6102TTK Türk Ticaret Kanunu

TMSF tarafından tasfiye edilen şirketin ihyasının istenemeyeceği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/611 E. 2018/516 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134/9. maddesi ile ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca fon kurulu tarafından tasfiyesine karar verilen şirketlerin ihyasına karar verilemez; bu kapsamdaki terkin kararının, tasfiyenin eksik yapıldığı iddiasıyla adli yargı mahkemelerince denetlenmesi ve kaldırılması mümkün değildir, çünkü tasfiye İİK ve TTK hükümlerine tabi olmayıp fon kararının denetimi idari yargıya aittir. Terkin edilen şirket lehine bir alacak/hak (örneğin ipotek) mevcutsa, ilgili kişilerin şirketin ihyası yerine tasfiye kurulu ve TMSF'ye başvurması gerekir.

Ele alınan sorunlar

TMSF tarafından tasfiyesine karar verilen şirketin ihyasının istenip istenemeyeceği → ret

İddia: Davacılar vekili, ipoteğin tasfiyesi hatalı yapılmış şirketin fon tarafından düzenlenen bilançoya yazılması gereken bir alacak kalemi iken yazılmadığını, ihya ve iflasın istenemeyeceğine dair hükmün ancak usulüne uygun olarak tasfiyesi gerçekleşmiş şirketler için geçerli olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının hukuka uygun olmadığını iddia etmiştir.

Gerekçe: İhyası talep edilen şirketin sicil dosyasının incelenmesinde, şirketin TMSF'nin 14/06/2007 tarih 260 sayılı kararı gereğince sicilden terkin edildiğinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümlerine uygun olarak 03/07/2007 tarihinde resen tescil edildiği anlaşılmıştır. TMSF'nin 22/06/2007 tarihli yazısı ile, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134. maddesinin 9. fıkrası ile TMSF'nin Kontrolündeki Şirketlerin Tasfiyesine Dair Yönetmeliğin 6, 7 ve 8/1. maddeleri çerçevesinde, tüzel kişiliğin devam etmesinin fon alacaklarının tahsili açısından yarar sağlamayacağı ve şirketin borca batık olduğu tespit edildiğinden, fon kurulu kararı gereğince ilansız olarak sicilden terkininin ilgili ticaret sicil memurluğuna bildirildiği görülmüştür. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134/9. maddesi ile yönetmeliğin 7. maddesi uyarınca, fon kurulu tarafından tasfiyesine karar verilen şirketlerin ihyasına karar verilemez. Davacılar vekili alacağın sıra cetveline girmediğini, bu sebeple tasfiyenin eksik yapıldığını istinaf sebebi olarak ileri sürmekte ise de; İİK ve TTK'nın tasfiyeye ilişkin hükümlerine tabi olmadan, TMSF tarafından alınan ve denetimi de idari yargıya tabi olan terkin kararının, eksik tasfiye işlemleri yapılması nedeniyle adli yargı mahkemelerince kaldırılamayacağı; bu sebeple davacılar vekilinin eksik tasfiye iddialarının dinlenemeyeceği ve istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak, terkin olunan şirket lehine olan bir ipotek mevcut olduğundan, davacıların şirketin tasfiye kurulu ve TMSF'ye başvuru yapabileceği gözönüne alınmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

TMSF tarafından 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134/9. maddesi uyarınca tasfiyesine karar verilip terkin edilen şirketlerin ihyasının istenemeyeceği ve bu terkin kararının eksik tasfiye iddiasıyla adli yargıda kaldırılamayacağı yönünden emsal niteliktedir; kararda ayrıca Yargıtay 11. HD'nin 2007/503 esas, 2008/24 karar sayılı ilamına atıfla bu görüşün pekiştirildiği belirtilmiştir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası tasfiye TMSF fon kurulu kararı sicilden terkin borca batıklık idari yargı denetimi sıra cetveli

Atıf yapılan mevzuat: 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu — 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu 134/9

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/611

KARAR NO 2018/516

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/11/2016

NUMARASI 2016/532 Esas 2016/794 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/05/2018

Taraflar arasında görülen dava neticesinde davanın reddine ilişkin hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili,davacılar adına kayıtlı ...parsel sayılı taşınmazda bulunan 25 nolu bağımsız bölüm üzerinde şirket lehine 1987 yılında ipotek konulduğunu, ipoteğin konulduğu bağımsız bölümde şu anda kentsel dönüşüm süreci başladığını ipoteğin kaldırılması için İst.Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyadan İİK m.153 çerçevesinde işlem başlatıldığını, ipotek bedelinin icra dairesi hesabına depo edildiğini, ipotek alacaklısı şirkete İİK 153 muhtırası gönderildiğini ancak tebliğ edilemediğini, İst. Anadolu 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/164 Esas sayılı dosyasında ipoteğin kaldırılmasına ilişkin talebin reddine karar verildiğini,şirkete çıkartılan muhtıranın tebliğ edilemediğini, ipoteğin kaldırılması işlemlerinin ikmali için tüzel kişiliğin ihyası gerektiğini, ipoteğin kaldırılmasına (fekkine) ilişkin takibin İst.Anadolu ...

İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasında devam ettiğini, tüzel kişiliğin sona erdirilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlanması gerektiğini,terkin olunan İstanbul Ticaret Sicilinin 613027 sicilinde kayıtlı ...Tic. AŞ unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkilinin 6762 sayılı TTK m.34 ve Ticaret Sicil Tüzüğü m.28 hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, dava konusu şirketin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fon Kurulunun 22.06.2007 tarih ve 2007/154/2 sayılı kararı gereğince, ilansız olarak sicilden terkin edilmesi kararı üzerine resen terkin edildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134/0 maddesinde "(Ek fıkra: 5472 - 8.3.2006 / m.1/f) Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15/7 maddesi ile bu madde kapsamında olan şirketler ile sermayesinin %50'sinden fazlasını temsil eden hisselere Fonun, Fon Bankasının veya Fon iştiraklerinin sahip olduğu şirketler, yönetim kurulları tarafından alacaklılarına ve borçlularına Fonun belirlediği esaslar çerçevesinde yapılacak ilanı müteakiben düzenlenen bilançoları esas alınarak Fon Kurulu kararı ile İİK ve TTK hükümlerine tabi olmaksızın tasfiye olunur. Tasfiyeye ilişkin Fon Kurulu kararı şirketin infisah ettirilmesi anlamında olup, bu şirketler Fonun yazılı bildirimi üzerine ilgili sicilden başkaca bir işleme gerek kalmaksızın terkin olunur.

Tasfiye kararı aleyhine ilgililer tarafından açılacak davalar Fonun merkezinin bulunduğu yer idare mahkemelerinde görülür. Fon Kurulu tarafından tasfiyesine karar verilen şirketlerin iflas ve ihyası istenemez." hükmü dikkate alınarak TMSF tarafından terkin ettirilen şirketin ihyası istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Dvacılar vekili; İst.Anadolu ...İcra dairesinin ... esas sayılı dosyasına konu ipoteğin, tasfiyesi yapılmış şirketin açık bir alacağı konumunda olduğunu, bu ipoteğin tasfiyesi hatalı yapılmış olan şirketin tasfiye işlemini gerçekleştiren fon tarafından düzenlenen bilançoya yazılması gereken bir alacak kalemi iken yazılmadığını, her ne kadar mahkemenin vermiş olduğu kararda fon kurulu tarafından tasfiyesine karar verilen şirketlerin iflas ve ihyası istenemeyeceği hüküm altına alınmışsa da; bu hükmün usulüne uygun olarak tasfiyesi gerçekleşmiş şirketler için geçerli olduğunu, mahkeme kararının hukuka uygun olmadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

İhyası talep edilen şirketin sicil dosyasının incelenmesinde şirketin TMSF'nun 14/06/2007 tarih, 260 sayılı kararı gereğince sicilden terkin edildiğinin 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu hükümlerine uygun olarak 03/07/2007 tarihinde resen tescil edildiği anlaşılmıştır. TMSFonu'nun 22/06/2007 tarihli yazısı ile ihyası talep edilen şirket hakkında 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134.maddesi 9.fıkrası ile TMSFonu'nun Kontrolündeki Şirketlerin Tasfiyesine Dair Yönetmeliğin 6,7 ve 8.1 maddeleri çerçevesinde tüzel kişiliğinin devam etmesinin fon alacaklarının tahsili açısından yarar sağlamayacağı ve borca batık olduğu tespit edildiğinden şirketin fon kurulunun 14/06/2007 tarih 2007/260 sayılı kararı gereğince ilansız olarak sicilden terkininin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'na bildirildiği görülmüştür.

5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134/9. Maddesi ile yönetmeliğin 7. Maddesi uyarınca fon kurulu tarafından tasfiyesine karar verilen şirketlerin ihyasına karar verilemez.(Yargıtay 11 H.D.nin 2007/503 esas ,2008/24 karar sayılı ilamı da bu yoldadır.)Davacılar vekili alacağın sıra cetveline girmediği bu sebeble tasfiyenin eksik yapıldığını istinaf sebebi olarak ileri sürmekte ise de ;İİK ve TTK nın tasfiyeye ilişkin hükümlerine tabi olmadan , TMSF tarafından alınan ve denetimi de İdari Yargıya tabii olan terkin kararının eksik tasfiye işlemleri yapılması nedeniyle Adli Yargı Mahkemelerince kaldırılamayacağı ,bu sebeble davacılar vekilinin eksik tasfiye iddialarının dinlenemeyeceği, istinaf sebeblerinin yerinde olmadığı ancak ,terkin olunan şirketin lehine olan bir ipotek mevcut olduğundan davacıların şirketin tasfiye kurulu ve TMSF ne başvuru yapabileceği gözönüne alınarak davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/05/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/279506 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.