6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Anonim şirkette yönetim kayyımı ve mal varlığına tedbir talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/765 E. 2018/807 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Anonim şirketin feshi davasında, şirketi temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulunun devredilemez üst düzey yönetim yetkisi, organ boşluğu bulunmadığı ve yönetim kurulu üyelerinin genel kurul tarafından her zaman görevden alınabileceği hâllerde, ihtiyati tedbir yoluyla yönetim kayyımı atanarak kaldırılamaz. Şirketin faaliyetlerinin fiilen devam ettiği durumlarda, yönetimden kaynaklı zararın varlığına ilişkin yaklaşık ispat koşulu (HMK 390) gerçekleşmedikçe, şirketin tüm mal varlığı üzerine tedbir konulması da şirketin yönetilemez hale gelmesine yol açacağından talep edilemez.

Ele alınan sorunlar

Anonim şirkete yönetim kayyımı atanması talebi → ret

İddia: Davacı vekili, müvekkilinin azınlık hissedar olduğunu, kâr payı almadığını, mali tablolardan haberdar edilmediğini, ortaklar arasında husumet bulunduğunu ve şirketin muvazaalı borçlandırılmasının önlenmesi için yönetim kayyımı atanması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Yönetim kayyımı atanması, şirket yönetim kurulunun yönetim yetkisinin kaldırılması anlamına gelmektedir. TTK 364/1 uyarınca yönetim kurulu üyeleri esas sözleşmeyle atanmış olsalar dahi genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilirler; anonim şirket yönetim kurulunu atama ve değiştirme yetkisi genel kurula verilmiştir. Davalı şirkette organ boşluğu bulunmamaktadır; devam eden dava şirketin feshine ilişkindir. Şirket feshi davasında, şirketi temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulunun TTK 375/a uyarınca devredilemez yetkilerden olan şirketin üst düzey yönetimi yetkisi, ihtiyati tedbir kararı veya hükümle kaldırılamaz. Yönetim kurulu üyelerinin kusurlu işlemlerinden dolayı şirkete ve ortaklarına karşı hukuki, cezai ve idari sorumluluklarına gidilebilecektir. Şirketin yönetiminden kaynaklı zararın varlığına ilişkin HMK 390 maddesinde öngörülen yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden, yönetim kayyımı atanması talebinin reddine ilişkin ara kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Şirketin tüm mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulması talebi → ret

İddia: Davacı vekili, davanın devamı süresince şirketin tüm taşınır taşınmaz malları ve banka mevduatları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Şirketin tüm mal varlığına tedbir konulması, şirketin yönetilemez hale gelmesi neticesini ortaya çıkarabilecektir. Şirketin faaliyetlerinin fiilen devam ettiği gözetildiğinde, şirketin yönetiminden kaynaklı zararın varlığına ilişkin HMK 390 maddesinde öngörülen yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden, şirketin faaliyetlerine sekte vurulmaması için tüm mal varlığına tedbir konulması talebinin reddine ilişkin ara kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirketin feshi davasında, organ boşluğu bulunmayan anonim şirkette yönetim kurulunun TTK 375/a uyarınca devredilemez üst düzey yönetim yetkisinin ihtiyati tedbir yoluyla kayyım atanarak kaldırılamayacağı ve şirketin tüm mal varlığına tedbir konulmasının şirketin yönetilemez hale gelmesine yol açabileceği yönündeki değerlendirme açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kayyımı ihtiyati tedbir yaklaşık ispat anonim şirketin feshi devredilemez yönetim yetkisi organ boşluğu yönetim kurulunun görevden alınması

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 364/1TTK 375/aTTK 531 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 390

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/765

KARAR NO 2018/807

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/03/2018 Tarihli Ara Karar

NUMARASI 2018/336 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir - Kayyım Atanması

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/06/2018

KARAR YAZIM TARİHİ 12/07/2018

İlk derece mahkemesince verilen 28/03/2018 tarihli ihtiyati tedbir ve kayyım atanması talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili, davalılardan M... Tic.AŞ.nin 5 ortaklı bir şirket olduğunu, hissedarlarının davalılar ile davacı müvekkili olduğunu, müvekkili dışındaki tüm ortakların şirket yönetiminde birlikte hareket ettiklerini, yönetim kurulunun mevcut hissedarlardan oluştuğunu, müvekkilinin şirket kurulduğundan beri hiçbir kuruş pay almadığı gibi hiçbir mali tablodan da haberinin olmadığını, haklarının çoğunluk tarafından ihlal edildiğini, bu ortaklığın müvekkili için hiçbir ekonomik ve hukuki anlamının kalmadığını iddia ederek dava sonuna kadar şirketin tüm taşınır taşınmaz malları ve banka mevduatları üzerine ihtiyati tedbir konmasına ve davanın devamı süresinde dava konusu şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, dosyaya sunulan deliller itibariyle davalı şirketin mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulması ve kayyım atanması yönündeki taleplerin HMK 390/3 maddesi uyarınca yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; müvekkilinin azınlık, davalıların ise şirketin hakim hissedar olduğunu, şirket kurulduğundan bu yana müvekkilinin bir kuruş kar payı almadığı gibi hiçbir mali tablodan haberinin olmadığını, genel kurul toplantı tutanağından anlaşılacağı üzere bilgi alma hakkı, kar payı vs gibi temel haklarının sürekli çoğunluk tarafından ihlal edildiğini, müvekkili ile ortaklar arasında husumet bulunduğunu, şirketin zarara uğradığını, müvekkilinin sürekli borçlandırıldığını, mali tabloların müvekkilinden gizlendiğini belirterek kayyım atanmasını ve dava sonuna değin şirketin tüm taşınır taşınmaz malları ve banka mevduatları üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı vekili müvekkilinin ... A.Ş. isimli şirkette ... paya sahip azınlık hissedar ortak olduğu, şirketin kar payı dağıtılmadığı gibi,şirketin mali durumundan bilgisi bulunmadığı, ortaklar arasında husumet bulunduğunu, ortaklığın dayanılmaz hal alıp TTK 531 maddesi şartlarının gerçekleştiğini, şirketin muvazaalı olarak borçlandırıcı işlemler yapılmasının önlenmesi için kayyım atanmasını ,dava sonuna değin şirketin tüm taşınır ve taşınmaz malları banka mevduatları üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

Somut olayda kayyım tayini talep edilen davalı anonim şirket olup, yönetim kayyımı atanması şirketin yönetim kurulunun yönetim yetkisinin kaldırılması anlamına geldiğinden ; TTK.'nın 364/1 maddesi gereği ; yönetim kurulu üyeleri esas sözleşmeyle atanmış olsalar dahi gündemde ilgili bir maddenin bulunması veya gündemde bir madde olmasa dahi; genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilirler. Anonim şirket yönetim kurulunu atama ve değiştirme yetkisi şirketin genel kuruluna verilmiş bir görevdir.

Davalı şirkette organ boşluğu olmadığı; devam eden davanın şirketin feshine ilişkin olduğu; şirket feshi davasında ihtiyati tedbir yoluyla/şirketi temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulunun TTK.'nın 375/a maddesi gereği devredilemez yetkilerden olan şirketin üst düzeyde yönetimi yetkisinin mahkemece ihtiyati tedbir kararı veya hükümle kaldırılmayacağı; kanunda öngörüldüğü üzere YK üyelerinin kusurlu işlemlerinden dolayı şirkete ve ortaklarına karşı sorumlu olduklarından hukuki ve cezai ve idari sorumluluklarına gidilebilecektir.

Şirketin tüm mal varlığına tedbir konulması şirketin yönetilemez hale gelmesi neticesini ortaya çıkarabilecektir. Şirketin faaliyetlerinin fiilen devam ettiği gözetildiğinde Şirketin yönetiminden kaynaklı zararın varlığına ilişkin HMK 390 maddesinde öngörülen yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden yönetim kayyımı atanması ve şirketin faaliyetlerine sekte vurulmaması için tüm malvarlığına tedbir konulması talebinin redddine ilişkin ara kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.İleri sürülen istinaf sebebleri yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine .

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/06/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/278520 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.