekmektedir. Ayrıca 08.05.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre ürünlerde ayıp bulunmadığı, diğer mallar ile birlikte satışına devam edildiği tespit edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İlk derece mahkemesinin görevli olup olmadığı → ret

İddia: Davacı, kararı veren mahkemenin görevli olmadığını, işin ticari bir iş olmadığını, Ticaret Kanununda düzenlenmediğini ileri sürmüştür.

Emsal değeri

Ticari satımlarda alıcının TTK 23 kapsamındaki muayene ve ihbar süresine uymaması halinde malın ayıpsız kabul edileceğine ve teslimde ihtirazi kayıt konulmaması halinde gecikme hakkının kaybedileceğine ilişkin genel kuralı içermesi nedeniyle bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
Ticari satımlarda alıcı, malın ayıbı teslim sırasında açıkça belli ise iki gün içinde, açıkça belli değilse teslimden sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirip satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür; bu süreye uyulmazsa mal kabul edilmiş sayılır (TTK 23, TBK 223/2).

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıp ihbarı muayene yükümlülüğü ticari satım ihtirazi kayıt menfi tespit TTK 23 TBK 223

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 23 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 223/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/380

KARAR NO 2018/489

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/11/2017

NUMARASI 2015/616 Esas 2017/835 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/04/2018

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı asil tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı tarafından ilk derece mahkemesine sunulan dava dilekçesinde; kendisinin davalı ...t San ve Tic. Ltd. Şti.'den 40.000-TL'lik kıyafet sipariş ettiğini, Eylül ayı içerisinde 4.200-TL elden nakit ve 30/09/2015 tarihinde ... Bankası Gebze Şubesine ait 5.000-TL çek verdiğini, kalan borcunu da ... Bankası Gebze Şubesine ait toplam 6 adet çek verdiğini, ancak alınan malların ayıplı olduğunu belirterek verilen çeklerin ödenmemesi için tedbir konulmasına ve dava konusu çeklerin ödenmemesine ,çekler nedeniyle borç bulunmadığının tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili tarafından verilen 04/04/2016 tarihli cevap dilekçesinde; davacı tarafa gönderilen malların sözleşmede belirtildiği şekilde, sayıda sağlam ve defosuz olarak gönderildiğini, karşı tarafın malları teslim aldıktan sonra 8 gün gün içerisinde müvekkil şirkete ihbar etmesi gerektiğini, bu süre içerisinde herhangi bir ihbarda bulunmadığını bu nedenle malların tam ve kusursuz olduğunun anlaşılması gerektiğini bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi, iddia, savunma alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki satım sözleşmesi gereğince ürünlerin davacı tarafa teslim edildiğini, teslimi gerçekleşen ürünler için davacı taraf bir çekince ileri sürmeksizin kısmi ifayı kabul ettiğini, ürünlerin ayıplı olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı ..., kararı veren mahkemenin görevli olmadığını, işin ticari bir iş olmadığını, Ticaret Kanununda düzenlenmediğini, malların zamanında teslim edilmediğini, okul başlamadan elbiselerin kendilerine teslim edilmesi gerektiğini, 23.01.2015 tarihli “tahsilat makbuzu” başlıklı belgede ürünlerin teslim tarihinin 15.08.2015 olarak öngörüldüğünü, ürünlerin parça parça okulların başlamasından sonra gönderildiğini, ürünleri satma imkanlarının kalmadığını, malların ayıplı olduğunu bilirkişininde kabul ettiğini, alt takımla üstün birbirini tutmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü talep etmiştir.

GEREKÇE

Uyuşmazlık, davalı tarafından davacıya satıldığı belirtilen ürünlerin ayıplı olduğu gerekçesi ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi davacıya satılan ürünlerde ayıba rastlanmadığı,davacının bir çekince ileri sürmeksizin kısmi ifayı kabul ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.

Sipariş edilen ürünlerin davacı tarafa teslim edildiği ,davacı zamanı geçtikten sonra ürünlerin teslim edildiğini iddia etmiş ise de tislim sırasında gecikmeden kaynaklanan haklarını saklı tututuğuna ilişkin ihtirazi kayıt koymadığı buna göre gecikmeden doğan haklarını davalıya karşı ileri sürme hakkını kaybetmiş bulunmaktadır.

Davacı ürünlerin ayıplı bulunduğu ileri sürmüştür.Ticari satımlarda uygulanması gereken TTK'nın 23. maddesi uyarınca satım sözleşmesinde alıcı "malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, davacı tarafından son alınan ürünün tarihinin 21/09/2015 iken çekilen ihtarnamenin tarihinin 20/10/2015 olduğu davacının ürünleri teslim aldıktan sonra muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, TBK 223/2 gereği" alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse ,satılanı kabul etmiş sayılı hükmü gereği malların siparişe uygun olduğunun kabulu gerekmektedir.Öte yandan yapılan tahkikat sırasında alınan 08.05.2017 bilirkişi raporuna göre ürünlerde ayıp bulunmadığı ,diğer mallar ile birlikte satışına devam edildiğinin tesbit edildiği anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığından;

ileri sürülen istinaf sebebleri yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar veilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacının istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 35,90- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 31,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50- TLharcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine .

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362.a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/04/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/280102 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.