6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Davanın hukuki nitelendirilmesinde hata: çıkma davası değil hisse devri tescili davası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/446 E. 2018/511 K. · · İlk derece: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticari şirket (genel)kaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Gerekçe özeti

Bir davada olayların anlatımı taraflara, hukuki nitelendirme ise hakime aittir; mahkeme, dava dilekçesindeki isim veya talep başlığıyla değil, ileri sürülen vakıaların gerçek hukuki niteliğine göre karar vermelidir. Davacının dayandığı vakıa limited şirket hissesinin devredilmesiyse, bu talep haklı sebeple ortaklıktan çıkma davası olarak değil, hisse devrinin tescili davası olarak (ilgili dönem TTK hükümleri kapsamında) değerlendirilmelidir. Ayrıca, hisse devralan tarafın davada husumetin yanlış/eksik yöneltilmiş olması, tek başına davanın esastan reddi için gerekçe oluşturmaz; taraf teşkili, ayrı dava açılıp birleştirme yoluyla tamamlanabilir.

Ele alınan sorunlar

Davanın hukuki niteliğinin (ortaklıktan çıkma mı, hisse devri tescili mi) belirlenmesi → kabul

İddia: Davacı vekili, noter hisse devir sözleşmesine tüm ortakların muvafakat ettiğini, devir bedelinin alındığını ve ibraname verildiğini, davalı tarafın bu belgelerin sahteliği veya geçersizliğine ilişkin bir itirazda bulunmadığını, pay defterine kaydın geçerlilik şartı gibi değerlendirilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: Bir davada olayları anlatmak taraflara, hukuki niteleme ise hakime aittir. İddianın ileri sürülüş biçimine göre; davacı, limited şirket hissesini davadışı şirkete devrettiğini ancak devrin ticaret siciline kaydedilmediğini, kendisine ait olmayan hisseler nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirtmiş, duruşmadaki beyanında da bedel karşılığı hissesini devrettiğini, çıkma payı talep etmediğini, payını noterde zaten devrettiğini bildirmiştir. Bu hususlar gözetildiğinde davacının amacı, şirket hisselerinin devrinin tamamlanması ve tescilinin sağlanmasıdır; şirketi hasım göstererek açtığı dava, pay devrinin tescili davası niteliğindedir. Davacının dayandığı vakıalar TTK 638/2'de düzenlenen haklı sebeplerin varlığı nedeniyle çıkma talebi olarak değerlendirilemez; dayanılan vakıa limited şirket hissesinin devredilmesi vakıasıdır ve devir tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı eTTK'nın 520. maddesi kapsamında incelenip değerlendirilmesi gerekir. Davanın niteliğini tayinde hataya düşülerek verilen hüküm HMK 353(1)a-4 kapsamındadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hisse devralanın (davadışı şirketin) davaya taraf olarak gösterilmemesinin (husumet eksikliğinin) sonucu → kabul

Gerekçe: Hisse devralan tarafın davada bulunması gerekirse de husumetin eksik gösterilmiş olması davanın reddine gerekçe olamaz. Dahili davalı olması mümkün değilse de, ayrı bir dava açılıp mevcut dava ile birleştirilmesi sağlanmak suretiyle taraf teşkilinin tamamlanması mümkündür.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın iki sorundaki holding'i emsal değeri taşır: (1) mahkemenin, dava dilekçesindeki talep başlığına bağlı kalmaksızın ileri sürülen vakıaların gerçek hukuki niteliğini (burada hisse devri tescili) belirlemesi gerektiği; (2) hisse devralan tarafın davaya husumet yönünden dahil edilmemiş olmasının, tek başına davanın esastan reddine gerekçe olamayacağı, taraf teşkilinin ayrı dava açılıp birleştirme yoluyla tamamlanabileceği.

Usul tespitleri

Dava şartı
taraf teşkili (husumet) eksikliği

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkmaya izin davası hisse devrinin tescili davası haklı sebep (TTK 638/2) hukuki nitelendirme husumet taraf teşkili davaların birleştirilmesi limited şirket hisse devri (eTTK 520)

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 638/2 · 6762 sayılı (mülga) Türk Ticaret Kanunu (eTTK) — eTTK 520 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-4HMK 353(1)a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/446

KARAR NO 2018/511

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/01/2018

NUMARASI 2016/821 E.- 2018/16 K.

DAVA

Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/05/2018 (04/06/2018 yazım tarihli )

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin ... Tic. Ltd. Şti ünvanlı şirkette ortaklık payının tamamını Kocaeli ...Noterliğinin 25/05/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı Limited Şirketi Hisse Devri Sözleşmesi ile .... Tic. Ltd. Şti.'ne (Adına vekaleten hareket eden ... aracılığıyla) devrettiğini, buna rağmen şirketin halen ortağı olarak gözüktüğünü, bu durumu 31/05/2016 tarihinde vergi dairesine gittiğinde öğrendiğini, şirketle ilgili olarak müvekkili adına tebligat yapılıp banka hesaplarına haciz ve tedbir koyulma ihtimalinin bulunduğunu, bu nedenle davalı şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı hisse devrini Noterden yaptığına göre öncelikle bu devrin ortaklar kurulu tarafından kabul edilmesi, pay defterine ve Ticaret Siciline işlenmesi için bildirilmesinin gerektiği, tanık olarak dinlenen davalı şirketin dışarıdan atanan son müdürü ...ün, ortaklar kurulunun hisse devrine muvafakat ettiği ancak kararın sicile bildirilmediğini beyan ettiği , Davalı şirketin ticari defterlerinin, ortaklar pay defterinin incelenememesi nedeniyle tanığın bu beyanının tek başına yeterli görülmediği,Kararda ortaklar kurulu tarafından bir karar alınmışta sicile bildirilmemiş ise davacının ortaklıktan çıkma değil,hisse devrinin tescilini istemesi gerektiği , ....şirketine dava açılmadığı, davaya dahil edilmesinin de HMK hükümlerine göre mümkün olmadığı, alıcının taraf olmadığı davada hisse devrinin tartışılmasının hukuken mümkün olmadığı, davanın ortaklıktan çıkma davası olduğu ve bu dava sebebi ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda ortaklıktan çıkma için haklı sebep ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, davalı şirketteki payını noter devir sözleşmesi ile ....Ltd. Şti. ne devir ettiğini, bu devre ortakların tamamının muvafakat ettiğini, davacının devir bedelini aldığı hususunun sözleşmede açıkladığını, ayrıca ibraname verdiğini, davalı tarafın da, şirket yetkililerinin mahkemede verdikleri ifadelerinde, bu belgelerin sahteliği veya geçersizliği hususunda bir beyanda bulunmadığını,noterde düzenlenmiş pay devir sözleşmesi bulunduğuna göre, hisse devrinin pay defterine kaydının amaçlandığı halde, bu hususun mutlaka geçerlilik şartı gibi değerlendirilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığını taleplerinin kabul edilmesini ,hükmün kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Davacı tarafından noter hisse devri sözleşmesi sunularak ,ortaklıktan ayrıldığını bildirerek çıkmaya izin verilmesi istenilmiş ise de dava dilekçesinde herhangibir haklı sebeb ileri sürmeksizin ortaklıktan çıkma istendiği ; davacının amacı devir işlemlerinin tamamlanarak şirket ortaklığından ayrılmak ve vergi borçları ile yükümlü olmaktan kurtulmak olduğu anlaşılmaktadır. Noterce düzenlenen hisse devri sözleşmesi dava dilekçesi ekinde sunulmuş ,ticari defter ve kayıtlara yargılama sırasında ulaşılamamış olup , davacı vekili istinaf aşamasında Noter tarafından onanmış; ortakların devre muvafakatını içeren ortaklar kurulu kararının bir suretini ibraz etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince davanın ortaklıktan çıkmaya izin davası olduğu ,haklı sebeblerin varlığının kanıtlanamadığı ,devredilen şirket de davada taraf olmadığından şirket hisse devrinin tescili davası olarak kabul edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiştir.

Bir davada olayları anlatmak taraflara, hukuki niteleme ise hakime aittir. İddianın ileri sürülüş biçimine göre dava, limited şirket hissesini davadışı şirkete devrettiği ancak devrin ticaret siciline kaydedilmediğinden ,kendisinin olmayan hisseleri nedeniyle çeşitli mağduriyet yaşadığından şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesini talep ettiği ,yine duruşmada ki beyanında da bedel karşılığı hissesini devrettiği ,devir tarihinde okulun faal olduğu ,izin verildiği takdirde çıkma payı talep etmediğini ,payını zaten noterde devrettiğini bildirdiği gözetildiğinde ,şirket hisselerinin devrinin tamamlanması ,tescilinin sağlanması için şirketi hasım göstererek pay devrinin tescili için dava açtığı anlaşılmaktadır.

Davacının dayandığı vakıalar TTK 638/2 de düzenlenen haklı sebeblerin varlığı nedeniyle çıkma talebi olarak değerlendirilemez. Davacının dayandığı vakıa limited şirket hisse sinin devredilmesi vakıası olup ;devir tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK nun 520.madde kapsamında incelenip değerlendirilmesi gerekmektedir.Hisse devralan tarafın davada bulunması gerekirse de husumetin eksik gösterilmesi davanın reddine gerekçe olamaz.Dahili davalı olması mümkün değilse de ayrı bir dava açılıp birleştirilmesi sağlanmak suretiyle taraf teşkili tamamlanması mümkün bulunmaktadır.

Davanın niteliğini tayinde hataya düşülerek verilen hükmün HMK 353-(1)a-4 kapsamında olduğu,davanın ileri sürülüş şekline göre eTTK nun 520.maddesi kapsamında açılmış bir dava olduğu, hisseleri devralan şirket hakkında dava açılıp bu dava ile birleştirilmesi sağlanarak tarafların delillerinin bu kapsamda değerlendirilmek suretiyle bir sonuca varılması gerekirken ortaklıktan çıkmaya izin verilmesi için haklı sebebin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığından dava şartlarına aykırılık nedeniyle hükmün kaldırılmasını gerektirdiğinden hükmün kaldırılmasına ,davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2018 Tarih 2016/821 Esas 2018/16 Karar sayılı hükmün HMK.'nun 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA;

"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"

Davacı tarafından yatırılan 35,90- TL peşin harcın istek halinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nun 353(1)a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/05/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/279519 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.