6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limited şirkete kayyım atanması talebinin reddi - yaklaşık ispat şartı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/976 E. 2018/827 K. · · İlk derece: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Limited şirkete kayyım atanması talebinde, talep eden taraf hangi tür kayyımın (yönetim veya denetim) talep edildiğini açıkça belirtmeli ve HMK 390/3 uyarınca davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir. Şirket müdürünün yönetim ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını da gerektiren yönetim kayyımı atanması için, müdürün yönetim yetkisini kötüye kullandığına dair güçlü emare bulunmalıdır; bu emare olmadan atanmamalıdır, çünkü asıl olan şirket faaliyetlerinin ortaklarca seçilen yöneticilerce sürdürülmesidir. Ayrıca davacıların haklarının başka tedbirlerle (örn. çıkma paylarının korunmasına yönelik tedbir) zaten korunmuş olması, kayyım atanması talebinin reddini destekler.

Ele alınan sorunlar

Şirkete (yeniden) kayyım atanması talebinin reddi → ret

İddia: Davacılar vekili, davalı şirket yetkilileri tarafından aynı faaliyet alanında, aynı adreste kurulan 3 şirkete geçerli ticari işleme dayanmadan yüksek miktarda para aktarıldığının banka kayıtları ve bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, ek rapora ekli belgelerde davalı şirketin içinin boşaltıldığının görüldüğünü öne sürerek kararın kaldırılmasını, gerekirse BAM'ca bilirkişi incelemesi yaptırılmasını ve şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir.

Gerekçe: HMK 389/1 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkânsız hale geleceği veya gecikme nedeniyle ciddi bir zarar doğacağı endişesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir; HMK 390/3'e göre tedbir talep eden taraf dayandığı tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmeli ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir. Dava limited şirketin feshi davası olup, mahkemece dava başında kayyım atanmasına karar verilmiş, ancak kayyım ücretinin karşılanmaması nedeniyle bu ara karardan itiraz üzerine rücu edilerek gerekli incelemeler yapıldıktan sonra karara bağlanması kararlaştırılmıştır. Yapılan incelemede şirketin mali durumuna göre davacıların zararına yapılan bir işlem belirlenemediği tespit edilmiş ve yeniden kayyım atanması talebi reddedilmiştir. Davacı vekili talebinin yönetim kayyımı mı denetim kayyımı mı olduğunu açıklamamıştır; elde ki dava şirket müdürünün azli davası değildir. Yönetim kayyımı atanması aynı zamanda TTK 630/2 uyarınca şirket müdürünün yönetim ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını gerektirir; şirket müdürünün yönetim yetkisini kötüye kullandığına dair güçlü emare elde edilmeden yönetim yetkisinin kaldırılmasına karar verilmemelidir, aslolan şirketin ortaklar kurulunca seçilen yöneticiler tarafından faaliyetlerinin sürdürülmesidir. Mahkeme TTK 630/4 gereği gerekli tedbirleri almak amacıyla dava ile birlikte kayyım atamış ise de, sonradan bu ara kararından gerekli incelemelerden sonra karar verilmesini kararlaştırdığından dosyada yaklaşık ispat şartının oluşmadığı kabul edilmelidir. Şirketin taşınmazlarına tedbir konulmuş, ilk derece mahkemesinde yargılama sürmekte olup davalı şirketin dava dışı şirketlerle ilişkisinin aydınlatılması yönünde ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Davacıların çıkma paylarının korunması amacıyla mahkemece 17.12.2015 tarihli uygun tedbir kararı verildiği anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Limited şirkete kayyım atanması taleplerinde, talep edenin yönetim veya denetim kayyımı ayrımını açıkça yapması gerektiği ve yönetim kayyımı için şirket müdürünün yetkisini kötüye kullandığına dair güçlü emare bulunması gerektiği yönündeki değerlendirme, benzer kayyım taleplerinde emsal oluşturabilecek niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayyım atanması yönetim kayyımı denetim kayyımı ihtiyati tedbir yaklaşık ispat şirket müdürünün azli limited şirketin feshi

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 355HMK 389/1HMK 390/3 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 630/2TTK 630/4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/976

KARAR NO 2018/827

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/02/2018 (Ara Karar)

NUMARASI 2015/160 Esas

DAVA

Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/06/2018

İlk derece mahkemesince verilen 27/02/2018 tarihli ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili, davalı şirkette çoğunluk gücünün kötüye kullanıldığı, davacıların haklarının ihlal edildiği ve şirket ortakları arasında husumet bulunduğu iddiası ile davalı şirketin feshine karar verilmesini, davacıların ortaklık paylarının belirlenerek davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 26/02/2018 tarihli duruşmada şifahen yeni bir heyetten rapor alınması talebinin yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dayalı açılacak sorumluluk davasına bir yönelik tespit niteliği taşımadığı, amaçlarının şirketin değerini görebilmek olduğunu belirterek şirkete kayyım atanmasını ve yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuş, istinafa konu kararın verilmesine yol açan talep açısından ise davanın açılmasından itibaren geçen süreyi göz önüne alarak davanın esasına yönelik bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece davalı şirketin maddi duran varlıklarında 2013-2015 yılları arasında artış 2016 yılında taşıtlar hesabında kısmen azalma izlendiği, davalı şirketin her ne kadar 2015 yılını zarar ile kapatmış olsa da satışlarında ve duran varlıklarında artış meydana geldiği, öz sermayesini koruduğu, davacıların zararına olarak öz sermayede bir azalış oluşmadığı gerekçesiyle kayyım atanmasını gerektirecek koşulların bulunmadığı belirtilerek bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacılar vekili, müvekkillerinin ortak olduğu davalı şirket ve müvekkillerinin ortağı olduğu ... Grubu şirketleri ile haksız rekabette bulunacak şekilde şirket yetkilileri tarafından aynı faaliyet alanında, aynı adreste ve aynı konuda 3 şirket kurulduğunu, davalı şirket yetkilileri tarafından rekabete aykırı olarak kurulan bu 3 şirkete davalı şirketten geçerli bir ticari işleme dayanmadan çok yüksek miktarlarda para aktarımlarının yapıldığı banka kayıtları ve dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, ek rapora ekli cd'lerde yer alan alt hesaplar incelendiğinde ortaklık dışı 3 şirkete piyasa bedellerinden daha ucuza mal sattırılarak davalı şirketin içinin boşaltıldığının görüldüğünü öne sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını hatta bu hususta Bölge Adliye Mahkemesi'nce bilirkişi incelemesi yapılmasını ve davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

HMK'nın 355. Maddesine göre istinaf incelemesi istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılmak durumundadır. Bu bağlamda uyuşmazlık konusu davalı şirkete kayyım atanma koşullarının oluşup oluşmadığı ve mahkemece verilen kararın dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.HMK'nın 389/1.maddesine göre: mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.HMK 390/3 e göre: Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

Dava limited şirketin feshi davası olup ;mahkemece davanın başında kayyım atanmasına karar verildiği ancak kayyım ücretinin karşılanmaması nedeniyle bu ara kararından itiraz üzerine rücu edilerek gerekli incelemeler yapıldıktan sonra karara bağlanmasına karar verildiği ,davacı vekilinin yeniden kayyım atanması talebinin ise yapılan incelemeden şirketin tesbit edilen mali durumuna göre davacıların zararına yapılan işlem belirlenemediği yolunda ki tesbit üzerine kayyım atanması talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Dava da talep edilen kayyımın şirket işlemlerinin denetlenmesi amacıyla talep edildiği anlaşılmakla birlikte davacı vekili yönetim veya denetim kayyımı talebi olduğunu açıklamamıştır.Elde ki dava şirket müdürünün azli davası değildir. Yönetim kayyımı atanması; aynı zamanda TTK.'nın 630/2 şirket müdürünün/yetkilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını da gerektirmektedir. Şirket müdürünün yönetim yetkisinin kötüye kullandığına dair güçlü emare elde edilmeden yönetim yetkisinin kaldırılmasına karar verilmemelidir. Aslolan şirketin özel hukuk alanında faaliyetlerinin devamının ortaklar kurulunca seçilen yöneticiler tarafından sürdürülmesidir.Mahkeme davada/TTK.'nın 630/4 maddesi gereği gerekli tedbirleri almak cümlesinden dava ile birlikte kayyım atamış ise de bilahere bu ara kararından gerekli incelemelerden sonra bir karar verilmesini kararlaştırdığından dosyada yaklaşık ispat şartının oluşmadığı kabul edilmelidir.Şirketin taşınmazlarına tedbir konulduğu anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesinde yargılama sürmekte olup,davalı şirketin dava dışı şirketlerle ilişkisinin aydınlatılması yönünde ek rapor alınmasına karar verilmiştir.

Davacıların çıkma paylarının korunması amacıyla mahkemece 17.12.2015 tarihli uygun tedbir kararı verildiği anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Davacılar vekili tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nun 362.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/06/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/278519 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.